Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İnsanlardan Kendisine Giysi Yapan 'Tarihin En Büyük Sapığı' Olarak da Bilinen Ed Gein

Anasayfa > Gündem

Kadınları öldürerek kendine elbise yapan adam

Kadınları öldürerek kendine elbise yapan adam

Body Snatcher (Mezar Hırsızı) veya Leatherface (Deri Yüz) ismiyle de anılan Edward Gein ya da bilinen ismiyle Ed Gein (1906-1984) , ABD'nin gelmiş geçmiş en büyük katili olarak kabul edilir. 

Sayısı bilinmeyen insanın canına kıyan nekrofili hastası Gein, mahkemede sadece 15 kişinin ölümünden sorumlu tutuldu. Öldürdüğü insanların çoğunluğu kadın olan Edward Gein'in en büyük keyfi, insan derisinden yapılan bir elbiseyi giyip ay ışığında dans etmekti.

Bir katile dönüşürken: Annesine olan aşkı ve kötü geçen çocukluğu

Bir katile dönüşürken: Annesine olan aşkı ve kötü geçen çocukluğu

Gein 4 kişilik bir ailede büyüdü. Babası alkolik bir adam, annesi ise çok dindar bir kadındı. Henry isminde bir de abisi olan Ed, annesine aşkla bağlıydı. Annesi ise kadınların iğrenç ve günahkar olduklarını düşünüyor ve çocuklarını bu yönde eğitmeye çalışıyordu. Babasının ölümünden sonra annesi, Ed'i iyiden iyiye bu fikre ısındırmıştı.

Ama abisi Henry annesiyle aynı fikirde değildi. Bunu kardeşi Edward'a açtıktan bir hafta sonra başına büyük bir darbe yediği anlaşılan Henry, samanlıkta yanmış bir şekilde bulundu. Bunu Ed'in yapıp yapmadığı hiçbir zaman anlaşılamadı.

Sürekli cinsiyet değiştirmeyi düşünüyordu.

Sürekli cinsiyet değiştirmeyi düşünüyordu.

Edward annesinin dindarlığını ve otoritesini takdir ediyordu. Bu yüzden de hep onun gibi olmak istemişti. Bu isteğinin de ancak cinsiyet değiştirmeyle mümkün olabileceğini düşünüyordu. Bir ara penisini kesmeyi de düşündü ama bunun acı verici olacağını biliyordu. 

Sürekli cinsiyet değiştirme ameliyatları ile alakalı kitapları, Nazilerin insan eti yediği hikayeleri okuyor ve dışarı çıkmıyordu. 

Zamanla bu kitapların da etkisiyle Ed, anatomiye merak sardı.

Annesinin ölümünden sonra anatomiye ilgisi daha da yoğunlaştı

Annesinin ölümünden sonra anatomiye ilgisi daha da yoğunlaştı

Edward'ın annesi 1945'te öldü. Annesinin ölümüyle iyice yalnızlaşan Ed, onun odasının penceresini tahtalarla kapattı. Burası onun mezbahanesi olacaktı.

O odada sürekli ibadet ediyor ve annesinin arkasından ağlıyordu. Bir taraftan da annesi gibi olmak, onun vücudu gibi bir vücuda sahip olmak istiyordu. Bunun için cinsiyet değiştiremeyeceğini anlayan Gein annesi gibi görünmek için yeni gömülen cesetleri çalmaya başladı.

Bu cesetleri parçalıyor ve anatomi ile ilgili bilgisini bu cesetler üzerinde test ediyordu.

Annesini diriltemediği için onun gibi olmaya karar verdi.

Annesini diriltemediği için onun gibi olmaya karar verdi.

Ceset çalmayı alışkanlık haline getiren Gein, artık anatomiyi tamamen öğrenmişti. El yatkınlığını da kazandıktan sonra, 1954'te Mary Hogan isimli bir kadını silahla vurdu. Sonra onun 90 kiloluk cesedini evine kadar taşıdı.

Cesedi parçalayan Gein, annesine çok benzeyen bu kadının derisini tamamen soydu.

Bunu bir kıyafet gibi üstüne giyip aynaya baktığında annesini gördüğünden dolayı çok mutlu oldu.

Edward giderek kontrolünü kaybetmeye başlamıştı.

Edward giderek kontrolünü kaybetmeye başlamıştı.

Kadınlara olan merakı Gein'i iyice iflah olmaz biri yapmıştı. Artık çaldığı cesetlerle önce ilişkiye giriyor sonra da onları parçalıyordu.

1957 yılında av mevsiminin başladığı ilk gün köydeki nalbur dükkanının sahibi olan 58 yaşındaki bir kadını öldürdü.

Sonra bu kadını da aynı şekilde parçaladı ve sonra tekrar tecavüz etti.

Parçaladığı cesetlerden kendine eşyalar yapıyordu.

Parçaladığı cesetlerden kendine eşyalar yapıyordu.

