Galata Veya Karaköy, Lezzetin Adresi Aynı

-

Galata Veya Karaköy, Lezzetin Adresi Aynı

Galata Veya Karaköy, Lezzetin Adresi Aynı

Tarih boyunca liman ve ticaret merkezi olarak anılan, bankaları ve iş hanlarıyla nam salan Karaköy , Boğaziçi’nin Avrupa tarafında, Haliç’in ağzında yer alan konumuyla bugünlerde yepyeni mekanlara ev sahipliği yapmasıyla İstanbul’un en gözde semtleri arasında gösteriliyor. Osmanlı döneminin finans merkezi Karaköy, ülkemiz ekonomisinde de büyük paya sahip yeme içme sektörünün yeni merkezi olarak akıllarda yer edinmeye başladı. Yepyeni projelerin üzerinde çalışıldığı Karaköy’de hemen her geçen gün yeni bir mekanla karşılaşmak mümkün. “ Karaköy’ün En İyi Yeme İçme Mekanları ” başlığı altında Karaköy’ün en gözde mekanlarını Food in Life dergisi kaleme aldı…

SALT Galata’nın Ca’D’oro’su

İstanbul Doors Group’un yeni restoranı Ca’d’Oro, Garanti Bankası’nın kültür kurumu SALT Galata’da açıldı. Mimarisi, Ağa Han ödüllü mimar Han Tümertekin tarafından tasarlanan ve mönüsünde dünya mutfağının en seçkin lezzetlerine yer veren Ca’d’Oro’nun mönü danışmanlığını grubun Executive ve Ar-Ge Şefi olan ünlü Fransız şef Julien Maisonneuve yapıyor. Yeme içme ve eğlence sektöründe yarattığı başarılı marka ve konseptlerle konuklarına yeni kapılar ve yaşam tarzları sunan İstanbul Doors Group’un yeni markası Ca’d’Oro, SALT Galata’nın giriş katında kafe ve girişin bir üst katında restoran olarak hizmet veriyor. Güncel sanattan kent yaşamına kadar birçok alanda programlar gerçekleştirecek SALT Galata’nın içinde modern ve minimal iç alanlar yaratılarak tasarlanan Ca’d’Oro, restoran ve kafe olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Mekanın restoran kısmı 150 kişi, kafe kısmı ise 55 kişi ağırlayacak büyüklükte. Kafe bölümü sanatçı Hüseyin Bahri Alptekin’in kişisel kitaplığına ev sahipliği yapıyor ayrıca Ca’d’Oro’da hafta içi kahvaltı, hafta sonları ise zengin seçenekleriyle dikkat çeken brunch servisi mevcut. Pazartesi günleri kapalı olan mekan, haftanın diğer günlerinde kafe bölümünde 10:00-02:00, restoranında 12:00-02:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Ca’d’Oro’nun restoran bölümünün pazar günleri için açılış ve kapanış saati ise 10:00-01:00.

Lezzet alternatifiniz Bej!

İstanbul’da son dönemin en popüler semti Karaköy’ün gözde mekanlarından Bej, yenilenen şarap ve yemek mönüsü ile Sonbahara hazılanıyor. İstanbul Modern ve çevre galerilere yapacağınız ziyaretlerin öncesinde ve sonrasında, kalabalıktan uzak, keyifli bahçesi, sade ama özgün lezzetlerden oluşan kahvaltı ve öğlen mönüsü ile Bej, Karaköy’de güzel bir alternatif. Akşam yemeği servisinde, Türk ve Avrupa mutfağından oluşan mönünün, leziz yemekleri küçük ve büyük tabaklar olarak ikiye ayrılıyor. Özenle hazırlanmış şarap mönüsünden seçebileceğiniz dünya şarapları ile küçük tabaklardan bir ziyafet yaratabilirsiniz. Mönüye yeni eklenen ve mönüde öne çıkan lezzetlerden “Tokat usulü pazı sarma, çoban kavurma, sote kalamar ve fener balığı, asma yaprağında sardalya” gibi lezzetler bu mekanda damak tadınızın vazgeçilmezi haline geliyor. Hatfanın yorgunluğunu ve stresini atmanız için mükemmel bir seçim olan Cumartesi akşamüstü partileri Eylül ayında tekrar başlıyor.

