Geleceğin Niş İşi; Bebek Ve Çocuk Hipermarketleri

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Geleceğin Niş İşi; Bebek Ve Çocuk Hipermarketleri

Geleceğin Niş İşi; Bebek Ve Çocuk Hipermarketleri

AVM’lerde Bebek ve Çocuk Mağazaları Geleceğin İşi Olacak

Küreselleşmenin getirdiği yeni bir gelişme dikkat çekiyor. AVM (alışveriş merkezi) tipinde bebek ve çocuk mağazaları geleceğin işi olacak. Hedeflenen yaş sınırı 0-14 arası…

Her şey çocuklar için!

Dünyaki ilk örnek, uzun zamandır başarılı çalışmalar yapan bir Amerikan firmasına ait. Mağaza konsepti sadece oyuncak ağırlıklı değil. Tekstil, sağlık, spor, hobi, elektronik, kozmetik, kitap, oyun, film, müzik, yiyecek, içecek, bilimkurgu, araba, deniz, plaj, eğlence gibi onlarca bölümü içeriyor.

Başlangıcı oluşturan 0-6 yaş grubu özel bir bölüm. 7-14 yaş grubu ise hayli hareketli.

Mega mağaza ya da AVM tipindeki alışveriş merkezlerinin tefrişi genelde bu iki standarda göre şekilleniyor. Anne ihtiyacına da önem verilmiş. Yeni anneler ve anne adayları için çok sayıda raf var.

Çoçuk Odaklı Alışveriş

Mağazaların eğitim gereçleri bölümü kapladığı alan açısından klasik hipermarketleri kıskandıracak nitelikte. Bebek ve çocuklar için üretilmiş beslenme ürünleri de en geniş kategorilerden biri. Üstelik çoğu doğal ve organik sertifikalı.

7-13 yaş grubu için gurme nitelikler taşıyan cicili bicili restoranlar bile kurulmuş. Ürünler çocukların damak zevkine göre sunuluyor, fast food kolaycılığına gidilmemiş.

Bebeklere hitap eden ürünler ise her yerde bulunmayan fonksiyonel ve ergonomik tasarımlardan ibaret. Mamalar koşulsuz organik. Çevre dostu ürünlerin üzerinde içerikle ilgili bilgi etiketleri ya da orijinal sertifikalar var.

Geniş alanda ebeveynler için kafe tipi restoranlar açılmış. Yetişkin çocuklar tıpkı büyükler gibi alışveriş özgürlüğünün tadını çıkarıyor. Tek fark yüklü ödemeleri daima büyüklerin yapıyor olması! Bu atmosfer çocukların psikolojik açıdan ruh sağlığını geliştiriyor, kendilerine olan güvenini artırıyor.

Birkaç kapalı oyun parkı var. Çocukların hayal dünyasını zenginleştirecek hemen her şey burada. Mağazaların promosyon ve tanıtım gösterileri tam anlamıyla şenlik havası içinde. ‘ World Disney ’ menşeli kahramanlar ürün tanıtıyor, çocuklarla birebir ilişki kurup onlarla arkadaş oluyor. Çalışanların çoğu özel kostümleri içinde tanınmış birer animasyon kahramanı.

Tipik Örnek Japonya’dan

Satılan ürünler koşulsuz çevre dostu.

Hijyene büyük önem veriliyor. Tekstillerin tamamı mikrop barındırmayan özel elyaf ya da saf pamuktan. Ürün portföyünün çoğu dünyanın çeşitli yerlerinde ürettirilen fason imalatlardan oluşuyor. Ünlü markalara köşe başı yerler tahsis edilmiş.

Tüm bu anlatılanlar Amerika’da başlayıp Japonya’da şekillenen yeni bir akımla ilgili. Japonya’nın çocuklara yönelik alışverişte başı çekmesi bu ülkede animasyon kültürünün çok zengin olması…

Şimdiden iki proje hayli göz dolduruyor. Ünlü markaları bünyesinde bulunduran şemsiye işletmeler birer sınaî tesis gibi çalıştırılıyor. Gelirlerin bir bölümü internet satışlarından elde ediliyor.

Sadece elektronik satış yapan hacimli mağazalar da var. Bunlar henüz görsel çekicilik açısından canlı hipermarket kıvamında değil. Canlı atmosferi yaşayan çocukların pozitif enerjileri daha yüksek oluyor.

