Avrupa Basınından Özetler | 02.01.2013

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

İngiliz Basınından Özetler | 02.01.2013

İngiliz Basınından Özetler | 02.01.2013

İngiltere'de gazeteler bugün Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mali uçurum tartışmalarını, İngiltere'nin Afganistan'daki rolünü, ve Hindistan'da 23 yaşındaki bir kadına tecavüz edilmesinin ardından yaşananlarını sayfalarına taşıyor.

Financial Times gazetesinin bugün manşetten duyurduğu haber, Amerika Birleşik Devletleri'nde mali uçuruma düşülmesini engellemek için yapılan girişimler hakkında. Haber şöyle: "Mali uçuruma düşülmesini engellemek için önerilen uzlaşının Senato'da kabul edilmesinin ardından Washington'ın bütçe hedefleri şimdi Temsilciler Meclisi'nin elinde. Önergenin Senato'da her iki partinin de desteğiyle 89'a 8 kabul edilmesinin ardından Temsilciler Meclisi başkanı, Cumhuriyetçi John Boehner meclisi oturuma çağırdı. Tartışmaya sunulan önerge, zengin Amerikalıların daha fazla vergi vermesini öngörüyor. Bir hafta önce Boehner, kendi partisinin vergi arttırıma muhalefetinden dolayı kengi önergesini geri çekmek zorunda kalmıştı. Meclis'in bu önergeyi yeni milletvekillerinin yemin edeceği yarından önce kabul etmemesi durumunda görüşmelerin sıfırdan başlaması gerekecek."

Gazete, haberin ilerleyen kısımlarda John Boeher'a olan desteğin azaldığını; ve hatta yardımcısı Eric Cantor'un bile önergeye karşı çıkmış olmasından dolayı hızlı bir oylamanın mümkün olamayabileceğini yazıyor.

Daily Telegraph gazetesi bugün ana sayfasına Afganistan'da bulunan Hizb-i İslami örgütünün lideri Gülbeddin Hikmetyar'la yapılan bir röportajı taşımış. Gazete, Hikmetyar'ın röportajı sırasında, Afganistan'da görevli olan İngiliz Prens Harry'yi yerden yere vurduğunu ve İngiltere 2014'de ülkeden çekilmeden önce pek çok saldırı gerçekleştirmeye yemin ettiğini yazıyor. Telegraph'a göre Hikmetyar gazeteye şöyle konuşmuş: "İngiltere, sırf Beyaz Saray'ı mutlu etmek için kendini bu gayri meşru, gereksiz ve acımasız savaşın içine attı. İngilizler bir şey kazanmadı – aksine kan ve para kaybettiler. İngiliz halkının nasıl, Amerikalı generalleri memnun etmek için çocuklarının ölümlerine gönderilmesine göz yumduklarını anlayamıyorum. İngiliz Prens [Harry] sarhoş bir halde Afganistanlıları öldürmek için Afganistan'a geliyor."

Telegraph, röportajın ilerleyen bölümlerinde Hikmetyar'ın Afganistan'ın şu anda içinde bulunduğu durumun Sovyetlerin ülkeden çekilmeden bir yıl önceki halinden farksız olduğunu söylediğini aktarıyor. Gazeteye göre Hikmetyar'ın sözleri şöyle: "Amerikalılar ve müttefikleri savaşmaktan yoruldu. Hayat ve para kaybını daha fazla kaldıramayacak durumdalar. Çekilmekten başka seçenekleri kalmadı." Telegraph, "korkutucu derecede gerçekçi" olduğunu yazdığı bu sözlere Afganistan'daki durumu çok iyimser gösteren açıklamalar yapan İngiliz Başbakan David Cameron'ın itiraz edeceğini tahmin ediyor.

Independent gazetesinin dış haberler bölümünde manşeti, Pakistan'da Taliban'ın dün beş kadın öğretmen ve iki yardım kuruluşu çalışanını vurup öldürdüğü yönünde. Gazete, bir yardım kuruluşu için çalışan kişileri taşıyan bir minibüsün silahlı kişilerce yolunun kesildiğini, sonrasında da tarandığını yazıyor. Independent, gazeteye konuşan yardım kuruluşu başkanının, bu saldırının Pakistan'da aşı kampanyası yürütenlere karşı yapılan saldırıların bir parçası olabileceğini söylediğini aktarıyor.

Guardian gazetesi, İngiliz Başbakan David Cameron'ın G8 liderlerine yazdığı mektupta serbest ticaretin genişletilmesine odaklanılmasını istediğini duyuruyor. "Cameron, Avrupa ve ABD arasında bir serbest ticaret anlaşması imzalanmasını İngiltere'nin G8 grubunun başkanlığı döneminin önceliği haline getirdi" diyor Guardian. Gazete ayrıca, başbakanın buna ek olarak Kanada, Japonya ve Rusya ile serbest ticaret konularında da yol kat edilmesini istediğini aktarıyor. Gazetenin haberine göre Cameron ayrıca liderlerden vergi kaçırmaya karşı gelinmesi yönünde işbirliği yapmalarını istemiş.

