'BDP Yerine 'İmralı'ya Gider' Tabelası Takın'

 > -

'Deprem Günü Askere Saldırdınız' | Gazeteport.Com

'Deprem Günü Askere Saldırdınız' | Gazeteport.Com

Van depreminin birinci yıldönümünde Başbakan Erdoğan Van'daydı. Erciş'te TOKİ'nin yaptığı deprem konutlarının açılış töreninde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP ve PKK'ya sert sözlerle yüklenerek, Van halkına terörle arasına mesafe koyması çağrısında bulundu. Erdoğan, Van'daki 'Okul yakma, hastanede polis şehit etme, deprem yardımını PKK'ya aktarma, deprem günü askere saldırı' olaylarını hatırlatarak 'Ondan sonra kalkıp, özgürlük ve demokrasi diyeceksiniz. Bunun neresi özgürlük neresi demokrasi' diye konuştu.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları

Depremde 644 kardeşimizi kaybettik. Böyle bir felaket yaşadık ve yaşamamız gerekiyormuş. O gün söz verdik ve en kısa sürede yıkılan konutları yapacağız dedik. Daha işimiz bitmedi çok işimiz var. Şu ana kadar 3.5 katrilyon harcadık ve harcanacak rakam 5 katrilyonu aşacak.

Vatandaşlarımızı çadır kentlerde tutamazdık.. Anında konteyner kentler inşaa ettik. Onları taşımakla da yetinmedik hemen mobil konutları da hayata geçirdik. Bu inşaatlar bittiğinde mobil ve konteyner kentleri buraya taşıyacağız.

DEPREMİ HABER ALDIĞIMIZ GÜNÜN GECESİ VAN'DAYDIK

Bütün bu adımlar dünyaya da örnek oldu. Gelenler ub işi nasıl bu kadar hızlı bitirdiğimizi soruyor. 40 bin hane kulanılmaz hale geldi. Kış aylarının yaklaştığı bir dönemde binlerce vatandaşımız evsiz kaldı. Depremi haber aldığımız o gece buradaydık. Depremden sonraki ilk 6 saatte arama kurtarma elemanı sayısı binleri aştı. O gece hemen Van Erciş'e geldik. O kadar yardım gelmişti ki yaya olarak yürümek bile mümkün değildi. Araç gereçler iş yapamaz durumdaydı.

18 GÜNDE 75 BİN ÇADIR KURDUK

Sivil toplum örgütleri Vanlı kardeşlerimize yardım için koştu. Bir yandan enkaz kaldırılırken bir yanda da barınma sorunlarını çözmek için adımlar attık büyük bri seferberlik başlattık. Sıkıntılarımızı gidermek için ilgili bütün kurumlarını seferber ettik. Kalbimiz Van'la birlikte attı. Deprem bölgesiyle irtibatımızı kesmedik. 18 gün içinde tam 75 bin çadır kurarak hizmete sunduk. Bakan arkadaşlarım sürekli buraya gelip gittiler. Oluşturduğumuz 13 çadır kentte su elektrik kanalizasyon eğitim kurumlarıyla her türlü hizmeti verdik. Van ve Erciş'te iki odası mutfağı banyosu olan 30 bin konteyner ev kurduk. 15 Ocak'ta Erciş'teki çadırkenti kapatarak bütün vatandaşlarımızı kontyner kentlere ulaştırdık. Elektrik ve su ihtiyacını ücretsiz karşıladık. Bugüne kadar çadır ve konteyner kentte kalan vatandaşlarımızın faturası Başbakanlık tarafından ödenmiştir. Erciş'te aş evinde sıcak yemek dağıtıldı. Yemek firmalarından temin edilen yemek 35 okulda vatandaşlarımıza dağıtıldı. Kızılay'a çok çok teşekkür ediyorum.

50 BİN VATANDAŞIMIZ KAMU KONUTLARINDA BARINDI

43 bin vatandaşımızın giyim ihtiyacını karşıladık. Esnaf ve sanatkarlarımızı desteklemek için 4 bin 500 işletmemizin 344 trilyon faizssiz kredi kullanmasını sağladık.

Van, Muradiye, Gürpınar ve Erciş'te binlerce vatandaşımıza 9 ay süreyle geçici istihdam sağladık. 50 bin vatandaşımıza kamu tesislerinde barınma imknı sağladık. Dönüşler başladı. Biz Van'ı hiç bir zaman tek başına bırakmadık. Bu kardeşlik hukukumuzun bir gereğidir. Ev sahibi olan kardeşlerimiz konutlarına yerleşti. Bir de kiracı durumunda oln kardeşlerimiz var. Şu anda elimizde 3 bin civarında yapılmış ve yapılmakta olan konut var. Bunların 2 bin kadarı kamu kurumlarındkai vatandaşlarımıza tahsis edilecek. Kura çekimiyle bunları kiracı olan kardeşlerimize inşallah satacağız. Aslında maliyet olarak bu konutların fiyatarı 110 bin TL. Ancak biz burada Başbakan'ın yetkisinde olan biz yüzde 30 indirim sahibiyiz. Bu fiyatı 75 bin TL'ye indirdik. Bununla da kalmadık 2 yıl ödemesiz olacak. 18 yıl ödeme yapılacak. Toplam 20 yılda böylece ödemesini bitireceğiz. Faiz yok enflasyon yok. Yaklaşık aylık taksidi 345 TL. Şu anda bu konutlar bitmek üzere. Bir ay, 3 ay, 4 ayda biter diyor. Durmadan arttırıyorsun sen de ya.

JAPONYA VATANDAŞLARINI DEPREM BÖLGESİNDE YANLIZ BIRAKTI

Biz Vanlı kardeşlerimizi sıkıntıyla baş başa bırakmadık. Japonyada en son nükleer bir patlama meydana geldi. Orada depremzedeleri adet akendi başlarına bıraktılar ama biz bırakamazdık. Kardeşlik hukukunu büyük millet olmanın bin yıllık kardeşlik bilincinin gereğini yerine getiriyoruz. Dedik ki biz Van'ı bir yıl içinde inşaa edeceğiz. Ağustos'tan itibaren teslime başlayacağız dedik. GEldiğim gece nasıl bir Erciş vardı. İkinci gelişimi hatırlıyorum hamdolsun şimdi gelişimde bakıyorum.. Depremin 39. gününde kalıcı konutların temeli atıldı. 15 bin 341 konutun açılış töreni için buradayız.

Ve rabbim bizi bu tür afetlerle imtihan etmesin diyorum.

9 BİN 500 KÖY EVİNİ İNŞAA EDECEĞİZ

Bir örnek vermek istiyorum. Marmara depreminden bir gün sonra insanlar çadırlarda yaşam mücadelesi veriyordu. Biz birinci yılda söz verdiğimiz konutları yaptık. Yollarını belediye yapması gerekirken TOKİ olarak biz yaptık. Köylerimizdeki yapıların yüzde 80'ini yeniden yapıyoruz. 9 bin 500 köy evinin 3 bin 750 hayvan barınağının yeniden inşaa çalışmaları devam ediyor. Van'a 2 bin 613 yeni derslik kazandırdık.

PKK VAN'DA HEP SALDIRDI

Van depremi duyulduğu andan itibaren Edirne'den Hatay'dan Samsun'dan eller uzandı. Eller buradaki insanlar için kalktı. Gözlerden yaşlar süzüldü. 1000 yıllık kardeşliği yıkmaya inat bir olup birlik olup Van'a sahip çıktı. Dünyanın 35 ülkesinden Van'a el uzatıldı. Biz elimizi uzatıp Van'ı ayağa kaldırmak üzereyken terör örgütü Van'da Erciş'te hemen öbür tarafta Başkale'de güvenlik güçlerimize saldırmakla meşkuldü. Biz çadırkent kurarken, onlar görevi başındaki polislerimize saldırdılar. Biz hastanelerde derman olmak için çırpınırken polisimize arkadan yaklaşıp haince alçakça arkasından vurdular. Belediye Başkanı teröristler için yas tutuyordu. Biz çocuklarımız eğitimlerinden mahrum kalmasınlar diye uğraşırken onların yoluburalara sadece okullarımızı yakmak için yolu buraya uğruyorlar. Biz Vanlı çocuklarımızı sıcak bir yuvaya kavuşmaları için uğraşırken onlar gelen yardımları bölücü örgüt mensuplarını veriyorlardı. Dünyanın başka bölgelerindeVan için para toplayıpparayı bölücü örgüte veriyorlardı.

Biz sağlık personelimizle canla başla hizmet verirken gelip doktorumuza saldırdılar. Biz sizi Vanlı olduğunuz için değil, farklı olduğunuz için değil Kürt olduğunuz için değil sadece Allah'tan ötürü seviyoruz. Yaradılarını yaradandan ötürü seviyoruz.

HİZMET ETSİN DİYE POLİS GÖNDERİYORUZ POLİSİMİZİ ŞEHİT ETTİLER

Biz hizmet etsin diye öğretmen polis gönderiyoruz onlar bu görevlileri öldürmenin planını yapıyor. Öğretmeni kaçırmakla sen ne kazanıyorsun? AK Parti'nin il başkanlarını kaçıracaksın ondan sonrada biz özgürlük demokrasi istiyoruz diyeceksiniz. Bunun neresi özgürlük bunun neresi demokrasi? Bunlar sadece benim Kürt kardeşimi kandırma derdinde. Kendilerine saltanat düzeni kurma derdindeler. Bizler yatırımla hizmetle halkı kucaklama derdindeyiz.

