Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Economist: 'Polis Taksim'i Geri Aldı Ancak Ne Pahasına?'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Erdoğan'ın Uluslararası İtibarı Gezi Parkı'yla Fena Halde Çizildi

Economist: Türkiye'yi bir bölgesel güç haline getiren ve siyasi İslam ile demokrasinin mükemmel bir şekilde birarada yaşayabilir bir karışım olduğunu gösteren Erdoğan'ın uluslararası itibarı kötü bir şekilde çizildi

Economist dergisi polisin Taksim Meydanı'nda ve diğer yerlerdeki protestoların polis tarafından bastırıldığını ancak bunun Türkiye'nin itibarını oldukça zedelediğini yazıyor.

31 Mayıs'ta başlayan protestoların aşama aşama azaldığını, ülkenin genelinde sükunetin hakim olmaya başladığını belirten dergi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen hafta sonu düzenlediği mitingler üzerinden değerlendirildiğinde, Adalet ve Kalkınma Partisi tabanının her zamankinden daha sadık olduğu gözlemini yapıyor.

Ancak bunun bir bedeli var dergiye göre:

"Türkiye'yi bir bölgesel güç haline getiren ve siyasi İslam ile demokrasinin mükemmel bir şekilde birarada yaşayabilir bir karışım olduğunu gösteren Erdoğan'ın uluslararası itibarı kötü bir şekilde çizildi. Kendisini eleştirenler, onu sevmemekle birlikte, ondan korkuyorlar da. Başbakanının istediği de bu gibi görünüyor."

Türk Tabipler Birliği rakamlarına göre, aralarında ondan fazla gazeteci olmak üzere 7 binden fazla göstericinin yaralandığı ve beş kişinin öldüğü, sağlık durumları kritik olan insanlar olduğu da derginin değerlendirmesinde aktarılan noktalardan.

"Bu arada, provokatör olarak adlandırılanlara karşı bir cadı avı da başladı. Yüzlerce gösterici tutuklandı. İnsan hakları kuruluşları, Gezi Parkı'ndaki komüne yiyecek taşımak gibi "suçlardan" tutuklu insanlar olduğunu duyuruyor. Yaralıları tedavi eden doktorlar, onları savunan avukatlar ve Erdoğan'ın hükümetine karşı küresel bir komplonun parçası olmakla suçladığı diğerleri yakalandı. AK Parti destekçisi gruplar İstanbul'daki bir muhalefet partisi bürosuna saldırdı."

Economist, Gezi Parkı eylemleri ve hükümetin tepkisi konusunda İçişleri Bakanı Muammer Güler'in sosyal medyanın üzerine gitme planlarını ve Erdoğan'ın düşmanı olduğu düşünülenlere karşı saldırgan twitler atıldığını da yazıyor.

Derginin yazarı Amberin Zaman kendisine hakaret içeren twitler atıldığını da belirtiyor.

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri de kötüye gidiyor diye yazan dergi örnek olarak Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in Brüksel'e yapacağı ziyareti iptal etmesini, Erdoğan'ın "Tanımıyorum" demesini ve Türkiye ile Avrupa Birliği arasında açılacak yeni fasıla Almanya Başbakanı Angela Merkel'in karşı çıkmasını gösteriyor.

Economist son olarak Erdoğan'ın Kürt açılımını da sorguluyor ve hükümeti "Savaşa hazırlanmakla" suçlayan PKK komutanı Karayılan'ın sözlerini hatırlatıyor.

Karayılan'ın insansız hava araçlarının Kuzey Irak'taki PKK kampları üzerindeki keşif uçuşlarına tekrar başladığını söylediğini buna karşılık "Türkiye'nin ılımlı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "reformlar devam edecek" sözleriyle ortamdaki karamsarlığı kırmaya çalıştığını da belirtiyor.

Financial Times gazetesinden David Gardner ise Türkiye'nin Avrupa Birliği ile tekrar müzakere masasına dönme şansının Başbakan Erdoğan'ın bu ay yaşanan protesto gösterilerine karşı tutumuna kurban gittiğini yazıyor.

"Berlin Ankara'nın AB yolunu kesti" başlıklı haberin altında yayımlanan değerlendirmede, Avrupa Birliği'nin bir yandan Erdoğan'ın "paranoyak ve hoşgörüsüz davranışları" ile kentli Türkiye'nin farklılıklarına yaklaşma konusunda bir dengede yürümesi gerektiği yazıyor.

Artarda üç seçimi oylarını artırarak kazanan Başbakan Erdoğan'ın kendi hükümetine karşı laik elitleri iktidara taşımak isteyen uluslararası bir komplodan şüphelendiğini belirten yazar, AKP'nin varlıklı bir orta sınıf yaratma başarısının bir sonucu olan daha fazla demokratik aktivizm ile baş edebilme kapasitesi gösteremediğini de ifade ediyor.

Fransa'nın Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki muhalefetini yumuşattığını ancak bu kez Almanya'nın gösterilere karşı tutum gerekçesiyle yeni fasıl açılmasını engellediğini belirten yazar, Avrupa Birliği'nin birlik iddialarına rağmen Türkiye ile ilişkilere kültürel olarak yeterli olmadığını görüşünü işliyor.

Gardner, AB'ye karşı sert açıklamalar yapan Erdoğan'ın birlik kurallarının koruması olmasa 10 yıl önce iktidara gelemeyeceğini, ordunun siyasetteki etkisini bu sayede kırdığını da belirtiyor.

