Türkiye Bugün Erdoğan'ın Açıklamalarını Konuşuyor

 > -

Erdoğan'ın Konuşmasından Satır Başları

Erdoğan'ın Konuşmasından Satır Başları

Başbakanın konuşmasının satır başları şöyle:

Çok değerli yol arkadaşlarım (sloganlarla kesiliyor)

Hepinizi muhabbetle selamlıyorum. Bu güzel İstanbul gecesinde bu heyecanı bizlere yaşattığınız için sizlere teşekkür ediyorum.

Bu gece sadece sizleri değil Türkiye Cumhuriyetinin her köşesinde nefes alıp veren canları kardeşlerimi selamlıyorum. (sloganlarla kesiliyor Ya Allah Bismillah Allahu Ekber)

Annelerimi, ninelerimi bacılarımı selamlıyorum. Çiftçi, köylü, tüm işçi emekçi kardeşlerimi selamlıyorum. Türkiye kadar büyük Türkiye kadar ağırbaşlı genç kardeşlerimi selamlıyorum.

Şu anda İstanbul'da istanbulun kardeşi, Beyrutu, Şamı,Gazzeyi, Rammallahı, Mekke ve Medine'yi selamlıyorum. İstanbu'u tekrar tekrar selamlıyorum. İstabulu tekrar selamlıyorum. (sloganlarla kesiliyor: İstanbul burada çapulcular nerede!)

Sizlere Fas'taki Cezayir'deki, Tunustaki kardeşlerimin selamını getirdim. Allah muhabbetimizi daim etsin inşallah (Amin)

Oradaki yöneticilerimiz Bunların hepsi geçer dediler, çünkü biz size inanıyoruz dediler. Biz hiç bir zaman gönüller kırmanın değil gönüller yapmanın tarafında olduk. Ama dik durduk, dikleşmedik.

Bizim çatıamyla işimiz olmaz, bizim vandallıkla, kırıp dökmekle işimiz olmaz. Kardeşlerim (Tayyip'e uzanan eller kırılsın) Bu faiz lobisi şu anda borsada spekülasyonlara girmek sebebiyle bizi tehdit edeceğini zannediyor. Şu iyi bilmeleri lazım, bu milletin alın terini biz onlara yedirtmeyeceğiz. Bir bankanın genel müdürü çıkıp da bu vandalizmi organize edenlerin yanında olduğunu söylüyorsa onlar karşılarında bizi bulacaklardır.

Biz bugünlere Ya sabır diyerek geldik. Biz Türkiye'yi kardeşlik üzerine inşa ederek bu günlere geldik. 76 milyonun hiç bir ferdini ayırt etmedik. Birileri diyor ki başbakan %50nin başbakanı olduğunu söylüyor. Elinize dizinize dursun. Biz bugne kadar 76 milyonun hizmetkarı olduğumuzu söyledik. Bugüne kadar hizmet görmeyen, bir Hakkari havaalanı açtık, Şırnak'ta havaalanı açtık. Bizim karşımıza dikilenler bu hizmetleri kimler yapıyor onun için dikildiler.

Ak parti yapıyor. Sandıkta başaramadığımızı sandık dışı yollarla başaracağız dediler.

Kimsenin inancı ötelenmiş değildir. 76 milyonun efendisi değil hizmetkarıyız. Biz birlikte Türkiye'yiz. Bzi biriz beraberiz kardeşiz. Türkiye'de yaşanan tüm hadiseleri değerlendiririz ona göre adım atarız.

Yumuşak başlıysan kim dedi uysal koyunum?

(şiir devam ediyor)

Biz nasıl demokrasiye seçime saygılıysak, herkesten bize de saygılı olmalarını bekliyoruz. Biz yola çıkarken hedef ileri demoktasi dedik ve bunu da başaracağız. emaneti veren millettir, onu alacak olan da millettir.
Millet dışında hiç kimse bu emanete el uzatamaz. Sandık dışında kimse bu emanete kast edemez. On buçuk yıldır bu emaneti canımız gibi koruduk, buna da devam edeceğiz. (bir karışıklık çıkıyor)

Hiç kimsenin demokrasine kast etmesine, vandallık yapmasına şehirlere zarar vermesine izin vermeyiz.
Gezi parkında sayısı 15e bile varmayan ağaç için yapıldığı söylenen gösteriler bugün arkasında 3 kayıp bıraktı. (Polise uzanan eller kırılsın)

Bu gençlerin ölümü ne kadar önemliyşe benim polisimin ölümü o kadar önemlidir. Bu ülkede can güvenliğimizi sağlamak için görev yapıyor. Yeri geliyor anarşizmin, vandalizmin önünde görev yapıyor. Polisi çekin diyorlar, burası yol geçen hanı değil. Polis görevini yapmıştır. Polisimizin daha doğmamış yavrusu anne karnında yetim bırakıldı.

