Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kremlin Tutanağı: Türkiye Bunları İstedi

 > -

Erdoğan'dan Rusya'ya Suriye çıkarması

Erdoğan'dan Rusya'ya Suriye çıkarması

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan-Putin Görüşmesi Başladı

Erdoğan-Putin Görüşmesi Başladı

Suriye krizi başta olmak üzere bölgesel ve uluslar arası sorunlar ve ikili ilişkileri ele almak üzere Rusya’nın başkenti Moskova’ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kremlin Sarayı’nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir araya geldi.

Görüşmenin başlangıcında kısa açıklamada bulunan Erdoğan, dünyada psikolojik olumsuz adımlara rağmen Mersin Akkuyu Nükleer Santrali projesini gerçekleştirebildiklerini söyledi. Putin’le Meksika’da sonra görüşmenin anlamlı olduğunu ifade eden Erdoğan, “Askeri, ekonomik, siyasi, kültürel alanlardaki ilişkilerimizi bugün geniş değerlendirme imkanı bulacağız. Başta enerji olmak üzere ikili ticaret hacminde 34-35 milyar dolara ulaşan bir potansiyel var. Nükleer enerjide birlikte attığımız adım, sanırım bölgede son zamanların en önemli yatırımı olacak. Nükleer santralin zamanında bitirilmesi o psikolojik hareketi de nötralize edecek.”dedi.

İki ülke ekonomik ilişkilerinin geldiği seviyeden duyduğu memnuniyeti ifade eden Putin de Erdoğan’a ziyareti nedeni ile teşekkür etti ve Rusya’nın başkentinde kendisini ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi. Putin konuşmasında, “Sayın başbakanının ve bizim gayretlerimizle ilişkilerimiz üst seviyeye çıktı. 2011’de ikili ticaret hacmi neredeyse yüzde 20 arttı ve 34 milyar doları buldu. Çok sayıda Türk şirketi Rusya’da faaliyette bulunuyor. Enerji alanında etkili ilişkilerimiz devam ediyor. Türkiye, Rus enerji kaynaklarının alımında ikinci sırada yer alıyor. İleri teknoloji gerektiren nükleer enerji alanında işbirliği yapıyoruz. Etkili ortak çalışmalarda bulunuyoruz” dedi.

Görüşmeye Türkiye adında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da eşlik etti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov ve Kremlin Basın Danışmanı Dmitri Peskov katıldı.

Putin ve Erdoğan’ın ortak basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

Suriye pazarlığı

Görüşme öncesi basın mensuplarına kısa bir açıklamada bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Suriye’de askeri müdahaleye yol açacak herhangi bir yaptırım kararına izin vermelerinin imkansız olduğunu söyledi.

Erdoğan’ın ikili görüşmelerde Suriye krizi ile ilgili Putin’e Ankara’nın yaklaşımını aktarması bekleniyor. BM Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın 6 maddelik barış misyonu ve Cenevre Kararları’na desteğini açıklayan Rusya, askeri müdahaleye yol açacak herhangi bir BM Güvenlik Konseyi kararını veto edeceğini açıkladı.

21 Temmuz’da süresi dolacak BM gözlemcilerinin süresinin ek 3 ay daha uzatılmasını talep eden Moskova, Güvenlik Konseyi’nde yeni bir Suriye kararının alınması konusunda iyimser. Rus kaynaklar, batılı ülkelerin sürenin bir miktar kısaltılması ve sonunda askeri müdahaleye izin verecek yaptırımları öngören 7. madde konusunda Moskova’nın ikna edilebileceğine dikkat çekiyor.

İki ülke ilişkileri stratejik ortaklığa doğru ilerliyor

Kremlin Erdoğan’ın ziyareti ile ilgili yaptığı açıklamada, iki ülke ilişkilerinin stratejik ortaklığa doğru ilerlediği, uluslar arası ve bölgesel sorunlarda sürekli fikir alışverişinde bulunulduğuna dikkat çekti. Ekonomik ve ticari ilişkilerin iki ülke işbirliğinin temel taşlarından birini oluşturduğu belirtilen açıklamada, 100 milyar dolar toplam ticaret hacmi hedefinin önünde engel bulunmadığı vurgulandı.

Çoğunluğu Mavi Akım üzerinden olmak üzere Türkiye’nin 2011’de 26 milyar metreküp doğalgaz alımı yaptığını hatırlatan Kremlin, Güney Akım doğalgaz boru hattının Karadeniz’de kendi ekonomik sahasından geçişine Ankara’nın izin verdiğine dikkat çekti. 20 milyar dolar değerinde Türkiye ekonomisine yapılan Akkuyu nükleer santrali ile ilgili yatırım da iki ülke arasında enerji ilişkilerinin temel taşlarından birini oluşturuyor.

Vizeler ziyaretleri kolaylaştırdı

Açıklamada, Türkiye’nin Rus turistler açısından en popüler tatil destinasyonu olarak görüldüğü, 2011’de bir önceki yıla göre yüzde 10 artış sağlayarak 3,5 milyon Rus turistin Türkiye’yi ziyaret ettiği vurgulandı. İki ülke arasında vizesiz seyahat uygulamasının ziyaretleri kolaylaştırdığına dikkat çekildi.

Kremlin açıklamasında iki ülkenin ÜDİK bünyesinde oluşturulan ve Dışişleri Bakanlarının başkanlık yaptığı “Ortak Stratejik Planlama Grubu” aracılığı ile dış politika yaklaşımlarının koordine edildiğini vurguladı. Rusya’ya göre Türk ortaklarla güvene dayalı diyalog bölgesel gündemler dahil tüm uluslar arası alanda devam ediyor ve uluslar arası formatta yapıcı iletişim sürüyor.

Cihan

Haberin Tamamı İçin:

Masada Suriye var!

Masada Suriye var!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin Moskova'daki Kremlin Sarayı'nda biraraya geldi. Toplantıda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da yer aldı. Görüşmeler Suriye'de yaşanan olayların gölgesinde başladı

Günlerdir merakla beklenen görüşme başladı. Suriye'deki insanlık dramının sona ermesi için kilit ülke Rusya'da temaslarda bulunacak olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi.

Kritik ziyaret için Moskova'ya giden Başbakan'a, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan eşlik ediyor.

Suriye konusunda büyük önem taşıyan ziyarette Başbakan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşüyor.

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan - Putin Görüşmesi Sona Erdi

Erdoğan - Putin Görüşmesi Sona Erdi

İki lider görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan iki ülkenin Suriye'nin istikrarı konusunda bir ihtilafı olmadığını ve Suriye'nin bölünmesine kesinlikle karşı olduklarını söyledi.

Erdoğan otokratik rejim nedeniyle 18 bin kişinin öldürüldüğünü belirterek Suriye halkının barış ve refahını istediklerini söyledi. Esad sonrasının kararını başka ülkelerin vermemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, sürecin uzamasının katliam neticesi doğurduğunu söyledi. Erdoğan "Bizim isteğimiz Türkiye olarak katliamlar dursun, barış Suriye'ye egemen olsun" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, düşürülen Türk jetine ilişkin Rusya ile bilgi paylaşımıyla ilgili, ”Paylaştığımız belge yok, ama bilgi noktasında olayların ilk olduğu anda Sayın Başkanla (Rusya Devlet Başkanı Putin) benim telefon görüşmem vardı. Bu telefon görüşmesinde Sayın Başkanın bana aktardığı bilgiler vardı, ben de kendilerine bizim belgelere dayalı bilgileri aktarmıştım. Aramızda bilgi paylaşımı budur” dedi.

2.5 SAAT SÜRDÜ

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan: 'Rusya'yla Belge Paylaşmadık'

Erdoğan: 'Rusya'yla Belge Paylaşmadık'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

"Cenevre'de Esad'sız Bir Geçiş Hükümetinden Söz Ediliyor"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya'daki temaslarının ardından Atatürk Havalimanı'nda açıklama yapıyor.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

  • Verimli bir gün oldu. Verimli bir çalışma oldu.

