Hayatın Bir Roman Olsaydı İsmi Ne Olurdu?

 > -

"Benim hayatım zaten roman" diyorsan, bu test senin için!

Testi çöz, hayatın bir roman olsaydı ismi ne olurdu öğren!

1. Hayatın roman olmuş tamam; ama kaç sayfa bu roman?

2. Pekiii bu romanla bir de Nobel Edebiyat Ödülünü aldın. Kürsüdesin, ne yaparsın?

Önceden hazırladığım konuşmayı yaparım.
Tüm konuşmamı ve ödülü sevgilime adarım.
Kürsüde değilim; ödül törenlerini sevmem.
"Allah razı olsun" derim.
Ödülü alamayanlara kibarca laf sokarım.
Birkaç espri patlatır, herkesi güldürürüm.

3. Tamam Nobel'i de aldın. Ama başka bir haberle gazeteye manşet olmuşsun. Ne yaptın ki acaba?

4. Hadi gene iyisin şu ünlü tablolardan biri de sana miras kalacakmış. Peki hangisi?

5. Diyelim ki bir gün başını alıp gittin. Ama biraz fazla gitmişsin. Neredesin?

Cehennemin dibindeyim!
Uzayda herhangi bir yer!
Uçsuz bucaksız bir çöldeyim!
Paris!
Okyanusun orta yerindeyim!
Mars'tayım!

6. Pekiiii bu illüstrasyon sana neyi çağrıştırıyor?

7. Ya bu duvar yazılarından hangisini sen yazmış olabilirsin?

8. Son soru: İnsanlar neden senin hayatını okumak istesinler ki?

Böyle bir aşkı kim okumak istemez ki!
İstemeyen okumasın
Neden mi okumak istesinler?
Hayal güçlerini canlandırmak için
Çünkü çok heyecanlı!
Bir şeyler öğrenmek için

Romanın Adı: Çizgimdeki Kılçıklar!

Senin romanının adı; Çizgimdeki Kılçıklar. Çünkü sen çizgileri olan ve bunlardan kolay kolay şaşmayan bir insansın. Gerek yetiştirilme tarzın olsun, gerek kendi kendine öğrettiklerin olsun, her zaman prensipleri olan biri oldun. Herkes senin gibi olsaydı, hayat daha kolay olurdu, öyle değil mi? Ama maalesef ki çizgilere müdahil olan "kılçıklar" var. Oysa ki senin de kendine göre bir düzenin var. İşte bu nedenle senin romanının adı da "Çizgimdeki Kılçıklar." Keşke şu kılçıklar biraz daha mesafeli, saygılı ve anlayışlı olabilselerdi. Çünkü sana göre her şey - ki buna insanlar da dahil - kararında güzel. Zaten hayatın roman olmuş, sayfaları çizgili, insanlar da kılçık olmuş, olmaz mı?

Romanın Adı: Bir Garip Bulut Meselesi!

Senin romanının adı; Bir Garip Bulut Meselesi. Çok mu fantastik? Sen de öylesin! Senin romanın dünyanın başladığı yerden, hiç bitmeyecekmiş gibi uzanan bulutlara yazılmış. Senin gözünden, sadece senin görebildiğin bir dünyayı anlatmış. O dünyada ne istersen olabilir ve ne istersen yapabilirsin. Bu senin dünyan! Çokça hayal, kararında empati, ağız dolusu mutluluk ve bir tutam gerçek. Tek bir keşkeyle: Keşke hiç büyümesek! Hayat öyle daha kolaydı, daha renkliydi, insanlar daha inanılırdı. Olsun! Senin dünyan da inanılır gibi değil; harika! Zaten hayatın roman olmuş, birkaç garip hayal bulutunun kime ne zararı olabilir ki?

Romanın Adı: Kemanımın Beşinci Teli!

