İhtiyacın Yoksa Verrr Gitsin

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

İhtiyacın Yoksa Verrr Gitsin

Özellikle Gezi olayları sonrası artan duyarlılıkla paylaşım kültürü yayılmaya başladı. İnternet üzerinden ihtiyacınız olmayan eşyaları ihtiyacı olanlara gönderebilir veya başkalarına fazla gelen ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

2012’nin sonlarına doğru herkes şu meşhur 21.12.2012’de ne olacağını merak ediyordu. Kimine göre kıyamet kopacak, kimine göre Marduk dünyaya çarpacaktı.

Dünya karanlığa gömülecek, elektrik kesilecek, pek çok kişi aklını kaçıracak ve her şeyin normale dönmesi aylar sürecek, yanardağlar patlayacak, yer yarılacak, bir gezegen çarpacak dünyanın sonu gelecek iddiaları dolaşıyordu.

Ama bir de bu tarihin insanoğlunun varoluşunu kökten değiştirecek milat olduğunu savunanlar vardı. İnsanoğlu yeni bir bilinç seviyesine yükselecek, bundan sonra her şey daha iyi olacaktı.

New Age hareketinin takipçileri, insanoğlunun yeni bir bilince yöneldiğine, zaten bugüne kadar sürdürdüğü uygarlığını ve bilincini değiştirmezse asıl kıyametin o zaman geleceğini savunuyorlardı.

KURTARICI KUŞAK

Bizim “İndigo çocuklar” , uzmanların “homo noeticus” dediği çocukların homosapiens’ten sonraki halka olduğuna inanılıyor. 1982-2003 döneminde doğan bazı çocukların, anne ve babalarından daha zeki, daha donanımlı dünyaya geldiklerine inanılıyor. Kimi uzmanlara göre onlar, ’tan sonra gireceğimiz “foton kuşağı” nda dünyayı kurtarmakla görevli.

Ölüm ötesi uzmanı Amerikalı P.M.H. Atwater , şöyle tanımlıyordu söz konusu nesli:

“Bu çocuklar, daha önce de özellikle de insan nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarında dünyaya gelmiştir. Şimdi davrandığımız gibi devam edemeyiz, aksi halde kendimizi mahveder, Ortaçağ düşüncelerine geri döneriz. Bu çocukların hem pozitif hem de negatif özellikleri var. Bir kere daha zekiler, daha çok biliyorlar, farkındalar, gönüllüler, psişik özellikleri var, dürüstlüğe, insan haklarına önem veriyorlar. Ancak aynı zamanda öfkeli ve sabırsızlar. Dürüstlük arıyorlar, yalanla karşı karşıya kaldıklarında çok sabırsız oluyorlar. Eğer onların öfkelerini yönetebilirsek, dünyayı kurtarabiliriz. Onların sabırsızlıklarını fark ederek onlara yardımcı olabiliriz. Paranıza, yaşınıza, mevkinize önem vermiyorlar. İlişkilerinde ne kadar samimi olduğunuza bakıyorlar, bekletmeye gelmiyorlar.”

Yukarıdaki tarif size biraz tanıdık gelmedi mi? Tüm bu İndigo çocuklarla ilgili bilgileri, 21 Aralık 2012’den tam 10 gün önce yayınlanan bir yazı dizisi için toplamıştım. O zaman, mevcut senaryolardan biriydi sadece. Gezi olaylarından sonra Y Kuşağı olarak tanımladığımız kuşak, onlar olabilir mi?

2013: TEKAMÜL YILI

İçinde bulunduğumuz süreci mitlerle, parapsikolojiyle, astrolojiyle açıklamaya girişiyor değilim. Ama tüm kalbimle 2013’ün ‘tekamül yılı’ olduğuna inanıyorum. Vicdanın, adaletin, dayanışmanın, sürdürülebilirliğin kıymetli olduğu zamanlara geldiğimizi umuyorum.

Ve gelelim asıl konuya…

Özellikle Gezi olayları sonrası artan duyarlılıkla paylaşım kültürü yayılmaya başladı. İnternet üzerinden ihtiyacınız olmayan eşyaları ihtiyacı olanlara gönderebilir veya başkalarına fazla gelen ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

Paylaşım kültürü, bizim için ithal bir şey değil elbette. Ancak şehirlileştikçe, yanı başımızdakine yabancılaştıkça unuttuğumuz bir şey. Ve şimdi yeniden hatırladığımız…

Yetenek, tecrübe ve sahip olunanların paylaşıldığı sistemler giderek artıyor. Örneğin Zaman Bankası Zumbara…

Zumbara, para yerine zamanın kullanıldığı, yetenek ve tecrübelerin paylaşıldığı bir topluluk. 2011’den beri var. Üyelerinin hizmet verdikleri saat kadar hizmet almalarını sağlamaya yönelik alternatif bir ekonomik sistem platformu. Bugün verdiğiniz 2 saatlik hizmet sonucunda ister bir kişiden 2 saat, ister ayrı kişilerden birer saat hizmet alabiliyorsunuz. Dilerseniz faydalanmak istediğiniz bir hizmet çıkana kadar bekliyorsunuz.

Sonra Eşya Kütüphanesi’nden bahsetmek lazım. Aysu Erdoğdu ve Ayşe Gökçe Bor ’un projesi. Bu sistemde sahip olduklarınızı başkalarına ödünç veriyor ya da başkalarından kısa süreli ihtiyaçlarınızı ödünç alıyorsunuz. İhtiyacımız olmayan şeyleri bile satın aldığımız şu günlerde yeni bir bakış açısı kazandırabilir.

İnternete girip eşya paylaşım yazdığınızda Ankara, İstanbul, İzmir, Çanakkale, Diyarbakır, Eskişehir’den gruplarla karşılaşıyorsunuz.

Freecycle uluslararası bir organizasyon. İstanbul, Ankara ve İzmir ’de de üyeleri var.

Ve tabii Verrr.com…

Geri dönüşüm yerine yeniden kullanımı destekleyen bir platform. “Geri dönüşümde de ortaya çıkan bir atık var, bu işlem için de kaynak tüketiliyor” diyorlar.

1 Ocak 2013’ten beri hizmet veriyor. Üyeler Türkiye’nin her yerinden her yerine, artık ihtiyaç duymadıkları eşyalarını gönderiyor. Ya da tam tersi; ihtiyacınızı yazıyorsunuz, birisi ‘adres ver göndereyim’ deyiveriyor.

Bunların hepsi tüketmek değil paylaşmak üzerine kurulu sistemler. Bir parçası olmaya ne dersiniz?

2 Temmuz 2013 Bunlar insanı alışverişten soğutur

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAnkaraDiyarbakırEskişehirİstanbulİzmir
Görüş Bildir