Karaköy’ün tarihini yansıtan Karaköy Güllüoğlu…

Beykoz’un paçası, Kanlıca’nın yoğurdu, Sarıyer’in böreği, Sultanahmet’in köftesi, Vefa’nın bozası varsa, Karaköy’ün de baklavası var… 1949’da Karaköy’de açılan Karaköy Güllüoğlu İstanbulluların karşılaştığı ilk baklavacı dükkanı olmuş. Gaziantepli Güllü ailesinden baklava ustası Mustafa Güllü, 7 Kasım 1949 tarihinde, İstanbul’un ilk fırınlı baklavacı dükkânını açılmış. O gün bu gündür, İstanbul’da baklavanın ilk adresi olarak Karaköy gösteriliyor. Karaköy Güllüoğlu’nun Katlı Otopark altında ve fabrikanın zemin katındaki iki mağazasından başka satış yeri yok. Ağzının tadını bilenler, İstanbul’un her tarafından baklava yemek için Karaköy’e geliyorlar. Müşteriler arasında Karaköy Güllüoğlu’nun müdavimleri çok. Yarım asırdır Karaköy Güllüoğlu lezzetinden vazgeçmeyenler bile var.

Şehre tepeden bakmaya hazır mısınız ?

Galata Kulesi, Topkapı Sarayı ve Ayasofya, Sultanahmet Cami’nden Boğaz’a kadar uzanan geniş manzara ile damak lezzetini buluşturan bir teras restoran Karaköyüm. 2013 yılında 10. yaşını kutlamaya hazırlanan mekani Galataport nedeniyle hareketi hızlanan sahildeki yiyecek içecek mekanlarından oldukça farklı bir noktada,, tahmin edilmesi güç bir iş hanının terasında butik ve evimizin salonu sıcaklığında hizmet veriyor. Karaköyüm’ün sahibi mimar Sevinç Baliç ve ekibi yemeklerini dikkat ve özenle seçip konuklarına sunuyor. Ocakta pişen her yemeğe, sağlık kurallarına, her masanın tasarımına gösterilen özeni hissederek Karaköyüm’de yemek daha da zevkli bir boyuta taşınıyor. Kendinizi çok sevdiğiniz bir dostunuzun evinde konuk hissediyorsunuz. Karaköyüm’de günün her saati için uygun lezzetler bulabilirsiniz. Öğlen yemeklerinde Karaköy ve çevresinde çalışanlar için hızlı-lezzetli ve ekonomik seçeneklerden oluşan mönüler yer alıyor. Öğleden sonra ise lezzetli cheese cake – pie vb. tatlılar ve sıcak-soğuk içeceklerle birlikte kültürel zenginliği izleyerek dinlenmek isteyenler için cafe hizmeti sürüyor. İş çıkışı eve gitmeden önce mutlu saatler geçirmek isteyenlere ise Karaköyüm Bar hizmet vermekte. Akşam yemeklerinde, gece ışıkları eşliğinde sıcacık anılar için sunulan çok özel mezeler, salatalar, alkollü-alkolsüz içecekler, şık ve lezzetli ana yemekler ve her saatte çalan ve sohbeti engellemeyen hafif bir müzik, lezzetlere eşlik ediyor. Karaköyüm 50 kişilik terası ve terasla aynı manzaraya sahip 20 kişilik iç mekanıyla toplam 70 kişi oturma kapasiteli üç tarafı camla kaplı bir mekan. Ayrıca eğitim çalışmaları, özel toplantılar için de küçük bir toplantı odası mevcut. Bu odada dönemsel sergiler, şiir dinletileri, dans dersleri de yapılıyor.

