Eril Siyasete Meydan Okudu, Suikaste Kurban Gitti: Müslüman Bir Ülkenin İlk Kadın Başbakanı Benazir Butto’nun Mücadele Dolu Yaşamı

-

Baskı kurmakla kalmayan ataerkil düzen, kadını tarihten, siyasetten, hatta hayatın her alanından silmeye çalıştı. Kurulan bu tahakküme boyun eğmeyen pek çok kadın mücadele etti, yok sayıldığı her alanda kendisini gösterdi. 

İşte o kadınlardan bir tanesi Benazir Butto. İmkansızı başardı ve Müslüman Pakistan’ın ilk kadın başbakanı oldu. Trajik bir şekilde seçim mitinginde bir suikast sonucu hayatını kaybetse de, pek çok kadına umut verdi ve ilham kaynağı oldu. 

Kaynak: 1, 2, 3

Pakistan Halk Partisi’nin başkanı ve eski devlet başkanı Zülfikar Ali Butto’nun kızı olan ve Karaçi’de dünyaya gelen Benazir Butto, Harvard ve Oxford’da eğitim gördü.

Hindistan’ın Doğu Pakistan’a asker gönderdiği ve babasının Batı Pakistan Savunma Bakanı olarak Birleşmiş Milletler’de teması kurmak üzere New York’a gitmek zorunda kaldığı 1971 yılına kadar Harvard’a devam etti ancak daha sonra babasına yardımcı olmak üzere New York’a taşındı.

Oxford’da aldığı eğitimin ardından Pakistan’a döndü. İslami sosyalizmi savunan babası Zülfikar Ali Butto çeşitli iddialarla 1979 yılında idam edildi, Benazir Butto da ev hapsinde kaldı.

Pakistan ve Hindistan’ın İngiliz sömürgesi olduğu yıllarda Hindistan’da eğitim gören ve Berkeley’de siyaset, Oxford’da hukuk eğitimine devam eden Zülfikar Ali Butto İslam sosyalizmini savunuyordu ve Pakistan Halk Partisi’ni kurarak iktidarın halka ait olduğu bir demokrasi hayal ediyordu. 1977 yılında yapılan seçimlerde büyük çoğunluk elde etse de muhalefet tarafından seçime hile karıştırdığı iddia edildi. İç savaşa dönen olayların ardından sıkıyönetim ilan edildi ve Butto tutuklandıktan sonra idam edildi.

1984 yılında yurt dışına çıkmasına izin verildi ve Benazir Butto Büyük Britanya’ya taşınarak sürgünde Pakistan Halk Partisi’nin başkanlığını sürdürdü.

Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde geçirdiği yıllarda batılı bir yaşam tarzı sürdü ve kadın haklarını savundu. Ülkesindeki kız çocukları için bir şeyler yapmak isteyen ve siyasi yaşamına devam eden Benazir Butto, 1987 yılında çimento fabrikatörü Asıf Ali Serdari ile evlendi ve bu evlilikten Bilavel, Bahtiyar ve Asife isminde üç çocukları oldu.

1977 yılındaki iç karışıklığın ardından, 1988 yılında Pakistan’da ilk kez serbest seçim yapıldı ve Benazir Butto kazanarak ilk kez Müslüman bir ülkenin kadın başbakanı oldu.

Kurduğu hükümet yoğun yolsuzluk suçlamalarıyla karşılaştı ve yaklaşık iki yıl sonra askeri güçlerin desteğindeki devlet başkanı Gulam İshak Han tarafından yeni seçimlere gidileceği gerekçesiyle devrildi. Suçlamalara rağmen Benazir Butto hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmadı.

1993 yılında Benazir Butto yeniden başbakan seçildi ancak üç yıl sonra eşi ile birlikte yolsuzluk suçlamaları nedeniyle Devlet Başkanı Faruk Leghari tarafından düşürüldü.

Yüksek Mahkeme kararı onaylasa da Benazir Butto ve eşi Asıf Ali Serdari hakkındaki yolsuzluk suçlamaları hiçbir zaman kesinleşmedi.

Ulusal reformları ve kadın haklarına verdiği önem nedeniyle suçlamaların hedefi olan Benazir Butto, politik güçlerini yitirmeye başlayan Pencap bölgesindeki zengin toprak sahiplerinin hedefindeydi.

Feodal düzene karşı mücadele eden bu cesur kadın, Pakistan’ın gelişmesi ve kız çocuklarının hayatın her alanında yer almaları için savaştı.

1999 yılında, Pervez Müşerref liderliğinde gerçekleşen askeri darbe sonrası Pakistan’ı terk etmek zorunda kaldı ve Dubai’ye yerleşti.

Siyasi yaşamına Dubai’de devam etti ancak Pervez Müşerref’in hedefi olmaktan kurtulamadı. 2002 yılında Benazir Butto hedef alınarak başbakanların iki dönem görev yapabileceklerine dair bir anayasa değişikliği gerçekleştirildi.

2007 yılında başbakan olma olasılığı doğunca, Pakistan’a dönmeyi istedi ancak ortam müsait değildi. El-Kaide’nin tehditlerine ve çevresindekilerin uyarılarına rağmen Benazir Butto Pakistan’a döndü.

Seçim çalışmalarına katılmayı isteyen Benazir Butto’ya El-Kaide saldırı tehdidinde bulundu. Pervez Müşerref dönüşünü ertelemesini ve Yüksek Mahkeme’nin hakkındaki af istemine ilişkin kararını beklemesini istedi ancak Benazir Butto bu isteğe karşı geldi.

Sadece kendisi ve memleketi için değil, bütün dünya için söz konusu olan tehlikelerin farkında olduğunu söyleyen Benazir Butto, Pakistan’a döndüğünde öldürüleceğinin farkındaydı.

“2007’de beni Pakistan’da bekleyen belirsiz bir geleceğe dönmeye hazırlanıyorum. Sadece kendim ve memleketim için değil bütün dünya için söz konusu olan tehlikeleri çok iyi biliyorum. Tutuklanabileceğimi düşünüyorum. Ülkeme indiğimde hava alanının pistinde beni vurabileceklerini biliyorum. Her şeyin ötesinde El-Kaide beni kaç defa öldürmeye kalktı. Bu kez, öylesine nefret ettikleri demokratik seçimler için mücadele etmek üzere sürgünden döndüğümde neden gene buna kalkışmasınlar. Fakat yapmak zorunda olduğum şeyleri yapacağım ve Pakistan halkına, demokrasiye duydukları hasreti paylaşmak için yanlarında olma konusunda verdiğim sözü yerine getirmek için ülkeme dönmeye kararlıyım. Pakistan’ın bütün çocukları için bu riski göze alıyorum.”

Benazir Butto, sürgündeki sekiz yılın ardından 18 Ekim 2007 gecesi Pakistan’a döndü ve yandaşlarının sevgi gösterileriyle karşılandı. Aynı gün bombalı bir saldırının hedefi oldu.

Karaçi yakınlarında gerçekleşen ve Benazir Butto’nun yara almadan kurtulduğu saldırıda 138 kişi yaşamını yitirdi, 248 kişi yaralandı.

27 Aralık 2007 günü, Ravalpindi’de gerçekleştirdiği seçim mitinginde 15 yaşındaki intihar bombacısı tarafından öldürüldü.

Aradan geçen on yılın ardından geçtiğimiz aylarda Pakistan Taliban’ı liderlerinden Ebu Mansur Asim Mufti Nur Veli, kaleme aldığı kitapta Benazir Butto suikastini örgütün gerçekleştirdiğini itiraf etti.

Ölüm tehditlerine aldırmayan ve kadın olarak siyasette var olma mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmeyen Benazir Butto, ülkesindeki kız çocuklarına örnek oldu. Sömürünün olmadığı bir toplum hayal eden bu cesur kadının mücadelesini ayakta alkışlıyoruz. 👏

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
domalt-trump

Butto 93'te 2. kez başbakan olduğunda TR'de de Çiller başbakandı. Ve 94'te Bosna savaşının devam ettiği yıllarda Saraybosna'ya birlikte gitmişlerdi. Üstlerinde çelik yelek, başlarında çelik miğferle çok hoş bir görüntüleri vardı. İki müslüman ülkede, iki kadın başbakan. Maalesef o ivmeyi koruyamadık, müslüman ülkelerde kadın politikacılar silindi gitti. Dünya nüfusunun neredeyse %25'i müslüman. Şu an sadece Singapur'un CB'si kadın. https://aa.com.tr/tr/dunya/singapurun-ilk-kadin-dunyanin-ilk-basortulu-cumhurbaskani-halime-yakub/912939

alparslandemir

büyük britanya ya gitmiş demek.. acaba oradan düşünce olarak nasıl döndü araştırmak lazım merak ettim. neyse Allah rahmet etlesin ölünün arkasından cok konusmayalım

jimmy-kane

meselenin Eril Siyasetle falan bir ilgisi yok. üzerinden çok geçmedi ve kendisi hakkında bilgi alabileceğiniz bir çok kaynak mevcut. ne kendisi ne de meselenin diğer kahramanları con con muhabbetlerinize meze edebileceğiniz kişilerdir. abd'nin desteklediği siyasal islamcı ve aynı zamanda afganistan'ı taliban'a hediye eden bir kişinin cinsiyetçilere sıra gelmeden daha büyük düşmanları vardır sanırım.

fchinaski

Kadın düşmanlığı aşikâr ancak öldürülme nedeni kadın olması mı, siyasi görüşü mü?

tom-black

Suikastin kadın olmakla ile ilgisini tam anlamadım, Öldürülme sebebi siyasi görüş ve babası da aynı duruma kalmış bunu sırf kadın olduğu için öldürüldü gibi yansıtmışsınız yada bana öyle gelmiş doğrusu editörün diğer içeriklerine de baktım da çokta şaşırmamak lazım

corpse-bride

sorun pakıstanda kadın olmak suudı arabıstanda kadın olmak gıbı bırsey cunku öncelikle sana ne gıyecegını soyleyen bır zıhnıyetle karsı karsıyasın gerısını sen dusun nelerıne karısıldıgını

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBaşbakanBirleşmiş MilletlerDarbeDubaiHindistanİdamİngiltereİntihar
Görüş Bildir