Şehirler yağmalandı, bunlar Türk bayrağını yakacak kadar arsızlaştırar. (Yol ver gidelim Taksimi ezelim)

Gazeteciyim diyerek sanatçıyım diyerek, siyasetçiyim diyerek kışkırtmanın alasını yaptılar. Artık vandallığa dönüşen bu eylemler derhal son bulmalıdır.

Samimiyetle yola çıkan vatandaşlar, terör örgütlerinin oyuncağı olmuştur. Ne yapacaksak demokrasiyle yapacağız. 76 milyon hep birlikte bunun karşısına dikileceğiz.

Siz on gün boyunca aklıselimden taviz vemediniz, şimdi buradan evlerimize dağılacağız. Taviz vermeyeceğiz. Sizin evinizde tencere tava yok Değil mi?
İşte bu çok önemli.

Siz sokaklarda tencere tavayla dolaşanlardan değil elinde bilgisayarıyla dolaşanlardan olacaksınız. Büyük Türkiye için mücadeleyi sürdüreceğiz, Biz mazlumların umuduyuz. (Allahu Ekber)

Gençler herbirinize teşekkür ediyorum, Türkiye'nin bütün gençlerini kucaklıyorum.

Sevgili İstanbullular emin olunuz Türkiyenin yükselişini Allahtan başka hiç bir güç engelleyemez.

Şiir okuyor.

Allah yar ve yardımcımız olsun. Hepinizi Rabbime emanet ediyorum.

Alkol Düzenlemesi Anayasa'dan Geliyor, Dinimle De Bağdaşıyor

Başbakan Erdoğan: Sağ olsunlar Dolmabahçe’de kandil simidi dağıtmışlar. Ama bir gece önce oraya ayakkabıyla girerek her türlü ahlaki olmayan şeyi yapıyorlar

T24

Başbakan Tayyip Erdoğan , Tunus’tayken gazetecilere Gezi Parkı eylemlerinde aşırı güç kullanan polisi uyardıklarını belirtti. “Biber gazını fevkalade bir hal olmadıktan sonra asla kullanmayacaksınız, dedik” ifadesini kullanan Erdoğan, eylemlere karşı kendi tutumunu da “Böyle bir şey karşısında tavırsız kalacak olursak AK Parti’ye oy veren yüzde 50 sen benim oyuma sahip çıkmadın hesabını yarın bana sorar” sözleriyle açıkladı. Erdoğan, alkol düzenlemesi hakkında “Biz Anayasa'da olduğu için bu düzenlemeyi yapıyoruz. Din de emrediyorsa ben ne yapayım” dedi ve “dini hükümlerde insanın kötülüğünü isteyen hiçbir şey olmadığını” vurguladı.

Kuzey Afrika turunun Tunus durağında kendisine eşlik eden gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan’ın verdiği mesajların bir kısmı şöyle:

“İçeriden ve dışarıdan birtakım güçlerin ortalığı karıştırmak için faaliyette olduğu bilgisi bize bir süredir geliyordu ama doğrusu bunu ‘çevre’ konusunu kullanarak yapacaklarını beklemiyorduk. Çevre tarihtir, kültürdür, yeşildir, kimse bana çevrecilik dersi vermesin. Ben yeşili seven bir insanım.

Mevcut Gezi Parkı’nın tamamını yok etmeyeceğiz. Topçu Kışlası’nı, Selimiye Kışlası gibi kullanacak halimiz yok. Bir AVM ifadesi geçince bu İstinye Park, Kanyon gibi anlaşıldı. İstanbul’un ciddi bir şehir müzesi yok. Turistler için cazibe merkezi olacak bir müze. Burada kitapevleri, geleneksel hat, tezhip, halı satan dükkânlar olabilir.

AKM hakkında yıkım kararı var. Yıkım kararı olduğu için işlevi olmayan bir merkez. Ben bu haliyle AKM’yi Taksim’e yakıştıramıyorum. Mimarlarıyla görüştüm, muvafakat ettiler. Burada dev bir opera binası yapalım. Cemal Reşit Rey, Lütfi Kırdar ses kalitesi ve sahnesi ile operaya uygun değil.

Dün Bülent Bey (Gezi Parkı eylemcileri ile) görüştü. AKM yıkılmamalı, Topçu Kışlası yapılmamalı, biber gazı yasaklanmalı, vali ve emniyet müdürleri görevden alınmalı... Talepler bunlar. Böyle bir talep olabilir mi? Referandum istemiyorlar. Çünkü doğacak neticeyi görüyorlar.

Bu süreç içerisinde bu talepleri yapanların durumuyla bu talebin dışında kalanların ayrışmasını yapmak durumundayız. Ağaçların sökülmemesi talebini samimi olarak yapanlar dışında bu olayları teşvik eden DHKP-C’den İşçi Partisi’ne kadar bunların tohumlamasını yapan gruplar var, istihbarat elimizde mevcut. Madem olay Gezi Parkı’dır bununla ilgisi olmayan iller neden buna dâhil oldu? Niçin İzmir, Ankara veya özellikle Hatay?

Gezi Parkı bahane, gerisi şahane mantığıyla yürütülen bir süreç. Peki, bunların çevreci yanı varsa soruyorum: Ceylan Otel, Koç ve Sabancı üniversiteleri orman arazilerine yapılmış. O zaman bunlar neredeydi? Ben Koç Üniversitesi’ne karşı belediye başkanı iken adeta savaş verdim ve hapse girdiğim zaman yanımda kimseyi bulamadım. Gökkafes’e karşı da büyük savaş verdim.

Kimse bana çevrecilik dersi vermesin. Bunları yapanlar, AK Parti ve AK Partili Başbakan Tayyip Erdoğan. Acaba biz AK Parti ve Tayyip Erdoğan’ı bu yolla yıpratabilir miyiz diye düşünüyorlar. Benim vatandaşımla bir problemim yok. AK Parti için değil, 76 milyon için yapıyoruz.

Twitter ve sosyal medyadan yalan yanlış haberler üretmek suretiyle kampanya yapıyorlar. Türkiye adına bir dertleri yok. Dün (önceki akşam) akşam Miraç Kandili. Sağ olsunlar Miraç Kandili’nde Dolmabahçe’de kandil simidi dağıtmışlar. Ama bir gece önce Dolmabahçe Camii’ne ayakkabıyla girerek içeride her türlü ahlaki olmayan şeyi yapıyorlar. Bizim âdetimizde, bizim kültürümüzde camilere böyle bir saldırı olabilir mi?

Bir kitle var ve hiçbir şeyi dinlemeden geliyor. Bizden herhangi bir miting alanı mı veya toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu ile alakalı bir şey mi istendi? Öyle olsa, demokratik taleplere canımız feda. Biber gazı olayındaki aşırılıkları eleştirdik. Ama dünyada biber gazının yasak olduğu hiçbir gelişmiş ülke yoktur. Biber gazını fevkalade bir hal olmadıktan sonra asla kullanmayacaksınız. Su kullanın, bu tür dağıtma işlemlerini yapın diye söyledik. Buna daha sonra büyük ölçüde uydular.

Sadece içeride değil dışarıda da bunun uzantıları var. İki üç ay öncesinden benzer haberleri alıyorduk. Ama biz çevre ve yeşil bahane edilerek bu adımın atılacağını düşünmüyorduk. Çünkü en başarılı olduğumuz alan çevrecilik. Başka bir yerden olabilir diye düşünüyorduk.”

Erdoğan, gazetecilerin diktatörlük eleştirilerini hatırlatması üzerine konuşmasına şöyle devam etti:

“Ne yaptık? Kimi astık, kimi kestik? Dönemim içinde 7 seçim yaşadık. Üç genel, iki yerel seçim, iki referandum yaptık. İsteyen istediği kadar parti kuruyor. Üstüne üstlük darbe girişimleri yaşadık. Partimize açılan kapatma davasındaki tabloyu biliyorsunuz. Ama biz sabrettik, kitlemizi sokaklara dökmedik. Yargı içinde mücadelemizi verdik. Sonra yapılan seçimde yine oylarımızı artırdık. Demokrasiye inandıklarını söyleyenler samimi değiller. Azınlığın burada çoğunluğa tahakkümü var. Böyle bir şey karşısında tavırsız kalacak olursak yüzde 50 AK Parti’ye oy verenler sen benim oyuma sahip çıkmadın hesabını yarın bana sorar. Bizim verdiğimiz hizmetlerde ayrımcılık var mı?

Erdoğan, gazeteci Nagehan Alçı’nın “Yavuz Sultan Selim hassasiyetinden sonra Tunceli’deki üniversiteye Pir Sultan Abdal, Nevşehir’dekine Hacı Bektaş-ı Veli ismini verseniz” talebi üzerine “Yavuz ismi Alevi vatandaşlarımıza yönelik asla değil. Pir Sultan Abdal ve Hacı Bektaş-ı Veli isimlerini elbette değerlendirebiliriz. Ben Yavuz’u diğer padişahlardan ayrı bir yere koyarım. Çok önemli bulurum” diye yanıtladı.