Beş yıldızlı mezeleriyle Liman’da rakı bambaşka

1947 yılında İktisat Bakanlığı ve İstanbul Liman İşletmeleri’nin açtığı bir yarışma sonucunda yerli ve yabancı 21 proje arasından seçilen bir mimari projeyle yapılan ve 1997’den bugüne dek ÇAPA Grup tarafından işletilmekte olan Liman Lokantası’nın ilk işletmecisi Şebinkarahisarlı Hüseyin Bey olarak gösteriliyor. Daha sonra 1953 yılında Denizcilik Bankası’nın işletmesine geçen Liman Lokantası’nın başına, Atatürk’ün şefliğini uzun yıllar yapmış olan Silvian Fontana getirilmiş. Fontana 1953-1968 yılları arasında buranın şefliğini yapmış ve bu zaman dilimi içerisinde Türkiye’de ilk defa batılı anlamda modern servisi oturtmuş. Geçmişte birçok ünlünün de uğrak yeriymiş Liman Lokantası. İstanbullular için 1951 yılından kalma bir gelenek haline gelen Liman Lokantasının içerisinde bulunan Liman Meyhanesi sizleri bekliyor. Liman Meyhanesi’nde beş yıldızlı servis alacak, mükemmel mezeleri ve yemekleri büyük porsiyonlarda yiyecek, en güzel eğlenceyi yaşayacak ve en önemlisi ne ödeyeceğinizi bilecek ve ödediğinizin karşılığını fazlasıyla alacaksınız. Güleryüzlü, samimi ve sıcak personeli, Osmanlı, Türk, Rum, Makedon mutfaklarından nadide yemekleri, içerisinde Topkapı sarayı, Ayasofya, Sultanahmet camisini seyredeceğiniz Boğaziçi köprüsünden Galata köprüsüne uzanan manzarası, 1950’leri yaşatan dekorasyonu ile sizleri şehrin stresinden alıp götürmeye hazır. Alakart ve fiks mönülerini davetlileriyle paylaşan Liman Lokantası’nda kahvaltı, brunch ve kahve molası servisleri de mevcut. Klasik bir meyhaneden çok daha fazlasını ve evinizin rahatlığını bulabileceğiniz Liman’da, tadına doyamayacağınız yemekler ve mezeler Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri Erkan Tokmak idaresinde fasıl, Dora’nın modern, oryantal, Hint figürleri taşıyan dans gösterisi izleyebiliyorsunuz.

En iyi kahvaltı mekanı unvanıyla Namlı Gurme!

İstanbul’un tarihi yarımadası Karaköy’de şarküteri, kafe ve restoran konseptini yaratan mekanda ister tarihi kaldırımların üzerinde ister kapalı alanda gurme ürünler eşliğinde yemeğinizi yerken, kahvaltınızı yaparken oturduğunuz herhangi bir masadan deniz manzarasını izleyebilirsiniz. 2012 TTKD logosu, 2011 Altın Marka, 2009-2010-2011 yıllarında En İyi Kahvaltı Mekanı ve En İyi Alışveriş Mekanı seçilen Namlı Gurme Karaköy’de kahvaltı tabağınızı kendiniz hazırlıyor ve fiyatlandırmasını da siz yönlendirmiş oluyorsunuz. Ortalama bir kahvaltı fiyatı kişi başı 15,00 TL- 40,00 TL arasında seyrediyor. İthal ve yöresel peynirler, et ürünleri, özel bal-kaymak ikilisi ve reçeller, 30 çeşit renk renk zeytinlerinin yanı sıra ızgara hellim sucuk ikilisi de denemeye değer. 2000’e yakın gurme kelimesine yakışır alışveriş ürünleri ile organik ürünler de bulmak mümkün. Soğuk yemek bölümünde yaklaşık 70 çeşit zeytinyağlı günlük olarak sunuluyor. Ayrıca ahtapot, lakerda, karides ve somon gibi fümelenmiş balık çeşitleri ile 15 çeşit sıcak ev yemekleri de günboyu burada olmanıza sebep olacak cinsten. Zengin bir kahvaltı tabağının yanında kavurmalı-sucuklu-pastırmalı yumurtalar ve melemen çeşitleri ile ızgara kırmızı ve beyaz et çeşitleri de tercih edilebilir. Sohbetlerinizi daha da tatlı hale getirmeniz için ise pasta çeşitleri ve yabancı kahve çeşitleri de mevcut. Güleryüzlü çalışanları, farklı konsepti ve damağınızda iz bırakacak tatları ile Namlı Gurme Karaköy sizleri bu keyfi yaşamaya bekliyor.