TERÖRLE ARANIZA MESAFE KOYUN

Benim Kürt kardeşim bunlarla arasında duvar örmeli. Buraları teşvik uygulaması içine aldık. Vergi muhafiyeti getirdik. Ama buna rağmen korkuyor buna rağmen gelmiyor. Yatırıma düşman olan sadece ve sadece insana düşmandır. Her şeyi çok iyi görüyor ve anlıyorsunuz. Van'daki tüm depremzede kardeşlerime diyorum ki bakınız bu bölgede BDP'nin belediyeleri var bu belediyeler halka hizmet noktasında ne yaptı? Var ortada suyunu bile kendisi getirmesi gerekirken biz getiriyoruz. O getirmiyor diye biz sessiz kalamayız. Bunun hesabını da onlara sormaız lazım. Bunlara ideolojik yaklaşmamak lazım. Hizmete prim vermemiz lazım. Biz sizlere efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik.

Bizim derdimiz 81 vilayetimizle ülkemizi top yekün kalkındırmak. Bütün vatnadaşlarımızın daha geiş özgürlük sahibi olmalarını sağlamak. 780 bin km'lik vatan toprağında huzurlu bri hayat yaşamayı arzuluyoruz.

MARMARA DEPREMİNDE VATANDAŞA 1 YIL ÇADIR VEREMEDİLER

1999 Marmara depreminde 1 yılda vatandaşına çadır veremeyen bir devletten bir yılda konutları teslim eden bir ülke haline geldik. Yasakların esas özgürlüklerin istisna olduğu bir ülkede yasakların istisna oldğu bir ülkeye kvuştuk. Ekonominin ve siyasetin kırılganlığı yüzünden hasta adam gibi gösterilen Türkiye gücüyle parmakla gösterilen bir türkiye'ye ulaştık. Bütün bunları terör örgütünün sabotaj çalışmalarına rağmen sizlerin desteğinizle başardık. Bu BDP'liler kendi partilerinin kapatılmasına engel olacak düzenlemeye sahip olmayacak bir zihniyete sahip. Benim aziz milletimin artık bunların yalanlarına karnı tok. Sürekli insanları tahrik edip gvenlik güçleriyle karşı karşıya kalmaktan başka bir dertleri yok. Bir siyasi muhattap aradıkça onlar başkalarını işaret ettiler. Başka odakların güdümünde hareket ettiler. Kendi iradesine ipotek koyanlar milletin iradesine sahip çıkamaz. eli knlı teröristle kucaklaşan demokratik siyasete inanmış bir siyasetçi olamaz.

El ele vereceğiz omuz omuza vereceğiz? Sizler daha güzel bir Erciş istemiyor musunuz? Şu anda gördüğünüz bu güzelliklerin ERciş'in tamamında olmasını istemiyor musunuz? Van'da da aynı güzellikleri istemiyor musunuz? Biz diyoruz ki İstanbul ne ise Van o olmalı. Van'ın ortasında gemiş yollar geçiyorsa bu yolları belediye yapmadı biz yaptık.

Önümüzde Kurban Bayramı var. İnşallah Suriye'deki kardeşlerimizin de kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Biz birliğimizi beraberliğimizi kimseye kaptırmayalım. Ben hanım kardeşlerimdeki coşkuyu erkeklerde göremiyorum. Ama kale içten feth edilir.

Haberin Tamamı İçin:

Eli Kanlı Teröristle Kucaklaşan Siyasetçi Olamaz | AA

Eli Kanlı Teröristle Kucaklaşan Siyasetçi Olamaz | AA

Başbakan Erdoğan, ''Kendisine oy veren vatandaşla değil, eli kanlı teröristle kucaklaşan demokratik siyasete inanmış bir siyasetçi olamaz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Erciş depreminin ardından TOKİ tarafından inşa edilen afet konutlarının anahtar teslim ve sosyal tesislerin açılış törenine katıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kendisine oy veren vatandaşla değil, eli kanlı teröristle kucaklaşan demokratik siyasete inanmış bir siyasetçi olamaz'' dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan: Biz Sizi Kürt Olduğunuz İçin mi Seviyoruz? | Radikal

Erdoğan: Biz Sizi Kürt Olduğunuz İçin mi Seviyoruz? | Radikal

Başbakan Erdoğan, Erciş depreminin ardından TOKİ tarafından inşa edilen afet konutlarının anahtar teslim ve sosyal tesislerin açılış törenine katıldı.