Başbakan, alkol düzenlemesi hakkında da “Dünyadaki uygulamalara baktık. Üstelik bizden önceki iktidarlar döneminde düzenlenen anayasa maddesi var. Onlar bu maddeyi işletmemişler. Biz Anayasa'da olduğu için bu düzenlemeyi yapıyoruz. Din de emrediyorsa ben ne yapayım” dedi. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Anayasaya göre alkol, kumar, uyuşturucu... Tüm bunlara karşı devlet gerekli tedbirleri alır diyor. Yani amir bir hüküm var. Bizim bunun adımını atmamız lazımdı. Mesela alkolden devleti çektik. Şimdi kumardan da çekiyoruz devleti. Piyango, toto, at yarışı... Bütün bunların devlet eliyle yapılmasını ortadan kaldıracağız. Bunlardan koruma, bizim görevimiz olmalı diye inanıyorum. Toplumun kahir ekseriyeti de bunu savunuyor, istiyor. Saat 22.00’den sonra alkol satışıyla ilgili düzenleme trafikteki sıkıntıyla ilgiliydi. Trafik kazaları yoğun şekilde bu saatler arasında. Karayollarından alkol satışını kaldırdık. Alkollü araç kullanmanın cezai müeyyidesini artırmak lazım.

Dayandırdıkları yer din. Dinin toplumun iyiliği, sağlığı için birçok hükümleri vardır. Bu hükümler içerisine insanın kötülüğünü isteyen hiçbir şey yoktur. Din emrediyor diye idareci buna uygun bunu yapıyorsa, kötülük mü yapmış oluyor? Bunu kimse Hıristiyan ve Musevi dünyası için söylemiyor. Bunu yüzde 99’u Müslüman denilen ülkemde söylüyorlar. Faizi niye kimse düşürüyorsunuz demiyor. Şimdi düşürüyoruz diye dinin hükmünü yerine getiriyorlar diyorlar mı? Çünkü işlerine geliyor. Bu düzenleme anayasadan geliyor ama dinimle de bağdaşıyor.”

Haberin Tamamı İçin:

'Gazeteci, Sanatçı ve Siyasetçiler Kışkırttı, Bu Eylem Derhal Son Bulmalı'

Başbakan, Kuzey Afrika gezisi dönüşünde konuştu: Sandıkta başaramadığımızı sandık dışı yollarla başaracağız dediler

T24

Başbakan Tayyip Erdoğan , Gezi Parkı'ndaki eyleme derhal son verilmesi çağrısında bulundu. Erdoğan, “Burası yolgeçen değil. Gazeteciyim, sanatçıyım, siyasetçiyim diyerek hukuksuzluğun, ayrımcılığın, kışkırtmanın alasını yaptılar. Demokratik gösteri hürriyeti özelliğini kaybederek artık vandallığa, tam anlamıyla hukuksuzluğa dönüşen bu eylemler derhal son bulmalıdır” dedi. Olayları analiz edip değerlendirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Biz hiçbir zaman gönüller yıkmanın değil, gönüller kırmanın tarafından değil, gönüller yapmanın tarafında olduk. Bizim kavgayla, çatışmayla, vandallıkla, vurup kırmayla, yakıp yıkmakla, kırıp dökmekle işimiz olmaz” dedi. “Faiz lobisi şu anda borsada sıkıntılara girmek suretiyle bizi tehdit edeceğini sanıyor. Bu milletin alın terini onlara yedirmeyeceğiz” diyen Erdoğan, “Bugünlere 'sabreden zafere ulaşır' diyerek geldik” diye konuştu. “Polisin görevini yerine getirdiğini, ancak aşırı güç kullanımının gereğinin yapılacağını” belirten Erdoğan, AKP'ye karşı sandıkta başarılı olamayanların sandık dışı yollar aradıklarını da iddia etti.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Kuzey Afrika gezisinden sabaha karşı saat 02:00 sıralarında döndü ve Atatürk Havalimanı'na getirilen AKP'nin seçim otobüsünün üzerinden kendisini karşılamaya gelen binlerce kişiye hitap etti. “Türkiye seninle gurur duyuyor”, “Polise vuran eller kırılsın”, “Ya Allah Bismillah Alllahu ekber”, Allahu ekber” sloganları ve tekbirleri arasında konuşan ve Gezi Parkı direnişini yapanlar ile destekleyenlere sert eleştirilerde bulunan Erdoğan şunları söyledi:

“Bu güzel İstanbul gecesinde muhteşem bir coşkuyu, sarsılmaz bir coşkuyu, bu heyecanı bizlere yaşattığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Bu gece sadece sizleri değil Türkiye Cumhuriyeti'nin her köyünde, her şehrinde nefes alıp veren kardeşlerimi selamlıyorum.

Alın terini ekmeğine katık etmiş çiftçi, köylü, tüm işçi, tüm emekçi kardeşlerimi selamlıyorum.

Türkiye kadar büyük, Türkiye kadar vakur, Türkiye kadar ağırbaşlı genç kardeşlerimi selamlıyorum.

Şu anda İsbtanbul'dan İstanbul'un kardeşi Saraybosna'yı, Kahire'yi, Üsküp'ü, Bağdat'ı, Şam'ı, Ramallah'ı, Mekke ve Medine'yi selamlıyorum.

Elbette İstanbul'u selamlıyorum. Her semtiyle, her sokağıyla İstanbul'u yürekten selamlıyorum.

