İlginç Rivayetlerle İstanbul'un Sonu 'Köy' ile Biten Semt İsimleri Nereden Geliyor?

-

İstanbul 8000 yıllık bir tarihe sahip. Dolayısıyla birçok farklı kültüre, birçok farklı millete ev sahipliği yapmış bir şehir. Ayrıca dünya metropollerden biri. Peki, İstanbul'un sonu köy ile biten semt isimleri nereden geliyor? Merak ediyorsanız buyrun içeriğimize.

1. Alibeyköy

Alibeyköy adını Karesi Beyliği Emirlerinden Gazi Evrenos Bey’in oğlu Ali Bey‘den alıyor. Orhan Bey devrinde Osmanlı’ya bağlanan Karesi Beyliği, Rumeli’deki fetihlerde öncü bir rol üstlenmekteydi.  

Ali Bey, Fatih Sultan Mehmet’i fetihlerinde destekledi. Padişah da başarılarından ötürü onu şimdiki Alibeyköy semti sınırlarında bir çiftlikle ödüllendirdiği rivayet ediliyor. 

Alibeyköy sınırları bir zamanlar alabildiğine mısır tarlalarıyla çevriliydi. Bu dönemi anımsatması uğruna yapılan dev mısır heykeli ise gerçek bir estetik abidesi. :)

2. Ataköy

Eski adı Baruthane olan semt, vakitler İstanbul’un epey dışında bulunduğu için, II. Mahmut buraya baruthane yaptırmıştır. Ancak 1950’li yıllardan itibaren başlayan kentleşme ve göç hareketinden bu bölge de etkilenecektir.

1955’te Emlak Kredi Bankası, Bakırköy-Topkapı arasındaki semte 50-60 bin nüfuslu bir yerleşim yeri kurmayı planlar.

Konutlar üç sene sonra ortaya çıkmaya başlar. O dönemde yapılan anketle de ismi Ataköy olarak kabul edilir.

3. Arnavutköy

Ortaköy ve Bebek arasında yer alan semtin İlk Çağ’daki adı Hestai idi. Bizans Dönemi'nde ise Promotu ve Anaplus olarak anılıyordu. Ayrıca uzun süre Vicus Michaelicus veya Scaleae (İskele) adıyla da anıldı.

Fatih Sultan Mehmet, Arnavutluk’u Osmanlı topraklarına katınca, buraya Arnavut göçmenler yerleştirildi ve bölge bu ismi aldı. 

Arnavutköy isminin tarihi kayıtlarda 16. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Üzüm bağlarıyla ünlü bu yörede halkın avlanmasının yasaklanması istenmiş, bostancıbaşına gönderilen bir fermanda burası Arnavutköy olarak geçmiştir.

4. Bahçeköy

Kanuni Sultan Süleyman, 1521’de Belgrad Seferi dönüşünde getirdiği Sırp esirleri buraya yerleştirince, yöredeki köye Belgradköy, civarındaki ağaçlı bölgeye de Belgrad Ormanı adı verilmiştir. 

1800’lerin sonunda köylülerin su kaynaklarını kirletmesi üzerine köy şimdiki yerine taşındı ve Bahçeköy adını aldı. 

En nihayetinde ise Lozan Anlaşması ile 1924’teki nüfus mübadelesinde köyün demografik yapısı değişti. Selanik sancağına bağlı Vodina Karacaova bölgesinden gelen Müslüman Türkler bu bölgeye yerleştirildi.

5. Bakırköy

Bu bölgeyi Latinler “Yedinci” anlamına gelen Septimum, Bizanslılar da aynı anlama gelen Hebdomon adıyla andılar. Bu isim yörenin, Ayasofya’nın önündeki dünyanın merkezi, “0 Noktası” kabul edilen Milyon Taşı’na, Roma mili olarak uzaklığını sembolize ediyordu. 