  • Katliamların durması konusunda hemfikiriz.

Haberin Tamamı İçin:

Suriye'nin İddiasına Ne Yanıt Verdi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Şam'daki patlamaya ilişkin, ''Türkiye olarak bizim özellikle kardeş halk olan Suriye halkının olduğu bir yerde bu tür yollara tevessül etmemizi kimse bizden bekleyemez. Kimse de böyle bir adım attığımızı söyleyemez'' dedi.

Erdoğan, Rusya ziyaretinin ardından Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde düzenlediği basın toplantısında, bugün Rusya Federasyonu'na, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in daveti üzerine bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, gerek ikili görüşmede, gerekse heyetler arası yapılan görüşmelerde iki ülkenin geleceğe yönelik birlikte yaptıkları çalışmaların ve bölgeye yönelik gelişmelerin değerlendirildiğini söyledi.

''Siyasi, askeri, ekonomik, ticari birçok alanda durumumuzu değerlendirmek ve fevkalade bir durum olmazsa 15 Ekim tarihinde Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantımızı inşallah Türkiye'de yapacağız'' diyen Erdoğan, bu konuyla ilgili çalışmaların yapılması konusunda dışişleri bakanlarının görüşmeleri olduğunu anlattı.

Rusya ile Türkiye'nin şu anda 32 milyar doları aşan ticaret hacmine sahip olduğunu da kaydeden Erdoğan, ''Hedefimiz, en kısa zamanda 100 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaşmak. Enerji alanında Rusya ile çok ciddi bir ilişkimiz var. Enerjimizin yüzde 50'sini şu anda doğalgaz çevrim santrallerinden üretiyoruz. Bunun da birinci derece tedarikçisi ülke Rusya Federasyonu. Şimdi ise biz Rusya ile yeni bir adım attık, bu da nükleer enerji alanında attığımız adım. Nükleer enerjide de çalışmalarımız başladı. Akkuyu'yu Rusya Federasyonu ile yapıyoruz. Bu proje de yaklaşık 20 milyar dolarlık bir proje. 7 yıl içerisinde inşallah bitmiş olacak. Hedef bu'' diye konuştu.

Savunma sanayi konusunda atılan adımların da var olduğunu anlatan Erdoğan, 2013 yılının Kasım-Aralık ayı gibi Göktürk uydusunun fırlatılacağını ve bunun çalışmalarının hızla devam ettiğini kaydetti.

-Suriye ile ilgili gelişmeler-

Erdoğan, Suriye ile ilgili gelişmeleri de görüştüklerini anlatarak, şöyle devam etti:

''Cenevre toplantısına atıfla bu sürecin bir yol haritası olarak devamı konusunda aslında birlikteliğimiz var ama diyoruz ki BM Güvenlik Konseyi burada Cenevre sürecini de ele almak suretiyle devreye girsin ve 7. maddede 41 ile alakalı olarak ki, bu da aslında yaptırımlarla alakalı bir konu. Yani bu noktada atılacak bir adım. BM Güvenlik Konseyi'nin bu alanda yapacağı bir çalışma, atacağı bir adım, bu katliamların durmasına vesile olabilir diye bir düşüncemiz var. Bu konuda hem fikiriz. Aynı şeyleri düşünüyoruz. Çünkü barışın bir an önce Suriye'ye gelmesi lazım. Barışın gelmesi için de Suriye halkının iradesine saygı duyulması lazım.