Sizlere Fas'taki kardeşlerimin selamlarını, Cezayir'deki kardeşlerimin, Tunus'taki kardeşlerimin selamlarını getirdim. Değerli kardeşlerim, Allah kardeşliğimizi daim etsin inşallah. Birliğimizi, dayanışmamızı, kardeşliğimizi bozmasın inşallah.

Oradaki kardeşlerimiz hep şunu söylediler. Bunların hepsi yaşanır, dediler. Çünkü biz size inanıyoruz, dediler.”

“Biz hiçbir zaman gönüller yıkmanın, gönüller kırmanın tarafında değil, gönüller yapmanın tarafında olduk. Ama dik durduk, dikleşmedik.

Bizim kavgayla işimiz olmaz, bizim çatışmayla işimiz olmaz. Bizim vandallıkla, vurup kırmayla, yakıp yıkmakla, kırıp dökmekle işilmiz olmaz.

Kardeşlerim; altını çiziyorum, faiz lobisine rağmen buralara geldik. Ve bu faiz lobisi, şu anda borsada sıkıntılara girmek suretiyle bizi tehdit edeceğini zannediyor. Şunu çok iyi bilmeleri lazım; bu milletin alın tarihi biz onlara yedirtmeyeceğiz. Bir bankanın genel müdürü çıkıp da bu vandalizmi organize edenlerin yanında olduğunu söylüyorsa bunlar karşısında bizi bulacaktır.

Biz bugünlere Türkiye ekonomisini büyüterek geldik. Biz buralara insanımızı yücelterek geldik. Artık dünya Türk insanını konuşuyor.”

“Nereden çıktı bu işler? Biz bugünlere 'Ya sabır' diyerek, 'Sabreden zafere ulaşır' diyerek geldik.

Herkes şunu bilsin; biz Türkiye'yi kardeşlik üzerine inşa ederek, kardeşlikle büyüterek, kardeşliği yücelterek bugünlere geldik. 76 milyonun hiçbirini ayırt etmedik.

Birileri diyor ki, Başbakan yüzde 50'nin Başbakanı olduğunu söylüyor. Elinize dilinize dursun. Biz bugüne kadar 76 milyonun hizmetkârı olduğumuzu söyledik. Türkiye'nin en batısından en doğsuna kadar ayırt etmeden hizmet götürdük.

Bir Hakkâri'de 10 yıl önce havaalanı açılacak dense kim inanırdı, Iğdır'da, Şırnak'ta havaalanı açılacak denbe kim inanırdı? Geldik 26 ilde havaalanı vardı, şimdi 50'ye ulaştık. Fakat bizim karşımıza dikilenler, bu hizmetler için değil, bu hizmeti kimler yapıyor, onun peşindeler. AK Parti iktidarı yapıyor. Öyleyse bir şeyler yapıp sandıkta başaramadığımızı sandık dışı yollarla başaracağız, dediler.

Sevgili kardeşlerim kimsenin etnik kökeni, kimsenin inancı, mezhebi, ideolojisi, düşüncesi bizim nezdimizde ötelenmiş değildir. Çünkü biz bu milletin, dikkat edin yüzde 50'nin demiyorum, 76 milyonun efendisi değiliz, hizmetkârıyız., Biz birlikte Türkiye'yiz,. Biz beraberiz, kardeşiz.”

“Türkiye'de yaşanan hadiseleri, okuruz, analiz ederiz, değerlendiririz, ondan sonra da adımımızı atarız. AK Parti iktidarının başarısı çatışma, kutuplaşma asla değildir. Ancak şunu bilmeleri lazım; biz Asım'ın nesliyiz. Zulmü alkışlayamam, zalimi asla övemem...

Çok haklı olarak bize de saygılı olmalarını istiyoruz. Biz yola çıkarken bir şey söyledik; hedef ileri demokrasi dedik. Ve bunu başaracağız.

Kardeşlerim emaneti veren millettir. Emaneti alacak olan da sadece millettir. Millet dışında hiç kimse gelip de bu emanete el uzatamaz. Sandık dışında hiç kimse bu emanete göz dikemez.

10 yıl boyunca bu emaneti kutsal bildik. Canımız gibi koruduk, bundan sonra da canımız gibi korumaya devam edeceğiz.”

“Hiç kimsenin, ama hiç kimsenin bu ülkede hukuksuzluk yapmasına, vandallıkla yakıp yıkmasına, şehirlere, insanımıza zarar vermesine göz yumamayız.

Şimdi Gezi Parkı'nda sayısı 15'e bile varmayan ağaç için yapıldığı söylenen gösteriler, arkasında üç kayıp bıraktı. İki gencimiz hayatını kaybetti, bir başkomiserimiz şehit oldu.

Kardeşlerim bu gençlerin ölümü ne kadar önemliyse benim polisimin şehadeti de en az onlar kadar önemlidir. Bu polis kimin polisi? Bu ülkede can güvenliğimizi sağlamak için görev yapıyor. Yeri geliyor teröristin, yeri geliyor anarşistin, yeri geliyor vandalizmin karşısına dikiliyor.”

