Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

IMF'ye Borç 3 Aya Bitiyor

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Imf'ye Borç 3 Aya Bitiyor

Imf'ye Borç 3 Aya Bitiyor

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Türkiye'nin IMF'ye olan yaklaşık 8 milyar dolarlık borcu geri ödeme planı içinde bu yıl sona erecek.

28 Ocak 2013 tarihi itibariyle Türkiye'nin IMF'ye 19. Stand-By'dan kalan borç stoku 562,1 milyon SDR (yaklaşık 860 milyon dolar) düzeyinde bulunuyor.

Bu tutar Mayıs 2013 tarihinde 281 milyon 54 bin 813 SDR'lik (yaklaşık 431 milyon dolar) son taksitin ödenmesinin ardından tamamen sona erecek.

ÖDEMEDEN SONRAKİ SÜREÇ

IMF'nin bütün üye ülkelerin tabi olduğu 4. Madde Değerlendirme Süreci her yıl rutin olarak devam ediyor. Türkiye için de stand-by düzenlemesi olmasa bile bu uygulama devam edecek.

IMF, herhangi bir kredi düzenlemesinin bulunmadığı ya da program yürütmediği ülkelerde de temsilcilik bulundurabiliyor. IMF Türkiye Yerleşik Temsilciliği, program ilişkisinin sona erdiği 2008 yılı Mayıs ayından itibaren, IMF ile üyelik ilişkileri kapsamında faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

67 YILLIK ÜYELİK, TOPLAM 19 STAND-BY

IMF ile istikrar programı uygulamakta olan üye ülkeler arasında, sağlanan kredileri düzenleyen anlaşmaya "stand-by" adı veriliyor. Bu anlaşmalar çerçevesinde IMF'den kredi alan ülkeler, kurumun öngördüğü yapısal düzenlemeleri hayata geçirmeyi taahhüt ediyor.

IMF ile bugüne kadar 19 stand-by anlaşması yapan Türkiye, bunlardan sadece son iki stand-by'ı başarıyla tamamlayabildi. Son iki stand-by anlaşmasında dikkati çeken bir başka nokta ise her iki anlaşmanın da herhangi bir ekonomik kriz nedeniyle gerçekleştirilmemiş olması.

Türkiye'nin ilk stand-by anlaşmasının yapıldığı tarih 1 Ocak 1961. Bu ilk stand-by anlaşması bir yıl sürdü ve 31 Aralık 1961'de sona erdi.

Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin başlaması da IMF ile stand-by düzenlemelerinin başladığı döneme rastlıyor.

30 Mart 1962'de IMF ile yeni bir düzenlemeye giden Türkiye'nin bu anlaşması bir yıldan da az sürdü ve 31 Aralık 1962'de bitti.

15 Şubat 1963'te üçüncü stand-by'a giden Türkiye'nin söz konusu anlaşması ise yaklaşık dokuz ay sürdü.

Türkiye, 1961 yılından, 1970 yılına kadar her yıl, IMF ile bir stand-by gerçekleştirdi. Anlaşmalar genellikle bir yıl dolmadan sona erdi.

1970'ten, 1978'e kadar IMF'ye sekiz yıllık bir ara veren ve bu süre içinde stand-by anlaşması yapmayan Türkiye, 1978 yılından 1980 yılına kadar IMF ile yeniden birer yıllık stand-by anlaşmaları imzaladı.

Türkiye, 18 Haziran 1980'de ilk kez IMF ile en uzun stand-by anlaşmasını yaptı ve bu anlaşma 17 Haziran 1983'te sona erdi.

1983 yılında yeni bir stand-by düzenlemesine giden Türkiye'nin bu anlaşmasının süresi bir yıl sürdü.

STAND-BY'A 10 YIL ARA

Türkiye, 1984'ten 1994'e kadar IMF ile stand-by düzenlemesine gitmedi. 8 Temmuz 1994'te yapılan stand-by ise 26 Eylül 1995'te sona erdi.

1999'a kadar stand-by düzenlemesine gitmeyen Türkiye, 1999-2002 döneminde 17'nci stand-by düzenlemelerini gerçekleştirdi.

En son 18'inci stand-by düzenlemesine 4 Şubat 2002'de başlayan Türkiye, 4 Şubat 2005'de bu anlaşmanın sona ereceği tarihten önce Ocak 2005'te 19. stand-by'a gitti.

Türkiye'nin, IMF ile 52 yıl içinde gerçekleştirdiği stand-by anlaşmaları genelde, bitmesi gereken zamandan önce başarılamadan sona erdi. 52 yıllık süreçte, genellikle krizlerin ardından mecburi olarak bu düzenlemeye giden Türkiye, bu süreçte IMF'den 50 milyar doların üstünde kaynak sağladı.

