'Çevreciysen Bu Başbakan Emrinizde'

 > -

Erdoğan: Küfredenler Benim Gençliğim Değil

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

© NTV

'Siz Neyin Mücadelesini Veriyorsunuz!'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17. Akdeniz Oyunları Tesisleri'nin toplu açılış töreninde konuşuyor.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları...

Bu muhteşem açılış töreni vesilesiyle Mersinli tüm kardeşlerime en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum. Mersin’in bu büyük coşkusunu paylaşan tüm kardeşlerime, bakanlarım ve milletvekillerim adına burada iletmeyi borç biliyorum. Bugün açılış törenleri için buradayım, 20’sinde oyunlar için tekrar geleceğim. Ama inşallah baharda son bahara doğru bir de Mersin’deki diğer açılışlarımızı yapmak için büyük bir miting ile buradayım.

Elbette Akdeniz’i, bölgemizdeki tüm illerimizi tüm Akdeniz ülkelerini özellikle KKTC’yi buradan sevgiyle selamlıyorum. 17. Akdeniz Oyunları’na ev sahipliği yapacak Mersin’i ben bir kez daha tebrik ediyorum. Mersin size bu yakışırdı.

17. Akdeniz Oyunları için inşa ettiğimiz oyunlardan sonra tüm Türkiye’ye hizmet verecek olan bu eserlerin hayırlı olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Çok kısa bir süre içinde gerçekten Mersin’de çok büyük işler başardık. 17. Akdeniz Oyunları Yunanistan’ın Volos kentinde yapılacaktı. Ancak kriz nedeniyle mümkün olmadı. Bizden ricada bulundular.

Biz de yapılan bu öneriyi değerlendirdik, bu oyunları yapabileceğimizi komiteye bildirdik. Altını çizerek ifade ediyorum. Normal şartlarda böyle büyük bir organizasyonun hazırlıklarına 6 yıl önceden başlanırdı. Ama biz sadece 18 ay öncesinden hazırlıklara başlamamıza rağmen 20 Haziran’daki Akdeniz Oyunlarına mükemmel olarak hazır hale geldik.

Mersin’e söz verdiğimiz gibi söz veririz yaparız. 25 bin kişilik stadyumu yaptık. Az önce helikopterle stadyumun üzerinde dolaştım. Gurur duydum. Şimdi ben buradan Mersin’e, Mersin’in gençlerine sesleniyorum. Mevcut stadın yıkılamayacağına dair bize ferman veriyorlar. Şimdi ben buradan bir şey söylüyorum. Bakın her şeyden önce meselelere olaylara lütfen aklı selim ile yaklaşın. Birilerinin kayığına binmeyin. Mevcut stadın mukayese edilemeyecek bütün inisiyatiflerine sahip olan muhteşem bir stat yapılacak. Dört tarafı kapalı bir stat yapıldı. Mersin’in emrine verilecek. Sen öbür taraftaki ilkel bir stadın yıkımına karşı çıkacaksın.

Birileri bir şeyler diyor diyebilir. Biz bütün projelerimizi hazırladık. Yahu orayı engellemek isteyenler siz ne yaptınız Mersin’de yahu? Şu anda bu kadar tesisler yapılacak. Geleceksiniz önünü keseceksiniz. Neymiş efendim orası park olsun. Onu git sen belediye başkanına söyle o sana park yapsın.

Biz 2001 yılında partimizi kurarken insanı, en önemlisi hanım kardeşlerimizi gençlerimizi politikalarımızın odak noktasına yerleştirdik. Yatırımlarımızı reformlarımızı yaparken hanım kardeşlerimizi ve gençlerimizi dikkate aldık. Pozitif ayrımcılık yaptık.

Şu anda Taksim meydanında bulunanlar, yakıp yıkanlar. Ülkenin değişik yerlerinde bulunanlar, yakıp yıkanlar. Soruyorum, bunları hangi özgürlük adına yapıyorlar? Sorar mısınız, ya da görüştükleriniz varsa kendilerine sorun. Siz ne adına bunları yapıyorsunuz? Demokrasi adına mı? Özgürlükse, özgürlüğü istemenin yolları var. Eğer fikrinize güveniyorsanız, düşünce hürriyetinden korkmayın. Siz kendiniz için belli bir özgürlük istiyorsanız başkalarının özgürlük alanına da tecavüz etmeyin.

