Herkesin En Az Bir Kez Düşündüğü O Meşhur Soru: Neden Kendi Kendimizi Gıdıklayamayız?

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Gıdıklamak ve gıdıklanmak aslında çok esrarengiz bir konu; çünkü sinirlerin dağılımı ve kişiden kişiye değişen özellikleri bu konuyu gizemli kılıyor. Ancak neden kendimizi gıdıklayamadığımızın sebebi oldukça açık. Gelin, birlikte bakalım.

Vücudunuzun bazı bölgelerinin diğer bölgelerden daha fazla gıdıklandığını fark ettiniz mi?

Birisi omzunuzu gıdıklamaya çalıştığında bir şey hissetmeyebilirsiniz ama ayağınızın altını gıdıklamaya çalıştığında kahkahadan kıvranabilirsiniz. Bu herkes için geçerli. Vücutta bazı bölgeler gıdıklanır, bazı bölgeler gıdıklanmaz.

Bunun sebebi mükemmel bir şekilde işleyen sinir sistemimiz.

Aslında tüm cildimizin altında sinir uçları mevcut. Sinir uçlarının yoğunluğu da bu tip duyarlılıkların farklılığını ortaya koyuyor. Sinir uçlarından alınan sinyaller beyindeki sinir merkezine aktarılıyor. Ayak ve koltuk altı gibi bölgelerin hassasiyetinin sebebi sinir uçlarının yoğunluğu.

Gıdıklanma ve kendi kendini gıdıklama konusunda bilimsel araştırmalar var.

Beynimiz aslında aynı olan bu iki hamleyi keskin bir şekilde ayırıyor. Beyin aktiviteleri bu fenomeni doğruluyor.

Gıdıklanmak aslında yanlış bir alarm.

Bir başkası tarafından gıdıklandığımızda kahkaha atmamız ya da gülmemiz aslen yanlış bir alarm. Çünkü sinir hücrelerimiz gıdıklamayı tehlikeli bir atak algılıyor ve beynin tüm ilgisini buraya yöneltiyor.

Gelelim kendi kendimizi gıdıklayamama konusuna...

Kendi kendimizi gıdıklamak için harekete geçtiğimiz anda beynimizin tamamen farklı bir noktası olan cerebellum devreye giriyor.

Kendi kendimize tehdit olamayız.

Cerebellum bölgesi vücuttaki kas koordinasyonunu sağlayan bölgedir. Bu bölge herhangi bir kendi kendini gıdıklama durumunda kas sisteminin tümünü uyarıp, bunun bir tehdit olmadığını iletir ve kendi kendimizi kahkahalara boğamayız.

Bu, kendimize dokunmakla başkasının bize dokunması arasındaki farkla aynı şey.

Aynı eylemin tamamen farklı bir hisse sahip olmasının temelinde de bu var.

Kahkaha atmak sadece eğlenceli bir aktivite değildir.

Bilim insanları kahkahanın sosyal zekanın bir yansıması olduğunu da düşünüyor. İlkel insanların kahkaha atarak sosyal bağları kurduğuna dair görüşler de mevcut. Ayrıca modern insan açısından da bakıldığında anne-baba ile bebeklerin arasında kuvvetli bir bağ kurmanın aracı olarak kahkaha atmak görülebilir. Yalnızken kahkaha atmak neredeyse mümkün değildir. Gıdıklanımanın da sadece sosyal bir aktiviteyle mümkün olması da bunu gösteriyor.

Kahkaha atarak insan olduğumuzu hissedebiliriz.

Tüm bu bilgiler ışığında başkası tarafından gıdıklanarak attığımız kahkahalar sosyal bir canlı ve insan olduğumuz gerçeğini anlamak için mükemmel bir örnek.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sahendenizzz

Kendini gıdıklayan şizofeendir

sosyopat-tate

Ne yani kendi kendinizi gıdıklayamıyor musunuz? *o*

alex-iris

Ben kendimi gıdıklayabiliyorum :/ ve bunu şizofrenlik belirtisi olduğunu da biliyorum...

zenci20

Artık bunun cevabını bilmeyen yoktur diye düşünüyorum editörcük

Başlıklar

Bilimanne
Görüş Bildir