Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Gelinim Sen Anla!

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Gelinim Sen Anla! // ZEYNEP YOSUN AKVERDİ

Hak ihlallerinin kitleleri harekete geçirdiği şu günlerde demokrasi üzerine ne okusak kârdır.

Birkaç gün içinde millet olarak protesto algımız değişti. Aynı aydınlanmayı Batı dünyası 2011’de New York’ta başlayan Occupy Hareketi’yle yaşamıştı. Bu gösterilerden önce anarşizm denince akla “sapkın gençler” geliyordu; sprey boyalar, yakıp yıkanlar…

Halbuki siyaset felsefesi açısından bakıldığında anarşizm bu klişeden çok daha fazlası aslında. Gerçekte anarşizmle kastedilen, eşitlikçi karar alma mekanizmalarını çalıştırarak oy veren nüfusa kendini yönetme gücü vermek ve bu sayede hiyerarşiyi yıkmaktı. İşte radikal aktivist David Graeber (anarşist hareketin gayriihtiyari sözcüsü) son kitabı The Democracy Project: A History, A Crisis, A Movement ’ta anarşizmi, hak ettiği entelektüel seviyede irdeliyor.

Graeber’in radikal, anaakım karşıtı görüşleri, genelgeçer kamusal söylemi yönlendiren geleneksel dile meydan okuyor. Çok çalışmanın ve dürüstlüğün ödüllendirildiği rasyonel bir toplumda yaşadığımız önermesini çürütüyor. Kendi için, “Küçük harfle yazılan anarşistim” ifadelerini kullanan Graeber, bu terimi toplumun yüzde 99’unun kendi gibi olduğunu iddia ederek popülerleştirmeyi başarıyor. Hak vermemek elde değil, çok az bir çabayla politik bir iletişim ağı oluşturarak birkaç haftada dünya üzerinde 800 kentte benzer bir tavrın oluşmasına katkıda bulunduğuna göre, kendi gibilerin çoğunlukta olduğu gerçeği yadsınamaz.

Occupy Wall Street hareketinin önde gelen ismi olarak işaret edilmeden önce Londra’daki Goldsmiths Üniversitesi’nde antropoloji dersleri veren Graeber’a göre Amerikalı seçmenler demokratik bir toplumda yaşamıyor, çünkü Amerika’da gerçek demokrasi hiçbir zaman yaşanmadı. Bu tespit size de bir yerlerden tanıdık gelmiyor mu?

Dünyayı gençler kurtaracak

İkinci kitap özellikle Gezi Parkı hareketinin mimarı gençlere. Kitabın yazarı Profesör Paul Edward Farmer, Amerikalı bir doktor ve tıp antropologu. Sosyal adalet ve sağlık kurumları üzerine çalışan uluslararası sivil toplum kuruluşu Partners In Health’in kurucusu Farmer, son yıllarda yaptığı insani yardımlarla hayli gündemdeydi. 2012’deki Haiti depreminden sonra bu ülkeye ve diğer üçüncü dünya ülkelerine yaptığı yardımlardan sonra Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’nin özel danışmanı da oldu. Sosyal adalet ve global eşitsizlik üzerine görüşlerini de sık sık kamuoyuyla paylaşan ve etrafında büyük bir etki bırakan Farmer, üniversitelere konuşmacı olarak en çok davet edilen isimlerden.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBirleşmiş MilletlerGezi ParkıKitap
Görüş Bildir