Gezi Parkı Eylemi: 90 Doğumluların 68'i

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Gezi Parkı Eylemi: 90 Doğumluların 68'i

Gezi Parkı Eylemi: 90 Doğumluların 68'i

Bugün Gezi Parkı'ndan İstiklal Caddesine, Beşiktaş'tan Kadıköy'e, Ankara'dan İzmir'e, Adana'dan Eskişehir'e tüm kaldırım taşlarının altında, işte bu "ölümsüzlük iksiri" aranıyor. Duvar yazılarından sloganlarına, 1990 doğumlu gençlerin, yani bugün 18-25 yaşların arasında olanların "apolitik" diye yerden yere vurulan haykırışını görüyoruz.

İstiklal Caddesi’ni gezerken, kahkaha atmamak mümkün müydü? Politik haytalığın en enfes örnekleri sergilenmişti. Sprey boyayla yazılmış bir duvar yazısında, “Bir duman al” deniyordu mesela. Bir başkasında ise, “Biber gazı cildi güzelleştirir” diye boydan boya “kafa” bulunmuştu. Bir kadın giyim mağazasındaki cansız mankenin önündeki camekana Kürtçe “Yaşamak özgürlüktür” sözü, bankamatik camına ise gülücük işaretleri kazınmıştı. Fakat en komik olanı, kuşkusuz ki, “Çare Drogba!”ydı. Gülerek geçerken, o hiç eskimeyen slogan karşınıza çıkıyordu: “Kaldırım taşlarının altında kumsal var!”

PARİS’TEN İSTANBUL’A

Bu slogan, Mayıs 68’de Fransa’da tüm gençliği sokağa dökmüştü. Kampüslerde başlayan isyan fabrikalara taşmış; öğrenciler ve işçiler sokağa dökülmüştü. Neye karşı? Yoksulluğa mı? Hayır. Devrin Fransası, ülkesini Hitler’in tanklarından kurtarmış De Gaulle gibi güçlü bir muhafazakar lider tarafından yönetiliyordu. Ve üstelik Fransa ekonomisi de git gide büyüyordu. Tıpkı bugünün Türkiyesi gibi... 68’in Fransası’nda Paris sokakları yalnızca özgürlük istiyordu. Çünkü De Gaulle, toplumda tutucu politikalar izliyor, özgürlük alanlarını kısıtlıyordu. Medya kontrol altına alınmıştı.

Bugün Gezi Parkı’ndan İstiklal Caddesine, Beşiktaş’tan Kadıköy’e, Ankara’dan İzmir’e, Adana’dan Eskişehir’e tüm kaldırım taşlarının altında, işte bu “ölümsüzlük iksiri” aranıyor. Duvar yazılarından sloganlarına, 1990 doğumlu gençlerin, yani bugün 18-25 yaşların arasında olanların “apolitik” diye yerden yere vurulan haykırışını görüyoruz. Bu gençler hiçbir geleneksel parti, oluşum ya da söylemin kapsayamayacağı ve sürükleyemeyeceği bir zenginlik içeriyorlar. Birçoğu ilk kez sokağa çıkıyor, pankart taşıyor, slogan atıyor. Bazıları CHP’yi babalarının partisi olarak biliyor ve pek hazzetmiyor. Sosyalist örgütleri “aşırı” buluyor, biraz da çekiniyorlar. İçlerinde, 2010 yılındaki 12 Eylül referandumda, “Yetmez ama Evet” diye oy vermiş yüzlercesi var. O gün sandığa giderken de salt “özgürlük” istiyorlardı, bugün Gezi’ye giderken de...

TÜRK BAYRAĞINDAN POŞU

Bir bölümü kendisine Atatürkçü diyor. Fakat onlar, ebeveynlerinin ulusal bayramlarda raftan indirip balkona astığı Türk bayrağını bir “poşu” gibi yüzüne sarıyor, boynuna doluyorlar. Askeri yalnızca orduevi ve kışla içinde görmek istiyorlar. BDP’li gençlerle aynı meydanı paylaşabilecek kadar, yetişkinlerden daha geniş bir ufka sahipler.

Ve şimdi bütün renkleriyle, Türkiye sahnesi onların. 90’lar olanca öfkesi, zekası ve mizahıyla itiraz ediyor. Yabancı dil biliyor, bildikleri her dilde sloganlar üretiyorlar. İnternetin işaret dilini bile duvara taşıyorlar. Kaskatı marşlar ve grev türküleri değil, eğlenceli şarkılar söylüyorlar. Otoriteyle fena halde “makara kukara” yapıyorlar. Tam 12 yılını deviren AKP hükümetinden öncesini hiç bilmiyorlar. Dolayısıyla ve haklı olarak, kısacık ömürlerindeki tek iktidara ve o iktidarın bütün aygıtlarına, yargısına, eğitimine, medyasına kafa tutuyorlar.

Yaşıtları yumurta attığı için koca mahkemelerde yargılanan, üniversitede soruları çalınan, eğitim sistemi yerle bir edilen, içkisine müdahale edilen bir gençlik başka ne yapacaktı?

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAdanaAnkaraBarış ve Demokrasi PartisiBeşiktaş Jimnastik KulübüBiber GazıCumhuriyet Halk PartisiDrogbaEskişehirFransaGezi Parkıİstanbulİzmiryumurta
Görüş Bildir