Başsavcılık Çağlayan Gözaltılarına Cevap Verdi

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Çağlayan Gözaltılarına Cevap Verdi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Çağlayan Gözaltılarına Cevap Verdi

12 Haziran 2013 tarihli basın yayın organlarında yer alan, İstanbul Adalet Sarayındaki gösteriye kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle ilgili haberler üzerine, kamuoyunun doğru ve sağlıklı bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

11 Haziran 2013 tarihinde mesai saatleri içinde Adalet Sarayı içinde toplanan ve üyelerinin çok azı üzerinde avukat cübbesi bulunan yaklaşık 60 kişilik bir grup, “ Her Yer Taksim, Her Yer Direniş; Yaşasın Mücadelemiz; Kahrolsun Faşizm; Polis Dışarı” şeklinde ve benzeri sloganlar atmaya başlamış, grubun etrafındaki kalabalığın artması üzerine, Adliye Polis Karakolu tarafından gerekli güvenlik tedbirleri alınarak, Çevik Kuvvet Polisleri çağırılmıştır. Mesai saatleri içinde ve Adliye de bulunan 200 kadar mahkemede duruşmaların devamı sırasında cereyan eden olay nedeniyle kamu düzeni bozulmuş, iş sahibi vatandaşların güvenlik kaygıları arttığı gibi mahkemeler de rahat çalışamaz hale gelmiştir.

Ses cihazları ile yapılan uyarılara rağmen adliye binası içindeki kalabalığın dağılmaması ve eylemin sürdürülmesi üzerine, olayın başlangıcından yaklaşık yarım saat sonra kolluk kuvvetleri tarafından müdahale zorunluluğu doğmuştur. Eylemciler müdahaleye fiziki direnç göstererek karşılık vermiş, bu dirençleri ve saldırıları sebebiyle de 6 polis memuru ile 5 özel güvenlik görevlisi yaralanmıştır. Kolluk kuvvetleri tarafından zor kullanılarak adliye dışına çıkarılan 44 eylemci Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüş, kimliklerini ibraz ederek avukat olduklarını ispat edenler Cumhuriyet Savcısının talimatıyla serbest bırakılmıştır. Kimlik ibraz etmeyen ve avukat oldukları ilerleyen saatlerde tespit edilebilen diğer eylemciler de akşam saatlerinde serbest bırakılmıştır.

Yargının kurucu unsuru olan savunmayı temsil eden avukatlara, yürüttükleri kamu görevi nedeniyle müdahalede bulunulması hoş görülemeyeceği gibi böyle bir müdahale de söz konusu olmamıştır. Hukuka, Kanunlara ve bu sayılanlar sayesinde ayakta tutulabilecek kamu düzeninin gereklerine saygı gösterilmesi konusunda avukatlar için tanınmış bir istisna bulunmamaktadır. Demokratik bir hakkın kullanımı amacıyla meşru sınırlar içinde kaldığı sürece, hiçbir vatandaşımızın barışçıl gösterilere katılması ve düşüncelerini ifade etmesi müdahale konusu oluşturmamaktadır. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerinin usül ve şartları 2911 Sayılı Kanunda ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Bu kanunun 22. maddesiyle de “kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde” toplantı ve gösteri yapılamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Üzücü görüntülere neden olan zorunlu müdahalenin, avukatlarımızca da bilindiği düşünülen ve her vatandaş için bağlayıcı olan bu kanun hükmüne dayandığı çok açıktır.

Günde yaklaşık 50 bin vatandaşımızın girip çıktığı İstanbul Adalet Sarayında 600 civarında Hakim- Savcı görev yapmakta, 300 kadar mahkeme ve diğer adli birimler hizmet sunmaktadır. Görülen adli hizmetleri aksatacak biçimde ve kanuna aykırı olarak adliye binası içinde, üstelik içerisinde avukatların da olduğu bir grup tarafından gerçekleştirilen bu eylemin kendisi, yargıya ve adli hizmetlerin işleyişine yönelik üzüntü verici bir müdahale niteliğindedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 12/06/2013

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulPolisolay
Görüş Bildir