'Doktorluk Refleksiyle Hareket Ettik, Gurur Duyuyoruz'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz
'Doktorluk Refleksiyle Hareket Ettik, Gurur Duyuyoruz'

Gezi Parkı protestoları sırasında eylemcilerin 2 Haziran gecesi sığındığı Dolmabahçe Valide Sultan Camii’nde yaralıları tedavi ettikleri gerekçesiyle haklarında dava açılan hekimler, bugün ilk kez mahkeme karşısına çıktı. İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) dayanışma çağrısıyla Adliye önünde doktorlara destek gösterisi yapılırken, iki doktor savunmasında ‘ Hipokrat yeminine uyduk ‘ dedi.

‘Kimse sigara içmeyi düşünemezdi’

Doktor sanıklardan Sercan Yüksel, o gün nöbette olduğunu ve Cihangir’deki evine gitmek üzere yoldayken caminin önünde kalabalık gördüğünü anlattı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Asistani olarak görev yapan Sercan Yüksel, “Caminin kapısında gazdan etkilenmiş, vücuduna gaz fişeği isabet etmiş, vücudunda kemik kırıkları bulunan yaralılar gördüm. Polisin gazlı müdahalesi nedeniyle kalabalık camiiye doğru kaçıyordu. Eylemciler yaralıları camiye taşıyordu. Ben de yaralıların camiye taşındığını görünce hekimlik refleksiyle yaralılara yardım etmek için camiye girdim” dedi.

‘Ayakkabı yığını vardı’

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın olay gecesi konusundaki ‘Camiye ayakkabılarıyla girdiler‘ sözlerine karşın, Yüksel bir görgü tanığı olarak bu konuda da şunları anlattı: “Cami kapısında bir kişi ayakkabımı çıkarmam konusunda uyarınca ayakkabımı çıkarıp kenara koydum. Kenarda ayakkabı yığını duruyordu.

”‘Camiyi kirletmedik, kan akmış olabilir’

Yüksel ‘camiyi kirletmek’ yönündeki suçlamaları da, şu sözlerle reddetti: “Camide sigara içenlerin olduğu söylendi, sigara içen kimseyi göremedim. Oradaki herkes gazdan etkilenmiş nefes darlığı çekiyordu bu durumda kimse sigara içmeyi düşünemez. Camide yiyecek içecek tüketildiği söylendi, ağır yaralıların olduğu bir ortamda kimse yemek yemeyi düşünmez. Bizi camiyi kirletmekle suçluyorlar, kanamalı hastalardan akan kan halıya akmış olabilir. Bunlar olağan şeylerdir. Kirletme değildir.

”‘Bize insanlar arasında ayrım yapmamamız öğretildi’

‘Suçluyu kayırma‘ suçlamasını da kabul etmeyen Yüksel, “Bize yaralı olarak gelen insanlara suçlu olup olmadığını sormayız. Yaralı kişi oradan geçen bir vatandaş, bir esnaf yada eylemci olabilir. Bizim için bunun hiçbir önemi yok. Zaten aldığımız tıp eğitiminde hocalarımız bize hiçbir insan arasında ayrım yapmamayı öğretti. Biz ağır kanamalı insanlara müdahale etmeseydik çok fazla ölüm olabilirdi, açık kırığı olanlara müdahale etmeseydik uzuv kayıpları olabilirdi, solunum sıkıntısı çekenlere müdahale etmeseydik solunum yetmezliğinden ölebilirlerdi” diye konuştu.

‘Teşekkür ediyorum ve gurur duyuyorum’

Yüksel’in “Yaralılara müdahale eden sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum ve gurur duyuyorum” sözleri salondaki izleyiciler tarafından alkışlandı.

‘Tıp Fakültesi eğitimini yanlış mı öğrendim?’

Bir diğer doktor sanık Erenç Yasemin Dokudan ise Tabipler Odası’ından çok sayıda yaralı olduğu gerekçesiyle çağrı yapıldığını hatırlatarak, “Olay, deprem gibi sel gibi olağanüstü bir durumdu. Bize suçluyu kayırmak gibi suçlamalar yöneltiliyor. Bizim amacımız bunlar olamaz, mesleki refleksimizle hareket ettik. Yolda bayılan, uçakta fenalaşan birini görüp yardımına koştuğumuz gibi Bezmi Alem Camii’nde de mesleki refleksimizle aynı şeyi yaptık. Suçlamalar beni çok şaşırttı, Tıp Fakültesi eğitimini yanlış mı öğrendim diye düşündüm. Yanlışsam benim düşüncemi düzeltsinler” dedi. Dokudan’ın bu sözleri salondaki izleyiciler tarafından alkışlandı.‘Doğru olanı yaptık’

Sözleri sık sık alkışlarla kesilen Dokudan, “Vicdanen de, hukuken de, tıbbi etik açısından da doğru olan şeyi yaptık. Şimdi dönüp baktığımda orada olmasak hayatını kaybeden, engelli olacak onlarca insan olacaktı. Orada bulunan tüm sağlık çalışanlarıyla gurur duyuyorum” diye konuştu.

Hipokrata ağıt değil, saygıyla selamlama şansı’

Dokudan, “Ben bu davayı hipokrata ağıt olarak değil, hipokratı yeniden saygıyla selamlama şansı olarak görüyorum” diyerek savunmasını tamamladı.

1 yıl ile 11 buçuk yıl arasında değişen hapis cezası isteniyor

‘Gezi Hekimleri‘, 1-2 Haziran 2013′te aralarında Dolmabahçe Bezmialem Valide Sultan Camii’ne girenlerin de bulunduğu 7′si yabancı uyruklu 255 tutuksuz sanıkla birlikte yargılanıyor. Dava, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi’nce mayıs boyunca salı, çarşamba ve perşembe günleri görülecek. Sanıklar, ’2911 Sayılı Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanuna muhalefet’, ‘görevi yaptırmamak için direnme’,’kamu görevini usulsüz üstlenme ve kamu malına zarar verme’, ‘Özel kıyafetleri usulsüz kullanma’, “suçluyu kayırma’, ‘ibadethaneyi kirletmek suretiyle zarar verme’ ve ‘hırsızlık’ gibi suçları işledikleri iddiasıyla 1 yıl ile 11 buçuk yıl arasında değişen hapis cezaları istemiyle yargılanıyor.

Diken

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanCihangirGezi ParkıİstanbulRecep Tayyip Erdoğandepremolayyiyecek
Görüş Bildir