Semte Bizans’ın son döneminde, "Uzun Köy" anlamına gelen Makri Khora / Makri Khori; Osmanlı’da ise Makri Köy olarak isimlendirildi. Bu isim 1925’te yer isimleri Türkçeleştirilirken Bakırköy oldu.

6. Basınköy

Basınköy 1959’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin üyeleri tarafından kooperatif olarak kuruldu.

Sakinleri arasında Yaşar Kemal, Altan Erbulak, Çetin Altan, Hakkı Devrim, Mehmet Ali Birand gibi isimler vardı. 

Eski otomobil pazarı ile ünlü, Florya ile Atatürk Ormanı arasındaki bu semt elbette adını Türkiye’nin basın hayatına damgasını vurmuş sakinleri sayesinde aldı.

7. Boyacıköy

Bugün Avrupa Yakası’nda Boğaz kıyısında, Emirgan ile Baltalimanı arasında yer alan, tarihi konaklarıyla ünlü bu semt adını III. Selim zamanında aldı. 

Sultan’ın Kırklareli’nden fes, şayak, aba ve çul benzeri kumaşları boyamak ve bu sanatı yaygınlaştırmak için getirttiği 40 kişilik Kafrariyofi (Kafkariyodi) Ailesi buraya yerleştirilince semtin adı da Boyacıköy olarak bilinir oldu.

8. Çekmeköy

Anadolu Yakası’nın Üsküdar’a bağlı en eski köylerinden Çekmeköy, geçmişte ormanları ile meşhurmuş. Sakinlerinin, civardaki cami ve imarethanelerin odun ihtiyacını karşılamaları şartıyla buraya yerleştirilen köyün ismi konusunda ise farklı rivayetler mevcut.

İlk rivayete göre Çekmeköy, Fatih Sultan Mehmet zamanında yedi kardeş tarafından kurulmuştu. Bu yedi kardeşten altısı eşkıyalar tarafından öldürülünce yedincisi, “Çekme tetiği!” demişti ve köy adını böylece almıştı. 

Diğer rivayete göre ise avcılar avladıkları büyük hayvanları çekerek köye getirdikleri için bu isim verilmişti.

9. Çengelköy

Çengelköy'ün isminin nereden geldiğine yönelik farklı rivayetler bulunmaktadır. 

Çengelköy’e ilk olarak Protos Diskos denmiştir. Protos Diskos, Birinci Köy anlamına gelmektedir.

Daha sonra burada bulunan bir manastıra “Ta Metanias” yani “Tövbekârlar” adı verilmiş. Buradan hareketel Çengelköy’ün ismi Protos Diskos'tan sonra Ta Metanias olmuştur.

Semtin Bizans Dönemi'ndeki adı ise, İmparator Jüstinyen’in karısı Sophia’ya ithafen Sophianea’ydı. 11. yüzyılda buranın Singelköy diye anıldığı biliniyor. Bu adın patrikliğe aday olanlara verilen Singelos unvanından kaynaklandığı tahmin ediliyor.

Çengelköy’ün ismi hakkındaki diğer bilgiler ise şöyledir: İstanbul’un fethinden sonra köyün ismi Türk ve İran karakterlidir. Çenk Farsça'da "savaş" anlamını taşır, ancak bu köyde (Çengelköy) tarihe geçmiş olan herhangi bir savaş olmamıştır. Fakat rivayete göre Kalkavanlı Murat Paşa savaş hazırlıklarında Çengelköy halkına savaşa gelmeleri için ikna etmek adına bu bölgeye gelir ve "Sen gel" der fakat kendisi peltek oldugundan söylemi "Çengel" olarak anlaşılır. Bu durumdan dolayı da bölgeye Çengelköy ismi verildiği zannedilmektedir.