Senin romanının adı; Kemanımın Beşinci Teli. Şimdi önce şu konuda bir anlaşalım; kemanın dört teli olur. "Eee ne alaka bu beşinci tel?" diye soracak olursan da, işte o tel senin içini sızlatan tel. Daha açık olalım; sen tam bir aşk insanısın! Eğer sevgilin varsa, ne mutlu ki sen onu seviyorsun ve o çok şanslı. Ama eğer yoksa da sorun yok. Çünkü aşık olacağın kişiyi bekliyorsun. Nasıl ki beşinci teli olan bir keman farklı titrerdi, sen de konu aşka gelince herkesten farklı seven bir insansın. Zaten hayatın roman olmuş, biz buradan senin eski sevgililerine selam söyleyelim, senin için de umalım ki istediğin aşkı bul!

Romanın Adı: Dünyadaki En Yalnız İnsan!

Senin romanının adı; Dünyadaki En Yalnız İnsan. Evet, evet senden bahsediyoruz. Hayatın roman oldu ya, senin melankolin de romana konu oldu tabii ki. Söylesene nereye kadar bu yalnızlık? Sen de merak ediyorsun değil mi? Biliyoruz, sen de haklısın denemiyor değilsin; ama olmayınca olmuyor. Neden diye sorma artık. Çünkü şu sırtına yapışmış bir yalnızlığın altında sen herkesten farklısın. Farklı olduğun için de ait olamıyorsun. Aslında yerini yadırgamak gibi bir şey senin ki; ama yattığın yerden değil, yaşadığın yerden. Zaten hayatın roman olmuş, tam da şöyle yağmurlu bir havada okunacak bir roman, biraz yalnızlık gerekmez mi?

Romanın Adı: Karşı Kıyıdaki Fiskos!

Senin romanının adı; Karşı Kıyıdaki Fiskos. Çünkü gıybet senin için bir yaşam biçimi. Neden olmasın ki? Meraklı bir insansın, tabii ki senin de hakkın milletin ne yaptığını bilmek. İnsanların hayatlarındaki entrika, hırs ve gerilim, senin günlük yaşantının bir parçası. İşte bu nedenle de senin romanın yazıla yazıla bitmez zaten. Fena mı işte anlatacak çok şeyin var! Hem başkalarından feyz almak iyidir. Sonuçta diziler, filmler de başka hayatları anlatıp durmuyorlar mı? Sen sadece gerçek hayatları merak ediyorsun. Zaten hayatın roman olmuş, senin hakkında da konuşacaklar, sana da karşı kıyılardaki fiskosunu esirgemeseler çok mu?

Romanın Adı: Roman!

Senin romanının adı; Roman. "Nasıl yani?" deme. Şöyle ki: Tek kelime, basit, kısa ve öz. Aynı senin gibi. Neyse o! Öyle lafı uzatıp dolandırmaya, illa afili bir isim bulacağım diye uğraşmanın bir alemi yok. Zaten sana göre bir şeyleri süsleyince, gerçek değerini kaybediyor. Gerçek hayatta da böyle. Bir şeyleri nasıl söylemek istiyorsan öyle söylüyorsun. İma etmeyi de edeni de sevmiyorsun. Çünkü sana göre netlik önemli. Her şey basit ve herkes dürüst olduğunda işler daha kolay. Zaten hayatın roman olmuş, bir de gereksiz şeylere neden kafa yoracakmışsın ki?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mehmet-kulas

Senin romanının adı; Karşı Kıyıdaki Fiskos. Çünkü gıybet senin için bir yaşam biçimi. Neden olmasın ki? Meraklı bir insansın, tabii ki senin de hakkın milletin ne yaptığını bilmek. İnsanların hayatlarındaki entrika, hırs ve gerilim, senin günlük yaşantının bir parçası. İşte bu nedenle de senin romanın yazıla yazıla bitmez zaten. Fena mı işte anlatacak çok şeyin var! Hem başkalarından feyz almak iyidir. Sonuçta diziler, filmler de başka hayatları anlatıp durmuyorlar mı? Sen sadece gerçek hayatları merak ediyorsun. Zaten hayatın roman olmuş, senin hakkında da konuşacaklar, sana da karşı kıyılardaki fiskosunu esirgemeseler çok mu?

