İnsan Zihninin Çalışma Şeklini Açıklayan ve Okudukça Hak Vereceğiniz Raket-Top İkilemi!

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Top ve raket 110 kuruş. Raket toptan 1 lira daha pahalı. Raket kaç kuruş?

The Economist dergisinin 2015 yılında "Tüm Zamanların En Etkili Ekonomistleri" listesinde 7. sırada gösterdiği Daniel Kahneman'a ait bu soruyu, Hürriyet gazetesi yazarı Selçuk Şirin bugün köşesine taşımış. 

Şimdi; bu soruyu daha evvel görmediyseniz, öncelikle yanıtınızı verin. Ve cevabı not edip okumaya devam edin!

1  2  3  4 

Daniel Kahneman, bugüne dek ekonomi alanında Nobel alabilen tek psikolog.

Aynı zamanda kendisi, "Beklenti Teorisi"ni Amos Tversky ile birlikte kuran iki
deneysel psikologtan biridir. 

Bireylerin riskli ve belirsiz koşullardaki karar ve tercih süreçlerini araştıran Kahneman'ı aynı zamanda davranış ekonomisi alanındaki çalışmalarıyla tanıyoruz.

Soruyu yanıtlamadan önce 'davranış ekonomisi'ne bakalım:

Davranış ekonomisi (davranışsal finans), zihindeki ekonomik karar alma mekanizmalarının sosyal, zihni ve duygusal ön yargılardan nasıl etkilendiği üzerine çalışır. Ekonomik modellerdeki bireyin nedenselliği ne ölçüde kullanıp kullanmadığını, pazar fiyatlarının ve kaynak kullanımının neden değiştiğini araştırır.

Yani en basit haliyle, ekonomi ve psikolojinin birleşimidir diyebiliriz.

Ekonomistlerin en temel varsayımlarının aksine, şunu savunur: Hayır, insan her zaman rasyonel bir varlık değildir ve tüm kararlarını verirken rasyonel davranmaz.

Kısacası bu kavram, insanların davranışlarını etkileyen duygusal unsurları da ekonomiye dahil eder. Ekonomi modellerinin gerçek insan davranışlarıyla çeliştiğini iddia eder; ve bunu da ekonomik yaşamlarımızı belirleyen duygusal, bilişsel ve sosyal nitelikli faktörlere, iç güdülerimize bağlar.

Dönelim en başta sorduğumuz top - raket sorusuna: Top ve raket 110 kuruş. Raket toptan 1 lira daha pahalı. Raket kaç kuruş?

Bu soru Kahneman'ı Nobel’e götüren çalışmalarının başlangıcıdır. Çünkü bu soruyla Kahneman, insanların karar verme süreçlerinde kullandığı temel prensipleri açığa çıkartmayı başarıp bu alanda bir devrim yaratmıştır. 

Çalışmaları kendisine 2002 yılında ekonomi dalında Nobel ödülünü getirmiştir.

‘Hızlı ve Yavaş Düşünme’ adlı kitabında Kahneman tercihlerimizi iki farklı sistemle yaptığımızı ortaya koyar:

“Sistem 1”: Hızlı çalışır ve duygusal tepkilerle genelde yanlış sonuca ulaşır.

“Sistem 2”: Yavaş çalışır ama ince eleyip sık dokuyarak doğru sonuca ulaşır.

Ve hayatımızda aldığımız tüm kararlar, bu iki sisteme göre şekillenir.

İster sevgili, ister araba, ister yatırım, ister kıyafet, her ne tercihi yapıyor olursanız olun, tüm karar verme süreçlerinin arkasında bu iki sistem yatar.

Yüzlerce bilimsel çalışmanın gösterdiğine göre de, insanlar karar verirken büyük çoğunlukla Sistem 1'i kullanır.

Bir karar verilmesi gerektiğinde ilk etapta aklımızda beliren bir şey oluyor (Sistem 1); hemen ardından bu seçimi meşrulaştıran mantıklı sebepleri üretiyoruz (Sistem 2).

Yani Sistem 1 karar veriyor, Sistem 2 o kararı meşrulaştırmak için bahane üretiyor, en azından çoğunluk için durum bu.

Kahneman'ın yukarıdaki sorusuyla yapılan anketlerde büyük çoğunluğun soruya yanlış cevap vermesinin sebebi de tam olarak bu.

Sorunun matematik becerisiyle bir alakası yok çünkü. Zira aynı soru bilimsel yollarla Harvard, Yale ve Princeton gibi dünyanın en seçkin öğrencilerinin okuduğu okullarda da sorulduğunda durum değişmiyor.

Dolayısıyla insanların karar verirken maruz kaldığı evrensel bir insani zafiyetten söz ediyoruz:

İnsanlar çok temel konularda bile aklıyla değil, duygularıyla / tepkileriyle / iç güdüleriyle karar veriyor. 

Bu, marka tercihimizden tutun, yatırımlarımıza, hatta siyasi seçimlerde kullandığımız oylara kadar, tüm dünyada geçerli bir zafiyettir. Akla ve mantığa hitap eden reklam kampanyaları yerine, duygulara hitap eden reklam kampanyalarının kazanmasının da sebebi budur.

Son olarak, sorunun yanıtı 105 kuruş!

İlk akla geleni söyleyen, yani duygusal bir tepkiyle, çok düşünmeden, alışkanlıklara güvenerek karar verenler çoğunlukla 100 kuruş, 10 kuruş gibi rakamlar bulurlar.

Yani bu soruya Sistem 1’i işleterek yanıt verenler yanlış sonuca varır. Oysa yavaş düşünerek Sistem 2’yi işletenler doğru cevap verir.

Başlıklar

NobelTercih
Görüş Bildir