“Ne diyorlar, ne olacak? Burası yolgeçen hanı değil. Bu ülke Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Ve kamu kurumlarına varıncaya kadar, kamu araçlarına varıncaya kadar, sivil vatandaşların araçlarına varıncaya kadar herkese saldıranlara karşı polisimiz görevini yapmıştır. Yeri gelmiş aşırı güç kullanmış olabilir. İçişleri Bakanımız gereğini yapacak. Kamu araçlarına, sivil vatandaşların araçlarına, esnafa zarar verildi. Bunlar Türk bayrağını yakacak kadar ileri gitti. Kâğıt topyayarak hayatını idame ettirmeye çalışan gencimiz, ona da kastetiler.”

“Kardeşlerim gazeteciyim diyerek, sanatçıyım diyerek, siyasetçiyim diyerek son derece sorumsuz bir şekilde hukuksuzluğun, ayrımcılığın, kışkırtmanın alasını yaptılar. Demokratik gösteri hürriyeti özelliğini kaybederek artık vandallığa, artık tam anlamıyla hukuksuzluğa dönüşen bu eylemler derhal son bulmalıdır.

Samimi hissiyatla yola çıkıp terör örgütlerinin aracı olan masum vatandaşlarımız bu kirli oyunu görüp uzak durmalıdırlar.

Benim masum vatandaşlarım bu gösterilerden kendilerini ayırmalıdırlar. Her ne yaparsak demokrasiyle, hukukla yapacağız. Bunun dışında ne olursa 76 milyon hep birlikte bunun karşısına dikileceğiz.”

“Siz 10 gün boyunca vakardan, ağır başlılıktan. aklı selimden taviz vermediniz. Şimdi buradan evlerimize dağılacağız. Vakardan. ağırbaşlılıktan aklıselim ve sağduyudan asla taviz vermeyeceğiz.

Sizin evinizde tencere tava yok değil mi? İşte bu çok önemli. Siz sokaklarda tencere tavayla dolaşanlardan değil, bu gençlik elinde bilgisayarıyla dolaşanlardan bir gençlik olacak. Büyük Türkiye ülküsü için icraatımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Kardeşlerim siz mazlumların, Balkanların, Ortadoğu'nun, Afrika'nın örnek gençlerinisiniz. Siz, büyük adımlar atacak büyük hedeflere koşacaksınız. Siz oyuna gelmeyecek, aldanmayacak aldatmayacaksınız.

Her birinize teşekkür ediyorum. Sizlerin şahsında Türkiye'nin bütün gençliğini kucaklıyorum. Anadolu'da, Trakya'daki tüm kardeşlerimi, yeryüzündeki tüm dost ve kardeşlerimi gönülden selamlıyorum.

Sevgili İstanbullular emin olunuz Türkiye'nin yükselişini, Allah'tan başka, engelleyemez.

Şehit başkomserimiz ve hayatını kaydeden iki gencimizi rahmetle yad ediyor,. Yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Allah yar ve yardımcımız olsun. yolumuz, bahtımız açık olsun diyor, hepinizi Rabbime emanet ediyorum.”

Haberin Tamamı İçin:

Başbakan Erdoğan'dan Gece 03:00 Mitingi

Fas, Cezayir ve Tunus ziyaretinden dönen Başbakan Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı'nda binlerce kişi karşıladı. Erdoğan'ın uçağı TSİ ile gece yarısı saat 01.40 sıralarında Atatürk Havalimanı'na indi. Erdoğan burada miting meydanlarını aratmayan kalabalığa seslendi. Konuşmasında Yunus Emre ve Mehmet Akif Ersoy'dan alıntılar yapan Erdoğan, "Bizim karşımıza dikilenler, bu hizmetler için değil, bu hizmeti kimler yapıyor, onun için dikildiler. Kim yapıyor? 'AK Parti yapıyor. AK Parti iktidarı yapıyor. Öyleyse biz bir yerden bir şeyler yapıp, sandıkta başaramadığımızı sandık dışı yollarla yapacağız' dediler'' diye konuştu.

Bir dizi temas için 3 Haziran'da çıktığı Fas, Cezayir ve Tunus gezisinden bu gece dönen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı'nda kalabalık bir grup karşıladı.

İşte Başbakan Erdoğan'ın miting meydanlarını aratmayan kalabalığa yaptığı o konuşma:

"Sevgili kardeşlerim, sevgili İstanbullular, çok değerli yol arkadaşlarım. Ninelerimi bacılarımı selamlıyorum. Alın terini ekmeğine katık etmiş çiftçi, köylü, tüm işçi kardeşlerimi selamlıyorum. Türkiye kadar büyük, vakur, ağırbaşlı genç kardeşlerimi selamlıyorum. Şu anda İstanbul’dan İstanbul’un kardeşi Saraybosna’yı, Bakü’yü, Bağdat’ı, Şam’ı, Gazze’yi, Mekke ve Medine’yi selamlıyorum."

