Erdoğan'dan Merkez Bankası'na: 'Bağımlılığın mı Var?'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Merkez Bankası'nın faiz indirimini geç ve yetersiz bulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başka bir yerlere karşı bağımlılığın mı var? Bir de bunu söyle" dedi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) heyetine hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası’nı (MB) faiz indirimiyle ilgili eleştirdi.

"Bizim Merkez Bankası'nın bağımsızlığına bir sözümüz yok, ayrı bir konu. Ama nereye kadar yok? Ülkenin ve milletin menfaatlerini koruduğu yere kadar yok. Bu konuda bir yanlış gördüğümüz, eksik gördüğümüz zaman sözümüzü söylemekten asla çekinmeyiz. Burada bir kez daha ifade ediyorum, yani bize karşı bir bağımsızlık mücadelesi veriyorsun da, başka bir yerlere karşı bağımlılığın mı var? Bir de bunu söyle.''

"Dün Merkez Bankası lütfetti. Politika faizinde ve faiz koridorunda çeyrek puanlık bir indirim yaptı. Yıl boyunca yapılan indirimleri topluyorsunuz, 2,5 puan ediyor. Halbuki geçtiğimiz yıl Ocak ayında bir kalemde 5,5 puanlık artış yapılmıştı. Hâlâ Ocak ayındaki artışın yarısı kadar dahi indirim yapılmış değil. Faiz artırımına konu bu şartlar ortadan kalktı ama artan faiz hâlâ yerinde duruyor. Böyle şey olur mu?"

Erdoğan'ın Merkez Bankası'nı eleştirdiği bu sözlerden sonra dolar yükseldi. 2.4670’te olan dolar açıklama sonrası 2.4778’a kadar çıktı.

"Düşmedik, alçalmadık"

Erdoğan, Süleyman Şah Türbesi'nin taşınıp emanetlerin Türkiye’ye getirildiği Şah Fırat operasyonuyla ilgili, PKK’nın Suriye kolu PYD ile işbirliği yapıldığı iddialarını da yalanladı; “Bu tür terör örgütleriyle işbirliği yapacak kadar düşmedik, alçalmadık” diye konuştu. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de tepki gösterdi; “Senin bu ülkede vatan, millet, bayrak diye bir derdin var mı ya. Vatan, millet, bayrak adına ne yaptın ya, şunu söylesene. Bu ülkede başbakan yardımcılığı yaptığın zaman ne yaptın ya” dedi.

"Kaybedilmiş toprak yok"

“Musul Başkonsolosluğu'nu niye zamanında boşaltmadınız' dediler. Süleyman Şah Türbesi'ni daha güvenli bir yere taşıyoruz. Bu defa da 'niye böyle yaptınız, topraklarımızı bıraktınız, kaçtınız' diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Bizim her iki hadisede de tek önceliğimiz tek bir vatandaşımızın burnu dahi kanamadan meseleyi çözmek olmuştur. Ne Musul meselesinde, ne Süleyman Şah'ta oradaki kardeşlerimize, milletimize mahçup olmadık.”

“Diyorlar ki 'topraklar bırakıldı gelindi.' Aylarca biz bu operasyon için çalıştık. Bizim şu anda Suriye toprakları içinde kaybedilmiş bir metrekare toprağımız yoktur. Birileri rahatsız oluyormuş. Ana muhalefet bundan rahatsız olduysa doğru yoldayız demektir. Öbürü rahatsız olduysa çok daha doğru yoldayız demektir. Ve bunların sırtında tabii yumurta küfesi yok.”

"Terörün temsili parlamentoya girmiş demektir"

Cumhurbaşkanı, Meclis’te maddeleri kavga gürültü geçen iç güvenlik paketini de savundu. HDP milletvekillerinin paketteki yüz örtmeyi suç sayan maddesini protesto için yaptıkları poşulu eylemi eleştiren Erdoğan, “TBMM çatısı altında Sayın Başkanvekili'nin önündeki çan kırılıyorsa; kürsüde konuşmacı, bayan vekiller gelip onları taciz ediyorsa ve bir başkası geliyor orada mikrofonu kırıyor koparıyorsa; bir başkası veya başkaları oturup suratlarını maskeyle örtüyorsa terörün artık temsili parlamentoya girmiş demektir” dedi. Erdoğan şöyle devam etti:

“Bir taraftan kadına şiddet konuşuluyor, öbür taraftan TBMM'de başkanvekili olan bir bayana her türlü ağza alınmayacak hakaretleri yapacaksınız. Lanetliyorum. Bu demokratik parlamenter sistem içerisinde temel hak ve özgürlüklerin egemen oldukları sistem içerisinde milletvekillerine yakışacak üslûp değildir. Milletvekilinin görevi yasa çıkarmaktır. Engel olabiliyorsan engel olabilirsin. Bunun yolu, yöntemi her şeyi bellidir. Olamıyorsan kabul edeceksin. Oradaki vekiller bu milletin vekilleri olarak oradadır. Millet size elinize ne varsa alın, gereğini yapın diye oraya göndermedi. Meclis'teki manzaraya baktığınızda, sanırsınız ki bu değişiklikle molotof serbest bırakılıyor. Böyle şey olur mu ya.”

"Ne erkeği ya"

“Bunlar ne dediklerini, ne istediklerini de bilmiyorlar. Hangi esnafımız molotof kokteyliyle, havai fişeklerle taciz edilmeyi kabul edebilir, mümkün mü; demir bilyeler, sapan, bunun kullanılmasını kabul edebilir! Maske, niye maske takıyorsun? Eğer sen terörist değilsen yüzün açık dolaş. Erkeğim diyor, ne erkeği ya. Erkek pantolonla dolaşıyor, sen niye etekle dolaşıyorsun? Maalesef bunlarla dolaşıyorlar, kendilerini gizliyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Dürüst olun dürüst. Yani terörist ama her yola başvuruyor. Bununla ilgili bu kanun er veya geç çıkacak.”

"İnşallah düzenlemeyi yapıp bize gönderecekler"

“Ben şahsen bu makama geldikten sonra bir şeyden çok rahatsız oldum. Birilerinin amacını anlıyoruz da, ana muhalefet ve muhalefetin yaptıklarını anlamakta zorlanıyorum. Parlamento içinde üç tane parti, bir de bunların yanında paralel yapı. Dört birliktelik ve medyasıyla yazılı ve görsel olarak bu üç taneye desteği veriyor. Bu süreci devam ettirmek istiyorlar. Er veya geç milletimizin parlamentoya gönderdiği milletvekilleri inşallah burada bu düzenlemeyi yaparak bize gönderecekler.”

Kaynak: Al Jazeera

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanGenelkurmay BaşkanıHalkların Demokratik PartisiMerkez BankasıMilliyetçi Hareket PartisiRecep Tayyip ErdoğanSuriyeTerörTürkiye Büyük Millet Meclisiyumurta
Görüş Bildir