İki Kez Kırkpınar'da Şampiyon Olan İlk Siyahi Başpehlivan Afro Türk Mustafa Yıldız'ın Film Gibi Hikayesi

2.2bPAYLAŞIM

Akhisar'da doğan ilk siyahi Başpehlivan Mustafa Yıldız'ı Tarkan Tarkan Mars'ın Kılıcı filminden hatırladınız mı?

Afro Türkleri duydunuz mu? Belki belgesellerde ya da internette gezinirken görmüşsünüzdür.

Afrika kökenli Türkler ya da Afro Türkler, Osmanlı'da en erken 15, ağırlıkla 19. yüzyılda köle ticaretiyle Anadolu'ya getirilen Afrikalıların çocukları. Azat edildikten veya köelilkleri sona erdikten sonra Ege ve Akdeniz'e yerleşen Afro Türkler kendi köylerini oluşturmuşlar. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da buraya yerleşen Afrikalılar var, yani yaşayan bir kültür.

Anlatacağımız bir Afro Türk pehlivan Mustafa Yıldız'ın hikayesi.

Mustafa Yıldız, lakabıyla anacak olursak Arap Mustafa 1943 yılında daha önce atalarının da gelip yerleştiği Akhisar'da, Sazoba Köyü'nde doğuyor. Doğduğu yıldan çocukluğuna doğru geçen dönemde güreşle ilgileniyor ve kendi kuvvetini de fark ettiği için tarımla ilgilenmek yerine güreşçi olmaya karar veriyor.

Bu kararı aldığında Arap Mustafa'nın yaşı 19'du.

Gözünü de yükseklere dikerek Kırkpınar'a başvuruyor. Aynı yıl güreşlere katılıyor ve kimsenin yeni başlayan bir güreşçiden beklemediği biçimde 1962 yılı Deste Orta Boy kategorisinin birincisi oluyor.

Arap Mustafa'nın peşrev gösterisi de şöyleydi. 👇

Birinciliklerin sayısı artınca 1967'de hedefi birincilik olmaktan çıkıyor.

Artık Başpehlivanlık'a yönelmişti Arap Mustafa.

Tabii meydandaki davranışlarıyla da farklı biri olduğunu anlamak zor değildi, güreşe girdiği ilk yılda Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin en centilmen güreşçisi seçilmesi bunun en net ispatı.

Lakin beklenmeyen bir şey, onun güreşçilik hayatındaki tüm gidişatı değiştiriyor.

Her yıl olduğu gibi 1969'da da Kırkpınar'da güreşmek için hazırlanıyor, sırası geldiğinde güreşiyor Arap Mustafa. Ancak o yıl çok daha iyi bir sıralama beklerken altıncı olduğunu öğrenince hakemlerin kararına verdiği tepkide ayarı biraz kaçırıyor.

Bunun sonucu da ağır oluyor, Kırkpınar'a bir daha katılamama cezası alıyor.

1972'de şans yüzüne gülüyor ve cezası kaldırılıyor.

Aynı yıl Karapınar Yağlı Güreşleri'ne giriyor ve altıncılığın acısını çıkartıyor. Rakiplerini birer birer eleyerek çeyrek finale, oradan yarı finale ve nihayetinde de finale kalıyor. 

Finalde rakibi önceki yılların şampiyona Turgut Kılıç, diğer rakiplere benzemiyor.

Ancak karşılaşma hiç de beklenildiği gibi geçmiyor.

Çetin geçip uzun süreceği beklenen final sadece 34 dakika sürüyor ve Mustafa Yıldız Turgut Kılıç'ı alt ediyor, hem de onu tel örgülerin üzerinden fırlatarak!

Böylece Kırkpınar'da Başpehlivanlık kazanan ilk siyahi güreşçi namının da sahibi oluyor. 

Başpehlivan Yıldız diğer şehirlerde yapılan güreş şenliklerinde ilgi odağıydı, birinciliği de elden bırakmadı tabii.

Bir kez daha cep alan ancak sonrasında affedilen Yıldız bir kez daha finale çıkıyor, yıl 1976. Bu finalde kolu sakatlandığı için ikinci oluyor. 