İktidarın oyların yüzde 50'sini aldığını sık sık vurgulayarak, diğer yüzde 50'yi görmezden gelme hakkı varmış gibi davrandığını belirten yazar, Almanya'nın katı muhalefetinin AB'nin yumuşak gücünün etkisini gösteren bir örnek olarak değil, hayati önem taşıyan bir ilişkinin tabutuna son çivi olarak hatırlanabileceğini de ifade ediyor.

Guardian gazetesi ise Gezi Parkı protestolarına karşı polis müdahalesine oldukça geniş bir yer ayırıyor.

Ian Traynor ve Constanze Letsch imzalı değerlendirmede, Türkiye'nin her zamankinden çok daha fazla bölünmüş durumda olduğu görüşü savunuluyor.

Gazeteye göre, kitlesel gösterilere otoriter yanıt vermek, ülkenin bir zamanlar her şeye kadir başbakanını ülkesinde ve dışarıda daha güçsüz bir hale getirdi.

Başbakan Erdoğan'ın ülkeyi "dostlar ve düşmanlar" olarak bölmekle suçlandığını ifade eden gazete, siyaset bilimci Ahmet İnsel'in başbakan Erdoğan'ın fazla başarının etkisi altında fazlasıyla bir kontrol etme eğilimi içinde olduğu görüşünü de aktarıyor.

Guardian, Uluslararası Af Örgütü Türkiye araştırmacısı Andrew Gardner'ın "Erdoğan'ın söylemi başından beri negatif ve kışkırtıcıydı. Konuşmaları yalnızca protestoculara yönelik olmakla kalmadı protestocuların haklarını savunanları da içermeye başladı" şeklindeki sözlerini de aktarıyor.

T24

Haberin Tamamı İçin:

Economist: 'Polis Taksim'i Geri Aldı Ancak Ne Pahasına?

Economist, polisin protestoları bastırmasından sonra Türkiye'nin çoğunda gösterilerin giderek azaldığını belirtiyor.

Gezi gösterileri ve onları bastırmak için polisin yaptığı sert müdahaleler, yabancı medyayı meşgul etmeyi sürdürüyor. Economist dergisi son sayısında "hırçın polis taktikleriyle Taksim Meydanı'nı ve başka protesto yerleri geri alındı ama bunun Türkiye'nin itibarı için bedeli ağır oldu" yorumunu yapıyor.

İngiliz haftalık dergi, 31 Mayıs'ta başlayan protestoların giderek azaldığını, ülkenin çoğunun sakin olduğunu belirtirken "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, sıkı kontrolde olduğu görünüyor" diyor.

Ankara ve İstanbul'da düzenlenen kalabalık mitinglere dikkat çekerek Erdoğan'ın tabanının her zamankinden "daha fazla sadık ve ona her zamankinden fazla tapıyor" gibi değerlendirmelerde bulunan Economist, buna karşın "Ancak ne pahasına?" sorusunu sorduktan sonra şu savları dile getiriyor:

"Türkiye'yi bir bölgesel güce dönüştüren ve siyasi İslam ile demokrasinin mükemmel bir şekilde bir arada yaşayabilir bir karışım olduğunu kanıtlayan Erdoğan, vizyoner olarak övülüyordu. Şimdi ise, uluslararası itibarı kötü bir biçimde zedelendi. Kendisini eleştirenler, şimdi onu sevmiyorlar ve ayrıca ondan korkuyorlar. Onun istediği de bu sanki."

Economist, olaylar sırasında yaşanan polis şiddeti, binlerce kişinin yaralanması ve "sözde provokatörler"e karşı başlatılan "cadı avı"na dikkat çektiği analizinde, sosyal medyayı "bastırma" planlarının da yapıldığını kaydediyor.
Türkiye ile AB ilişkilerinin kötüleştiğini de belirten Economist, Türkiye'nin Avrupa Parlamentosu kararına gösterdiği sert tepki ve Almanya'nın müzakere sürecinde yeni bir başlığın açılmasına karşı çıktığı duyumlarına da dikkat çekiyor.
Ancak "Hükümetin acımasızlığına rağmen birçok kişi, protestoların Türk demokrasinin kökleşmekte olduğunu gösterdiğine inanıyor" diyen Economist, "Protestocuların çoğu, şiddeti reddetti ve bunun yerine mizaha ve hayal gücüne başvurdu" diyor ve bunun örneği olarak da "Duran Adam"ı gösteriyor.

"KÜRT GİRİŞİMİ HER GEÇEN GÜN DAHA SALLANTIDA GÖRÜNÜYOR"

Economist yazarı, kendisine hakaret eden twitteleri aldığını da anlattığı analizinde "Önceki krizler, Türklerin büyük bir affetme ve unutma kapasitelerinin olduğunu ortaya koydu ancak, Erdoğan'ın Kürt girişimi ne olacak?" sorusunu sorduktan sonra "Bu, her geçen gün daha sallantıda görünüyor" dedi.

Analizde bu çerçevede PKK liderlerinden Murat Karayılan'ın hükümeti "savaşa hazırlamakla" suçladığı, insansız hava araçlarının Kandil kampları üzerindeki gözetim faaliyetlerine yeniden başladığını" söylediği ve reformların Meclis'in Temmuz sonunda tatile çıkmadan önce geçmesini istediği anlatılıyor.

ANKA

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAdalet ve Kalkınma PartisiAlmanyaAngela MerkelAnkaraAvrupa BirliğiBaşbakanFransaGezi ParkıİngiltereIrakİstanbulMuammer GülerPolisRecep Tayyip Erdoğanyiyecek
Görüş Bildir