Güle Güle Dilber Abla! İnanılmaz Hayat Hikayesiyle Tüm Zorlukların Karşısında Dağ Gibi Duran Dilber Ay

-

Çok üzgünüz. Dilber Ay'ı, ablamızı kaybettik... Onun gibi bir kadına yakından bakınca hayran olmamak mümkün değildi oysa ki. Kendinin her şeyi olan, tüm zorluklarla başa çıkıp dağ gibi ayakta kalan bir kadın işte. Güle Güle Dilber Abla, çok ani oldu bu...

Bugün bir halk kadınını kaybettik. Olduğu gibi olmaktan asla vazgeçmeyen, dürüst ve net bir kadındı Dilber Ay. Sevdik de hayatına pek bakmadık.

Zaten o da çok göz önünde olmayı sevmedi hiçbir zaman. Altında basma eteği, salonunda anam babam usulü somyasıyla aile hayatını, işinden çok daha fazla önemsedi.

Ailesinin kökü Halep'e dayanan, doğma büyüme Kahramanmaraşlı olan yarı Yörük, yarı Kürt kızı o. Ailesi Düzce'ye göçüp bir de ekmeklerini orada aramak isteyince onun hikayesi de değişmiş.

Düzce'ye yetenekli sesleri keşfetmek için gelen radyocuların dikkatini çekti bir şekilde ama ailesi razı gelmemişti bu işe. Öyle ki, babası bu haberi duyunca parmaklarının arasına kaşık koyup kırmış, boynuna ip geçirip ahırda sürüklemiş Dilber Ay'ı. Sabaha kadar da hayvanlarla, ahırda yatırmış kızını o baba.

Dahası, babasına "Senin kızın erotik filmlerde oynuyor sinemalarda" diye haber gidiyor. "Çıkar kızını dağa, vur orda temizle namusunu" diyorlar. Babası sinemaya gidince anlıyor ki bu sadece bir isim benzerliği, kızı değil o filmlerdeki.

Dilber Ay 13 yaşına geldiğinde ise okutmuyor ailesi. Babası okuldan alıyor ve kendisinden daha yaşlı bir adamla evlendiriyor. Çocuk yaşında hamile kalıyor Dilber...

Hamileyken bir de radyo yetkililerinden "Birinci oldunuz" telefonu geliyor. Babası bunu duyunca fena dövüyor kızını. Nasıl bir dram bu?

Çok sonra bir şekilde İstanbul'a kaçmayı başarıyor. Birinci seçildiği radyo evine girmek isterken jandarmalar tutuyor bu sefer, engel oluyorlar. Dilenci sanıp içeri almıyorlar Dilber Ay'ı.

Yıllar geçiyor, zorla evlendirildiği o adamdan boşanıyor. Bu arada yanık sesiyle fırtınalar kopartıyor, ortalık toz duman oluyor.

Avrupa turnesindeyken bir kötü olay daha yaşıyor: Kendisine tecavüz etmek isteyen adamı bıçaklayarak öldürüyor.

O olayı şöyle anlatıyor: "Bu dünyada namusuma, ekmeğime, şerefimle oynama. Bu yüzden yaptım. Başıma kötü bir şey gelmesin diye vurdum adamı. 7-8 yerinden bıçakladım. Ah bile etmedim. Sarkıntılık yapmak istedi. O da boğazında kaldı" 

Türkiye'de Zeki Müren'den İbrahim Tatlıses'e kadar en ünlü isimler, gazino programı için Dilber Ay'ı almak istiyor. Kapısında sıra oluşturuyorlar birlikte çalışmak için.

Emeklerinin karşılığını da alıyor. Mal, mülk, arabalar her şeyi oluyor... Fakat geriye çok fazla bir şey kalmıyor çünkü kardeşi, birçok şeyi kaybetmesine sebep oluyor. Ancak bunu kafasına hiç takmıyor bile Dilber Ay. "Aslan gibi çalışıyorum, yine alırım" diyor.

Yıllar sonra Almanya'da, bir arkadaşının vasıtası ile İbrahim Bey ile tanışıyorlar. Daha doğrusu İbrahim Bey, arkadaşına "Nolur beni Dilber Ay ile tanıştır" diye yalvarıyor. Arkadaşları da "Seni kovar o, boşver" diyor. Lakin İbrahim Bey'in kararlılığı sayesinde tanışıyorlar ve 30 yıla yaklaşan bir evlilik gerçekleştiriyorlar.

Beynelmilel filminde "Tavukları pişirmişem, hacıyı da çarşıya göndermişem" türküsüyle gönlümüzü çalıyor. Canımız, bir tanemiz Meral Okay ile ahretlik olarak seyrediyoruz, iyice kanımız kaynıyor.

Yıllarca reytingleri hep en üstte olan, görülmemiş bir formatın kahramanı oluyor sonra. Kader mahkumlarının ablası, anası olarak "Parmaklıklar Ardında" istek türküleri seslendiriyor.

Doğallığının en saf halini, Cüneyt Özdemir'in programında görüyoruz. Yanlış anlaşılan bir cevap sayesinde hepimiz birer Dilber Ay olup, eşimize dostumuza "zorunda mıyım?" diyoruz.

Ekrandan görsek bile ablamız olarak kabul ettiğimiz, dağ gibi bir kadındı Dilber Ay. İyi ki senin gibi özü sözü bir kadınla tanışmışız, iyi ki sen bizim ablamız olmuşsun. Mekanın cennet olsun Dilber Abla...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mert-mehmet

ulan be hayat işte bazıları hazırı yaşar bazıları kendi hazırladıklarını yaşar ne demişer Sanma ki dert sadece sende var Sende ki derdi nimet sayanlar da var ah be ablam özlicez seni asla unutmayacağım mekanın cennet olsun

mine-demircelik

ABLA! ABLA ! Ruhun şad mekanın cennet olsun içidışı bir insan!

bilincbilince

geçen günlere kadar sürekli ''kaşlarını eğdirirsin kirpiğine değdirirsin'' şarkısını açar dinlerdim.emmolu çok ısrar ederdi ''kaşın kara gözün kara her bakışın yüzbinlira'' şarkısını bul derdi bulamadım gitti.Allah rahmet etsin.

askito-muyum-ben

Hani annelerimiz bize sonsuza kadar yaşayacakmış gibi gelir ya, bu da öyleydi.. ha bana gelip sorsalar dinliyor muydun diye, tavukları pisirmisemden başka şarkısını bilmem hiçbir zaman da dinlemedim ama garip bir şekilde çok severdim.

poseidon-iyiyuzer-oglu

aynen katılıyorum bence rahmetlinin samimiyetinden kaynaklıydı mekanı cennet olsun

busunako

hükümet gibi kadin tabirinin tam olarak karşılığıydı namuslu ve şerefli bir kadındı Mekanı cennet olsun

Görüş Bildir