Sultan Mehmet'in (1451-1481) denizden çıkardığı çengelden dolayı da köye “Çengelköy” adını verdiği sanılıyor. Yeni nesil tarihçilerden Mehmet Raif Bey'in yazısına göre 18. asırda Çengelköy’ün ismi, köyde bulunan çengeller ve çengel ustaları sebebinden değil; köye yerleşerek cami yaptıran Çengeloğlu Tahir Paşa'nın adından ileri geldiğidir. 

Evliya Çelebi’nin (17. asır) yazılarına baktığımızda da harap olmuş, daha sonradan köylüler tarafından onarılmış olan köyün ismi “Çengelköy” olarak geçiyor.

10. Demirciköy

Osmanlı zamanında padişah ve paşaların avlanmaya gittiği bu yer mesire alanlarıyla ünlüydü. Hatta paşaların rağbeti yüzünden buraya “Paşalar Köyü” de deniliyordu.

17. yüzyılda köye gelen aileler demircilikle uğraştığı için bu ismi alan köy, Fransız Devrimi’nden kaçıp İstanbul’a gelen Alyon Ailesi sayesinde popüler hale gelmişti. Alyon Ailesi yaz aylarını burada geçirmeye başlayınca köy bir anda zenginlerin uğrak yerine dönüşmüştü.

11. Erenköy

Bir vakitler üzüm bağlarıyla ünlü bu köyün geçmişi, Orhan Gazi döneminde bölgeye yerleşen akıncılara ve savaşçı dervişlere kadar uzanıyor. Burada oturan ve halk tarafından çok sevilip, hürmet edilen Eren Baba'nın ismi bölgeye verilmiş. 

1800’lerin sonunda Haydarpaşa-İzmit demiryolu Bostancı’ya uzatıldığında ise istasyona göre içeride kalan asıl Erenköy, İçerenköy adını aldı.

12. Feriköy

Feriköy'ün adı hakkında da çeşitli rivayetler mevcut. Bunlardan ilki, Ermenicedeki “veri”, yani “yukarı” kelimesinden Yukarıköy anlamına geldiği yönünde.  

Bir diğer rivayette İstanbul’un ünlü Levantenlerinden Mösyö Ferry ile karşılaşıyoruz. Burada bir köşk yaptıran Mösyö Ferry, civarda avlanırken attan düşüp ayağını kıran Sultan III. Ahmet’in yardımına koşunca bölge bu ismi almıştı.

Bir başka rivayete göre ise, Abdülmecit tarafından, bugün semtin bulunduğu yer Madam Feri’ye bağışlanmıştı ve semtin ismi buradan geliyordu.

13. Hadımköy

Semt adını, bir rivayete göre Fatih Sultan Mehmet’in emriyle Hadım Baba ismindeki bir hadımağasına bağışlanan topraklara kurulmasından; 

Bir diğer rivayete göre ise “hizmet eden” anlamına gelen hâdim kelimesinden alıyor.

14. Hasköy

Haliç kıyısındaki Hasköy de ismiyle ilgili çeşitli rivayetler var. Kimine göre Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u kuşattığı zaman otağını buraya kurmuş ve bu yüzden buraya “hükümdara özgü olan manasında” has denilmişti. Böylece Hasköy adını almıştı.

Bir diğer rivayete göre II. Selim döneminde yaptırılan has bahçelerden geliyor. 

Son olarak ise Aya Paraskevi Kilisesi’nden ötürü uzun yıllar semte “Parasköy” denilmiş; bu isim zamanla Hasköy’e döndüğü rivayet ediliyor.

15. Kadıköy

Semtin tarihi epey eski. M.Ö. 1000 civarında Fenikeliler, Fikirtepe civarına Harhadon isminde bir ticaret kolonisi kurdu. Daha sonra Moda civarına “Bakır Ülkesi” anlamına gelen Halkedon (Kalkedon) dediler. Bizanslılar ise Kadıköy’ü Khalkedon (körler ülkesi) diye nitelendirdiler. 