Başbakan Erdoğan, hükümetin her türlü imkanını bölge için seferber ettiğini, devletin şefkat elini Van'a, Erciş'e uzattığını vurgulayarak, “Bunların yanında hükümet olarak her türlü imkanımızı bu bölgeye seferber edip devletin şefkat elini uzatırken aziz milletimiz de Vanlı kardeşlerinin sevgi elini, dostluk elini gördü. Biz, Vanlı kardeşlerimizi sıkıntılarıyla baş başa bırakmadık” diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

'Partiye 'İmralı'ya gider levhası takın'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Teröristle kucaklaşan siyasetçi olamaz. Parti tabelanızı indirin; 'Kandil'e gider', 'İmralı’ya gider' diye trafik tabelası takın" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Erciş depreminin ardından TOKİ tarafından inşa edilen afet konutlarının anahtar teslim ve sosyal tesislerin açılış törenine katıldı. Karataşlar'daki TOKİ konut alanında düzenlenen törende konuşan Başbakan Erdoğan, geçen yıl Van ve Erciş'te meydana gelen depremlerde hayatını kaybeden 644 vatandaşa Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diledi. Enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşılması için cansiparane bir çalışma yürütüldüğünü belirten Erdoğan, yüzlerce vatandaşın enkazın altından canlı çıkarıldığını hatırlattı.

Başbakan Erdoğan, ''Derdimiz neydi, burada bu sıkıntıya maruz kalmış kardeşlerimiz aynen bizdik ve hep birlikte bu acıyı tatmalıydık ve bu acıdan hep birlikte kurtulmalıydık. 'En kısa zamanda bu işi bitireceğiz ve sizleri daha farklı bir Erciş'te daha farklı bir Van'da iskan edeceğiz' dedik'' diye konuştu. Depremin yaralarını sarmak için yürütülen çalışmaların tamamlanmadığını vurgulayan Erdoğan, ''Daha işimiz bitti mi, bitmedi. Yapacak çok işimiz var. Eski rakamla şu ana kadar 3,5 katrilyon harcadık. Yapılacak olanlarla birlikte bu rakam 5,5 katrilyona ulaşacak, hedef bu'' dedi.

Konteyner kentlerde yaşayan memurlar için de çalışmalar yapılacağını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: ''Şu anda devletin birçok memuru buralarda kalıyor. Bu inşaatlar inşallah bittiğinde, hepsini buralara taşıyacağız ve sonra oraları çok daha farklı bir şekilde planlayıp projelendireceğiz. Bütün bu adımlar dünyaya bir örnek olsun. Gelenler görenler, 'kısa zamanda bu işi nasıl bitirdiniz' hep bunu konuştular. Bu felaket, can kayıplarının yanında 40 bin evi, 3 bin iş yerini, 9 bin ahırı kullanılmaz hale getirdi. Tam da kış aylarının yaklaştığı bir dönemdi. Binlerce vatandaşımız evsiz kaldı.''

'Kalbimiz Van'la Erciş'le birlikte attı'

''Biz depremi haber aldığımız an o gece buradaydık'' diyen Erdoğan, depremden sonraki ilk 6 saatte bölgeye gelen personel sayısının binleri aştığını, sivil toplum kuruluşlarının yardım için seferber olduğunu söyledi. Depremin ardından Erciş'e geldiğinde, yardım araçları nedeniyle caddelerde yaya olarak yürümenin bile zorlaştığını gördüğünü belirten Erdoğan, arama-kurtarma ve yardım çalışmalarını planlı hale getirdiklerini vurguladı.

Bir yandan enkaz kaldırma diğer yandan da yeniden imar çalışmalarının yürütüldüğünü söyleyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Acil müdahalenin ardından seferberlik başlattık. Yaralarımızı sarmak sıkıntılarımızı gidermek için bütün kurumlarımızı seferber ettik. Geçen bir sene zarfında kalbimiz Van'la Erciş'le birlikte attı. Aklımız Bu bölgedeki kardeşlerimizle oldu. Deprem bölgesiyle irtibatımızı kesmedik. Depremden sonraki 18 gün içinde bölgede tam 75 bin çadır kurarak depremzedelerimizin hizmetine sunduk. Sağolsun başta başbakan yardımcım olmak üzere bakan arkadaşlarım sürekli olarak buraya gidip geldiler ve oluşturduğumuz 12 çadır kentte elektrik, su, kanalizasyon, eğitim ve sağlık kurumlarıyla ibadethaneleriyle depremzedelerimize her türlü hizmeti verdik. Buna paralel olarak konteyner kentlerin kurulumunu da süratle gerçekleştirdik.''

81 pankartla teşekkür

Erciş'te 4 bin 880 konutun hak sahiplerine teslim edildiği, 5 ilköğretim okulu, 3 lise, 5 cami ve 5 ticaret merkezinin hizmete açıldığı tören alanının hemen karşısındaki alanda ''teşekkür kareografisi'' dikkati çekti. 81 ayrı pankartta, ayrı ayrı tüm illerin isimleri ve plaka numaralarının yanında ''teşekkürler'' ifadesi yer aldı.

10 bakan katıldı

Törene Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve AK Parti Genel Başkan yardımcıları Mehmet Ali Şahin, Hüseyin Çelik, Menderes Türel, Süleyman Soylu'nun yanı sıra çoksayıda yetkili de katıldı. Törende, Erciş depremi sonrası yapılan okul ve diğer sosyal donatı alanlarına maddi katkı sağlayan, aralarında televizyoncu Acun Ilıcalı'nın da yer aldığı hayırseverler de hazır bulundu.

'Vanlı kardeşlerimizi sıkıntılarıyla baş başa bırakmadık'

Başbakan Erdoğan, hükümetin her türlü imkanını bölge için seferber ettiğini, devletin şefkat elini Van'a, Erciş'e uzattığını vurgulayarak, ''Bunların yanında hükümet olarak her türlü imkanımızı bu bölgeye seferber edip devletin şefkat elini uzatırken aziz milletimiz de Vanlı kardeşlerinin sevgi elini, dostluk elini gördü. Biz, Vanlı kardeşlerimizi sıkıntılarıyla baş başa bırakmadık'' diye konuştu.

Japonya'da yaşanan en son depremi ve nükleer santral patlamasını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Orada depremzedeleri adete kendi başlarına bıraktılar, ama biz, depremzedemizi kendi başına bırakamazdık. Çünkü bizde kendi medeniyet değerlerimizden gelen bir anlayış var. Dinimiz İslam'ın bize yüklediği görev var. O kardeşlik hukukunu, büyük millet olmanın, bin yıllık kardeşlik hukukuna sahip olmanın gereğini yerine getirdik, yerine getiriyoruz. İşte o da böyle günlerde anlaşılır. Depremden sonra dedik ki 'biz, Van'ı bir yıl içinde inşa edeceğiz. Hatta ağustostan itibaren teslime başlayacağız' dedik. Yeni bir dönem başlatacağız dedik. Ben, o geldiğim geceyi hatırlıyorum, nasıl bir Erciş vardı, ikinci gelişimi hatırlıyorum nasıl bir Erciş vardı, ama elhamdülillah şimdi bakıyorum, helikopterle de yukarıdan gördük nasıl bir Erciş var. Okullarımız hamdolsun bambaşka güzellikte. Biz de bütün yavrularımızla, bütün gençlerimizle onur duyuyoruz. Daha depremin 39. gününde kalıcı konutların temelini attık. Bugün burada, Erciş ve Van'da toplam 15 bin 341 kalıcı konutun açılış töreni için buradayız. 27 okulun, 24 caminin, 10 ticaret merkezinin aynı şekilde açılışını yapıyoruz. Konutların bu evlerde oturacak vatandaşlarımız ile birlikte Vanımız, Ercişimiz, ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Rabbim bizi bu tür afetlerle imtihan etmesin diyorum.''

Marmara depremiyle karşılaştırdı

Erdoğan, Marmara depreminden bir yıl sonra kalıcı konutlar bir yana ortada konteynerlerin bile bulunmadığını, insanların aradan geçen zamana rağmen çadırlarda yaşam mücadelesi verdiğini hatırlattı. Kendilerinin ise Van'daki depremin birinci yılında, o gün söz verdikleri bütün konutları bitirip teslim ettiklerini ifade ederek, bu konutların belediyeler tarafından yapılması gereken 20 kilometrelik yollarını da TOKİ'nin yaptığını bildirdi.

Daha sonraki dönemde ihtiyaç duyulan 2 bin 148 konutun inşasının sürdüğünü de kaydeden Erdoğan, 4 ay içerisinde bunların da tamamlanacağını ifade etti.

Erdoğan, şöyle konuştu: ''Toplamda 17 bin 489 kalıcı konut inşa etmiş oluyoruz. Bunlarla kalmadık köylerimizdeki yapıların yüzde 80'ini yeniden yapıyoruz. 9 bin 500 köy evinin ve 3 bin 750 hayvan barınağının yeniden yapılması için çalışmalarımız sürüyor. Köylerde evini, ahırını kendisi yapmak isteyen 5 bin 850 vatandaşımızdan 3 bini inşaata başladı. Köylerdeki ev ve ahır inşaatları için bugüne kadar 29 trilyon ödeme yaptık. Ayrıca az hasarlı olduğu tespiti yapılan 32 bin binanın onarımı için de 40 trilyon ödemede bulunduk. Depremde yıkılan 66 okulumuzdaki bin 15 dersliğin yerine Van'a 2 bin 613 yeni derslik kazandırdık. Depremin yaşandığı günden bugüne kadar Van ve ilçelerimizde yaptığımız hizmetler için harcadığımız rakam 3 katrilyon 600 trilyon.''

Başbakan Erdoğan, Van depremi duyulduğu anda bütün vatandaşların ellerinin uzandığını, buradaki vatandaşlar için duaya kalktığını dile getirerek, ''Gözlerden burada ölen, yaralanan, enkaz altında kalan, mağdur duruma düşen vatandaşlarımız için yaşlar süzüldü. Bin yıllık kardeşliği, bin yıllık beraberliği yıkmak için çalışanlara inat, bütün Türkiye bir olup birlik olup Van''a sahip çıktı'' ifadelerini kullandı.