Biz Suriye'deki birliğin, beraberliğin, bütünlüğün özellikle toprak bütünlüğünün dağılması, parçalanması, böyle bir şeyi Türkiye olarak asla ne savunuruz, ne isteriz. Toprak bütünlüğünden yanayız, halkın birliğinden, beraberliğinden, dayanışmasından yanayız. İstenilen şey sadece bu insanlar öldürülmesin. İşte şu anda 18 bini aşkın insan öldürülmüş durumda. 40 bini aşkın şu anda bizde göç var. 150 bine yakın Ürdün'de var. 20 bin civarında Lübnan'da şu anda göç var. Bu insanlar durup dururken niye kaçsın topraklarından? Demek ki ölüm tehdidi bu insanların kaçmasına vesile oluyor. Burada birinci derecede tarihten gelen bazı yaklaşım tarzını değerlendirdiğimiz zaman baba Esed'in yolunda olan bir oğul Esed var. Bunun yanında yer almak mümkün değil. Konuyla ilgili olarak da biz Türkiye, elimizden geleni barış noktasında, katliamların durdurulması noktasında yapmaya hazır olduğumuzu, bu konuda Rusya ve Türkiye olarak ikili çalışmaların içine girmeye de hazır olduğumuzu... Beraber bu çalışmaları da sürdürebiliriz. Zaten gerek sayın Başkan Putin olsun, gerekse şahsım ve dışişleri bakanlarımıza bu konuda talimatları verdik. Dışişleri bakanlarımız sık sık bir araya gelmek suretiyle bu süreci takip ediyorlar.''

Erdoğan, verimli bir çalışma ve verimli bir gün olduğunu da kaydetti.

-Şam'daki patlama-

Erdoğan, gazetecilerin, Suriye'nin, ''Şam'daki patlamadan İsrail, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin sorumlu olduğuna'' yönelik iddialarını sorması üzerine, bu açıklamayı Esed'in yapmadığını söyledi. Yönetimlerin bu tür süreçlerde dikkat etmesi gereken en önemli konunun dezenformasyon olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Şu anda dezenformasyon yapmak suretiyle Suriye hükümeti, biliyorsunuz uçağımızı düşürdüğü halde, bu konuda önceleri kaçma yolunu denediler, daha sonra farklı bir yaklaşım içerisine girdiler. Ve buna tabii maalesef, şu anda ulusal medya ile burada beraberiz, ulusal medyamızın da sağ olsun katkısı oldu. Ve ulusal medyamız ne Başbakanı'na inandı ne Genelkurmay'ına inandı ne Dışişleri Bakanı'na inandı, Amerika'daki bir gazetenin haberlerini, Suriye'nin resmi organının haberlerini adeta kendileri için haber kaynağı kabul ettiler. Şimdi burada yapılan da bir dezenformasyondur. Bir defa Türkiye olarak bizim yapımızda, bizim özellikle kardeş olan Suriye halkının olduğu bir yerde bu tür yollara tevessül etmemizi kimse bizden bekleyemez. Kimse de böyle bir adım attığımızı söyleyemez. Bu konuda rejim, Suriye rejimini kastediyorum, kendini öncelikle hesaba çekmelidir ve şu anda yıkılmış bir Hama var, yıkılmış bir Humus var. Şu anda Şam aynı duruma doğru gidiyor. Bunu kendisi bir defa hesaba çekmek suretiyle, bu ordunun içerisinden dağılan insanlar niçin dağılıyor, bu muhalif güçler nasıl oluştu, bunun bir defa hesabını kendisine sormalı. Bu Enformasyon Bakanlığı'nın yapmış olduğu açıklamanın kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Türkiye olarak da böyle bir şeye daha fazla bir şey söylemeye gerek görmüyorum.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye konusunda, ''Bir seçim hükümeti kurulsun ve bu seçim hükümeti orada partilerin kurulmasına imkan hazırlasın ve bu kurulan partiler demokratik bir yarış içerisinde Suriye'de halkın iradesini şekillendirsin, yönlendirsin. Ama eğer siz kalkar da hükümeti kurar, başında yine Beşşar kalırsa, orada hiçbir şey değişmez'' dedi.

Erdoğan, Rusya ziyaretinin ardından Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Suriye'deki gelişmelere ilişkin, Dışişleri Bakanı'nın Cenevre'de de Esed'in olmadığı bir geçiş hükümetinden bahsettiğini ve orada genel havanın da zaten Esed'siz bir geçiş hükümeti olduğunu söyledi.

Erdoğan, ''Bu geçiş hükümeti denilen aslında bir seçim hükümeti. Bir seçim hükümeti kurulsun ve bu seçim hükümeti orada partilerin kurulmasına imkan hazırlasın ve bu kurulan partiler demokratik bir yarış içerisinde Suriye'de halkın iradesini şekillendirsin, yönlendirsin. Ama eğer siz kalkar da hükümeti kurar, başında yine Beşşar kalırsa, orada hiçbir şey değişmez'' dedi.

Bugüne kadar bu olumsuzlukların altında yatan gerçeğin, birinci derecede sorumlunun bu olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz 8,5-9 yıldır Beşşar Esed ile bunları çok görüştük, çok konuştuk. Hep aldatan bir zihniyet, aldatan bir anlayıştı. Biz hep umutla 'ha olacak ha olacak' diye bekledik. Ama daha sonra ne oldu? İnsanların ölümü, öldürülmesi süreci başladı. Bakın bugünkü gelişmeler arzu edilen gelişmeler değil. Ama buraya doğru maalesef bu havanın geldiği dünden belliydi. Çünkü bu insanların üzerine siz bombalarla, tanklarla, toplarla, helikopterden taramak suretiyle giderseniz, gidecek olursanız ve bu insanlar artık 'ölümden öte ölüm yok' deme noktasına gelmiştir. Bugün de şu tablo çok açık, net ortadadır. Peki bu tablonun sorumlusu kim, hazırlayanı kim? Burada yönetim bir defa kendini hesaba çekmek durumundadır. Buraya nasıl geldik? Ve Cenevre sürecinin bence en önemli yanı, Beşşar'ın olmadığı bir geçici hükümet ki, burada iktidarın, muhaliflerin, tarafsızların katılımı olmalı. Bunların hepsi orada olumlu karşılandı. Bunların oluşturacağı bir hükümet ve bununla beraber seçime gidiş... Rusya buna, görüşmemizde aslında olumlu baktı, yani olumsuz bakmıyor. Şu noktasında tabi, 'yani Beşşar'ın olmaması halinde ne olur?' diye bazı endişeleri var. Bu konularda biz başka alternatifler de kendilerine sunduk. Bu alternatifleri de kendilerine sununca onların üzerinde düşünmelerinin gerekeceği noktasına vardılar.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Irak'ta bir eyalet sistemi vardır ve Kuzey Irak, Irak'ta oluşan anayasa ile bir eyalet olarak kabul edilmiştir ve bu noktada Irak'ta daha farklı eyaletler de ortaya çıkabilir. Başından beri bu eyaletlerin olduğu bir yerde merkezi bir yönetim zaten bütünlüğün ifadesidir. Şu andaki sıkıntı yine orada yönetimin oradaki Kuzey Irak yerel yönetimi ile olan sıkıntısından kaynaklanıyor'' dedi.

Erdoğan, Rusya dönüşünün ardından Atatürk Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin, Irak'ta bir bölünmüşlük olduğunu ifade etmesi ve bölgede haritanın değişmesi konusunda bir endişenin olup olmadığını sorması üzerine, şunları kaydetti:

''Ben bu bölünmüşlük olayı ifadenizi kabul etmiyorum. Irak'ta bir eyalet sistemi vardır ve Kuzey Irak, Irak'ta oluşan anayasa ile bir eyalet olarak kabul edilmiştir ve bu noktada Irak'ta daha farklı eyaletler de ortaya çıkabilir. Başından beri bu eyaletlerin olduğu bir yerde merkezi bir yönetim zaten bütünlüğün ifadesidir. Şu andaki sıkıntı yine orada yönetimin oradaki Kuzey Irak yerel yönetimi ile olan sıkıntısından kaynaklanıyor. Niye? Onlara ait hakların merkezi yönetim tarafından verilmeyişi karşı bir tepkiyi oluşturmuştur. Bu karşı tepki oradaki sıkıntıların kaynağında yatmaktadır.