Müziğin kalbi Sardunya Fındıklı’da atıyor

Boğazın muhteşem güzelliği eşliğinde, dünya mutfağından özgün lezzetler sunan Sardunya Fındıklı, alakart mönüsü ve zengin şarap kavıyla DJ performansı eşliğinde saat 23:00’e kadar kaliteli müzik, Cuma ve Cumartesi akşamları ise 23:00’den itibaren canlı müzik ve eğlence sunuyor. Uluslararası mutfağın en leziz ürünlerinin yer aldığı mönüden et severler için; özel olarak marine edilen antrikot, kuzu bonfilesi (küşleme), deniz mahsullerinden vazgeçemeyenler için; balık çorbası, kalamar ızgara, Uzakdoğu mutfağından; deniz mahsulleri tempura, kaşıkta pazı yaprağında levrek, İtalyan mutfağı tercih edenler için limonlu fettucine, ille de Türk mutfağı diyenler için; yoğurtlu kebap, etli yaprak sarma, tatlı mönüsünden; tiramisu ve çikolatalı sufle tavsiye edilen spesiyalitelerinden sadece birkaçı. Yerli ve yabancı misafirlerin ağırlandığı en seçkin mekanların başında gelen Sardunya Fındıklı, özel davetler, kokteyller, kokteyl prolongeler, grup ve aile yemekleri için de vazgeçilmez bir mekan. Öğlenleri yüzde 15 indirim uygulamasını bu yılda sürdüğü, vale servisinin bulunduğu, haftanın 7 günü öğlen 12:00′den sabahın ilk ışıklarına kadar hizmet veren Sardunya Fındıklı, iş çıkışı da dostlarınızla beraber bir şeyler atıştırmanız için ideal bir seçenek…

Taptaze deniz mahsulleri Grifin’de

Tarihi Karaköy Balıkçısı Grifin, İstanbul kokusunu taşıyan mükemmel lezzetleri ile tarihe tanıklık etme fırsatı sunuyor. Burhaniye’de özel üretilen, daha masaya bırakılırken burnunuza gelecek mis gibi zeytinyağı kokusundan, taptaze salatanın domateslerinin lezzetine, odun fırınında pişmiş taptaze ekmek eşliğinde tadacağınız balık çorbasından, kağıtta levrek ve dil şişe kadar binbir seçenek içeren, hafızalara kazınacak bir lezzet tecrübesine davetlisiniz. Tadacağınız mükemmel balıklara keyifli bir öncelik sağlayacak lezzetli mezelerden ve lakerdalardan hamsi kuşuna seçkin alternatifler sunarken, yemek sonrası sizler için özel olarak hazırlanan kabak tatlısıyla yaşayacağınız keyif pekiştiriliyor. Haydarpaşa’dan Süleymaniye’ye uzanan, aklınızı başınızdan alacak bir manzaraya eşlik eden muhteşem lezzetler Tarihi Karaköy Balıkçısı Grifin’de sizleri bekliyor…

Gaziantep’ten Karaköy’e… Köşkeroğlu

1946 yılında Hacı Mehmet Ali Kaya tarafından Gaziantep’te kurulan Köşkeroğlu kurulduğu günden bu yana kaliteden ödün vermeden Altın Tel Baklava ve Kadayıfları olarak üretimini sürdürüyor. 1986 yılında İstanbul’da ilk şube açılmış ve Altın Tel ismi Köşkeroğlu olarak değişmiş. İstanbul’da Karaköy Merkez, Karaköy Şube, Merter Şube ve Topçular Şube olarak hizmet veren Köşkeroğlu, bütün hammaddelerini Gaziantep’teki merkezinden tedarik ediyor. Yöresel mutfak ve yemek zevkini müşterilerinin beğenisine sunan Köşkeroğlu, baklavaları, kebapları, pasta, çikolata, dondurma ve kahvaltı servisi ile müşterilerine hizmet sunuyor. Tatlılarının yanında en özel lezzetlerinden biri olan lahmacunun en büyük farkı ise etlerin makineden geçirilmesi yerine bıçakla kıyılıyor olması.