'Parayı bölücü terör örgütüne aktarıyorlardı'

Başbakan Erdoğan, sadece Türkiye'den değil, dünyanın 35 ülkesinden Van'a el uzatıldığını, yardım yapıldığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Benim Vanlı kardeşim deprem enkazı altında kendisine uzanacak eli beklerken, biz bu eli tutup Van'ı ayağa kaldırmanın mücadelesi içindeyken bölücü terör örgütü ve onun uzantıları ne yapıyordu biliyor musunuz? Terör örgütü Van'da, Erciş'te daha deprem enkazının altındaki iniltiler dinmeden hemen öbür tarafta Başkale'de güvenlik güçlerimize saldırmakla meşguldü. Biz çadır kentler, konteyner kentler kurarak vatandaşımızın başını sokacağı hayat alanları oluştururken onlar görevi başındaki polisimizi haince, alçakça arkasından yaklaşıp şehit ediyorlardı. Bölücü terör örgütünün siyasi uzantıları ise belediye başkanları başta olmak üzere terörist cenazesi peşinde koşuyor, belediye garajında teröristler için yas tutuyorlardı. Biz depremzedelerin yaralarını sarmak için uğraşırken onlar bu yarayı kaşıyarak, kanatarak ayrımcılık, propaganda peşinde koşuyorlardı. Biz çocuklarımız eğitimlerinden mahrum kalmasın diye süratle okulları ayağa kaldırıp her türlü araçla, gereçle donatırken onlar buralara sadece okullarımızı yakmak için yaklaşıyorlardı. Bombalamak için onların yolu buralara uğruyordu. Biz öksüz, yetim kalmış, evini, yuvasını kaybetmiş Vanlı çocuklarımızı sıcak bir yuvaya kavuşturmanın gayreti içindeyken onlar, yardım için gelen yardımları maalesef bölücü terör örgütüne aktarıyorlardı. Avrupa'da, dünyanın değişik yerlerinde Van depremi için para topluyorlardı. Gelen parayı da ne yazık ki bölücü terör örgütüne aktarıyorlardı. Bunların hepsi belgeli.''

'Bunlar sabotaj peşinde'

Başbakan Erdoğan, Van depreminden etkilenen vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için hastanesiyle doktoruyla gecelerini gündüzlerine katarak çalıştıklarını dile getirerek, şunları kaydetti: ''Onlar, benim hizmet veren doktor kardeşime saldırıyorlardı. Nerede? Hastanede. Biz ülkenin dört bir yanında toplanan yardımları tek bir kuruşuna dahi halel getirmeden burada kullanırken, onlar ise maalesef az önce ifade ettiğimi yapıyorlardı. Bizimle onların farkı bu kardeşim. Biz sizi niye seviyoruz? Vanlı olduğunuz için mi? Farklı etnik bir unsura sahip olduğunuz için mi? Kürt olduğunuz için mi? Sadece bizi yaradan Allah'tan ötürü seviyoruz. Yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz. Türkü ile Kürtü ile Lazı ile Çerkezi ile Zazası ile Gürcüsü ile Romanı ile ayırt etmeksizin Allah için seviyoruz. Farkımız bu.'' ''Onun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız'' diyen Erdoğan, araya ayrımcılık tohumu atanlara pirim verilmeyeceğine işaret etti.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Biz gönüller kazanmaya, dualar yapmaya, hizmet vermeye geliriz. Onlar ise öldürmeye, yakmaya, yıkmaya gelirler. Biz ihya için, inşa için, birlik beraberlik için uğraşıyoruz. Onlar yakmak, yıkmak, bozmak, ayrıştırmak için uğraşıyorlar. Biz yavrularımız için okullar yapıyoruz. Onlar içinde o yavrularımızın olduğu okulları ateşe veriyorlar. Bunları görüyorsunuz değil mi televizyonlarda? Biz bölge insanına hizmet etsin diye öğretmen, doktor, polis gönderiyoruz. Onlar, bu kamu görevlilerini kaçırmanın, sindirmenin, öldürmenin hain planlarını yapıyorlar. Buraya hizmet vermeye gelen öğretmeni, doktoru kaçırmakla sen ne kazanıyorsun? Kaymakamımı kaçırmakla sen ne kazanıyorsun? AK Parti'nin il başkanlarını kaçıracaksın veya gelip arkadan kurşunu sıkacak, öldüreceksin. Ondan sonra da 'biz özgürlük ve demokrasi istiyoruz' diyeceksin. Bunun neresi özgürlüktür, bunun neresi demokrasidir.''

Başbakan Erdoğan, bunların asla ve asla Kürt vatandaşların sorunlarıyla derdi olmadığını belirterek, ''Onların derdi, sıkıntısı bu değil. Onlar sadece istismar peşinde. Bunlar sadece benim Kürt kardeşimi kullanma peşinde. Bunlar sadece benim Kürt kardeşimi kandırarak dağa götürdüğü çocuklarının kanı üzerinden, acısı üzerinden kendilerine saltanat düzeni kurma peşindeler. Bizler yatırımla, hizmetle, icraatla halkı kucaklamanın derdindeyiz. Bunlar halk mağduriyet, sıkıntı yaşasın diye sabotaj peşinde'' diye konuştu.

'Vergi muafiyeti getirdik'

Başbakan Erdoğan, yatırımcıların 'Terör gelir de benim fabrikamı yakarsa, bombalarsa' endişesiyle güneydoğu'ya yatırım yapmadığını belirterek, ''Eğer buralarda işsizlik varsa bundan dolayı var. İşte bunun önünü açmak için önce bu bölücü terör örgütü ve uzantısıyla benim Kürt kardeşim arasına duvar örmeli ki buraya yatırımcı rahat gelsin'' değerlendirmesinde bulundu.

Bölgeye yatırımın gelmesi için yapılan çalışmaları anlatan Erdoğan, bölgenin tamamen teşvik uygulaması içine alındığını hatırlatarak, ''Fabrika yapmak isteyene ücretsiz arazi veriyoruz, vergi muafiyeti getirdik. Niye yeter ki gelsinler buralarda fabrika yapsınlar ama buna rağmen korkuyor, buna rağmen gelmiyor. Yatırıma düşman olan hizmete huzura düşman olan sadece ve sadece insana düşmandır. Benim Vanlı kardeşim Ercişli kardeşim biliyorum ki her şeyi çok iyi görüyorsunuz, anlıyorsunuz kim kendisi için çalışıyor, çabalıyor, gecesini gündüzüne katarak gayret gösteriyor kim de her şeyi bozmak için, yıkmak için uğraşıyor bunu gayet iyi müşahede ediyorsunuz'' ifadelerini kullandı.

Bölgedeki BDP'li belediyelerin hizmetleriyle ilgili eleştirilerde bulunan Erdoğan, belediyelerin yapması gereken birçok hizmeti, hükümetlerinin yaptığını dile getirdi. Erdoğan, vatandaşlardan hizmete prim vermelerini, ideolojik yaklaşmamalarını istedi.

'Bizim kalbimizi bir, ne hissediyorsak onu söylüyoruz'

''Biz sizlere efendi olmaya gelmedik, biz sizlere hizmetkar olmaya geldik'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti: ''Değerli kardeşlerim Mevlana diyor ki 'Sen bensin işte, ben senim işte'. Biz böyle olacağız. Biz bütün vatandaşlarımızla az önce de söyledim Kürdü, Lazı, Türkü, Çerkezi, Boşnağı, Arabı, Gürcüsü, Zazası bütün kardeşlerimizle biriz, beraberiz. Bizim kalbimizi bir, ne hissediyorsak onu söylüyoruz biz herkesin karşısına gönlümüz elimizde çıkıyoruz. Bizim derdimiz hiçbir ayrım yapmaksızın 81 vilayetiyle 75 milyon insanıyla ülkemizi topyekün kalkındırmak. Bizim derdimiz hiçbir ayrım yapmaksızın, bütün vatandaşlarımızın daha güçlü, daha demokrasiyi yakalamış, daha geniş özgürlük, daha fazla hak hukuk sahibi olmalarını sağlamak. Biz 780 bin kilometrekarelik vatan toprağında huzurlu, güvenli, müreffeh bir hayat yaşamayı arzuluyoruz.''

'Parmakla gösterilen örnek alınan bir Türkiye'ye ulaştık'

Erdoğan, 10 yıllık süreçte Türkiye'de önemli gelişmeler yaşandığını belirterek, şunları söyledi: ''AK Parti iktidarı bunu başardı. 1999 Marmara Depremi'nde bir yılda vatandaşına çadır veremeyen Türkiye'den, 2011 Van Depremi'nde bir yıl içinde kalıcı konutları bitirip teslim eden bir Türkiye'ye geldik. Yasakların esas, özgürlüklerin istisna olduğu bir Türkiye'den, özgürlüklerin esas yasakların istisna olduğu bir Türkiye'ye hep birlikte kavuştuk. Ekonominin ve siyasetin kırılganlığı yüzünden 'hasta adam' muamelesine tabi tutulan bir Türkiye'den, istikrarı, güveni, gücüyle parmakla gösterilen örnek alınan bir Türkiye'ye ulaştık. Bütün bunları sizinle başardık, bütün bunları terör örgütünün sabotaj çabalarına bu yolda önümüze çıkarılan nice engellere rağmen sizlerin desteğiyle başardık. Terör örgütünün de siyasi uzantılarının da onların önlerindeki arkalarındaki güçlerin de bunların gerçekleştirilmesinde hiçbir dahli yok, hiçbir katkısı yok.''