METRO SEFERLERİ 04:00 KADAR UZATILDI

Kuzey Afrika ziyaretinden dönen Başbakan Erdoğan, Kuzey Afrika gezisini tamalayarak yurda döndü. Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan uçak, saat saat 01.30 sıralarında Atatürk Havalimanı'na indi. Çok sayıda vatandaş da Erdoğan'ı karşılamak üzere havalimanına akın etti. Havalimanı önünde yoğun bir araç ve yaya trafiği yaşandı, bölgede uzun araç kuyrukları oluştu. Başbakan'ı karşılamak isteyen vatandaşlar araçlarını bırakıp yaya olarak havalimanına gitti. Bu nedenle havalimanına çıkan yoldaki ana arterler kilitlendi.

Erdoğan'ı karşılamaya gelen vatandaşların sayısının artması üzerine Aksaray metro seferleri de sabah saat 04:00'e kadar uzatıldı. "Elbette İstanbul’u tekrar tekrar selamlıyorum. Her semtiyle her sokağıyla İstanbul’u yürekten selamlıyorum. Sizlere Fas’taki, Cezayir’deki, Tunus’taki kardeşlerimin selamlarını getirdim. Rabbim birliğimizi dayanışmamızı daim etsin inşallah. Biz hiç bir zaman gönüller yıkmanın tarafında değil gönüller yapmanın tarafında olduk. Ama dik durduk dikleşmedik."

BORSADA SPEKÜLASYON

"Bizim kavgayla, vurup kırmayla, vandallıkla işimiz olmaz. Değerli kardeşlerim biz yapmayı biliriz. Şimdi altını çiziyorum, faiz lobisine rağmen buralara geldik. Ve bu faiz lobisi şu anda borsada spekülasyonlara girmek suretiyle bizi tehdit edeceğini zannediyor. Şunu bir kere çok iyi bilmeleri lazım. Bu milletin alın terini biz onlara yedirtmeyeceğiz. Bir bankanın genel müdürü çıkıp da bu vandalizmi organize edenlerin yanında olduğunu söylüyorsa bunlar karşısında bizi bulacaktır. Biz bugüne Türkiye ekonomisini büyüterek geldik. Biz buralara insanımızı yücelterek geldik. Artık dünya Türkiye’yi konuşuyor, Türk insanını konuşuyor. Böyle bir dönemde nereden çıktı bu işler? Biz bugüne ya sabır diyen zafere ulaşır diyerek geldik."

"76 MİLYONUN HİZMETKÂRIYIZ"

"Herkes şunu bilsin biz Türkiye’yi kardeşlikle büyüterek bugünlere geldik. 76 milyonun hiçbir ferdini ayırt etmedik. Kardeşlerim birileri diyor ki, 'Başbakan yüzde 50’nin başbakanı olduğunu söylüyor.' Elinize diline dursun. Biz bugüne kadar 76 milyonun hizmetkarı olduğumuzu söyledik. Türkiye’nin en doğusundan en batısına kadar ayırt etmeden hizmet götürdük. Bizim karşımıza dikilenler bu hizmeti kimler yapıyor diye karşımıza dikildiler. Sandıkta başaramadığımızı sandık dışı yollarla başaracağız dediler. Kimsenin düşüncesi bizim nezdimizde ötelenmiş değildir. Bakın yüzde 50’nin demiyorum. Biz 76 milyonun efendisi değil hizmetkârıyız. Biz birlikte Türkiye’yiz. Türkiye’de yaşanan hadiseleri bütün tarafsızlığımızla okuruz, analiz ederiz, değerlendiririz, ondan sonra da adımımızı atarız. AK Parti’nin amacı çatışma kutuplaşma asla değildir. Ama şunu da bilmeleri lazım, biz Asım’ın nesliyiz. Bu birilerinin işine gelmiyor. Ne diyor Akif;

"Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! Boğamazsın ki! Hiç olmazsa yanımdan kovarım... Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu..."

"Değerli kardeşlerim emaneti veren millettir, emaneti alacak olan da sadece millettir. Millet dışında hiç kimse gelip de bu emanete el uzatamaz. Sandık dışında hiç kimse bu emanete kastedemez. 10 buçuk yıl boyunca bu emaneti kutsal bildik canımız gibi koruduk. Bundan sonra da canımız gibi korumaya devam edeceğiz."

GEZİ PARKI OLAYLARI

Başbakan Erdoğan'ın Kuzey Afrika gezisini tamamlayarak yurda dönüşünün ardından Atatürk Havalimanı'nda kendisini bekleyen binlerce kişiye hitaben yaptığı konuşma, 10 gündür protestoların merkezi olan Taksim Gezi Parkı'nda da yakından takip edildi.