Bu ülkede on yıllardır başı örtülü olduğu için üniversiteye giremeyenlerin özgürlüğü noktasında siz ne yaptınız soruyorum sizlere. Onların eğitim hakları acaba hak değil miydi? Eğitim öğretim hakkından bu ülkede yıllarca mahrum edilen bu kızlarımıza bu kadar zulmü reva görenler şu anda ne adına meydanlarda dolaşıyorlar?

Konuyla ilgili bir ifade kullandığınızda Ak Parti’nin kapatılması gündeme geldi. Fakat AK Parti’nin kapatılması gündeme geldiği zaman biz bu ülkede Taksim Meydanına çıkmadık.

Biz hukuk içinde kalarak mücadelemizi verdik. Hakkımızı aldık, 330 milletvekilimiz vardı. Buna rağmen biz seçmenimizi sokağa dökmedik.

Ama şu anda bakıyorsunuz ki ana muhalefet sandıkta alamadığını buralarda arıyor. Bende şimdi Mersinli kardeşlerime diyorum ki 7 ay sonra bunlara dersi siz sandıkta vermelisiniz.

Bugün 25 yaş ve altı olan gençler, Türkiye’nin bugünlere nasıl geldiğini tecrübe ettiler. Bugünün gençleri bizim uğruna çok mücadele verdiğimiz demokrasi ve özgürlük ortamında yetiştiler. Koalisyon dönemlerini yaşamadılar. Kendi başbakanına ağza alınamayacak derecede küfreden bir gençlik benim gençliğim olamaz. Bunu duvarlara yazan bir gençlik hak arayışı içinde olan bir gençlik olamaz. Ve bugün çeşitli iş yerlerini, alışveriş mağazalarını basanlar bu ülkenin hak arayan bir gençliği olamaz.

Kıracaksın dökeceksin yakacaksın. Eee? Hak arıyormuş. Ne hakkı yahu? Ben aklı selim olan gençlerimize sesleniyorum. Bu oyunu bozun. Bu oyuna gelmeyin. Samimi olarak sesleniyorum. Siz gerçek manada çevreciyseniz burada çevreci bir başbakan var. Siz o caddelerdeki yaya kaldırımındaki kilit taşları söküp de kamunun araçlarını yakıp yıkanlarla beraber olmamalısınız.

Balyozlarla onları vurarak kırmaya çalışanlarla beraber olamazsınız. Aklı selim sahibi olan gençlerimize sesleniyorum. Başını iki elinin arasına al ve düşün. Ben ne yapıyorum? 2 milyar 800 milyon bu ülkede fidan ve ağaç diken bir iktidara karşı benim verdiğim çevrecilik mücadelesi olabilir mi? Şu İstanbul’un dili olsa da ayağa kalksa. Çöl çöl, göreve geldim. O zaman orta refüjler ağaç mağaç yok. Ağaçlar ithal ettim. Şu andaki altında piknik yapılan ağaçlar belediye başkanlığım zamanında İstanbul’a dikilen ağaçlardır.

Soruyorum çevreci kardeşlerime. Su çevre midir? Çevredir. İstanbul susuzdu. 180 km uzaklıktan dağları delerek suyu getiren belediye başkanı kimdi? Susuz İstanbul’u CHP belediyesinden aldım. 2,5 milyar dolar borçla devraldım. 1 milyar 200 milyon borçla devrettim. Soruyorum, çöp dağlarının olduğu bir İstanbul çevreci miydi? Peki o çöp dağlarından İstanbul’u temizleyen belediye başkanı kimdi? Haliç kokudan geçilmiyordu. O Haliç’ten 2,5 milyarlık çamuru çıkartan kimdi? Şimdi Haliç’te balık avlanıyor. Ve Boğaz Sadabad ile birleştirildi, oradan da Kadir bey buraya getirdiği suyla bambaşka bir haliç var. Etrafında rahat rahat oturuyoruz, geziyoruz.

İstanbul göreve gelmeden önce maskeyle dolaşıyordu. Niye? Havası kirli bir vilayetti. Hava kirliliğini İstanbul’da kim giderdi? Bu kardeşiniz giderdi.

“EĞER ÇEVRECİYSEN BU BAŞBAKAN SİZİN EMRİNİZDEDİR”

Geleceksin sen şimdi Gezi Parkı’nda 12 – 13 tane ağaç sökülecek, bir başka yere dikilecek, bize çevrecilik dersi vereceksin. Kusura bakma buradaki niyet bozuktur. Samimi değildir. Bunu çevrecilik adına veriyorsan benim kapım açık. Ama buradaki ideolojik temsil görevi yapanlara katılmayın. Kopun onlardan. Eğer çevreciysen bu başbakan sizin emrinizdedir. Demokrasi ise bu başbakan sizin emrinizdedir.

