Erdoğan'dan 14 Aralık Yorumu: 'Gazeteci Suç İşlemez mi?'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemaat'e dönük operasyonla ilgili Avrupa'dan gelen eleştirilere tepki gösterdi, "Türkiye guguk devleti mi? Burası da hukuk devleti. Çıkan kararı bekleyeceksin" dedi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu'na katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 14 Aralık'ta Gülen Cemaati'ne yönelik başlatılan operasyonla ilgili konuştu. Süreci yakından izlediğini söyleyen Erdoğan, her şeyin kanuna uygun devam ettiğini söyledi. Avrupa'dan gelen eleştirilere de sert tepki gösteren Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

"Yargı ve Emniyet'in geçmişte yaptığı hatalar tekrarlanmıyor. Hiç kimse süreç tamamlanmadan linç edilmiyor, algı operasyonları yapılmıyor. Şu anda dikkatli ve titiz bir süreç izleniyor. Bu süreç başladıktan sonra malum çevreler 'Basın susturuluyor' diye kampanya başlattı. Tatil gününde AB açıklama yapıyor, ne kadar da hassaslar. Bu ülkede olup bitenlere ne kadar hassaslar. Ne zamandan beri böyleler? 50 yıldır bizi kapılarında bekletenler, bu hassasiyeti nereden elde ettiler? Sözcüleriyle çıktılar Türkiye aleyhine açıklama yaptılar. Uluslararası basın da Türkiye aleyhine bu kampanyaya sımsıkı sarıldı."

"Burası da hukuk devleti"

Erdoğan, "Paralel yapının inlerine girilmeye başlanınca dilleri çözüldü. Türkiye AB önünde kapı kulu değildir" dedi ve şöyle devam etti:

"Bu AB’nin en büyük ülkesine, 'PKK terör örgütünü ülkenizde besliyorsunuz' diye dosyalar sunduğumda aldığım cevap şu: Haklarında 4 bin dava var. Netice bir hiç oldu. Cevap olarak da 'Burası hukuk devleti' dediler. Biz neticeyi bekliyoruz. Türkiye ne? Guguk devleti mi? Burası da hukuk devleti. İlerleme raporlarında her şey önceden planlı. Bize akıl verenlerin ülkesinde, Sabancı Holding’in binasında merhum Sabancı’yı katleden terörist fellik fellik dolaşıyor. Yakalanıyor, bir kapıdan girip diğerinden çıkıyor. Söylediğimizde elli dereden su getiriyorlar, neden teslim etmiyorsunuz? Siz hangi adaletten bahsediyorsunuz? Yapılanlar hoşlarına gitmiyor olabilir. Umutlarınızı adalet üzerine tesis edin. Umut bağladığınız maşaların maskesi düşüyor olabilir. Türkiye’nin adaletine ve yargı kararlarına saygı göstereceksiniz."

"Suikast girişimleri oldu"

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye'nin 2023 hedefinden de bahsetti, 2023’e giden yol gülistan olmayacak. Zaman zaman aşkımızı, şevkimizi kırmaya yönelik saldırılar da olacak. Yılgınlığa kapılırsak biz de kaybederiz, millet de ülke de kaybeder" dedi. Erdoğan, AK Parti'nin kurulduğu 2002'den beri çok sayıda badire atlattıklarını savundu.

"Bugünlere öyle kolay ulaşmadık. 2002’den beri öyle dikensiz bir gül bahçesi değildi. Darbe senaryoları yazıldı, bazı senaryolar uygulamaya dahi geçirildi. Suikast girişimleri oldu, arkadaşlarım tehdit edildi. Milletin seçtiği bir siyasi parti kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Sokaklar hareketlendirildi. İçeriden, dışarıdan çok sayıda operasyon yapılmak istendi. En son 17-25 Aralık darbe girişimini yaşadık. Bunlardan herhangi birinde diz çöküp tuzağa düşseydik, pes etseydik bugünlere ulaşamazdık. 2023 vizyonundan bahsedemezdik."

"Dönemin Haşhaşi örgütü oldular"

Kendisinden, 'dönemin başbakanı' diye bahsedildiğini hatırlatan Erdoğan şunları söyledi:

"Darbeden o kadar eminlerdi ki, hazırladıkları iddianameye 'dönemin başbakanı' ifadesini koydular. 'Dönemin başbakanı' diyenler şimdi 'dönemin Haşhaşi' örgütü oldular. Bu örgütü kısa zaman sonra kimse hatırlamayacak, hatırlayan da hayırla yad etmeyecek. 12 yıldır renk değişse de oyun değişmiyor. Bir maşa kullanılamaz hale gelirse üst akıl gider kendine başka bir akıl bulur, biri çökerse gider başka senaryo bulurlar. Düne kadar hasım olanlar bugün yan yana duruyorlar. Düne kadar birbirlerine demediklerini bırakmayanlar bugün kucaklaşıyorlar. Niye? Çünkü üst akıl öyle emrediyor, öyle istiyor. Çünkü patron öyle istiyor. Üst akla da patrona da itaatsizlik edemezler. Çünkü aldıkları sözlerin diyetini ödemek zorundalar. Bunların tabuları bu. Ama ş imdi bu tabular yıkılıyor. Bu dönem farklı bir dönem. Hamd olsun Allah’a bizim ödenecek diyetimiz yok, o nedenle bu kadar cesur davranıyoruz. Biz yetkiyi milletten aldık. "

"Gazeteci suç işlemez mi?"

Erdoğan, operasyonda Cemaat'e yakın medya gruplarından gözaltına alınanlar için de şu değerlendirmeleri yaptı:

"Neymiş? Gözaltına alınanlar gazeteciymiş. Gazeteci suç işlemez mi? İngiltere’de 50 gazeteci sorguya çekilirken, telekulak skandalı nedeniyle bir medya kuruluşunun kapısına kilit vurulurken neden çıkıp da 'Basın susturuluyor' demediniz? İsrail'de bu sene 16 gazeteci katledildi. AB neden sesini çıkarmadı? Mısır’da onlarca gazeteci gözaltına alındı. Anadolu Ajansı baskıya, şiddete maruz kaldı. Neden sustunuz? Türkiye'de örgüt üyelerine 'gazeteci' diyerek sahip çıkacaksın ama Avrupa ülkelerinde olanı görmeyeceksin. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü bir rapor yayınlamış. Türkiye baş köşeye yerleştirilmiş. Merak ettim, bir baktım. Raporun bir yerinde bile İsrail’in adı geçmiyor ama hakkını yemeyelim Filistin’in adı geçiyor. Filistin’de 7 gazetecinin öldürüldüğü yazıyor."

"Gazeteciliği maske olarak kullanıyorlar"

Türkiye'de polis katiline gazeteci diye sahip çıkacaksın ama AB'de olanları görmeyeceksin. Kimse kusura bakmasın. Gazeteciliği maske olarak kullanıyorlar. Bu operasyonları yutacağımızı düşünüyorlar mı acaba? Türkiye’nin itibarı öyle oluyor böyle oluyor diyorlar. Hiçbir şey olmaz. Türkiye itibarını uluslararası manşetlerde bulmuş bir ülke değildir. Biz öyle sahte raporlarla, siyasi ideolojik nitelikle raporlarla, paralel destekçisi açıklamalarla kendisine istikamet belirleyecek bir ülke değiliz. Gezi olaylarında AB susuyordu, 17-25 Aralık’ta darbe girişinde bulunuluyorken bu AB yine susuyordu. Demokrasiye neden sahip çıkmıyorsunuz? Seçilmiş insanlara sahip çıkmıyorsunuz da darbe yapanlara sahip çıkıyorsunuz?"

"Nasihat yerine Suriyelilere destek verin"

Suriye’deki iç savaşa da değinen Erdoğan, Avrupa’yı Türkiye’ye sığınan Suriyeliler için kendilerine destek vermemekle suçladı.

“Bize nasihat vereceğinize ülkemizde kalan Suriyelilere destek verin. En irisinden en cılızına söyledikleri tek şey, 'Çok teşekkür ederiz, büyük bir önderlik yapıyorsunuz’ Tek söyledikleri bu. Tamam bunlar iyi güzel de siz de biraz destek verin. Paraya gelince… Onların Tanrısı o. Ama ne olursa olsun bombalar altındaki insanlar bize sığınıyor. Kobani’ye verilen mühimmat terör örgütlerine gönderildi.”

Esed rejimi yeni bir yapılanmanın içine girerse…”

“Halep ile neden ilgilenmiyorsunuz? Ben şimdi düşünüyorum. Arkadaşlarıma söylüyorum. Yoksa burada, Suriye’de yeni bir eyalet mi oluşturuluyor? Yeni bir yapılanmanın içerisine girebilirler. Bu ülkem için bir tehdittir. Esed rejimi yeni bir yapılanmanın içerisine girerse ülkem için tehlike oluşturur. Halep’e neden sahip çıkmıyorsunuz?”

Erdoğan, CIA’in işkence raporu için de, “İşkence manzaralarını gördünüz. Sesleri çıkıyor mu, çıkmıyor” dedi.

"Son derece tehlikeli açıklamalar"

Kürt sorununa çözüm sürecinin de kararlılıkla sürdürüldüğünü söyleyen Erdoğan, "İnfaza karşı direniş açısından sokak meşrudur" diyen HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı “sorumsuzlukla” suçladı. Erdoğan, “Son derece tehlikeli açıklamalar yaparak ortalığı karıştırmaya çalışanların da oyunları tutmayacak. Çözüm sürecini nihayete erdireceğiz, heyecanımız hiç yitirmeyeceğiz” dedi.

  • Kaynak: Al Jazeera
Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAvrupa BirliğiBeşer EsadDarbeFilistinHalkların Demokratik PartisiİngiltereİsrailMısırPolisRecep Tayyip ErdoğanSelahattin DemirtaşSuriyeTeröroyuntatil
Görüş Bildir