Sistem gelişmekte olan ülkeler için oldukça cazip. Sıra dışı projelere önem veriliyor, mega marketler projelendiriliyor. Yüksek doğum oranları geleceğin sigortası… Yapılan araştırmalarda hane halkı tüketim harcamalarının öncelikle bebek ve çocuk ürünlerine yöneldiği görülüyor.

Hacimli Kategoriler

Ürün grupları içinde küresel yıllık ortalaması 32 milyar doları bulan mama ve özel yiyecek tüketimi vazgeçilmez gruplar arasında. Pusetler, çocuk elektroniği, tekstil gibi alt kategoriler de oldukça yüksek paylar alıyor. Toplam küresel pazar 900 milyar dolar civarında.

Yenilik ve buluşçuluk önemli motivasyon unsurları arasında. Yenilikçi yaklaşımlar büyük mağaza konseptine geçiş aşamasında olan İngiltere’de bile yoğunluk kazanmış durumda. The Baby Products Association (Bebek Ürünleri Derneği) geleceğe yönelmiş buluşçuları ödüllendirmeyi kendine görev edinmiş. Kurulan fuarlar büyük mağazacılık fikrini pekiştiriyor. Yakında Avrupa’da da bebek ve çocuk hipermarketleri ya da AVM’leri ortaya çıkacak.

Bu arada 1976 yılından buyana ‘Sağlık ve Mükemmellik Sertifikası’ veren JPMA (Juvenile Products Manufacturers Association) kuruluşunu da unutmamak lazım. Bebek ve çocuk hipermarketlerinde bu kurumun güvence sertifikaları satışları arttırmada önemli bir unsur olacak.

Derneğin merkezi Amerika New Jersey’de…

Çin’de üretilen bazı ürünlerdeki toksik maddeleri bulan ve üreticileri uyaran da yine bu kuruluş. ‘JPMA’ aynı zamanda bebek ürünlerinin laboratuar bazlı kontrollerini yapıyor, sonuçları kamuoyuna açıklıyor.

Yerliler Elini Çabuk Tutmalı

Şimdilik dünyada sayıları bir elin parmaklarını geçmese de yakın gelecekte bebek ve çocuk hipermarketi sayısı hızla artacak. Büyük ihtimalle İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerde ilk örneklerini biz de görebileceğiz.

Kurumsal girişimcilere bu aşamada önerimiz şu: Güvenlik ve sağlık temalarını ön plana alarak yapılacak yatırımlar şimdiden markalaşma fırsatını ortaya koyabilir. Aksi takdirde uluslararası markaların pazarı ele geçirmesi kaçınılmaz görünüyor. Elini çabuk tutanların kazanacağı bu yarışta sadece geleceği okuyanlara şans var. Büyük toplulukların “gıda işi her zaman kazandırır” mantığı son zamanlarda artık geçerli değil.

Herkesin kolaylıkla yapacağı restoran zinciri kurma fikri de giderek cazibesini yitiriyor.

Kısacası ‘0-14 yaş grubu’ yeni girişimciler için bambaşka fırsatlar vaat ediyor. ‘Bebek ve çocuk hipermarketleri’ tanımıyla gün yüzüne çıkacak özgün projelerde çeşit kadar mimari özellikler de önem taşıyor. Kentli ebeveyn, veli ve öğretmenler bu ilginç platformun yetişkin destekçileri olacak. Önerimiz büyük toplulukların bu işe ‘hipermarket’ ya da ‘AVM’ tarzında yaklaşıp farklı bir kulvar yaratmaları.

Bu mağazalarda sürekli workshop günleri tertiplenmesi iletişim açısından önemli. Öğretmen, ebe-hemşire, kreş yöneticileri ile pediatri hekimlerinin katılacağı halka açık toplantılar oluşturulan ilgiyi canlı tutabilir. Ünlü markalardan destek almak da mümkün. Bu tür mega projelere sponsor olup destek vermeye aday olacağını tahmin ettiğim başlıca uluslararası kuruluşlardan bazıları ise şunlar:

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraÇinİngiltereİstanbulİzmirJaponyaKitapÖğretmenWalt Disneymüzikoyunyiyecek
Görüş Bildir