Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İlk Kez Gidecekler İçin 13 Adımda 'Barcelona 101'

 > -

Barselona insanın içini neşeyle dolduran nadir şehirlerden biri. Bir sıfat seçecek olsak Barselona için bu olsa olsa mutlu ya da huzurlu şehir olur.

1. Otobüs diye kanma Aerobus'ten şaşma!

Havalimanından şehre ulaşım diğer Avrupa şehirleri ile karşılaştırıldığında oldukça kolay ve kısadır. Havalimanından çıkıyorsunuz hemen önündeki Aerobus adı verilen otobüslere biniyorsunuz 6 euro gibi oldukça uygun bir fiyata 20-25 dk sonra merkezdesiniz. Elbette taksi ya da metro da tercih edebilirsiniz ama tavsiyemiz bu otobüsler, pişman olmazsınız.

2. Katalunya'nın başkentinde merkezimiz Plaça de Catalunya.

Aerobus'ten Plaça de Catalunya'da iniyoruz, merkezimiz burası. Şehrin en önemli iki caddesi diyebileceğimiz Las Ramblas ve Passeig de Gracia bu meydanın güney ve kuzey uçlarından başlar. Civarda tuttuğumuz otele ya da kiraladığımız eve ulaşıp eşyalarımızı bıraktıktan sonra yine tam da bu merkezden gezmeye başlayabiliriz.

3. Bizde İstiklal Caddesi onlarda Las Ramblas.

Barselona her mevsim ayrı güzel ve gezmesi kolay şehirlerden. Size yaz kış zorluk çıkarmayacak bir iklime sahip. Gitmeden çokça duymuş olacaksınız, biz de uyarımızı yapalım. Çantalarınıza biraz daha fazla dikkat etmeniz tatilinizin devamındaki huzurunuz için iyi olacaktır. Şimdi en mutlu ve dikkatli halimizle Plaça de Catalunya'dan ta sahile kadar uzanan kimilerinin İstiklal Caddesi'ne benzettiği bizim de hak vermeden duramadığımız canlı, hareketli, kalabalık ve mutlu Las Ramblas'da turlamaya başlayabiliriz. Las Ramblas, turistlerin Barselona'da ilk uğrak yeridir. Güney ucunda Port Vell'e ulaşacağınız 1.2 kmlik bu caddenin sol tarafında Barri Gotic ve Barri Gotic'in biraz daha solunda El Born, sağında ise El Raval bölgesi bulunur. 101 dersimizde teker teker hepsine gideceğiz ve turistlik görevimizi yerine getireceğiz elbette.

4. Dar sokaklar, Gotik binalar...

Las Ramblas'nın solundaki sokaklardan dönerek ulaşabileceğiniz Barri Gotic, (Gotik bölgesi) Joan Miro'nun doğduğu ve büyüdüğü, Picasso'nun bir dönem yaşadığı, eski şehir mimarisi, dar sokakları, bu dar sokaklardan vardığınız minik meydanları, sokak sanatçılarının birbirine karışan melodileri, küçük tasarım dükkanları ile aslında Barselona ruhunu tam olarak hissedebileceğiniz bir bölge.

5. Barselona Katedrali

Barri Gotic bölgesinin en simge yapılarından birine uğramadan olmaz elbette. Bölgeye ismini veren Gotik tarzdaki Barselona Katedrali'ni kastediyoruz. Katedralin etrafında gezerken de farkedebileceğiniz bu Gotik mimari örnekleri ile kendinizi eski şehrin tam içinde bulacaksınız. Eğer Noel zamanı gittiyseniz Katedralin önünde açılan pazar türlü türlü yılbaşı, noel süsü ve hediyelik eşya almak için birebir.

6. Karaköy'ün Barselona versiyonu: El Born.

Barri Gotic bölgesinden yürümeye devam ederek ulaşabileceğiz El Born, Karaköy ve Galata'dan tanıdık olduğumuz bir gelişim yaşamış. Picasso Müzesi'nin de bulunduğu bu bölge, şehrin hipsterlarının kabesi konumunda. Her gün yenisi açılan tasarım dükkanlarından birine girip birinden çıkarken zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız. Turist olmanın gereklerinden biri de sevdiklerinize gittiğiniz şehirlerden hediyeler götürmekse işte karşınızda El Born.