Erdoğan'ın konuşması altyazı olarak Gezi Parkı'nda kurulan televizyondan yayınlandı. Bazı eylemciler de Başbakan Erdoğan'ı izlemeye gelen grupların sloganlarına karşı tezahürat yaparak protestolarını sürdürdü.

"Hiç kimsenin ama hiç kimsenin bu ülkede hukuksuzluk yapmasına, demokrasiye kastetmesine, vandallıkla yakıp yıkmasına, şehirlere, kamu mallarına zarar vermesine göz yumamayız. Şimdi Gezi Parkı’nda sayısı 15’e bile varmayan ağaç için yapıldığı söyleyen gösteriler bugün arkasında 3 kayıp bıraktı. 2 gencimiz hayatını kaybetti, 1 başkomiserimiz şehit oldu."

"Kardeşlerim bu gençlerin ölümü ne kadar önemliyse benim polisimin şehadeti de en az onlar kadar önemlidir. Bu polis kimin polisi? Ne için hizmet yapıyor? Bizim can güvenliğimiz için görev yapıyor. Yeri geliyor teröristin, yeri geliyor anarşistin, yeri geliyor vandalizmin karşısına dikiliyor. Diyorlar ki, 'polisi çekin.' Burası yol geçen hanı değil. Kamu malına, insana varıncaya kadar herkese saldıranlara karşı polisimiz görevini yapmıştır. Yeri gelmiş aşırı güç kullanmış olabilir. Onlarla ilgili, başbakan yardımcım da söyledi, içişleri bakanım gereğini yapıyor. Bunlar üzerinden kimsenin de bize saldırmaya hakkı yok. Baş komiserimizin daha doğmamış bebeği anne karnında yetim bırakıldı. Şehirler yağmalandı, bunlar Türk bayrağını yakacak kadar azgınlaştılar. Sokaklarda kağıt toplayarak hayatını idame ettirmeye çalışan gencimize de kastettiler. Gazeteciyim diyerek, sanatçıyım diyerek, siyasetçiyim diyerek son derece sorumsuz bir şekilde kışkırtmanın alâsını yaptılar. Demokratik gösteri özelliğini kaybederek vandallığa dönüşen bu eylemler artık son bulmalıdır. Samimi hissiyatlarıyla yola çıkıp terör örgütlerinin oyununa gelen vatandaşlarımız artık bu oyunu görüp uzak durmalıdır."

"SİZİN ELİNİZDE TENCERE TAVA YOK DEĞİL Mİ?"

"Her ne yapacaksak hukukla, demokrasi içinde yapacağız. Bunun dışında her yolu, 76 milyon gayri meşru görüp karşısına dikileceğiz. Sevgili kardeşlerim siz 10 gün boyunca vakardan, aklı selimden, sağduyudan taviz vermediniz. Şimdi buradan evlerimize dağılacağız. Vakardan, aklıselim ve sağduyudan asla taviz vermeyeceğiz. Sizin elinizde tencere tava yok değil mi? İşte bu çok önemli. Siz sokaklarda tencere tavayla dolaşanlardan değilsiniz. Bu gençlik elinde bilgisayarıyla dolaşanlardan olacak. Birlikte Türkiye ülküsü için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Gençler, kardeşlerim siz mazlumların umudusunuz. Siz Ortadoğu’nun Balkanlar'ın örnek gençlerisiniz. Siz büyük düşünecek, büyük adımlar atacak, büyük hedeflere adım atacaksınız. Siz oyuna gelmeyecek, aldanmayacak, aldatmayacaksınız."

"Hepinize teşekkür ediyorum. Sizin şahsınızda Türkiye’nin tüm gençliğini kucaklıyorum. Yeryüzündeki tüm kardeşlerimi gönülden selamlıyorum. Sevgili İstanbullular emin olun Türkiye’nin yükselişini hiçbir güç, Allah’tan başka, engelleyemez. Şehit başkomiserimizle hayatını kaybeden iki gencimizi rahmetle yad ediyor, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Ölsek de sevinin, eve dönsek de. Sanma bu tekerlek kalır tümsekte. Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir. Allah yar ve yardımımız olsun, bahtımınız açık olsun diyor hepinizi Rabbime emanet ediyorum."

'NEDEN ABD ZİYARETİMİZDEN SONRASINA DENK GELDİ?' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan saat 04.20 sıralarında Üsküdar Kısıklı’daki evine girişi esnasında da partililerine seslendi. Erdoğan şöyle konuştu:

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAleviAmerika Birleşik DevletleriAnkaraBaşbakanBiber GazıDarbeGazzeGezi ParkıHakkariHatayİstanbulİzmirNagehan AlçıPolisRecep Tayyip ErdoğanSavaşŞehitŞırnakTerörTunceliTunusTwitterÜsküdarUyuşturucuYerel Seçimdiziolay
Görüş Bildir