Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Fatma Ayanoğlu Yazio: 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe Yaklaşırken...

93PAYLAŞIM
Yazio Banner

Dijitalleşme erkek ve kadın arasındaki fiziksel gücü ortadan kaldırmış, istihdamda beyin gücünün önemini ortaya koymuştur. Analitik düşünme, ileriyi görebilme, sezgi gücü, hislerini etkin kullanabilme gibi konularda daha ileri seviyeye sahip olan kadının günümüz ortamında istihdamı da önem kazandı. Artan globalleşme ve rekabet ortamında kar odaklı ve realist düşünmek zorunda olan şirketler için de bu özelliklere sahip bireylerin istihdamı dolayısıyla “kadın istihdamı” ön plana çıktı. 19.yy’ın başında Sanayi Devrimi ile ortaya çıkan fabrikalarda çalışan işçi sınıfları arasında fiziksel güç ve dayanıklılık gibi kavramların yerini Covid-19 virüsü ile tetiklenen online çalışma sistemi ve Dijital Devrim ile hızlı kavrama, beyni daha etkin kullanma ve inovatiflik gibi beyin gücüne ait kavramlar aldı.

Tüm dünyada kadın istihdamını artırmaya başlayan çalışmaların temel kaynağı elbette ki sadece bu sebep değil.

Kadınların eğitim seviyelerinin yükselmesi ve yönetim kurullarında ya da karar mekanizmalarında yer almaları ikinci plana itilen kadının artık söz sahibi olmasında büyük rol oynadı. Yapılan araştırmalar küresel çapta yüzde birlik kadın istihdamının artışının küresel gayrisafi hasılayı milyar dolarlar seviyesinde yukarı çekeceği yönünde. Ülkemizde son 10 yılda farklı sektörlerde kadın istihdamının arttığını görmekteyiz. Akademiden finansa, tekstilden bilişime tüm sektörlerde kadın oranı giderek artmaktadır. Ancak yine de hala kadınların söz sahibi olmaları ve işyerinde cam tavan sendromu, ayrımcılık, mobbing, şiddet gibi konulara maruz kaldıkları
görülmektedir.

Kadına şiddet, özellikle pandemi döneminde bireylerin evde kalma zorunluluğu, iş-yaşam dengesinin yeni boyutlara ulaşması, işin eve taşınması ve ev içi sorumlulukların artması, birçok kişinin bu süreçte işten ayrılmak veya işini kapatmak zorunda kalması gibi faktörlerle artmıştır. Bununla birlikte online ve dijital mecralara taşınan her şey dijital şiddeti artırmıştır. Kadına yönelik dijital platformlar üzerinden yapılan ısrarlı takip, itibarsızlaştırıcı cümleleri herkese açık paylaşmak vb. gibi şiddet türleri artmıştır. Aslında birçok kadın dijital platformlar üzerinden şiddete uğradığının farkında bile değildir. Sosyal medya hesabından eklemek istemediği birinin sahte hesaplar ile takip etmesi ve rahatsızlık edici en küçük durum bile şiddettir ve yeni düzenlenen sosyal medya kanunu ile suç olarak
belirlenmiştir.

Geçmişten günümüze şiddete bakış açısında toplumumuzda değişim olmuştur.

Örneğin bundan 10-15 sene kadar evvel aile içi şiddet çok fazla karışılmaması ve dışarıdan üçüncü şahısların müdahale etmemesi gereken bir durum olarak görülürken günümüzde bu algı büyük oranda ortadan kalkmıştır. Eskiden şiddete maruz kalan bir kadının sesini duyurması veya kolluk kuvvetlerinden yardım istemesi çok daha zor iken, günümüzde teknolojik gelişmelerin kullanılması sonucu geliştirilen, tek tuşa basılarak en yakın emniyet güçlerinin birkaç dakika içinde şiddet mağdurunun yanında olmasını sağlayan KADES uygulaması buna oldukça güzel bir örnektir.

Toplumda kadına bakış açısındaki değişimler, kadın konusuyla ilgilenen ve bu alanda toplumsal fayda yaratmaya odaklanmış birçok sivil toplum kuruluşu bulunmaktadır. Kadın konusunda farkındalığın Z kuşağında da oldukça fazla olduğu söylenebilir. Kadına şiddetin hiç olmaması ve kadın istihdamının artarak, işyeri içindeki tüm koşullarda kadın-erkek arasındaki dağılımın gerek ücret gerek terfi ve diğer çalışma koşulları gibi açılardan eşit hale gelmesi için daha alınacak çok yolumuz bulunmaktadır.

Tüm bu olumlu durumlar yaşanırken hala birçok işyerinde sadece kadın olduğu için eksik ücret alan veya hak ettiği halde gereken terfiyi alamayan kadınlar bulunmaktadır.

Pandemi döneminde nöbete kaldığı için ayrı olduğu eşinin çocuğun velayetini talep etmesi ve geçici de olsa çocuğun velayetini alması en basit ve en acı örneklerden biridir. Hayatın her alanında geleceğimiz olan çocukların yetiştirilmesinden iyi birer insan olmalarına kadar annelik sürecinde yaşadığı sıkıntılar, ekonomik olarak çalışma zorunluluğu kadınlara pozitif ayrımcılığın yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kadın konusunda yazılacak çizilecek çok şey bulunmaktadır. Bugünlerde her kurum, her sivil toplum kuruluşu kendi çapında dünya kadınlar gününü kutlamak için farklı projeler veya faaliyetler çabasına girmiştir. Tek temennim bu çabaların sadece dünya kadınlar günü için değil, her zaman gösterilmesidir. Kadına şiddetin hiç olmadığı ve kadın istihdamında adil ve kadının hak ettiği bir dağılım olmasını diliyorum. Hayat mücadelesi içinde anne olmak, eş olmak, çalışan kadın olmak vb. gibi birbirinden zor rolleri üstlenen ve hayatın her alanında var olan tüm kadınların Dünya Kadınlar Gününü en içten dileklerimle kutluyorum.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
trippysnake

Yazı çok güzel. Çoğu analize katıldım. Sorduğum soruya cevap verilirse onu okumayı, araştırmayı ve üstünde düşünmeyi seven birisiyim. Ofansif eleştiri değil de yapıcı eleştiri olarak şunu sormak istiyorum sadece. (Çünkü defansif cevap değil pozitivist cevap bekliyorum.) "Analitik düşünme, ileriyi görebilme, sezgi gücü, hislerini etkin kullanabilme gibi konularda daha ileri seviyeye sahip olan kadının günümüz ortamında istihdamı da önem kazandı." ifadelerinde yer alan tespite kaynakça verebilir misiniz?

Görüş Bildir