7. Passeig de Gracia ve Antoni Gaudi ile tanışma.

Şimdi iki seçeneğimiz var. Ya El Born'dan kuzeye gideceğiz ve gezimize Passeig de Gracia'yla devam edeceğiz ya da güneye sahile ineceğiz. Biz tercihimizi kuzeyden yana kullanıyoruz ve Barselona'ya ruhunu veren insanlardan mimar Antoni Gaudi'nin karşılıklı binalarının yanı sıra Las Ramblas ile karşılaştırıldığında biraz daha lükse kaçan sıra sıra mağazaların yer aldığı Passeig de Gracia'ya varıyoruz. Salına salına bu geniş, kalabalık olsa da kendine has bir sakinliği olan caddenin tadını çıkarıyoruz.

8. Barselona'nın ruhu: Antoni Gaudi

Nice şairler, yazarlar, ressamlar, heykeltıraşlar yetiştirmiş Katalunya'nın bu güzel başkentinde bir isim diğerlerinden burun farkıyla öne geçer sevgili turistler. Bu ismi, şehrin hemen hemen her yerinde (özellikle Barselona 101'de mutlaka görmemiz gereken her yerde) duyacağız, hazırlıklı olalım. Antoni Gaudi. Gaudi'nin mimari ile doğayı harmanladığı, oryantal tekniklerle Neo-Gotik tarzı uyguladığı eserlerine hayran kalacağız hiç şüphesiz. Bu eserleri tek tek gezmeyi belki advanced turumuza bırakırız ama 101 gezimizde de hepsini en azından önüne kadar gidip yakından göreceğiz elbette. Belki dayanamaz içlerine de gireriz kim bilir. Gaudi'nin eserlerinden ikisini karşılıklı olarak Passeig de Gracia'da göreceğiz. Casa Batllo ve hemen karşısında bulunan Casa Mila diğer adıyla La Pedrera. Gördüğünüz hiçbir binaya benzemeyen, adeta nefes alan, sütun yerine kemik, duvar yerine ete bürünmüş gibi görünen bu iki yapının karşısında durup Gaudi'ye hayran kalarak izini sürmeye iki önemli eserini daha görerek devam ediyoruz. İstikamet La Sagrada Familia Bazilikası.

9. Bitmeyen şarkı, La Sagrada Familia Bazilikası

Antoni Gaudi'nin belki de en tanınmış eseri olan La Sagrada Familia Bazilikası'na gitmek için Passeig de Gracia'dan yürümeye devam edebilirsiniz. Ya da artık yorulduysanız metroyu da kullanabilirsiniz. Hemen önüne çıkan bir durak da var üstelik. Gördüğünüzde yine insan yapısı, hiçbir şeye benzemeyen ama insan vücuduna benzeyen bir bazilika ile karşılaşacaksınız. Yapımına 1882 yılında başlanan fakat Gaudi'nin elim bir tren kazasıyla dünyadan terki diyar eylemesinden sonra bir türlü bitirilemeyen bazilika sonunda geçtiğimiz yıl bitirildi. Eğer şu an Barselona 101'i okuyorsanız ve Barselona'ya gidecekseniz, yarım kalmış bazilika geziyoruz diyenlerden olamayacaksınız ama gerçek bir şaheseri keşfediyor olacaksınız.

10. Yine Gaudi bu kez de bir Park; Parc Güell...

Şimdi yürüyerek gitmenin oldukça yorucu olacağı bir durağa gidiyoruz turist dostlar. Eusebi Güell tarafından Barselona aristokrasisi için 'staylish' tarz bir park istemesi ile yine Antoni Gaudi elinden çıkma sıra dışı bir parka, Parc Güell'e...
Metrodan inip, biraz yürüyüp, biraz da yokuş çıkınca ulaşacağımız bu parkın bazı bölümlerine giriş ücretsiz ama içindeki Gaudi yapıları ve bazı bölümleri için bilet almak zorundasınız bizden söylemesi. Yine Gaudi'nin organik mimarisinin doğa ile bütünleşmiş, doğanın bir parçası gibi görünen bir eserinin içindeyiz. Barselona'ya tepeden bakarken kendiliğindenmiş gibi inşa edilen bu muazzam parkın tadını çıkarıp Gaudi'nin ruhuna bir selam yollamadan devam etmemeye özen gösteriyoruz.