Bizim neslimiz inanın 50 yıl boyunca siyasette hep aynı yüzleri politikaları gördü. Bizim neslimiz 50 yıl boyunca büyük bir kısır döngüyü yaşadı. Bak, üç dönem arka arkaya milletvekilliği yapan dördüncü dönem yapamaz. Ara vermek suretiyle genç kuşaklara ön açsın diyen lider kim? Tayyip Erdoğan.

Haberin Tamamı İçin:

© AA

'Çevreciysen Bu Başbakan Emrinizde'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17. Akdeniz Oyunları Tesisleri'nin toplu açılış töreninde konuştu.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları

Bu muhteşem açılış töreni vesilesiyle Mersinli tüm kardeşlerime en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum. Mersin’in bu büyük coşkusunu paylaşan tüm kardeşlerime, bakanlarım ve milletvekillerim adına burada iletmeyi borç biliyorum. Bugün açılış törenleri için buradayım, 20’sinde oyunlar için tekrar geleceğim. Ama inşallah baharda son bahara doğru bir de Mersin’deki diğer açılışlarımızı yapmak için büyük bir miting ile buradayım.

Elbette Akdeniz’i, bölgemizdeki tüm illerimizi tüm Akdeniz ülkelerini özellikle KKTC’yi buradan sevgiyle selamlıyorum. 17. Akdeniz Oyunları’na ev sahipliği yapacak Mersin’i ben bir kez daha tebrik ediyorum. Mersin size bu yakışırdı.

17. Akdeniz Oyunları için inşa ettiğimiz oyunlardan sonra tüm Türkiye’ye hizmet verecek olan bu eserlerin hayırlı olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Çok kısa bir süre içinde gerçekten Mersin’de çok büyük işler başardık. 17. Akdeniz Oyunları Yunanistan’ın Volos kentinde yapılacaktı. Ancak kriz nedeniyle mümkün olmadı. Bizden ricada bulundular.

"6 YIL DEĞİL 18 AYDA BİTİRDİK"

Biz de yapılan bu öneriyi değerlendirdik, bu oyunları yapabileceğimizi komiteye bildirdik. Altını çizerek ifade ediyorum. Normal şartlarda böyle büyük bir organizasyonun hazırlıklarına 6 yıl önceden başlanırdı. Ama biz sadece 18 ay öncesinden hazırlıklara başlamamıza rağmen 20 Haziran’daki Akdeniz Oyunlarına mükemmel olarak hazır hale geldik.

Mersin’e söz verdiğimiz gibi söz veririz yaparız. 25 bin kişilik stadyumu yaptık. Az önce helikopterle stadyumun üzerinde dolaştım. Gurur duydum. Şimdi ben buradan Mersin’e, Mersin’in gençlerine sesleniyorum. Mevcut stadın yıkılamayacağına dair bize ferman veriyorlar. Şimdi ben buradan bir şey söylüyorum. Bakın her şeyden önce meselelere olaylara lütfen aklı selim ile yaklaşın. Birilerinin kayığına binmeyin. Mevcut stadın mukayese edilemeyecek bütün inisiyatiflerine sahip olan muhteşem bir stat yapılacak. Dört tarafı kapalı bir stat yapıldı. Mersin’in emrine verilecek. Sen öbür taraftaki ilkel bir stadın yıkımına karşı çıkacaksın.

Birileri bir şeyler diyor diyebilir. Biz bütün projelerimizi hazırladık. Yahu orayı engellemek isteyenler siz ne yaptınız Mersin’de yahu? Şu anda bu kadar tesisler yapılacak. Geleceksiniz önünü keseceksiniz. Neymiş efendim orası park olsun. Onu git sen belediye başkanına söyle o sana park yapsın.

Biz 2001 yılında partimizi kurarken insanı, en önemlisi hanım kardeşlerimizi gençlerimizi politikalarımızın odak noktasına yerleştirdik. Yatırımlarımızı reformlarımızı yaparken hanım kardeşlerimizi ve gençlerimizi dikkate aldık. Pozitif ayrımcılık yaptık.

