Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İfade özgürlüğü bahane İslam düşmanlığı şahane » AGOS

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

İfade özgürlüğü bahane İslam düşmanlığı şahane » AGOS

İfade özgürlüğü bahane İslam düşmanlığı şahane   » AGOS

Bir film, İslam dininin kutsallarına yönelik hakaretamiz içeriğiyle, dünyanın çeşitli yerlerinde insan ölümleriyle sonuçlanan protesto gösterilerini beraberinde getirdi. Lübnan’dan Libya’ya, Afganistan’dan Mısır’a uzanan gösteriler ve saldırılar, Batı dünyasına doğru yayılıyor. Ve tabii yıllardır bitip tükenmeyen bir tartışmayı da yeniden dünya gündemin ön sıralarına taşıyor. İfade özgürlüğünün sınırlarının nerede başlayıp, bitiyor?

Londra’da, Paris’te ya da New York’ta görünürlükleri hızla artan Müslümanların inançları söz konusu olunca arkasına sığınılan ifade özgürlüğü, aniden kendisine benzemeyene karşı olan nefretin üstünü örten bir perdeye mi dönüşüyor? Almanya’da “cami ve göçmen” düşmanlığıyla tanınan ve bununla övünen Pro Deutschland grubunun, film için özel gösterim düzenleme isteği, ifade özgürlüğüne duyulan derin saygının bir ifadesi midir?

Film için “tek kelimeyle iğrenç” diyen ABD Dışişleri Bakanı Clinton’ın “Nasıl olur da özgürleştirdiğimiz Libya elçimizi öldürür. Anladık ki Ortadoğu’da görevimiz daha bitmemiş” cümlelerini kurabilmiş olması aslında sorunun bir ifade özgürlüğü sorunu olmadığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Ortadoğu’yu ve daha genel olarak İslam dünyasını “ehlileştirme”yi kendisine misyon edinenlerin şapkalarını önlerine koyup düşünme vakti geldi de geçiyor bile.

İçinde yaşadığımız Ortadoğu ve İslam dünyasında, kendisine benzemeyenin hakları ve eşitliği konusunda ciddi sorunlar var ve bunu en iyi bilenler de bu coğrafyanın azınlıkları… Ancak bu, Batı’nın İslam ve Müslümanlarla ilgili sahip olduğu çifte standardı görmemize engel değil. İncil’de denildiği gibi, “Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.”

ABD yapımı ‘Müslümanların Masumiyeti’ filmi, Hz. Muhammed’e ve İslam dinine yönelik aşağılayıcı içeriği ile önce büyük tartışmaları, sonrasında da dünyanın çeşitli yerlerinde can kaybıyla sonuçlanan protesto gösterilerini beraberinde getirdi. Pakistan, Lübnan, Afganistan, Mısır büyük gösterilerle sarsılırken, Taliban’ın Afganistan’da NATO üssüne yaptığı saldırıda 18 kişi hayatını kaybetti, Libya’da ABD Büyükelçisi ve 4 elçilik çalışanı öldü.

Tartışmalar, Arap dünyasından ABD ve Avrupa’ya doğru yayılıyor. Özellikle Müslüman göçmenleri barındıran Batılı ülkelerin vereceği sınav merakla izleniyor. Bir yanda filmin gösterimini ifade özgürlüğü içinde görme ve saldırıları bir başına gündemleştirme gayretleri görülürken, sağduyulu kesimler, çıkış amacı provokasyon olan ve esasen 11 Eylül’den bu yana yoğun olarak hissedilen İslam fobisine yaslanan girişimleri siyasi tablo içinde daha geniş görmekten yana. Nitekim Almanya’da camilerin yapımına karşı çıkan eylemleriyle bilinen İslam karşıtı ırkçı Pro Deutschland grubunun film için özel gösterim düzenleme isteği, aşırı uçların birbirini besleme pratiği açısından çarpıcı bir örnek.

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, “İfade özgürlüğü, nefret, hoşgörüsüzlük ya da önyargı propagandasıyla çatıştırılmamalıdır” derken, aslında bu potansiyel tehlikeye işaret etmiş oldu. Başbakan Erdoğan’ın, “Tahrik biçiminde olduğu zaman insanların kutsallarına, dini inançlarına saldırıların tanzim edilmesi konusunda uluslararası düzenlemelerin yapılması gerekir” diyerek konuyu Birleşmiş Milletler’e götüreceğini açıklaması ise tartışmaları yoğunlaştırdı.

Gerek çalışmaları gerekse duruşları ile konuya özel ilgileri olan farklı kesimlerden isimlere bir soru yönelttik: “11 Eylül saldırısı sonrası ortaya çıkan Müslümanlara yönelik önyargılı ortam ve dini değerlere hakaret içeren provokatif çıkışların yol açabileceği toplumsal bedeller göz önüne alındığında, ifade özgürlüğü ve bir arada yaşama ikileminin, bir unsuru diğerine feda etmeden üstesinden gelebilmek mümkün müdür? Bunun yolu somut olarak nereden geçer?” İşte yanıtlar…

**AGOS'ta yayınlanan haberin devamını okuyabilmek

için sitemize abone olmanız gerekmektedir.**

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBaşbakanBirleşmiş MilletlerLübnanMısırMüslümanların MasumiyetiNATO
Görüş Bildir