11. Messi'nin bastığı çime basmadan Barselona 101 tamamlanamaz!

Bu kadar mimari, sanat yeter biraz da eğlenelim diyorsanız haklısınız. Sıra geldi futbol severler için bir hac mekanı olan FC Barcelona'nın adresi Camp Nou'yu ziyarete. Her yıl yüz binlerce turisti ağırlayan bu futbol mabedine siz de yüzünüzü sürmelisiniz. Maç olmayan günlerde bile olanca kalabalığıyla sizi bekleyen stadyumun giriş ücreti de hayli pahalı ama yine de gelip de içeri girmezsek turistliğimize yakışmaz diyor ve o çimlere ayak izimizi bırakıyoruz.  Maç varsa ve dayanamadıysak kesinlikle ona da kalıyoruz, sinirimizi stresimizi atıp stattan kuş gibi ayrılıyoruz.

12. Bir pazardan çok daha fazlası: Mercat de Sant Josep La Boqueria

En başta söylediğimiz gibi Barselona, insana bağırıp üstüne büyük büyük sıfatlar alan ve saygı bekleyen bir şehir olmaktan ziyade, misafiri her şekilde rahat ettirmeye çalışan ev sahibi gibi. Gezmeye başladığımız yere, Las Ramblas'ya dönüyoruz. Çünkü orada uğrayacağımız ünlü mü ünlü bir pazar yeri var; Mercat de Sant Josep La Boqueria. Rengarenk meyve ve sebzelerin, şarküteri ve deniz ürünlerinin arasında kendimize güzel bir ziyafet de çekmemiz mümkün bu pazarda. Turistler için en ilgi çekici yerlerden biri haline gelen bu pazar her daim kalabalık. Ülkemizde olmadığı için abartılmış bazı meyvelere karşı gözünüz açık olsun. O muhteşem renklerine aldanıp denemek istersiniz belki diye belirtmek istedik. Pitaya yani ejder meyvesine pek umut bağlamayın, bizden söylemesi.

13. Katalan aşuresi: Paella

Barselona 101'de bir turistin yapması gereken her şeyi yapacak ve daha ince tercihlerimizi 'advanced Barselona' rehberine bırakacağız. Barselona mimari, sanat, futbol şehri olmanın yanı sıra bir lezzet şehri de aynı zamanda. Şimdi çeşit çeşit tapaslardan, sangrialardan, deniz ürünlerinden, şarküterilerden hangisini seçeceğimizi bilemeyebiliriz ama bir turist olarak Barselona'ya gelip de Paella yemeden döndük demeyi elbette istemeyiz. Pazar yerinden çıktığımız gibi kendimizi bu kez Las Ramblas'nın güney ucuna, sahile doğru bırakıyoruz. Biraz İzmir'i biraz İstanbul Boğazı'nı andıran bu yelkenlilerle donatılmış kıyıda ılık akşam rüzgarıyla yürüyerek kendimizi manzarasını beğendiğimiz bir restorana atıyoruz, Katalan aşuresi diyebileceğimiz bu içinde ne ararsak bulabileceğimiz pilavı sipariş ediyoruz. Sonuç olarak Paella ile sonlanmayan bir Barselona 101 düşünülemez.

Advanced Barselona'da çeşitli tapaslar, abartılmış tatlılar ile Katalan mutfağının biraz daha derinine dalacağız. 'Advanced Barselona'da görüşmek üzere.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cwitch7

akvaryumuna gidin güzeldi :)

ece-gul

Hayatımda gittiğim en güzel ülkedir ispanya. Amerika yı bile beğenmedim ispanya daha güzel! sıcacık insanları var akşam olunca da bira ve tapas tavsiyemdir. Gitmeden ölmeyin!

Gizli Kullanıcı

Amerika zaten Avrupa'nın yanında Çin çakması ürün gibi kalır. Turistik açıdan Amerika'yla Avrupa kıyaslanmamalı bile.

ugurbirik

Bağdat'ı da bekleriz

irem-erdur

sahilini unutmuşsunuz... Ve teleferik, manzara olaganüstüydü çünkü tamamen tüm Barselona görünüyor

ekinezya

Londra'yı da bekleriz :)

Görüş Bildir