Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Hayal Dünyasına Farklı Pencerelerden Bakmak

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Hayal Dünyasına Farklı Pencerelerden Bakmak - Nevzat Çiftçi

Hayal Dünyasına Farklı Pencerelerden Bakmak - Nevzat Çiftçi

Hayal Perdesinde Ulus, Değişim ve Geleneğin İcadı, Türkiye ve Balkanlarda uluslaşmanın getirdiği toplumsal sıkıntıları Karagöz/gölge oyunu penceresinden bakarak anlatıyor...

Karagöz, hakkında bugüne kadar yazılan kitaplar, sadeleşeceği yerde daha da karmaşık bir hâl alarak birbirini tekrar etmekteydi. Özellikle Karagöz ve buna bağlı olarak da gölge oyununun tarihini öğrenmek isteyen araştırmacı, öğrenci veya bu işin meraklısı bir kişi, bütün okuduklarından sonra, aydınlanacağı yerde, o birbiriyle çelişen, başı sonu belli olmayan araştırmalar- saptamalar, gereksiz tekrarlar ve rivayetlerden sonra, konuyla ilgili hiçbir şeyin adını koyamadan, işin tarihini, kaynağını vs. öğrenemeden, karışık bir zihinle konuyu kapatmış oluyordu.

Şimdi yeni basılmış bir kitap var karşımda, makalelerden derlenip toparlanmış. Kitabı farklı kılan bir özellik de, fikirler yazanlara ait, üslup editöre... Hayal Perdesinde Ulus, Değişim ve Geleneğin İcadı ; kapak resminde, Karagöz’ün perdede ki en sevdiğim pozunu ve bu resmin zemininde ise Karagöz ile Hacivat’ın gerçek renklerini ve onların diğer coğrafyaları hatırlatan bayrak renklerini yanyana görünce, “bu kitap diğerlerinden farklı mıdır, yoksa değil midir”, diye ikirciklensem de, Karagöz’ü seven ve hâlâ öğrenmek isteyen biri olarak bu kitabı okumam gerektiğini düşündüm. Ama beklediğim gibi çıkmazsa, acaba bu kitabı, kaçıncı sayfadan sonra ötekilerin yanına koyacağımı da düşünmedim değil .

Göz gezdirmeye başlayınca aslında bir yandan da okumaya başlıyor insan, daha arka kapaktaki kısa tanıtım yazısından kitabın farklı olduğu anlaşılıyordu. Kitabın okunup bırakılacak ya da tozlu raflara kaldırılacak bir kitap olmadığını makalelerden önce önsöz fısıldamaya başladı... Fısıltı, Fan Pen Chen’in makalesini okudukça derinleşiyor, derinleştikçe değişiyordu... Asırlar ötesine, ta Orta Asya’ya, bir ayinden seslenen şamana, hangi kıl çaldırda hangi coğrafyanın, bilmem ne tarihinde, yakıldığı yazmayan Şem-a’ya ve Küşterî’nin sarığından gerilmiş Kar-î Kadim perdenin gerisinden nareke üfleyip, hayal oynatan hayalbazın kulaklarındaki kahkahaya kadar...

Öyle kitaplar okuyamadım ki!

Kahkahalar ortasında, şaşkın gözlerle tedirgin bir halet-i ruhiye içinde, gülümsemesi gözlerinde donakalmış, seyrettiklerini anlamaya çalışan, ecnebi seyyahlar canlanıyor Daryo Mizrahi’nin makalesini okurken, çünkü cinsellikle ilgili “Toramanlı” yada “Zekerli” diye adlandırılan ve son döneminde yasaklanan bu tür oyunların arka sokaklarda, özel gösterilerle abartılı, dozu, tadı kaçmış örnekleriydi yabancı seyyahlara gösterilen... Ve o küçük mekânlarda, seyirciden aldığını, seyirciye veren hayali, bazen diline hakim olamasa da, her daim dile hakimdi ve orda olan gerçekten de oradakiler arasında kalıyordu; eğlencesiyle, kahkahalarıyla...