1978'de beşincilikle konumunu sabitliyor ancak talihsiz bir olay sonucu bıçaklanıyor, hayati riski atlatıp iyileştikten sonra da kimsenin beklemediği bir şey yaparak güreşmeye devam ediyor. Herkes ondan son sıraları beklerken 1981'de tekrar Başpehlivan oluyor Arap Mustafa.

Efsane olarak anılmaya devam ediyor, hakemlik yapıyor...

Tabii bir de gençlik yıllarından anıyı anlatmadan geçmeyelim, 1969'da "Tarkan Mars'ın Kılıcı" filminde "Gladyatör Combo" rolünde oynuyor. 

Böyle dolu dolu bir hayatın ardından 2001'de hayata gözlerini yumuyor. Asla mücadeleden vazgeçmeyen ilk siyahi Başpehlivan ve oyuncu Mustafa Yıldız'ın hikayesi işte böyle.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir.

Aynı Kökleri Paylaştığımız Uygurlardan Kulağımıza Küpe Olması Gereken Bilgelik Dolu 15 Atasözü - onedio.com
Aynı Kökleri Paylaştığımız Uygurlardan Kulağımıza Küpe Olması Gereken Bilgelik Dolu 15 Atasözü - onedio.com
Madem Sizi Yatakta Çalışmaktan Vazgeçiremedik Bari Ağrısız Sızısız Çalışma Tavsiyelerimizi Dinleyin - onedio.com
Madem Sizi Yatakta Çalışmaktan Vazgeçiremedik Bari Ağrısız Sızısız Çalışma Tavsiyelerimizi Dinleyin - onedio.com
1071'de Türklere Anadolu'nun Kapısının Açılması ve Orta Asya'dan Göç Bir Efsane miymiş? - onedio.com
1071'de Türklere Anadolu'nun Kapısının Açılması ve Orta Asya'dan Göç Bir Efsane miymiş? - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
berkay-kucuk

Afro ne kardeşim ya, SJW'lerin Türkiye bayisi gibisiniz, zenci kelimesi ne zaman ırkçı oldu ki amerikalılara özenip afro / african kelimesini kullanmaya başladınız? ben artık hangi şeyleri söyleyip hangilerini söyleyemeyeceğime karar vermeye çalışan şu onedio gibi dallama sitelerden çok sıkılmaya başladım, bundan 50 yıl sonra sokakta zenci diyemezsin ırkçı yhaa diyen cihangir solcusu maymunlar dolar bak görürsünüz, zaten amerikanın 50 yıl gerisinden gidiyoruz sosyolojik olarak, görürsünüz bak olacak bunlar.

selin_nothanks

Zenci zaten siyahi ile eş anlamlı. Zenc siyah demek. Amerikan filmi çevirilerinde nigger kelimesinin karşılığı olarak kullanıldığı için malesef ırkçı zannediyorlar bazı tipler. Oysa bir sözün ırkçı/nefret içerikli sayılması için o sözün ırkçı bir geçmişinin olması gerek. Biz Amerikalı değiliz, dolayısıyla zenci nigger'la eş değil çünkü tarihimiz Amerikalılardan farklı. Bağlam nedir bilmeden boş boş konuşsunlar sadece. Bu politik doğruculuk sevdaları yüzünden milletin aklını da anlatmak istedikleri şeyden uzaklaştırıyorlar, haberleri yok. Bu coğrafyada az görülen ama yine de bizden olan bir insanın başarısını göğüslerini gere gere ve korkusuzca değil, aman birilerini sinirlendirmeyelim diye diken üstünde anlatmaları üzücü.

berkay-kucuk

Biliyorum kral, bu yüzden bu yavşakları gördükçe sinirleniyorum.

selin_nothanks

Ben de. Zaten böyle davranan Batılılara gıcığım var, bir de bunlar çıktı başımıza. Bu devirde white savior olmaya özenmek... Böyle davranarak çağdaş insan gibi görünmeye çalışıyorlar, izlemesi trajikomik.

_serdar_

bizim koylu :)

Görüş Bildir