TÜRKİYE 2014'TE İCRA DİREKTÖRÜ

Bu arada G-20 platformunda varılan uzlaşı neticesinde, 2010 yılında IMF'de kapsamlı bir kota ve yönetim reformu onaylanmıştı. Söz konusu reform yürürlüğe girdiğinde, Fon üyesi ülkelerin toplam kotaları iki katına çıkarılmış ve dinamik yükselen piyasa ve gelişmekte olan ülkelerin kota payları önemli ölçüde artırılmış olacak.

Reform kapsamında ayrıca, İcra Direktörleri Kurulu'nun yeniden yapılandırılması ve gelişmiş Avrupa ülkelerinin sandalyelerinin ikisini gelişmekte olan ülkelere devredilmesi kararlaştırıldı.

IMF 2010 Kota ve Yönetim Reformu'nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Türkiye'nin kotası 4 milyar 658,6 milyon SDR'ye yükselecek. Böylece Türkiye'nin ülke kotasının IMF kotaları içerisindeki payı yüzde 0,61'den yüzde 0,98'e ulaşacak ve Türkiye IMF'de en yüksek kota payına sahip üye ülke sıralamasında 32'inci sıradan 20'nci sıraya yükselecek.

2014 sonrasında grupta İcra Direktörlüğü pozisyonu, ülkelerin göreli oy güçlerine paralel olarak dönüşüme tabi olacak.

Bu kapsamda, 2014-2016 döneminde İcra Direktörlüğü pozisyonunu Türkiye üstlenecek. Daha sonra, 2016-2018 döneminde İcra Direktörlüğü'nü Çek Cumhuriyeti veya Macaristan yürütecek. 2018-2020 döneminde söz konusu görevi tekrar Türkiye üstlenecek. 2020-2022 döneminde ise İcra Direktörlüğü Macaristan veya Çek Cumhuriyeti'ne geçecek.

Türkiye, İcra Direktörlüğü'nü yürütmediği dönemlerde, İcra Direktör Vekilliği görevini üstlenecek.

Reform kapsamında, IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda geçtiğimiz dönemde Avustralya ve Kore İcra Direktörlüğü pozisyonunu dönüşümlü olarak yürütme kararı vermişti. Önümüzdeki dönemde, benzer biçimde Hollanda ile Belçika ve İsviçre ile Polonya kendi gruplarında İcra Direktörlüğü pozisyonunu dönüşümlü olarak yürütecek.

IMF'YE VERİLECEK 5 MİLYAR DOLARLIK BORÇ

2012 yılı başından itibaren sürdürülen IMF kaynaklarının artırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında, çeşitli ülkeler tarafından 461 milyar dolar tutarında kaynak taahhüt edilmişti.

Türkiye de bu çabaya katkıda bulunmak üzere G-20 Los Cabos Liderler Zirvesi'nde 5 milyar dolar tutarında taahhütte bulunmuştu. Konuya ilişkin teknik düzeyde görüşmelerin, IMF ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası arasında sürdürüldüğü belirtiliyor.

1944'TE KURULDU

Bugün 188 üye ülke bulunan IMF, Temmuz 1944 yılında, ABD'nin New Hampshire Eyaleti'nde bir Birleşmiş Milletler toplantısında, 1930'ların Büyük Bunalımı'na katkıda bulunan rekabetçi devalüasyonların yarattığı kısır döngünün tekrarını önleyecek bir ekonomik işbirliği çerçevesi amacıyla kurulmuştu.

IMF'nin başlıca görevleri, "ekonomik trend analizlerine ve ülke temelindeki deneyimlere dayanarak hükümetlere ve merkez bankalarına tavsiyede bulunmak, küresel, bölgesel ve bireysel ekonomilerin ve piyasaların izlenmesine dayanarak araştırmalar, istatistikler ve analizler yapmak, ülkelerin ekonomik zorluklarının üstesinden gelmesine yardımcı olmak üzere borç vermek, ekonomilerin yönetimlerinin iyileştirilmesinde ülkelere yardımcı olmak'' olarak özetleniyor.

IMF'nin kaynakları da genel olarak, ülkelerin üye olduklarında ödedikleri sermaye taahhütleri, yani "kota"lardan geliyor. Kotalar genel olarak her bir üye ülkenin ekonomisinin büyüklüğünü yansıtıyor. Kotalar, her bir üyenin sahip olduğu eşit birim oy sayısı ile birlikte, ülkelerin oy gücünü de gösteriyor.

IMF'nin yaklaşık 145 milyar dolar değerindeki altın mevcudu da IMF'yi dünyanın en büyük üçüncü resmi altın rezervi sahibi yapıyor.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016AltınAmerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBelçikaBirleşmiş MilletlerÇek CumhuriyetiIMFİsviçreKoreMacaristanMerkez Bankasıtrend
Görüş Bildir