hasan-yilmaz27

Romanın Adı: Çizgimdeki Kılçıklar! Senin romanının adı; Çizgimdeki Kılçıklar. Çünkü sen çizgileri olan ve bunlardan kolay kolay şaşmayan bir insansın. Gerek yetiştirilme tarzın olsun, gerek kendi kendine öğrettiklerin olsun, her zaman prensipleri olan biri oldun. Herkes senin gibi olsaydı, hayat daha kolay olurdu, öyle değil mi? Ama maalesef ki çizgilere müdahil olan "kılçıklar" var. Oysa ki senin de kendine göre bir düzenin var. İşte bu nedenle senin romanının adı da "Çizgimdeki Kılçıklar." Keşke şu kılçıklar biraz daha mesafeli, saygılı ve anlayışlı olabilselerdi. Çünkü sana göre her şey - ki buna insanlar da dahil - kararında güzel. Zaten hayatın roman olmuş, sayfaları çizgili, insanlar da kılçık olmuş, olmaz mı?

fatma-saral

Senin romanının adı; Kemanımın Beşinci Teli. Şimdi önce şu konuda bir anlaşalım; kemanın dört teli olur. "Eee ne alaka bu beşinci tel?" diye soracak olursan da, işte o tel senin içini sızlatan tel. Daha açık olalım; sen tam bir aşk insanısın! Eğer sevgilin varsa, ne mutlu ki sen onu seviyorsun ve o çok şanslı. Ama eğer yoksa da sorun yok. Çünkü aşık olacağın kişiyi bekliyorsun. Nasıl ki beşinci teli olan bir keman farklı titrerdi, sen de konu aşka gelince herkesten farklı seven bir insansın. Zaten hayatın roman olmuş, biz buradan senin eski sevgililerine selam söyleyelim, senin için de umalım ki istediğin aşkı bul!

beren-tufan

Senin romanının adı; Bir Garip Bulut Meselesi. Çok mu fantastik? Sen de öylesin! Senin romanın dünyanın başladığı yerden, hiç bitmeyecekmiş gibi uzanan bulutlara yazılmış. Senin gözünden, sadece senin görebildiğin bir dünyayı anlatmış. O dünyada ne istersen olabilir ve ne istersen yapabilirsin. Bu senin dünyan! Çokça hayal, kararında empati, ağız dolusu mutluluk ve bir tutam gerçek. Tek bir keşkeyle: Keşke hiç büyümesek! Hayat öyle daha kolaydı, daha renkliydi, insanlar daha inanılırdı. Olsun! Senin dünyan da inanılır gibi değil; harika! Zaten hayatın roman olmuş, birkaç garip hayal bulutunun kime ne zararı olabilir ki?

ayse2002

Senin romanının adı; Roman. "Nasıl yani?" deme. Şöyle ki: Tek kelime, basit, kısa ve öz. Aynı senin gibi. Neyse o! Öyle lafı uzatıp dolandırmaya, illa afili bir isim bulacağım diye uğraşmanın bir alemi yok. Zaten sana göre bir şeyleri süsleyince, gerçek değerini kaybediyor. Gerçek hayatta da böyle. Bir şeyleri nasıl söylemek istiyorsan öyle söylüyorsun. İma etmeyi de edeni de sevmiyorsun. Çünkü sana göre netlik önemli. Her şey basit ve herkes dürüst olduğunda işler daha kolay. Zaten hayatın roman olmuş, bir de gereksiz şeylere neden kafa yoracakmışsın ki?

Başlıklar

ManşetNobelaşk
Görüş Bildir