Bir çay molasından sonra, sadece Karagöz meraklılarının değil, halkbilimcisinden hayalisine, edebiyatçısından öğretmenine, öğrencisinden gazetecisine kadar herkesin okuması gerekir bu kitabı diye düşünüyorum, Walter Puchner’in yazdığı makaleyi okurken. Çünkü bugüne değin, Karagöz ile ilgili öyle köşe yazılarını, öyle incelemeleri, öyle kitapları okuyamadım ki!?.

Eugenia Popescu-Judetz makalesinin “Sonuç Düşünceleri” kısmında Karagöz’ün oynatıldığı, Osmanlının hüküm sürdüğü diğer coğrafyalardaki macerasının da özetini veriyor, Romanya örneğini anlatırken; “...etki alanı Türkler ve Osmanlı İmparatorluğu’ndaki diğer milletlerden ve tabii Türkleşmiş Fener Rumlarından oluşan küçük bir nüfusla sınırlı orijinal Karagöz gölge oyununun Rumen kültürü içindeki tezhürü marjinaldir. Karagöz’ün varlığı esasen tarihsel ve sosyal bağlamda belirlenmiştir, ancak bu bağlam etkenler değişince ortadan kaybolmuştur...”

Bizde Karagöz’e ruh ve kimlik arama çalışmaları ve çabaları yüzyıldan beri sürerken, zaman içerisinde ortaya konulan fikirler Karagöz’ün varoluşuyla ilgili asıl önemli noktaların önünü tıkamıştır. Tutarsız tekrarlar üzerinde dönenip durulmuştur. Adı Karagöz değilde Karagiozis de olsa, oynatanı Hayalî Küçük Ali değil, Sotiris Spatharis de olsa, kaderlerinin ve maceralarının benzer olduğunu görüyoruz, her coğrafyada bu sanatın ve bu sanatı icra edenlerin... Aslında Peri Efe’nin makalesinde, yazılmamış ve yazılmasını istediği hayalilerin de anılarıdır, Sotiris Spatharis’in anıları.

Cumhuriyet sonrası Karagöz’e bakış için önemli bir örnek olan Sabri Esat Siyavuşgil, özellikle Türkçe bilmeyen yabancı araştırmacılar için neredeyse değişmeyen bir kaynaktır. Sertan Batur, Sabri Esat Siyavuşgil’in çalışmasına eleştirel bir bakışla yaklaştığı yazısında Karagöz örneğinde geleneksel sanatlarda “halk ruhu”nu bulma amacı güden yaklaşımı da tartışıyor.

Çeşitli kavram ve kelimelerde köken aranırken zaman içerisinde anlamlarında değişebildiği es geçilerek, Karagöz için bakılması gereken kaynaklardan birinin de geçmişten günümüze, usta-çırak ilişkisiyle nakledilen, zamanla replikleri değişse de hikâyesi ile önermesi değişmeyen klasik oyunlar (Kar-î kadim) ve Perde gazelleridir.

Çetin Sarıkartal, Şahsuvar Aktaş, Ayşe Selen, ortak makalede perdenin farklı tarafından bakıyorlar. Tarihsel ve sosyolojik açıdan ele alınan değişim ve asimilasyon hikâyelerinin sonunda geleneksel seyirlikleri kullanmanın bugün açısından anlamını tartışırlarken, geçmişte yazılmış perde gazellerinden örneklerle, hayal perdesine bakışı ve içeriği kendi kaynağında gösteriyorlar. Gerçekten de perde gazelleri bu tür örneklerle doludur, bir yandan içerikle ilgili bilgi verirken diğer yandan oyunun, oynatanın, yazanın döneminden hatta gölge oyununun tarihinden bilgilerdir verdiği.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

KitapRomanyaçay
Görüş Bildir