'Biz, sorunların çözümü için siyasi muhatap aradıkça onlar başka yerleri işaret ettiler'

Başbakan Erdoğan, terör örgütünün, siyasi uzantılarının ve onların önlerindeki, arkalarındaki güçlerin yatırımlara hiçbir katkıları olmadığına işaret ederek, şöyle devam etti: ''Bu BDP'liler bırakın Kürt kardeşlerimin haklarını korumayı, kendi partilerinin kapatılmasına engel olacak Anayasa değişikliğine dahi sahip çıkmayacak bir zihniyete sahiptirler. Biz, 'partiler kapatılmasın' diyoruz. BDP, 'partiler kapatılsın' diyerek Meclis'i terk ediyor. Bunları biliyorsunuz. Benim aziz milletimin artık bunlara karnı tok. Bunların sürekli gerilime yol açmaktan, sürekli çatışma görünümü oluşturmaktan, sürekli insanları tahrik edip güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirmekten başka bir iş yaptıklarını gördünüz mü? Biz görmedik. Biz, sorunların çözümü için siyasi muhatap aradıkça onlar başka yerleri işaret ettiler. Kendilerine oy veren insanların iradesini değil başka odakların iradesini yansıtmaktan onların güdümünde hareket etmekten başka bir tavır ortaya koymadılar. Kendi iradesine ipotek koyduran, milletin iradesine sahip çıkamaz. Kendisine oy veren vatandaşla değil eli kanlı teröristle kucaklaşan, demokratik siyasete inanmış bir siyasetçi olamaz. Siyaset yapmakla, hizmet vermekle işiniz yok madem parti tabelalarını söküp yerlerine İmralı'ya veya Kandil'e mecburi istikamet gösteren trafik tabelalarını asın, onu asın daha isabetli olur. Hiç değilse bu şekilde milletimiz ne olduğunuzu, ne iş yaptığınızı bilir. Siyasi süreçler için boşuna size yönelmez.''

'Van'ı, Erciş'i daha güzel günler bekliyor'

Başbakan Erdoğan, hizmet üretmeye kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayarak, ''Van'ı, Erciş'i daha güzel günler bekliyor. Bu süreci kararlı bir şekilde sürdüreceğiz, ama sizlerle beraber, el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz. Sizler daha güzel bir Erciş istemiyor musunuz? Daha güzel bir Erciş'te yaşamak istemiyor musunuz? Şu anda gördüğünüz bu güzelliklerin Erciş'in tamamında olmasını istemiyor musunuz? Burada yatırımların daha da artmasını istemiyor musunuz? Aynı şekilde Van'da aynı güzelliklerin olmasını istemiyor musunuz?'' diye konuştu.

İstanbul'da ne varsa Van'da da onun olmasını arzu ettiklerini, bunun için çalıştıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Eğer bugün Van'ın ortasından o geniş yollar geçiyorsa bu yolları belediye yapmadı. Bunları biz yaptık, biz. Van'a bu yakışır dedik. Van Belediyesi, kendisine ait yapması gereken yolu yapmadı. Onu da TOKİ olarak biz yaptık. Niye? Çünkü onlara kalsa zaten milleti susuz bırakıyor. Şimdi biz, onlar susuz bırakıyor diye buna seyirci mi kalalım? Kalmadık. Dedik ki 'biz, buraya suyu da getireceğiz'. Şimdi Şamran suyunu da getireceğiz, başladık. Şu anda 8 kilometresi bitti devam ediyor, 47 kilometre inşallah onu da bitireceğiz'' dedi.

Erdoğan, vatandaşların Kurban Bayramı'nı da kutlayarak, ''Kurban Bayramı'nın milletimiz, İslam dünyası ve bütün insanlık için barışa, sevgiye, kurtuluşa vesile olmasını Allah'tan diliyorum. İnşallah Suriye'deki kardeşlerimin de kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum, onların da zaferine vesile olmasını diliyorum. Biz, birliğimizi, beraberliğimizi kimseye kaptırmayalım'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından 10 aileye anahtarlarını teslim etti. Hizmete giren tesislerin toplu açılışını da gerçekleştiren Başbakan Erdoğan, kurdeleyi kesti. Erdoğan, depremzedelere yardımda bulunan aralarında Nazif Zorlu, Serdar Adalı ve Acun Ilıcalı gibi hayırseverlere de plaket verdi. Bu sırada Acun Ilıcalı'nın yoğun alkış alması dikkat çekti.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Acun IlıcalıAdalet ve Kalkınma PartisiBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBeşir AtalayBinali YıldırımDepremErdoğan BayraktarHatayHüseyin ÇelikİmralıİstanbulJaponyaKurban BayramıMehmet ŞimşekNükleer SantralÖğretmenPolisRecep Tayyip ErdoğanSamsunŞehitSuriyeTaner YıldızTerörTürk KızılayıVandepremmemurlarrecep akdağvergi
Görüş Bildir