Fatih Sultan Mehmet, Nasrettin Hoca‘nın kızının torunu olan ilk İstanbul Kadısı Celalzade Hızır Bey‘i buraya yerleştirince semte önceleri Kadıköyü, sonra ise Kadıköy denildi.

16. Karaköy

Buranın eski adı Karayköy’dü ve bölgenin ilk ahalisi Fatih Sultan Mehmet zamanında semte yerleştirilen Karai Musevileriydi.

Kırım’dan gelen ve Tatar Türkçesi konuşan Karailer, Yahudi din yasalarının temeli olarak kabul edilen Talmud’u ve Tevrat tefsirlerini mukaddes metin saymıyorlardı. Sadece Tevrat’ı kabul ediyorlardı. 

Bu yüzden İbranice “kitapçı” “okumacı” anlamına gelen Karâî ismini almışlardı. Zaman içerisinde Karayköy, Karaköy’e döndü.

17. Mecidiyeköy

"Buralar hep dutluktu" sözü Mecidiyeköy için geçerli olsa gerek. :) Eskiden dutluklarıyla meşhur olan Mecidiyeköy, muhacirlere toprak vererek semti yerleşime açan Abdülmecid’den alıyor adını. 

Abdülmecid’in saltanatı sırasında, 1839-1861 yıllarında Osmanlı’nın sınırlarındaki yerleşimlerden göçenler İstanbul’a sığınmıştı. Onlara yerleşim yeri olarak da bu bölge gösterilmişti.

18. Merdivenköy

Göztepe civarındaki Merdivenköy’ün eski adı Bizans Dönemi'nde "Kutsal Anneler Ülkesi" anlamına gelen Aya Mamanos’tu. Semt, Fatih Sultan Mehmet zamanında sarayın süt, peynir, yoğurt ihtiyacını karşıladığı için Mandıra diye de anılırdı.

Bugünkü ismi ise Alevi - Bektaşi inancına göre “imanına güvenilir” anlamına gelen “merdi iman”dan geliyor.

19. Ortaköy

Antik çağda Arkheon (Argion) diye anılan semt, Osmanlı Dönemi'nde, Kanuni Sultan Süleyman zamanda yerleşimin başladığı köye, dere vadisinin ortasında olmasından kaynaklı Ortaköy adı verildi. Bir zamanlar köyün ortasından geçip denize dökülen dere ise Dereboyu Caddesi’ne dönüştü.

20. Polonezköy

Polonezköy, 1830 Polonya Ayaklanması’nda hükümet başkanı, sonra da Polonyalı sürgünlerin lideri Prens Adam Czartoryski tarafından 1842’de kuruldu. Kurucusundan ötürü önce Adampol adını aldı.

Başta, Saint Benoit Fransız Lisesi’ni yöneten Lazarist rahipler tarafından çiftlik olarak düzenlendi. İlk zamanlarında 12 kişinin oturduğu bu Polonyalı köyü zamanla kalabalıklaştı. 1938 yılında Polonezköy sakinleri Türk vatandaşlığına kabul edildi.

21. Sefaköy

Küçükçekmece’ye bağlı Sefaköy’ü 1800’lerin sonunda Bulgaristan Deliorman’dan göç eden Karaömeroğlu İbrahim Safra tarafından kuruldu.

Balkan göçmenlerinin yaşadığı semtin ilk ismi Safraköy’dü. Safra olarak da anılan yer, zamanla şimdiki adını alarak Sefaköy oldu.

22. Tokatköy

Adını, Fatih Sultan Mehmed'in, Tokat kalesinin alınmasını öğrendiğinde "Buranın adı Tokatköy olsun!" demesine borçludur. İstanbul'un fethinde kullanılan kızak ağaçların Tokatköy'den getirildiği rivayet edilir.

23. Vaniköy

Anadolu Yakası’nda, Çengelköy ve Kandilli arasında yer alan semte Bizans zamanında Nikapolis (Güzel kent) deniliyordu. Şimdiki adını ise 17. yüzyılda yaşamış bir Müslüman âlimden alıyor.

Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, din âlimi Mehmet Efendi’yi Van’dan getirtip bu bölgeye yerleştirir. Vakit kaybetmeden semte cami yaptıran Mehmet Efendi Van’dan gelen, Vanlı anlamında Vanî Mehmet Efendi olarak ünlendi; böylece buraya Vaniköy denilmeye başlandı.

24. Yeniköy

Fetihten sonra buraya ilk gelenler Romanya'nın Geni bölgesinden Ulah aileler ve daha sonra Rumlar olmuştur. Bu sebeple Geniköy denen yer I. Süleyman 'ın (hd 1520-1566) buyruğuyla Yeniköy adını almıştır. 

Rum halkı köye Yeniköy anlamında Neohorion da derdi. Ulahlardan bir yüzyıl sonra, Doğu Karadeniz'den denizci ve tüccar büyük bir kalabalık gelmiştir. 18.-19. yüzyilda ünlü banker ve levantenlerin , zengin gayrimuslimlerin yalılari ile dolmuştur.

Yeniköy, Bizans döneminde çok çilek yetiştiği için adı “Komarodes” olarak da bilinirmiş.

25. Yeşilköy

Yeşilköy'ün adı, 1926 yılına kadar adı Ayastefanos’tu ve bu ad bir azizden geliyordu. İlk din kurbanlarından Aziz Stephanus’un mezarı Filistin’den Vatikan’a taşınırken, İstanbul’dan yola çıkan gemi fırtınaya tutuldu ve şimdiki Yeşilköy sahiline sığındı. Fırtına o kadar kuvvetliydi ki azizin kemiklerini taşıyan lahit günlerce bir çadırda saklandı. Daha sonra bu olayın anısına oraya bir kilise yapıldı ve Ayastefanos denildi. 

Bu isim Cumhuriyet'in kurulmasının ardından, uzun yıllar semtte oturan yazar Halit Ziya Uşaklıgil’in önerisi ile Yeşilköy olarak değiştirildi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
feyk

kadikoyun fenike ismi kalkedon benim bildigim kadariyla yeni sehir manasina gelmekde ve aslinda meshur kartaca ile ayni ismi paylasmakta. kalkedon orjinal fenike isiminin yunanlasmis telaffuzuyken, kartacada ayni ismin latinlesmis hali. kartacada bir fenike kolonisiydi.

pyhimys

Bilgi için teşekkür ederim

aleyn

Sefaköyde hala 1950 ve 1980lerde göçen Bulgaristan Türkleri çoğunlukta. Zaten bu taraflarda gerçek Türk bulmak imkansıza yakın. Çoğunluk kökten ya Bulgaristanlı ya yine Balkan göçmeni(Genelde Yugoslav) ya da Kürt. Ayrıca çevre olarakta bok gibi ve çoğu kişi sizi kazıklamak için fırsat arıyor maalesef. Taşınmayı düşünmeyi düşünen varsa münkünse düşünmesin, ben 19 yıldır burdan kurtulmaya çabalıyorum lan

emrah-ates

iyide buradaki örneklerin hangisinde kökten türk olanını gördün de buna takıldın sen? polonyalılar bile senin atalarından daha eski bu memlekette :)

bulbasaur

bize böle şeylerle gelin canlarım. Gerçekten güzel bilgiler çok başarılı

nebusimdi

Hababam sınıfında okulu bitirip öğretmen olan arkadaşlarına hababam sınıfının haytaları yardım etmek için bir kamyon dolusu eşya götürürler. Köyün girişinde ve okulun tabelasında "Çekme Köyü" yazılıdır.

Başlıklar

AleviAyasofyaFilistinFırtınaİranİstanbulMehmet Ali BirandMısırRomanyaSavaşÜsküdarVanYaşar Kemal
Görüş Bildir