Örneğin bu hükümet oluşturulurken verilen sözler vardır Irak'ta. Ama bu verilen sözler ne yazık ki yerine getirilmemiştir. Koalisyon ortağı olan partilere verilen sözler vardır. Bu sözler yerine getirilmemiştir. Bu sözler yerine getirilmeyince şu andaki sıkıntılı, nahoş durumlar meydana gelmiştir. Temenni ederiz ki bundan da bir an önce Irak kurtulmuş olur ve birliği, beraberliği, bütünlüğü içerisinde inşallah arzulanan o hedefi, barış günlerini yakalar.''

Bir gazetecinin, Irak'ın, Türkiye'nin hava sahasını ihlal ettiğine ilişkin bir açıklamasının olduğunu dile getirmesi ve bu konudaki düşüncelerinin sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:

Haberin Tamamı İçin:

Esad’sız geçiş süreci kodları

Başbakan Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki görüşmede asıl gündemi, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’dan sonraki sürecin nasıl olacağı oluşturdu. Kremlin tutanaklarına yansıyan görüşlere göre, “Geçiş süreci, muhalefetin de kabul edeceği, şu anki yönetimde eli kana bulaşmamış kesimle, bu kesimin muhalefetten kabul edeceği kişilerle oluşturulabilecek.”

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yaptığı görüşmede, Suriye ile ilgili Esad sonrası için herhangi bir isim önermedi. Ağırlıklı olarak Suriye Devlet Başkanı Esad’sız geçiş sürecinin ne şekilde olabileceği üzerinde duruldu. Kremlin Sarayı’ndaki buluşmada Erdoğan başkanlığındaki Türk heyetinin, Suriye’deki gelişmelerle ilgili Rus heyetine aktardığı görüşler ana hatlarıyla şöyle oldu:

Modelite konuşulur
Esad sonrası için bir isim üzerinde durmuyoruz. Suriye ile ilgili kararı Suriye halkının kendisi vermeli. Ancak bir geçiş süreci için modelite üzerinde konuşulabilir. Geçiş süreci, muhalefetin kabul edebileceği mevcut yönetimde eli kana bulaşmamış kesimle, mevcut yönetimin de muhalefetten kabul edebileceği kişilerle oluşabilir. Bu yönetimde karar mekanizmasının nasıl işleyeceği, veto hakkı ve benzeri gibi şeyler geçiş yönetiminin kurulmasında mutabık kalındıktan sonra belirlenebilir.

İçeriden patlama

Şam’da ulusal güvenlik binasına yönelik saldırı gelişmelerin ne boyuta geldiğinin göstergesi. Artık mevcut durum sürdürülemez. Biz hep Esad’ın yıkımının dışarıdaki patlamadan daha çok, içeriye yönelik bir patlamayla olabileceğini tahmin ettik. Bununla yakın çevresinin de sonunda kendisini kabul etmeyeceğini kastediyoruz. Bunun belirtileri ortada.

Dünya için tehdit

Mevcut durumun artık devam etmesi ülkeyi mezhepler, dinler, kültürlerarası bir iç savaşa da körükler. Bu bölgeden öte tüm dünya için de çok tehlikeli. Tüm derdimiz, önü alınamayacak bir ateşi parlamadan söndürmek. Bu nedenle BM Güvenlik Konseyi de en etkin biçimde devrede olmalı.

İleriyi görmeliyiz

Suriye ile ilgili alınacak kararlar sahadaki durumla da uygun olmalı. Olaya sadece Esad gitsin sonrası ne olursa olsun diye bakmıyoruz. Meseleye sadece Suriye üzerinden de bakmıyoruz. Örneğin devamında Lübnan’da ne olacak? Ürdün’de bir şeyler olur mu? Bunları gerçekten görmeliyiz.

Lazkiye ağır basıyor

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAnkaraBaşbakanBeşer EsadBirleşmiş MilletlerDiyetIrakİsrailKatarLübnanMersinÖmer ÇelikRecep Tayyip ErdoğanRusyaSuriyeSuudi ArabistanTaner YıldızVladimir Putinhumustatil
Görüş Bildir