Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İki Konuşma Arasında 5 Fark

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Muhatap BDP

Muhatap BDP

Türkiye bir gün arayla Erdoğan ve Gül'ü dinledi. İki konuşma arasında beş fark vardı: Kürt sorununda muhatap, dokunulmazlık, tutuklu vekiller, basın özgürlüğü ve ekonomi.

Türkiye 30 Eylül’de Başbakan Tayyip Erdoğan ’dan, 1 Ekim’de de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ’den iki önemli konuşma dinledi. Başbakan sıkça Gül ile aralarında sorun olmadığını söylese de iki liderin detaylı konuşmalarında Kürt sorununun çözümünde muhatabın kim olduğu, BDP ’lilerin dokunulmazlığı, tutuklu vekillerin durumu, basın özgürlüğü ve ekonomi konusunda derin görüş ayrılıkları vardı. En önemli görüş ayrılığı Başbakan’ın doğrudan PKK ’yı adres göstererek dışladığı BDP’nin, Gül tarafından müzakerelerin muhatabı olarak gösterilmesiydi.

BDP’ye yaklaşım farkı

Gül, TBMM ’nin açılışında yaptığı konuşmada bütün siyasi partilerin liderlerini “saygıdeğer” olarak niteledi ve hepsinden şartların gerektirdiği ortak tavırları beklediğini söyledi. Gül, Şemdinli’deki kucaklaşma nedeniyle BDP’lileri eleştirip “Yemininize bağlı kalın” uyarısı yapsa da “saygıdeğer liderler” ifadesini kullanırken parti ayrımı yapmadı. Gül’ün “Bugün konjonktürel sebeplerden artan terör saldırılarının tuzağına düşüp, yanlış istikamete girmemeli ve tekrar kısırdöngü içine düşmemeliyiz. Bu bağlamda, bütün sorunların çözüm yerinin bu Meclis olduğunu hatırda tutmalı ve yeni anayasa hazırlanması çabalarımızı da kararlılıkla sürdürmeliyiz” sözleri de sorunun çözüm adresini TBMM, muhatap olarak da BDP’yi gördüğünü ortaya koyuyordu.

Oysa Başbakan Erdoğan , son zamanlarda BDP’ye yönelik açıklamalarında “terörün uzantısı” ifadesini kullanıyor. Erdoğan, BDP’lileri müzakere sürecinin dışına iterken liderlerden ‘empati’ bekleyen Gül, “Dışlayıcı ve birbirimizden uzaklaşmayla sonuçlanacak bir üslup kullanmaktan da kaçınalım. Sözümüz güçlü olsun derken kendi söylemlerimizin esiri olabilir ve ileride telafisi çok zor noktalara varabiliriz” uyarısı yapıyor.

Gül ile Erdoğan arasındaki ‘görüş farklılıkları’ndan biri de tutuklu vekiller konusu oldu. Gül, haklarında kesin yargı kararı olmayan milletvekillerinin TBMM’de olması gerektiğini belirterek, son günlerde BDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldırma hazırlığı yapan AK Parti ’yi de 1994 fotoğrafını ima ederek uyardı. Gül, “Meclis kompozisyonunda meydana gelebilecek her türlü noksanlık, geçmişte yapılanları tekrar etmekten ve çok ihtiyacımız olan çözümleri daha da ötelemekten başka bir işe yaramayacaktır” yorumunu yaptı. Erdoğan ise polemiğe girmek istemediğinin altını çizerek Gül’le bu konuda tamamen ayrı düşündüklerini saklamadı.

‘Basın engellenmemeli’

Doğrudan olaya değinmese de sözü bir şekilde AK Parti’nin kongresinde Cumhuriyet ve Sözcü’nün de aralarında bulunduğu altı gazeteye ambargo uygulamasına getiren Gül, “Gazeteciler, haberciler ve bir bütün olarak medya mensuplarının halkı haberdar etme görevlerini yerine getirirken hiçbir engelle karşılaşmamaları da temel esastır” dedi. Erdoğan’ın bu sözlere de yanıtı gecikmedi ve akreditasyon yasağının arkasında durdu.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAdalet ve Kalkınma PartisiBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanRecep Tayyip ErdoğanTerörTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir