Baykal 33 Ay Sonra Kürsüye Çıktı

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Hem Ulusalcı, Hem Yenilikçiyiz; Türklük Anayasadan Çıkarılamaz

Hem Ulusalcı, Hem Yenilikçiyiz; Türklük Anayasadan Çıkarılamaz

Deniz Baykal, kamuoyuna kapalı yapılan grup toplantısında, 'Mübadele anayasası, ulus devletini ver, başkanlığı al anayasasıdır' ifadesini kullandı

Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal , “Anayasa'dan Türklük kavramını çıkartmak isteyecekler. Buna izin vermeyelim” dedi. "Hem ulusalcıyız, hem de yenilikçiyiz'' diyen Baykal, "Bizi parçalı olarak göstermelerine izin vermeyelim'' ifadesini de kullandı.

Deniz Baykal, 3 yıl aradan sonra CHP kürsüsünden partililere seslendi. Basına kapalı gerçekleşen toplantıya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu katılmadı. 116 milletvekilinin katıldığı toplantıda Kılıçdaroğlu’nun kurmayları Gürsel Tekin ve Adnan Keskin yer aldı.

Sabahın erken saatlerinde Meclis'e gelen Baykal, kendisine yakın milletvekilleri ile toplantı öncesinde, durum değerlendirmesi yaptı. Grup toplantısı için 40 milletvekilinin erken saatlerde gelmesi üzerine, hazırlıkların hızlandırıldığı görüldü. Dakikaların ilerlemesi üzerine, gelen vekil sayısı 116'yı buldu.

Baykal'ın isteği üzerine yapılan toplantıda, Gürsel Tekin, Adnan Keskin, Faik Tunay, Bülent Kuşoğlu, Aydın Ayaydın, Metin Lütfi Baydar, Yıldıray Sapan, Akif Hamzaçebi, Alaattin Yüksel ve Mehmet Ali Edipoğlu'nun da aralarında olduğu milletvekilleri hazır bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç da toplantının katılımcıları arasında yer aldı.

Deniz Baykal, isteği üzerine düzenlenen ''kapalı grup toplantısı''nda yaklaşık bir buçuk saat konuştu. 116 milletvekilinin katıldığı toplantıda Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri tahlil eden Baykal, "1 Mart 2003 tarihindeki tezkereye karşı çıkmamızın değeri bugün daha iyi anlaşılıyor. O günlerde 90'a yakın AKP'li milletvekili ile tezkereye karşı çıktık. Bizi çekmek istedikleri tuzağın içine düşmemekle ne kadar doğru davrandığımız görüldü" ifadesini kullandı.

TBMM'de yapılan tezkere oylamasının üzerinden on yıl geçtiğini de hatırlatan Baykal, "Sayın genel başkan eğer bu konuda bir panel düzenletir ve o günkü tutanakların açılmasını isterse ben sahaya iner görev alır ve bunları topluma anlatırım" dedi. Tutanakların on yıl sonra açılabildiğini söyleyen Baykal, "Topluma 2003'te tezkereye neden karşı çıktığımızı anlatırsak, bugün Ortadoğu'da yaşanan dizayn daha net anlaşılır'' sözünü ifade etti.

''Yeni Anayasa'' sürecinde CHP'nin parçalanmaya çalışılacağını da belirten Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anayasa'dan Türklük kavramını çıkartmak isteyecekler. Buna izin vermeyelim. Dünyada 200'e yakın devlet var. Bunların ezici çoğunluğu ulus - devlet modelinde. Almanya, Fransa, İngiltere, ABD ulus devlettir. Şimdi bize ulus devletin modasının geçtiğini yine aynı kesimler söylüyor."

"Yeni Anayasa''nın ver-al anayasası olduğunu da belirten Baykal, "Anayasa'nın özü siyasi kimliği belirlemektir. 1924 Anayasası'nda devletin kimliği belirlenmiştir. 4. maddede ‘egemenlik halkındır’ ifadesiyle bunu ortaya koymuştur. 1961'de ise ‘egemenlik milletindir’ denilmiştir. Vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür ifadesi anayasaya konulmuştur'' dedi.

Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğuna da dikkat çeken Baykal, sözlerine şöyle devam etti:

“Yeni Anayasa'da Türk Milleti kavramı çıkartılmak isteniyor. Peki o halde egemenlik kimin olacak? Millet ifadesi kalkınca egemenlik kime geçecek? Etnik kimliklere mi egemenlik verilecek? Dünyada etnik kimliklere egemenlik veren tek bir ülke dahi yoktur. Bu ifadeleri etnikçiler, din istismarcıları, liberaller ve başkanlık isteyen Başbakan istiyor.”

Baykal ulus devletin kaldırılması karşılığında, Başbakan'a Başkanlık verilmesi pazarlığının sürdüğünü söyledi. Yeni Anayasa'yı “mübadele anayasası” olarak niteleyen Baykal, şunu söyledi:

“Uluslararası güçler diyor ki; ulus devleti ver, başkanlık sistemini al. Bunu bize anlatıldığı gibi İmralı değil, uluslararası güçler istiyor. İmralı'nın istediği de büyük bir yalan. Tıpkı Ergenekon yalanı gibi.”

“Etnik kimlik” tartışmalarına ve CHP'nin konumuna da değinen Baykal, “Etnik kimlik herkesin şerefidir. Etnik kimlikler arasında herhangi bir hiyerarşi yoktur. Hepimiz eşitiz. Etnik milliyetçilik yapmak da solculuk değildir. CHP solcu bir partidir ve emeği, kadın haklarını savunur. Ezilenden yana olur. Solculuk emekten yana olmaktır” dedi.

“Ulus devlet kavramı, modası geçmiş bir kavram değildir, Türk milletini, bir arada tutan bir kavramdır. Eğer, bu konuda bir kafa karışıklığı varsa bunu gidermek CHP'nin boynunun borcudur" ifadesini kullanan Baykal, laikliğe sahip çıkılmasını da istedi.

“Hem ulusalcıyız, hem de yenilikçiyiz” diyen Baykal, “Bizi parçalı olarak göstermelerine izin vermeyelim” ifadesini de kullandı. CHP'nin Türkiye'ye demokrasiyi getiren parti olduğunu da hatırlatan Baykal şöyle konuştu:

“CHP + ordu formülünü 1971'de partimizin dinamik kesimleri reddetti. Türkiye'ye sahip çıkalım. Türkiye'ye sahip çıkmanın yolu, CHP'ye sahip çıkmaktan geçer. Partimize karşı haksız ithamlarda bulunuluyor. Bunlara hep birlikte karşı koyalım.”

Baykal, yeni anayasa sürecinin tuzaklarla dolu olduğunu da belirterek, “Türkiye'nin değerlerinin kıymetini bilelim. Tunus, Irak, Libya ve Suriye'nin getirildiği nokta belli. Değerlerimizin kıymetini kaybettikten sonra anlamayalım” dedi.

T24

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAdnan KeskinAlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAntalyaAydınBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiErgenekonFransaİmralıİngiltereIrakKemal KılıçdaroğluSuriyeTunusTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir