Farkı Yaratan Sunum

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Farkı Yaratan Sunum

Farkı Yaratan Sunum

Özge Uzun, dört yıldır “Güne Merhaba” programıyla CNN Türk seyircisinin karşısına çıkıyor. Bu sezon ona Deniz Bayramoğlu da eşlik ediyor. Hafta içi her sabah 06.00-09.00 saatleri arasında yayın yapan ikili için gün 02.30’da başlıyor.

Sabah programı sunmak, nasıl bir disiplin gerektiriyor? Deniz Bayramoğlu: Yaptığımız iş; gazetecilik, mesaisi olmayan bir iş. Temel iş disiplini ve mantık anlamında çok farklı şeyler yapmıyoruz diğer arkadaşlarımızdan. Ama gece 02.30’da, 03.00’te uyanmak sıkıntı yaratıyor tabii. Bu da biraz biyolojik saatle alakalı.

Özge Uzun: Sabah haberciliği aslında çok keyifli ama bir o kadar da zor. Gece 02.30’da uyanmaya herkes kolay kolay alışamaz. Bazıları şöyle düşünüyor; “Oh ne güzel, işleri 09.00’da bitiyor, bütün gün onlara kalıyor!” Ama bu sağlıklı bir durum değil maalesef. Mümkün olduğunca günlük uykumuzu birazcık daha fazla alarak ayakta kalmaya çalışıyoruz.

Tatile çıktığınızda ‘normal yaşama’ adapte olmakta zorlanıyor musunuz? Özge Uzun: Tabi... Tatile çıktığında normal insanlar gibi sabah saatlerinde uyanmaya alışıyorsun. O yüzden işe döndüğümüz ilk zamanlarda da biyolojik saatimiz sarsılıyor.

O SAATİN BAŞKA BİR ENERJİSİ VARBu olağan dışı çalışma saatlerinde işe nasıl motive ediyorsunuz kendinizi peki? Özge Uzun: Ben gece çalışmayı severim. Gecenin güne dönmesi, günü aydınlatmak, insanlara “günaydın” demek, onlara gülümsemek... Bunlar motive ediyor beni.

Deniz Bayramoğlu: Özge’nin söyledikleri tamamen doğru, özellikle şu kısmı; insanlara bir şey vermek istiyorsun sabahın o saatinde. Başka bir enerjisi var o saatin. İnsanların en kendileri oldukları, hayata hazırlanmaya başladıkları vakitte karşılarına çıkıyorsun ve iki sorumluluğun var. Birincisi, onları güne hazırlamak. İkincisi de bunu en iyi şekilde yapmak. Bunları düşününce, o gülümseme ister istemez geliyor insanın yüzüne.

GÜNE MERHABA MARKA OLDU“Güne Merhaba”nın diğer sabah haberlerinden farkı ne? Özge Uzun: Aslında özel haberler dışında verdiğimiz haberler genellikle aynı. Farkı yaratan, sunum. Bizim stüdyomuz, güzel bir misafir odası gibi. Deniz’le beraber programdaki samimiyet de gün geçtikçe artıyor. Sunum farkını daha da artırıp tatlı rekabette birazcık daha öne geçmeyi planlıyoruz. Çok şükür “Güne Merhaba” bir marka oldu, bu markanın yeri Deniz’le beraber daha da sağlamlaşacak.

Deniz Bey’in programa katılması, sizi ve ekibi nasıl etkiledi? Özge Uzun: Ben ilk defa bir partnerle çalışıyorum. İlk yayında, ilk anonsları yaptıktan sonra Deniz’le birbirimize “Hadi devam ediyoruz” deyip el sıkıştık. Dedim ki kendi kendime; “Yanında seni tamamlayan, sırtını yaslayabileceğin biri var.” İlk yayından sonra haber merkezindekiler de 32 diş gülüyordu. Çok güzeldi, çok güzel mesajlar geldi.

Deniz Bayramoğlu: “Güne Merhaba”da bir ekip ruhu var. Tüm kararlar ortak alınır, işler ortak yapılır... İlk toplantıda da “Ortada çok güzel bir program var, onu birlikte nasıl daha ileriye götürürüz” diye konuştuk. Kendi adıma çok büyük bir içtenlikle “evet” dedim bu programa.

ÖZGE’NİN ENERJİSİ BENİ DE ETKİLİYORBirlikte çalışmaya başladınız ama her konuda hemfikir misiniz? Özge Uzun: Farklı düşündüğümüz konular çok. Mesela Felix Baumgartner’ın uzay atlayışı. Bana göre dünya tarihi için önemli bir detay ama Deniz farklı düşünüyor. Genel olarak, habere hazırlık aşamasında tartışıyoruz fikirlerimizi.

Deniz Bayramoğlu: Fikir teatisi bizimki.

İkiniz de fıkır fıkır insanlarsınız, bana mı öyle geliyor yoksa? Özge Uzun: Ben Deniz’den daha fıkır fıkırım! (Gülüyor)

Deniz Bayramoğlu: Evet, öyle. Özge’nin enerjisi beni de etkiliyor, makaraları koyveriyorum.

ÜÇÜNCÜ SUNUCU TAVŞAN KAKTÜSProgramın dikkat çeken detaylarından biri de “Tavşan Kaktüs”... Nedir hikâyesi? Özge Uzun: İlk programda yönetmenimiz Sema Coşkun stüdyoya elinde bir kaktüsle geldi. Tavşan kulakları gibi, ortasında da sarı bir çiçek var. “Bu ne?” dedik, “Deniz’in torunu” dedi. Meğer Deniz ona bir kaktüs almış, bu da onun yavrusuymuş. Stüdyoya koyduk, bir karakter haline geldi.

Deniz Bayramoğlu: Programın Twitter adresinde onun adıyla tweet’ler bile atmaya başladık. Ama bu planlı değil, kendiliğinden gelişen bir süreçti. Neredeyse “Güne Merhaba”nın üçüncü sunucusu oldu.

SOSYAL YAŞAMDA NELER YAPIYORLAR Deniz Bayramoğlu: Kopuz çalıyor

Müzik konusunda ciddiyim. Daha önce batı müziğiyle ilgileniyordum, şimdi rotam türkülere kaydı. Köklerime döndüm diyelim. Kopuz çalmayı öğrendim. Bu konuda bir çalışma yapmak istiyorum.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Felix baumgartnerTwitterUzaymüziktatlı
Görüş Bildir