Times gazetesi, Hindistan'ı şoka uğratan toplu tecavüz olayında gelişmeler olduğunu duyuruyor. Altı erkeğin toplu tecavüzüne uğradıktan sonra hastanede hayatını kaybeden 23 yaşındaki tıp öğrencisinin ailesinin kızlarının küllerini, Hindular için kutsal olan Ganj nehrine serptiğini yazıyor Times. Gazete, tutuklanan altı zanlıdan birinin 18 yaşının altında olduğunu söylemesiyle kendisine kemik testi uygulanmasına karar verildiğini aktarıyor. Hindistan'da 18 yaşının altında olan kişiler, idam cezası taşıyan suçlardan yargılanamıyor. Diğer zanlılarsa cinayetten yargılanacak.

Aynı konuda Guardian gazetesi, tecavüz haberinin yayılmasıyla Yeni Delhi'de kadınların da silahlanmaya başladığını yazıyor. Guardian'ın haberine göre tecavüzden iki gün sonra Yeni Delhi polisine 274 kadın silah ruhsatı almak için başvuruda bulunmuş. Yaklaşık 1200 kadın da nasıl ruhsat alındığını öğrenmek için polisi aramış.

Haberin Tamamı İçin:

Alman Basınından Özetler | 02.01.2013

Alman Basınından Özetler | 02.01.2013

Alman basınında Türkiye'de PKK lideri Öcalan ile diyalog tartışmaları ve ABD’de malî uçurumdan kaçınmak için uzlaşma çabalarına ilişkin yorumlar dikkat çekiyor.

Berliner Zeitung , Türkiye’de hükümetin PKK lideri Abdullah Öcalan ile diyalog sinyallerini konu alıyor:

“Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan ile barış görüşmeleri için yeşil ışık yaktı. Erdoğan daha kasım ayında, Türk cezaevlerindeki PKK sempatizanlarının dokuz haftalık açlık grevi sırasında ölüm cezasının yeniden yürürlüğe girmesi konusunu gündeme getirerek Öcalan’ı hedef almıştı. Ancak ölüm oruçlarının sona erdirilmesi için verdiği emre gösterilen itaat, Öcalan’ın nüfuzunun kırılmadığını açıkça ortaya koydu. ‘Bir numaralı devlet düşmanı’ olmadan silahlı Kürt sorununa çözüm bulunamayacak.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise ABD’de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında malî uçurum tartışmalarını ele alıyor.

“Kavgalı taraflar bir kez daha son dakikada uzlaşmayı başardı. 2010 yılı sonunda vergi kolaylıkları ve 2011 yazında borçlanma sınırının yükseltilmesi konularındaki kavgalarda olduğu gibi. Mühletleri geçirerek gece yarıları son dakikada varılan uzlaşmalar artık yıllık bir rutin, hiç kimsenin izlemek istemediği ucuz bir komedi haline geldi. Bu siyasî tiyatro ülkeye hem içten, hem de dışarıya karşı zarar veriyor. Borç dağı, bütçedeki delik, işsizlik, eğitim krizi, köhnemiş altyapı, sağlık sistemi ve yaşlılık bakım sigortası… Washington’daki yönetim, ülkenin bu büyük sorunlarını çözecek durumda olmadığından halkta bıkkınlık ve öfke artıyor.

Düsseldorf kentinde yayımlanan Rheinische Post gazetesi ise uzlaşmaya karşı olan Cumhuriyetçilere sesleniyor:

“Bu anlaşma, ülkeye sosyalizmin geleceği anlamına gelmiyor. Amerikalı zenginlerin gelecekte ödemesi öngörülen yüzde 39.6’lık vergi oranını Avrupalı zenginler ancak hayallerinde görürler. Ve Avrupa’daki pek çok ülke ile karşılaştırıldığında Amerikalı işsizlerin dezavantajlı durumu devam edecek. Her şeyden önce çok önemli riskler söz konusu. Birlikte konsolidasyona başlamak için düğmeye basmak da, kendi ülkeleri ve dünya ekonomisini resesyona sürüklemek de Amerikalı politikacıların elinde. Süpergüç olmak isteyen, ekonomi politikaları konusunda bir süpergüce yakışacak şekilde sorumluluk da üstlenmek zorundadır."

Neue Osnabrücker Zeitung ise AB dönem başkanlığını devralan İrlanda’nın ekonomik durumunu mercek altına alıyor:

“İrlanda krizle mücadelede örnek ülke olarak gösterilse de daha mücadele vermesi gereken yeterince nokta var. Başbakan Enda Kenny daha kısa bir süre önce 3.5 milyar euroluk bir tasarruf paketini zar zor meclisten geçirdi. Bu, altıncı paketti. İrlandalılar şimdiye dek tasarruf paketlerine çok fazla sızlanmadan tahammül gösterdiler. Ama bu ne kadar devam edecek? Şimdi İrlanda’nın, AB dönem başkanlığının getirdiği yeni büyük görevleri üstlenmesi gerekiyor. İrlanda’nın AB malî paktının hayata geçirilmesini sağlamak zorunda oluşu, ülkeyi nahoş bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor. Çünkü kendisi de paktın gereklerini yerine getirmekten çok uzakta. İrlanda’nın önünde şimdi malî politikalar açısından yurt içinde ve uluslararası alanda büyük puan toplama fırsatı bulunuyor. Ya da talihsiz Kıbrıs gibi başarısız bir şekilde kenara çekilmesi gerekecek."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Başak Özay

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAçlık greviAmerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBaşbakanHindistanİdamİngiltereİrlandaJaponyaÖğretmenRecep Tayyip ErdoğanRusyaTecavüzTiyatrovergi
Görüş Bildir