Gizli Tanıktan Açık İtiraf

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Gizli Tanıktan Açık İtiraf

Gizli Tanıktan Açık İtiraf

Hakkari’de 2009 yılından bu yana gizli tanık ‘Oyun Bozan’ ismiyle onlarca kişinin tutuklanmasına neden olan M.E., tutuklu bulunduğu cezaevinden nasıl ‘gizli tanık’ olduğuna dair mektup gönderdi. 4 yıldır polislerin hazırladığı ve tanımadığı kişiler hakkındaki iddialara imza attığını belirten M.E., gizli tanıklıktan vazgeçtiğinde ise kendisiyle birlikte ailesinden 3 kişinin tutuklandığını söyledi. M.E., “Tüm gizli tanıkların ifadeleri senaryolardan ibarettir. Birçoğu hayali olduğu gibi kimisi de ben de olduğu gibi kandırılarak, korkutularak hazırlanan ifadelere imza attırma şeklinde gerçekleşmektedir” dedi.

Son yıllardaki hemen hemen tüm siyasi davalarda başvurulan ve hukuka aykırılığı sebebiyle tepki çeken ‘gizli tanık’ uygulamaları ile ilgili çarpıcı gerçekler bir bir ortaya çıkıyor. Hakkari’de 2009 yılından bu yana gizli tanık ‘Oyun Bozan’ ismiyle onlarca kişinin tutuklanmasına neden olan M.E., tutuklu bulunduğu Muş E Tipi Cezaevi’nden DİHA’ya nasıl ‘gizli tanık’ olduğuna dair mektup gönderdi. 4 yıldır polisin hazırladığı ve tanımadığı kişiler hakkındaki iddialara imza attığını kaydeden M.E, gizli tanıklıktan vazgeçtiğinde ise ailesi üzerine baskı uygulanarak, kendisiyle birlikte ailesinden 3 kişinin tutuklandığını söyledi. M.E. son olarak 27 Temmuz’da Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmasında, ‘Oyun Bozan’ kodlu tanığın kendisi olduğunu belirterek, verdiği ifadelerin yalan olduğunu ve polis zoruyla ifade vermek zorunda kaldığını açıklamıştı.
İfadelerin tamamı polisten

M.E’nin gönderdiği mektupta, 2009 yılında Hakkari Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi’nde gördüğü baskı, tehdit ve şantaj sonucu iradesinin kırıldığını ve bir daha kurtulamadığını belirterek, yaşadıklarına ilişkin şunları aktardı: “2009 yılında Hakkari’de gözaltına alındım. TEM Şube’de Murat ve Şahin adlı iki polisin tehdit ve şantajlarına maruz kaldım. Korktuğum için ‘gizli tanık’ olmayı kabul ettim. Bana baskı uygulayanlar arasında Hakkari Savcısı da vardı. Bundan sonra birçok kişi hakkında ifadeler verdim, ancak hiçbir ifadem doğru olmadığı gibi bunların tamamı polisler tarafından hazırlandı.

Tutuklamaya delil yoktu!

Hiç tanımadığım, bilmediğim kişiler, Kürt siyasetçiler üzerine ifade verdim. Aslında söz konusu kişilerin hepsi de Hakkari polisinin tutuklamak isteyip de tutuklama için delil bulamadığı kişilerdi. Bu kişiler için düzenlenen komplolara alet edildim. Ben böyle bir onursuzluğa imza attıktan sonra düşürülmüşlüğün sınırsızlığı içinde kendimi kaybedip, tanıdığım bazı kişilerin üzerine de iftirayla ifadeler verdim. Bütün bunları işkence görmeme tutuklanmama karşılığında yaptım.”

Reddedince tutuklandı

Bu işbirliğini reddedip artık gizli tanık sıfatıyla daha fazla bu kirli ağın içinde bulunmak istemiynce tutuklandığını ifade eden M.E., mektubunu şöyle sürdürdü: “Van F Tipi, ardından Muş E Tip Cezaevi’ne gönderildim. Cezaevinde gün geçtikçe içine girdiğim onursuzluğu düşündükçe psikolojim bozuldu. Bu nedenle mahkemeye dilekçe yazıp, pişmanlık yasası ve gizli tanık olmaktan vazgeçtiğimi söyledim. Mahkemeye verdiği dilekçenin ardından, ‘duruşman var’ denilerek, Van Adliyesi’ne götürüldüm.

Tehdit ettikleri gibi oldu

‘Mahkemeye gittiğimde dönemin Van Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı D.Y. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi B.K. ve 4. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi adını bilmediğim ancak Ağrılı olduğunu bildiğim hakim benimle konuştular. Benden Hakkari Emniyeti’nde bana imzalatılan ifadeleri kabul etmemi ve bundan vazgeçmememi istediler. Aksi taktirde benim ve ailemin zor durumda kalacağını söyleyerek, tehdit ettiler. Ancak ben kabul etmedim, ifadeleri reddettim. Bundan kısa süre sonra tehditlerinin yerine getirip iki kardeşimi tutuklayıp, cezaevine attılar. Cezaevinde olan bir kardeşim ‘Üye olmakla beraber örgüt adına suç işlemek’ maddesinden yargılanıyor olmasına rağmen tamamen hukuksuz bir şekilde alakası olmadığı halde KCK adı altında ‘Örgüt üyeliği’ cezası verildi. Bu durum aynen resmi yargı mahkemelerinin dediği gibi ailemi ve beni zor durumda bırakma tehditlerin sonucuydu. Ailece mağdur edildik.”

Halka karşı suçluyum

“Benim durumum ‘gizli tanıklık’ uygulamasının nasıl geliştirildiğinin somut ifadesidir” diyen M.E., mektubunu şu cümlelerle bitirdi: “Bu durumun her gün gizli tanık ifadelerine dayandırılarak tutuklanan onlarca insanın nasıl bir komplo ile karşı karşıya olduklarını gösteriyor. Tüm gizli tanıkların ifadeleri senaryolardan ibarettir. Birçoğu hayali olduğu gibi kimisi de ben de olduğu gibi kandırılarak, korkutularak hazırlanan ifadelere imza attırma şeklinde gerçekleşmektedir. Bu duruma düşürülenlerin bir an önce bu onursuzluktan kendilerini kurtarmalarını tavsiye ediyorum. Tüm onursuzlukların ortaya çıkmasında rolüm büyüktür. Bu durumun oluşmasında esas rol oynayan benim kötü ve çirkin duruşumdur. Eğer ben halkıma karşı bu çirkin oyunun içine girmeseydim, bunlar başıma gelmezdi. Bütün bunlardan dolayı halkımdan özür diliyorum.”

MUŞ

1663

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

HakkariMuşPolisVanoyun
Görüş Bildir