Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İnsanlık Neden Mutsuz Oldu? Orwell ve Huxley'in Bakış Açılarının 6 Maddede Karşılaştırılması

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

İnsanlık neden mutsuz oldu?

İnsanlık neden mutsuz oldu?

Alev Alatlı'nın Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde yaptığı konuşmasında, Cumhurbaşkanı'na söylediği "George Orwell sizi ayakta alkışlardı." ifadesi geniş yankı buldu. Bu ifadeyi söyleyen, muhalif kişiliği ile tanınan Alev Alatlı olunca insan bir kinaye arıyor haliyle ama son derece ciddi olan Alatlı, devamında sarf ettiği cümlelerle sevenlerinde soğuk duş etkisi yarattı. 
Peki kimdir bu George Orwell? Kendisi bir distopya yazarı, modern dönem insanını ve toplumunu son derece radikal bir dille hem uyaran hem de karşı çıkan bir isim. Bu galeri ise Neil Postman'ın 1985 yılında görselleştirdiği George Orwell ve Aldous Huxley'in distopyalarını karşılaştırdığı özgün eseri "Amusing Ourselves to Death; Public Discourse in the Age of Show Business" tan. İngilizce eserlerin Türkçeleştirmesi ise 59saniye.com'un ve alkislarlayasiyorum.com'un kurucusu Fatih Aker'in hazırladığı bir videodan alınmıştır. 

George Orwell "Bin Dokuz Yüz Seksen Dört" adlı kitabın yazarıdır. Aldous Huxley ise "Cesur Yeni Dünya" adlı kitabın yazarıdır. Her iki yazar da gelecek zamandaki dünya düzeni ve yönetim sistemleri üzerindeki tahminlerini kitaplarında yazmışlardır. İkisinin de ortak yönü ve haklı oldukları tahmin; insanlığın bazı güçler tarafından kontrol altına alınıp mutsuz ve dejenere hale getirileceğidir. Fakat yöntemler konusunda farklı fikirler öne sürmüşlerdir. İşte bu resim dizisinde iki yazarın öngördükleri yöntemler anlatılmış ve kimin haklı olduğu size bırakılmıştır. Tabi burada esas sorumuz Alev Alatlı'nın dediği gibi midir? Gerçekten George Orwell yaşasaydı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ayakta alkışlar mıydı?

Görsellerin Kaynağı

1. George Orwell'ın "Sansür Komitesi"ne karşı

Böyle bir şey asla ama asla olamaz tabi ki de bizim ülkemizde canım..

Aldous Huxley'in "Okumak İstemeyen Toplum"u

Herhalde bu Japonya için olmalı, biz paralel komisyonlar tarafından Türkiye'nin kitap okuma oranında nasılda birinci edilmediğini iyi biliriz. !

2. George Orwell'ın "Bilgiden Mahrum Bırakılmış Bireyler"i

Şimdi bakınız; bu CeHaPe döneminde toplatılan, yakılan kitaplarla nasıl gerçekleştiğini ve bunun bir günde harf devrimiyle konuşmayı unutan alimlerimizce bugünlere nasıl aktarılamadığını çok iyi biliriz.

Aldous Huxley'in "Kibirli Pasif Toplum Fertleri"

Biz kimin pasif olduğunu gayet iyi biliriz. Biz biliriz biz.

3. George Orwell'ın "Yanlış Bilgiye Sürüklenmiş Toplum"u

Ki bu Müslümanların Amerika'yı keşfinden sonra gerçekleşti.

Aldous Huxley'in "Gereksiz Bilgiler Havuzu"

Haydaaa (R.O.K.'a sevgilerle)

4. George Orwell'ın "Tutsak Kültür"ü

...

Aldous Huxley'in "Kültürel Değerlere Karşı Temelsiz ve Yaygın Anti-Kültür"ü

Yok artık daha neler.

5. Bir karşılaştırma:

6. Özetle:

Bonus:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
leyli

En iyi galerilerden biri olmuş.

fergan

iyi bir karikatür çalışması...

brtaydn

Cesur Yeni Dünya'dan bu yazıyla haberim oldu maalesef. Okuduktan sonra aklıma ilk gelen ise Hegel Diyalektiği olduğu ki bu diyalektiğe göre bir tez ve antitezden sentez oluştuğu kabul edilir. Buradan yola çıkarak dünyanın nasıl yönetildiği ve nasıl düzenlendiği sonuçları bariz bir şekilde önümüzde beliriyor. Bizim ülkemizde de bir zamanlar olduğu gibi karşıt görüşler doğal bir şekilde yayılıp çatışmaya başlıyor ardından da bir orta yol bulunuyor ki bu da bahsedilen sentez oluyor. Ortaya çıkan bu sentez de altyapısı olan karşıt görüşler sayesinde nereye çekersen oraya gelebiliyor. Bu durumsa küresel çaptaki ekonomik güçlerin tam da istediği şey. Duruma daha büyük boyutta bakacak olursak Komünist ve Liberal ekonomik sistemlerin çatışmasından ortaya çıkan Karma Ekonomik Sistem bir şekilde her iki tarafa çekilebilecek bir sistem. Yani bu küresel çaptaki ekonomik güçlü arkadaşlarımız paraya ihtiyaç duyduklarında, ki para güç demektir, her ülkedeki lobileri sayesinde istedikleri ülkeleri Liberalizmin ekonomik açıdan dipsiz kuyusuna çekebiliyorlar. Bu da küresel ekonomik krize, dev bankaların ve devletlerin batmasına kadar gidebiliyor ki bu da söz konusu sürecin doğal ve istenilen sonucu. Neyse özetleyecek olursak Orwell ve Huxley'nin görüşlerinden bir sentez oluştu ve biz o sentezin tam merkezine doğru sürükleniyoruz. Pek çok insan Huxley'nin endişe duyduğu şekilde yaşayıp tehlikenin farkına bile varamıyor çünkü cahiller, çünkü ignorance is bliss.

sadece-geciyorum

Güzel içerik!

muhtemelen

Şu anda otoritelerin kontrolü sağlamak için kullandıkları silahlara bakarsak her ikisi de haklı, bu da aslında insanların ne kadar aptal olduğunun kanıtı.. Bir taraftan bize hep çok zeki varlıklar olduğumuz söylenip duruyor, biz de kendimizi gerçekten çok zeki sanıyoruz ve bu küçük oyunlara gelmeyiz sanıyoruz. Herşeyi kendi özgür irademizle yaptığımızı sanıyoruz. Oy kullanarak kendimizi yönettiğimizi sanıyoruz:) bu devirde hala buna inanacak kadar aptalız. Orwell'ın düşüncesi aslında herkesin az çok bildiği şeyler, Huxley teorisi daha tehlikeli gibi. Savaşla, zorbalıkla, silahla, baskıyla ve korkuyla sağlanmaya çalışılan otoritede kiminle baş etmeye çalıştığını bilirsin. Düşmanı tanırsın, Ama uyutularak meşgul edildiğin zaman hayatının boşa geçtiğini bile fark edemiyosun. Kaldı ki bir de düşmanı bulman gerek. bir düşman olduğuna bile inanmıyosun mal gibi yaşıyosun işte:)

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

JaponyaKitapRecep Tayyip ErdoğanShow tv
Görüş Bildir