Edward Gein artık cesetleri mezbahası olan annesinin odasına sığdıramıyordu. Bahçeye gömdüğünde ise her şey belli oluyordu. 

Bunun için bir çözüm bulmalıydı. Çünkü cesetler de zamanla kokuyor ve onu giderek rahatsız ediyordu.

Tüm bu cesetlerden aynı üstündeki kıyafet gibi eşyalar yapmaya başladı. Kafataslarından kendisine çorba içmek için kaseler, insan derisinden eldivenler, vajinaları ve meme uçlarını kurutup kendine kolyeler yapıyordu.

Şüpheli hareketleri polisi harekete geçirdi.

Şüpheli hareketleri polisi harekete geçirdi.

1957'de işlediği son cinayetten sonra nalbur dükkanının etrafında çok dolaşması şüpheleri kendine çekti. Bütün bir mahalle onun bir katil olabileceği ihtimalini konuşuyordu. Ama çok nazik ve sessiz olduğu için insanlar bu dedikodulara inanmamıştı. Kendisine bu konuda şaka yapanlara da sadece gülümsemeyle karşılık veren Gein, akşamları ceset parçalıyordu.

Ama kasabanın şefi bu duruma bu kadar yumuşak yaklaşmadı ve onu bir gün takip etti. Gördüklerine inanamayan şerif hemen polisi aradı.

Polis gördükleri karşısında şoke oldu.

Polis gördükleri karşısında şoke oldu.

Gein'in evine baskın düzenleyen polisler gördükleri manzara karşısında söylentilerin az bile olduğunu gördüler. Çünkü bu söylenenler dışında insan derisiyle kaplanmış sandalyeler, av hayvanı gibi duvara asılmış kafatasları, meme uçlarından yapılmış bir yelek ve çeşitli yüzlerden yapılmış abajur ve daha sayılamayacak kadar çok eşya...

Mahkemeye çıkarılan Gein, akli dengesinin yerinde olmadığı anlaşılarak bir akıl hastanesine yatırıldı. 10 yıllık bir süreden sonra mahkemeye tekrar çıkarılsa da durum değişmedi ve ölene kadar kalmak üzere yeniden akıl hastanesine gönderildi.

Bu haberlerden sonra halk kendi arasında Ed Gein Fıkraları isminde ölüm şakaları yapıyorlardı. Film çekimleri için Gein inanılmaz bir malzeme olmuştu.

Onun hikayesi pek çok filme konu oldu.

Onun hikayesi pek çok filme konu oldu.

Ed Gein'in ilk konu edildiği film, korku filmlerinde bir devri açan Alfred Hitchcock'un Sapık filmi. Daha sonra kendisini konu alan Ed Gein isimli film de 2000'li yılların başında yayınlandı.

Kuzuların Sessizliği filminin de senaristi her ne kadar ''Tamamen ona ait değil'' dese de kendisinden alıntı yapıldığı hep söylenir durulur. Bunun dışında Texas Chainsaw ve Saw serisine de ilham olduğu kesindir.

Deranged isminde, Gein'in insan derilerinden hazırladığı eşyaların gerçek görüntüsünü barındıran bir film de mevcuttur.

Akıl hastanesinde son 5 yılını kötü geçirdi.

Akıl hastanesinde son 5 yılını kötü geçirdi.

Akıl hastanesine yatırılan Gein, beş yıl boyunca akciğer kanseri çekti. Nemli mekanlarda yaşamasından dolayı durumu bazen stabil olduysa da genellikle kötüye doğru gitti.

Uzunca bir zaman hastalığı devam eden Gein bu hastalığı 1984 yılına kadar çekti.

''Tarihin En Büyük Sapığı'' 1984 yılında öldü.

''Tarihin En Büyük Sapığı'' 1984 yılında öldü.

1984 yılı geldiğinde durumu iyice ağırlaşan Gein, akciğer kanserinden hayatını kaybetti.

İşin garip tarafı ise Gein, en çok ceset çaldığı Plainfield Mezarlığı'na gömüldü.

 ''Bana doğru gelen kadını gördüğümde aklımdan iki şey geçer. Bir yanım onunla çıkmak, ona gerçekten iyi ve hoş davranmayı ister. öteki yanım mızrağın ucuna geçirilmiş kafasının nasıl görüneceğini anlatır bana...''

Ed Gein...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
440
93
44
38
35
34
11
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
ece

Yalnız , insanlarda bunu aynı şekilde hayvanlara yapıyor.O da canilik değil mi?

Serdar Toprak

Nedense böyle seri kattillerin yaptıkları şeyleri okumaktan keyif alıyorum. tabiki doğru bulmuyorum :))

umran1903bjk

serdar toprak aynı şey senin basına gelse acaba bu kadar keyif alırmısın

Buket

Hannibal gerçekmiş meğer ...

Şevval

Hannibal da gerçek bir katilden esinlenilerek yazıldı ama bu değil sanırım