Hayatta Tek Bir Seçenek Olmamalı

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Hayatta Tek Bir Seçenek Olmamalı

Hayatta Tek Bir Seçenek Olmamalı

Kelebek yazarı Onur Baştürk, yaz başında Altın Kitaplar’dan çıkan ve kısa sürede ikinci baskısını yapan ilk romanı “Ev Sahibi”yle çok konuşuldu. Tesadüflere inanmayan ve her şeyin bir nedeni olduğunu söyleyen Baştürk’le “Ev Sahibi”ni ve sonbaharda çıkacak devam kitabını konuştuk.

Ev Sahibi hakkında gelen yorumların seni şaşırttığını söyledin. Nelere şaşırdın?

  • Beni şaşırtmadı, insanlar şaşırmış. “Hiç böyle bir şey beklemiyorduk” diyenler oldu. Çoğunlukla şaşırdıkları şeyin kurgu olduğunu söylüyorlar. Bir de böyle bir alt metin beklemedikleri için şaşırmış olabilirler.

Ne yönde beklentileri vardı sence okurlarının?

  • Kelebek’te sosyal hayat ve popüler kültür yazıyorum. Belki bu yüzden “şehir ve gece hayatını yazmıştır” gibi bir beklenti ya da genel bir algı vardı.

  • Kitaptaki önemli karakterlerden biri olan Ev Sahibi’nin insanların hayatını etkilemek üzerine kurduğu farklı bir öğretisi var. Nasıl tanımlıyorsun bu öğretiyi?

  • Ev Sahibi, insanların kendi hayatının farkında olmadığını düşünüyor ve onlara farkındalık kazandırmak istiyor. Hayat hikayelerini değiştirmeye çalıştığı insanlara empoze ettiği bilgilerin hepsi farklı kişiler tarafından yüzyıllarca dillendirilmiş, ama hepsi de aynı kapıya çıkan Uzakdoğu öğretilerinde mevcut.

Bu konularla ne zamandır ilgilisin?

  • Uzun zamandır. Böyle bir kitap yazmak için ilgilenmeye başlamadım yani.

Bu tarz öğretiler son dönemde moda oldu, o konuda ne düşünüyorsun?

  • Evet, son 10 yıldır moda oldu. Ama birtakım insanların bunu kendilerine mâl edip onun üzerinden para kazanmaya çalışmasını sıkıcı da buluyorum.

Peki spiritüel konularla ilgili olman seni nasıl etkiledi?

  • En güzel etkisi şu: Bir yerden sonra tüm ilişkiler ve olaylar arasında bir anlam haritası çıkarmaya başlamak ve büyük resmi dışarıdan görebilmek...

AŞKIN GELECEĞİNİ HİSSEDERİM * Tesadüfe inanmaz mısın?

  • İnanmıyorum. Çünkü tesadüf sandığımız şeyleri biz yaratıyoruz aslında. Az önce buraya gelirken taksici bir şeyler söylüyordu mesela, ama onu hiç dinlemedim. Kulak verip sohbet etseydim, ona bir yanıt verecektim, sonra sohbet uzayıp gidecekti. Ama canım istemediği için bu kapıyı bilerek açmadım. Aramızdaki ilişkiler hep bunun gibi... İçinde bulunduğunuz anda seçtiğimiz yön bizi hep başka kapılara/yollara sürüklüyor.

Sürekli insanların arasındaki ilişkilere “göz misafiri” olmak yorucu değil mi?

  • Yorucu, ama görmek istemediğin zaman görmüyorsun. Tabii bu durum radarlarının açık olmasına neden oluyor.

Başka neleri hissedersin mesela?

  • Gelmekte olan aşkı mesela.

Peki “Ev Sahibi”nin devamı gelecek mi?

  • Evet, bu bir seri. Zaten finalde bir açık kapı var biliyorsun. Sırma’nın hikayesi tamamlanmadı, devam edecek.

Ne zaman çıkacak?

  • Sonbaharda, kasımda çıkarmayı hedefliyorum.

Alt metin yine aynı mı olacak?

  • İlk kitapta hiçbir şeyin tesadüf olmadığı alt metni vardı. İkinci kitapta daha farklı bir alt metin olacak. Başka şaşırtmacalar da var. Ben yazarken bile şaşırmalıyım, çok seviyorum bu durumu.

“Ev Sahibi”nde sen neye şaşırdın?

  • Finale ben de şaşırdım!

Bir meslek grubundan alışılmışın dışında bir karakter yarattın: Selma yani Zerrin karakteri. O yüzden eleştirildin mi?

  • Kitabı yazmadan evvel birçok hostesle konuştum ama yazdıktan sonra onlardan herhangi bir tepki gelmedi. Belki de iki hostes karakteri arasında bir denge oluşundan dolayı. Sırma ne kadar kendi halinde bir hostesse, Selma onun tam tersi: Dışarıdan tutucu gözüken fakat uçaktan çıktıktan sonra bambaşka bir hayatı olan bir hostes.

Peki, ana karakterin neden hostes?

  • Çünkü benim için seksi olan uçaklar ve havalimanları... Haliyle karakter olarak hostesleri kullanmam kaçınılmazdı...

Sırma bazı şeyleri önceden hissedebiliyor. Sırma için doğaüstü güçleri var diyebilir miyiz? Yoksa gönül gözü mü açık ?

  • Gönül gözü açık demek daha doğru. Doğaüstü bir yanı yok. Zaten kitabın sonunda da onu sorguluyor. “Madem insanların hayatlarına dair bir şeyleri önceden görüp sezebiliyordum, kendime olacakları neden göremedim?” diyor.

Sen de az önce bazı şeyleri önceden hissettiğini söyledin. Senin için de gönül gözü açık diyebiliriz o halde...

  • O kadar değil, ama evet arkadaşlarım fikrimi alırlar. Mesela yeni biriyle çıkmaya başlamıştır. Sürüp sürmeyeceğini söylerim.

Gitme duygusunu seviyorsun da dönüş duygusu hoşuna gitmiyor mu?

  • Onu da seviyorum. Bu noktada kendimi kitaptaki babaannenin söylediği “Hayatta tek bir seçenek olmamalı” sözüne çok yakın hissediyorum.
Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınKitapSeksi
Görüş Bildir