Tazeliğin diğer adı: Maya Lokantası

İstanbul Karaköy’ün yoğun temposunda, iş çıkışı uğrayıp güzel bir yemekle soluklanılabilen rahat ve samimi ortamıyla göz dolduran Maya Lokantası, taze ve mevsimsel malzemelerin ön plana çıktığı lezzetleriyle özel bir mekan. İlk olarak öğlen yemeği konseptiyle Karaköy’de açılan Maya Lokantası daha sonra müşterilerin talebi ile akşam yemeklerinin de yendiği küçük samimi bir mekan haline gelmiş. Malzemelerin zenginliği ve tazeliği ön planda tutulduğundan mönü zaman zaman değişebiliyor. Değişen mönüde, mevsimsel malzeme standardının dışına çıkılmıyor. Mekanda; uykuluk, kuzu kokoreç, sakatat, balkabağı ve nar başta gelen malzemeler arasında yer alıyor. Özellikle sakatat ve balığın ön plana çıktığı yemeklerle adından söz ettiren Maya Lokantası’nın “doğru fiyat aralığında kaliteli ve iyi yemek” iddiasındaki başarısının; New York Times, The Guardian, Sunday Times gibi gazetelerde de yer bulmasıyla, mekan turistlerin de uğrak mekanı haline gelmiş. Ege ve Akdeniz mutfağı haricinde Güney Doğu Anadolu mutfaklarından Hatay usulü bakla ezmesi gibi lezzetlerin yanında, Halep, Urfa, Antep ve Mardin mutfaklarının da oldukça keyifli güzel malzemelerden oluşan lezzetler Maya Lokantası’nın yıllardır popülerliğini kaybetmeyen mönüsünde yer alıyor.

Limanın sakin ev sahibi SuB Cafe

İstanbul’un en eski limanı Karaköy’de SuB Hotel’in altında Eylül ayında açılan SuB Cafe , gerek servis anlayışıyla, gerekse alternatif konsept ve mekan tasarımıyla misafirlerine farklı bir ortam sunuyor. Müzelerin arasında yapacağınız bir gezinin ardından bir dilim kek ve ya enfes bir öğlen yemeği için uğrayabileceğiniz mükemmel bir yer Sub Cafe. SuB Cafe’nin her gün değişen mönüsünde yer alan ve öğle yemeklerinin en gözde yemeği, ağır ateşte pişmiş ızgara et olarak belirleniyor müşterilerce. Akşam yemeği için ise ızgara balık ve etli yemeklerin yanı sıra, mekan geniş meze çeşitleriyle konuklarını ağırlıyor. Yemekten sonra jazz müzik eşliğinde SuB Cafe’nin taze çekilmiş enfes kahvelerinden birini tatlınızla birlikte afiyetle yiyebiliyorsunuz…

Yöresel lezzetlerin adresi: Ops Cafe Karaköy

Günün her saatinde lezzetli ve sağlıklı yiyeceklerin hazırlandığı açık mutfağı, taze öğütülen Julies Meinl kahvesi, dinamik ekibi ve rahat iç mimari tasarımıyla, oldukça güzel müzikler dinleyebileceğiniz bir mekan Ops Cafe. Karaköy’ün en sıcak mekânlarından biri olarak nitelendirebileceğimiz mekanın mönüsünde Makedon kuru et, Çatalca köy yumurtası, Elazığ tereyağı, Gemlik zeytinleri, Ezine beyaz peyniri, Trakya eski kaşarı gibi çeşitli yörelerden özel olarak gelen organik besinlerin olduğu hızlı ve pratik hazırlanan yiyecekler öne çıkıyor. Özellikle mekânın açılışından sonra ünlenen “Arnavut Kahvaltısı” mekanın müdavimlerince çok beğeniliyor. Taze yapılan kekler, börekler ve kurabiyeler de beğenilen sunumlar arasında…

Haberin Tamamı İçin:

ONEDİO YEMEK SUNAR!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Yummy
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınAyasofyaÇikolataGaranti BankasıHatayİstanbulMardinŞarapTercihTopkapı Sarayıdondurmaetkabakkekkokteylmarinemüzikpastatatlıtereyağıtiramisuyiyecek
Görüş Bildir