"BAŞKASININ ÖZGÜRLÜK ALANINA TECAVÜZ ETMEYİN"

Şu anda Taksim meydanında bulunanlar, yakıp yıkanlar. Ülkenin değişik yerlerinde bulunanlar, yakıp yıkanlar. Soruyorum, bunları hangi özgürlük adına yapıyorlar? Sorar mısınız, ya da görüştükleriniz varsa kendilerine sorun. Siz ne adına bunları yapıyorsunuz? Demokrasi adına mı? Özgürlükse, özgürlüğü istemenin yolları var. Eğer fikrinize güveniyorsanız, düşünce hürriyetinden korkmayın. Siz kendiniz için belli bir özgürlük istiyorsanız başkalarının özgürlük alanına da tecavüz etmeyin.

Bu ülkede on yıllardır başı örtülü olduğu için üniversiteye giremeyenlerin özgürlüğü noktasında siz ne yaptınız soruyorum sizlere. Onların eğitim hakları acaba hak değil miydi? Eğitim öğretim hakkından bu ülkede yıllarca mahrum edilen bu kızlarımıza bu kadar zulmü reva görenler şu anda ne adına meydanlarda dolaşıyorlar?

"BİZ TAKSİM MEYDANI'NA ÇIKMADIK"

Konuyla ilgili bir ifade kullandığınızda Ak Parti’nin kapatılması gündeme geldi. Fakat AK Parti’nin kapatılması gündeme geldiği zaman biz bu ülkede Taksim Meydanına çıkmadık.

Başbakan Erdoğan konuşmasında yerel seçimlere 7 ay kaldığını söyledi ancak Mart’ta yapılacak seçimlere yaklaşık 9 aylık bir süre bulunuyor.

Biz hukuk içinde kalarak mücadelemizi verdik. Hakkımızı aldık, 330 milletvekilimiz vardı. Buna rağmen biz seçmenimizi sokağa dökmedik.

Ama şu anda bakıyorsunuz ki ana muhalefet sandıkta alamadığını buralarda arıyor. Bende şimdi Mersinli kardeşlerime diyorum ki 7 ay sonra bunlara dersi siz sandıkta vermelisiniz.

Bugün 25 yaş ve altı olan gençler, Türkiye’nin bugünlere nasıl geldiğini tecrübe ettiler. Bugünün gençleri bizim uğruna çok mücadele verdiğimiz demokrasi ve özgürlük ortamında yetiştiler. Koalisyon dönemlerini yaşamadılar. Kendi başbakanına ağza alınamayacak derecede küfreden bir gençlik benim gençliğim olamaz. Bunu duvarlara yazan bir gençlik hak arayışı içinde olan bir gençlik olamaz. Ve bugün çeşitli iş yerlerini, alışveriş mağazalarını basanlar bu ülkenin hak arayan bir gençliği olamaz.

Kıracaksın dökeceksin yakacaksın. Eee? Hak arıyormuş. Ne hakkı yahu? Ben aklı selim olan gençlerimize sesleniyorum. Bu oyunu bozun. Bu oyuna gelmeyin. Samimi olarak sesleniyorum. Siz gerçek manada çevreciyseniz burada çevreci bir başbakan var. Siz o caddelerdeki yaya kaldırımındaki kilit taşları söküp de kamunun araçlarını yakıp yıkanlarla beraber olmamalısınız.

Balyozlarla onları vurarak kırmaya çalışanlarla beraber olamazsınız. Aklı selim sahibi olan gençlerimize sesleniyorum. Başını iki elinin arasına al ve düşün. Ben ne yapıyorum? 2 milyar 800 milyon bu ülkede fidan ve ağaç diken bir iktidara karşı benim verdiğim çevrecilik mücadelesi olabilir mi? Şu İstanbul’un dili olsa da ayağa kalksa. Çöl çöl, göreve geldim. O zaman orta refüjler ağaç mağaç yok. Ağaçlar ithal ettim. Şu andaki altında piknik yapılan ağaçlar belediye başkanlığım zamanında İstanbul’a dikilen ağaçlardır.

Soruyorum çevreci kardeşlerime. Su çevre midir? Çevredir. İstanbul susuzdu. 180 km uzaklıktan dağları delerek suyu getiren belediye başkanı kimdi? Susuz İstanbul’u CHP belediyesinden aldım. 2,5 milyar dolar borçla devraldım. 1 milyar 200 milyon borçla devrettim. Soruyorum, çöp dağlarının olduğu bir İstanbul çevreci miydi? Peki o çöp dağlarından İstanbul’u temizleyen belediye başkanı kimdi? Haliç kokudan geçilmiyordu. O Haliç’ten 2,5 milyarlık çamuru çıkartan kimdi? Şimdi Haliç’te balık avlanıyor. Ve Boğaz Sadabad ile birleştirildi, oradan da Kadir bey buraya getirdiği suyla bambaşka bir haliç var. Etrafında rahat rahat oturuyoruz, geziyoruz.

İstanbul göreve gelmeden önce maskeyle dolaşıyordu. Niye? Havası kirli bir vilayetti. Hava kirliliğini İstanbul’da kim giderdi? Bu kardeşiniz giderdi.

“EĞER ÇEVRECİYSEN BU BAŞBAKAN SİZİN EMRİNİZDEDİR”

Geleceksin sen şimdi Gezi Parkı’nda 12 – 13 tane ağaç sökülecek, bir başka yere dikilecek, bize çevrecilik dersi vereceksin. Kusura bakma buradaki niyet bozuktur. Samimi değildir. Bunu çevrecilik adına veriyorsan benim kapım açık. Ama buradaki ideolojik temsil görevi yapanlara katılmayın. Kopun onlardan. Eğer çevreciysen bu başbakan sizin emrinizdedir. Demokrasi ise bu başbakan sizin emrinizdedir.

Bizim neslimiz inanın 50 yıl boyunca siyasette hep aynı yüzleri politikaları gördü. Bizim neslimiz 50 yıl boyunca büyük bir kısır döngüyü yaşadı. Bak, üç dönem arka arkaya milletvekilliği yapan dördüncü dönem yapamaz. Ara vermek suretiyle genç kuşaklara ön açsın diyen lider kim? Tayyip Erdoğan.

Ama bizden öncekiler oralara oturdukları zaman oralardan kalkmadılar. Çünkü onlar koltuklara yapıştılar. Oralarda kaldılar. Şimdi üç dönem siyaset yapan koltuğunu arkadan gelenlere devredecek dedik. Hiç kimseye ölünceye kadar burada oturma şansı vermedik. Dünyayı bunlar bilmiyor. Avrupa’nın bir çok ülkesinde seçme seçilme yaşı 18’dir. Seçme hakkı veriyorsun, seçilme hakkı vermiyorsun. Bu ülkede Taksim meydanına dört ayaklı koysam seçtiririm diyen siyasiler geldi. Seçmek zordur diyoruz ve seçilmeyi 18e indirebiliriz diyoruz ve bunun üzerinde çalışıyor.

Biz gençliği anlamak konusunda asla duyarsız olmayız. Gençliğe biz sırtımızı asla dönmeyiz. Bunlar gençlik örgütlerinden gelmedi. Kılıçdaroğlu ne anlar gençlikten yahu? Diğerleri ne anlar gençlikten?

Ama bu kardeşiniz 18 yaşından itibaren siyasette gençlik teşkilatlarının içinden geldi. Gençlik nedir bunu iyi biliriz.

Gençlere özgürlük ortamı, demokrasi ortamı kazandıran, gençliğe daha güçlü bir ülke kazandırmanın çabası içinde olan bir iktidar olarak gençlere asla kulaklarımızı tıkamadık.

Ülkemizde 1980 öncesinde maalesef gençler birbirine silah doğrulttu. Birbirleriyle çatıştı, karşı karşıya geldiler. Bütün bu çatışmaların acı bir oyun olduğu sonradan ortaya çıktı.

30 yıl boyunca terör ülkemizde can aldı. Yine gençler öldü. Kaybeden yine gençlik oldu. şimdi çözüm süreci başlattık. Gencecik askerlerimiz polislerimiz korucularımız şehit oldular.

Bakın şimdi de bakıyorsun önünde bir tane prof. İstisnalar kaideyi bozmaz. Benim polisime hakaret ediyor. Bu polis Türk milletinin polisidir. Benim polisimdir. Bu polise hakaret etmeye senin hakkın yok.

Siyaseti öğren sonra yola çık. Kaldı ki akademisyensin burada da terbiyeni muhafaza et. Bu ülkede kalkıp da zaten bunların zerre kadar sorumluluğu olsa bu ifadeyi kullanmaz.

Dolayısıyla polisimiz anarşiye karşı teröre karşı, askeriyle korucusuyla nasıl mücadele verdiyse bundan sonra da verecektir.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiGezi ParkıİstanbulKKTCKemal KılıçdaroğluMersinPolisRecep Tayyip ErdoğanŞehitTecavüzTerörYunanistanetoyun
Görüş Bildir