Fazıl Say: 'Türkiye İçin Asıl Ödül ODTÜ'dür, Gezi'dir'

 > -
Abone ol

ODTÜ Senatosu, “Klasik müziği başta gençler olmak üzere geniş kitlelere sevdirmek amacıyla yorulmadan sürdürdüğü çalışmaları, ilkelerine bağlı, özgürlükleri ve demokratik değerleri savunan bir sanat insanı olması” nedeniyle dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say’a “ODTÜ Senatosu Özel Ödülü” verdi. Say, ODTÜ’nün kendisine verdiği ödül için “Asıl ödül Türkiye için ODTÜ’dür, Gezi’dir. Asıl ödül ODTÜ’nün direnişidir. Gezi Türkiye’nin aydınlanma hareketidir” yorumunda bulundu. SAy’a ödülü, önceki gün ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu’nda düzenlenen törenle verildi.

‘Yerel ile evrensel değerler arasında bir köprü…’

Say’ın babası Ahmet Say’ın da katıldığı törende, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, ödülün veriliş gerekçesini şu sözlerle belirtti: “Fazıl Say’ın günümüzde ülkemizi yurtdışında temsil eden en seçkin sanat ve kültür temsilcileri arasında yer alması, yerel motiflere ağırlık veren besteleriyle yerel ve evrensel arasında başarıyla bağlantı kurması ve kültürel değerlerimizi dünyaya tanıtması, klasik müziği, başta gençlerimiz olmak üzere geniş kitlelere sevdirmek amacıyla yorulmadan sürdürdüğü çalışmaları, ilkelerine bağlı, özgürlükleri ve demokratik değerleri savunan bir sanat insanı olması nedeniyle, ODTÜ Senatosu tarafından ODTÜ Senatosu Özel Ödülü verilmesi uygun görülmüştür.”

‘Dünya ve insanlık için gerekeni yapın’

Say, ödülünü Prof. Dr. Ahmet Acar’ın elinden alırken, bugüne değin ODTÜ’de pek çok konser verdiğini, ODTÜ’den kendisine ödül verilmesinin bir onur olduğunu belirtti. “Ama asıl ödül Türkiye ve benim için ODTÜ’dür, Gezi’dir. Asıl ödül ODTÜ’nün direnişidir” diyen Say, ODTÜ’lü öğrencilere “Her zaman dünya ve insanlık için gerekeni yapın” tavsiyesinde de bulundu. Geçen yıl ODTÜ’de verdiği konserin ardından Gezi olaylarının yaşanmaya başladığını ve direnişin ODTÜ’de de sürdüğünü anlatan Say, şöyle konuştu: “Her zaman sizin yolunuzda oldum, sizi takip ettim. Burada konser verdikten sonra ODTÜ’de ilk olaylar başlamıştı. İki yıldır da kesilmiyor. Ben sizi çok iyi anlıyorum, yanınızdayım. Sizi anlamayanların da anlamalarını isterdim, lakin mümkün görünmüyor.”

Öğrenciler için Gezi olayları nedeniyle bestelediği eserini seslendireceğini kaydeden Say, sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim felsefeme göre geçen yıl yaşanan Gezi olayları biz Türklerin bir aydınlanma devrimidir. Benim felsefeme göre sanatçılar bu aydınlanma devrimi ile ilgili kalıcı eserler bırakmalıydı. Ben, üç eser planladım. Bu müziklerin sözleri yok çünkü müzik evrensel dilde her şeyi anlatır diye düşünüyorum. Burada seslendireceğim eser ise iki ay önce bestelendi. İlk seslendirilişi Viyana’da yapıldı. Dört bölümden oluşan eserin üçünü bölüm ise Berkin Elvan bölümüdür. Berkin, vurulduğunda 14, öldüğünde ise 15 yaşındaydı. Berkin Gezi Parkı’nın naif, suçsuz sembolüydü. Bundan sonra ne olacak? 100 yıl sonra bizim direnişimizden geriye ne kalacak? Kısmi bir zafer mi yoksa yenilgi mi? İşte tüm bu duygular en iyi müzikle anlatır diye düşündüm…”

Ödül için özel olarak Gezi bestesini seslendiren Say, ODTÜ’lüler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.

  • Cumhuriyet
Haberin Tamamı İçin:
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir