Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'Ya Gelin Konuşalım ya da Sizin Anladığınız Dilden Konuşuruz'

 > -

Erdoğan: Akm'yi Yıkacağız, Bize Kimse Geri Adım Attıramaz

Başbakan Erdoğan, Ankara Pursaklar'da kendisini karşılamaya gelen kalabalığa hitaben bir konuşma yaptı. Gezi eylemlerine katılan sanatçıları eleştiren Erdoğan, sanat yapmanıza mı mani olduk dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları

Haberin Tamamı İçin:

Keçiören'de Sert Mesajlar: "CHP Zihniyeti Pisliktir"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Keçiören'de yaptığı konuşmada CHP ve "faiz lobisi" ile ilgili sert mesajlar verdi.

Erdoğan, "Gençlere sesleniyorum; bu ülkenin Başbakanı, bazı lobilerin Başbakanı değildir. Bu ülkenin Başbakanı sessiz yığınların sesidir. Biz kimsesizlerin kimsesiyiz. Biz zalimlerin karşısında, mazlumların yanındayız. Bu Türkiye'de böyle, dünyada da böyle. Bundan sonra da böyle olacak" dedi.

Gezi Parkı eylemcilerinin "yüzde 95'inin parkın adını daha önce duymadığını" kaydeden Başbakan, "İçeride rahatsız olanlar var, dışarıda rahatsız olanlar var. İçeride uzantıları var, medya ile iktidarımıza saldırıyorlar. Faiz lobisiyle beraber yapıyorlar. 'Borsa İstanbul çöktü' diyorlar. Borsa İstanbul çökerse bunun altında Tayyip Erdoğan kalmaz, siz kalırsınız. Bunu IMF'nin borcunu öderken de yaptılar. Mesele Gezi Parkı olayı değil, 15 tane ağacın sökülerek bir başka yere dikilmesi olayı değildir. Bu ülkenin Başbakanı bazı lobilerin başbakanı değildir. Bu ülkenin başbakanı sessiz yığınların sesidir" diye konuştu.

CHP ZİHNİYETİ PİSLİKTİR, ZİHNİYET KİRLİDİR

Başbakan, Gezi Parkı eylemcilerinin İstanbul'u CHP'nin yönettiği zamanları hatırlamayacağını belirterek, "Onlar CHP'nin çöp dağlarını bilmez. Çünkü CHP zihniyeti pisliktir. Onlar CHP döneminin hava kirliliğini bilmez. Çünkü bu zihniyet kirlidir. Bunlar özgürlükten de anlamaz. Çünkü bu ülkede özgürlük mücadelesi AK Parti iktidarıyla zirve yapmıştır." diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Valiye gidin, Bakana gidin, Olmadı Temsilcilerinizi Seçin, Ben Dahi Kabul Ederim

Başbakan Erdoğan, Ankamall'de 4. konuşmasını yaptı. İşte satırbaşları:

İşte Başbakan Erdoğan'ın Ankmall'daki konuşmasından satırbaşları:

  • Dertleri Türkiye'yi karıştırmak ama bu oyun tutmaz.Onların tuzaklarını biliyoruz ve o tuzakları bozacak şu anda burada.

  • Gezi Parkı'na gidenlere millet diyorlar Gezi Parkı'na gitmeyenleri görmüyorlar.Birileri bana dedi ki böyle bir zamanda Afrika turuna gitmeyin.Dedim ki bu Türkiye artık eski Türkiye değildir.

  • Fas,Tunus ve Cezayir gezisi yaptım geldim.

  • Geldiğimde İstanbul 2 saatte havaalanına aktı.

  • Adana,Mersin ve şimdi görüldüğü gibi Ankara kurulan tuzakları bozuyor.

  • Biz her zaman konuşmaktan yana olduk.Ama karşımızdakiler bunu her zaman kabul etmediler.Onlar yaktılar,yıktılar,kamu araçlarına zarar verdiler.Belediye otobüslerimizi, sivil vatandaşlarımızı yaktılar.Ve 600'ü aşkın polisimizi yaraladılar.

  • Ve 1 polisimizi de şehit ettiler.

  • Bu topluluk yıkmaz, yakmaz.Bu topluluk sevginin tohumlarını eker.

  • Kardeşlerim diyorlar ki Başbakan gerilimden yana, Başbakan sertlikten yana. Yani Ak Parti kadroları içerisinde kendilerine göre bir ayrılık tohumu ekmeye çalışıyorlar.

  • Bakınız değerli kardeşlerim size tarihten örnekler vereyim.Hz.Ali'yi inceleyin,Osman Gazi'yi,Fatih'i,Kanuni'yi ve Gazi Mustafa Kemal'i inceleyin.

  • Hepsinin de farklı farklı özellikleri vardı.

  • Biz bu oyuna gelmiycez. Dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz.

  • Sevgili Ankaralılar bunlar bizimle çevre yarışına çevrecilik yarışına giremezler.

  • 10 yıl içinde bizim diktiğimiz ağa. 2 milyar 800 milyon.Bunun 2 milyarı fidanlık.800 milyonu 3 yaş fidandır.

  • Belediye Başkanı seçildiğim zaman İstanbul çoraktı. Hemen yurtdışından 10 yaş ağaçlar ithal ettim. Tem'de ve e-5 te bunları diktim.

  • Şimdi oralarda gördüğünüz bütün ağaçları biz diktik.

  • Oraya gelen gençler benim 94 teki 95 teki başkanlığımı bilmez. Belki de o zamanlar yoktular.

  • CHP'den devraldığımız çöp yığınlarını temizledik.

  • Habitat çevre ödülünü aldık. Hava kirliğini o zamanki İstanbullular bilir.Gazeteler maske dağıtırdı bilen bilir.Biz hepsini çözdük.

  • Su akmıyordu biz kmlerce öteden su getirdik.

  • Taksim'de dürüst niyetle orada olan kardeşim siz Haliç'in nasıl koktuğunu bilir misiniz ? O çamuru temizleyip 650 bin kmlik alan kazandık.Taş ocağını bu hale getirdik.Via Land'i açtık orada.

  • Haliç'i Boğaz'a bağladık.

  • Acaba Gezi Parkı'nda olanlar bundan haberi var mı ? Bence yok.

  • Orada toplananlar siz milletsiniz de buradakiler millet değil mi ?

  • Siz milletsiniz de Pursaklar'daki vatandaşım millet değil mi ?

  • Mersin'deki, Adana'daki vatandaşım millet değil mi?

  • Ümitsiz olmayın,asla yılmayın.

  • Artık bu eylemlere son verilmesini özellikle rica ediyorum.Bir derdiniz varsa belediye başkanıma,valime olmadı temsilcinizi seçip bana gelirsiniz. Ama bunların hiçbiri değil de aynı şekilde devam ederseniz anladığınız dilden konuşmak zorunda kalırım.

  • Çünkü sabrın da bir sonu vardır.

  • Bu ülkeyi dışarıya adeta terörün gezdiği bir yermiş gibi gösteremezsiniz.

  • Bu duruma Türk baharı diyorlar. Asıl Türk baharı bu ülkeye bizim seçildiğimiz zaman geldi.

  • Ey faiz lobisi bizimle uğraşmaya devam edersen kaybedersin.

LÜTFEN EYLEMLERİNİZE SON VERİN

Erdoğan'dan Diyalog Çağrısı: 'Temsilcilerinizi Seçin, Kabul Ederim'

Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı direnişi için günlerdir verdiği sert mesajların ardından ilk diyalog çağrısını, 'Temsilcilerinizi seçin, ben dahi kabul ederim' sözleriyle yaptı

Başbakan Tayyip Erdoğan , Adana'da başlayıp Mersin'de sürdürdüğü konuşma maratonunu Ankara'da noktalarken, gün boyu verdiği sert mesajların ardından ilk diyalog çağrısını yaptı. Erdoğan, Gezi Parkı'nda 13 gündür direniş yapanlara, “Valiye gidin, bakana gidin, olmadı temsilcilerinizi seçersiniz, ben dahi kabul ederim” dedi. "Aksi halde anlayacağınız dilden cevap vermek zorunda kalırım" diyen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 'ın protestolara karşı yaklaşımının kendisinden daha ılımlı bulunmasına da gönderme yaptı ve isim vermeden "Diyorlar ki, Başbakan gerilimden yana, Başbakan sertlikten yana, şu mutedil, bu mutedil. Yani AK Parti kadroları içerisinde kendilerine göre bir ayrılık tohumu ekmeye çalışıyorlar" dedi. Erdoğan, kendisine yöneltilen eleştirileri cevaplarken, Hazreti Ali ve Osman Bey'den Fatih'e, Kanuni'den Atatürk'e uzanan tarihsel kişilere atıf yaparak "bu liderlerin hepsinin tornadan çıkmadığını, ayrı özellikleri bulunduğunu" söyledi.

Erdoğan Ankara'daki konuşmasında, tavsiye ve şikâyetlerin,valilere, bakanlara ve kendisine yapılabileceğini belirterek “Ancak Yeniçeri ocağı gibi davranırsanız olmaz. Vali'yi al, emniyet müdürünü görevden al, olmaz” dedi. “Bundan sonra süreç farklı işleyecek. Milletin iktidarına saygı göstermeyen bedelini öder” diyen Erdoğan, “İstanbul'da, Ankara'da bu oyuna gelen kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen bu eylemlerinize artık son veriniz” çağrısını yaptı.

Başbakan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Ankara'ya döndükten sonra havaalanında ve yol üzerindeki Pursaklar'da kendisini karşılayanlara kısa birer konuşma yaptı. Erdoğan, “Coşkunuz heyecanınız için kalbi şükranlarımı sunuyorum. Yola çıkarken ne dedik, biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Bu can bu tende oldukça Allah’tan başka kimseye verilecek hesabımız yoktur. Bize bazı marjinal gruplar değil, bize millet hesap sorar. Milletin de hesap yeri sandıktır, sandıkta sorar. Ve bizi millet getirdi, millet götürür” dedi.

Daha sonra yine Esenboğa Havalimanı yolu üzerindeki Altınpark'ta ve Akkaöprü'deki Ankamall'un önünde vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, Altınpark'ta özetle şunları söyledi:

“Türkiye'nin güçlenmesinden rahatsız olanlar var.Hem içeriden hem dışarıdan. Uluslararası medya Türkiye ile ilgili hayırlı haberler verir mi? Görsel medya ve yazılı medya ile iktidarımıza saldırıyorlar. Ulusal ve uluslararası faiz lobisi ile bunu yapıyorlar. Spekülatörler ne diyorlar? Borsa İstanbul çöktü diyorlar. İstanbul borsa çökerse altında Recep Tayyip Erdoğan değil, siz kalırsınız siz.

23 milyar dolar borcumuz vardı. Artık IMF defterini kapattık. Ama bundan rahatsızlar. Bakınız Merkez Bankası'nın 27.5 milyar doları vardı, şimdi 130 milyar doları var.

Kardeşlerim mesele İstanbul'daki Taksim Gezi Parkı olayı değildir. 15 tane ağacın sökülüp başka yere sökülme olayı değildir. Bu olaylardan önce oradakilerin yüzde 95'i Gezi Parkı'nın adını bile duymamışlardır. Fakat şunu bilmiyorlar ki, Recep Tayyip Erdoğan orada doğup büyüdü. Ben Kasımpaşalıyım.

Biz zalimlerin karşısında mazlumların yanındayız. Bu Türkiye'de de böyle, yurtdışında da böyle. Bu hep böyle oldu ve hep böyle olacak.

Biz, 10 yılda 2 milyar 800 milyon adet fidan diktik. Biz çevreciyiz. Çevre sadece yeşil değildir. Çevre de kültür vardır, tarih vardır. Hava kirliliğini kaldırmak, suyu getirmektir. Ben bunları İstanbul'da yaparken aynısını Ankara'da Melih Bey yaptı. Şimdi bize kalkıp çevrecilik dersi veriyorlar. Ayıptır ayıp.

Şimdi Gezi Parkı'nda olanlar zamanındaki çöpleri, kirliği bilmezler. CHP yönetimini hatırlamazlar onlar. Bu gençler o zamanki çevre ve hava kirliliği bilmezler. Benim Belediye Başkanlığım döneminde hepsini temizledim. Ama onlar bunu bilmezler,görmezler.

Bu millete hakaret edenlere haddini bildirmek bu milletin görevidir. Faiz lobisi bu dönemde çok büyük gayret sarfetti. Bu beyler çok rahatsız oldular. Güçlü bir Türkiye'yi istemediler. Şimdi millet olarak bunlara dersini vermek zamanı.

Devletin bankaları var. Devletin bankalarından istifade edersiniz. Bana isim verdirmeyin onları zaten biliyorsunuz. Yok hayır isim vermeyeceğim, siz zaten iyi biliyorsunuz. Yine tekrarlıyorum aralarında devlet bankaları da var.

Siz sanatçılara sesleniyorum. Şimdiye kadar bu iktidardan ne istediniz de alamadınız. Ne istediniz de yok dedik.

Artık süreç değişti. Artık süreç farklı işleyecek. Bu milletin iktidarına saygı duymayanlar bunun bedelini öderler.”

“İstanbul'da, Ankara'da bu oyuna gelen kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen bu eylemlerinize artık son veriniz.

Biz bugüne kadar buraya sabırlar geldik.

Gel valime söyle, olmadı Kültür Bakanı'ma söyle, olmadı gel bana söyle. Ama yeniçeri ocakları gibi bir oluşuma girerseniz kusura bakmayın. 'Vali'yi görevden al, emniyet müdürünü görevden al' olmaz. Tavsiyelerin varsa söyle, bir katkın olacaksa söyle. Hepsini yaparız.

Bu iktidar Türk'ün de, Kürt'ün de, Laz'ın da, herkesin hizmetkârı. Bu ülkenin en doğudan en batıya en kuzeyden en güneye, 76 milyon vatandaşımızın hizmetkârı olduk. Doğu'ya hiç kimsenin aklına gelmeyen hizmetleri verdik.

Benim kardeşlerim biz deseydik ki Hakkâri'ye havaalanı yapılacak, buna inanır mıydınız ? Iğdır'a ve Şırnak'a havaalanı yapılacak deseydik, kimse inanmazdı. Bu yıl sonuna kadar Şırnak ve Hakkâri havaalanlarını açıyoruz.

Biz hizmet üretiyoruz hizmet. Ama bunu görmeyenler var. Onlar varsınlar işgale devam etsinler. Burada yakmayan, yıkmayan, inşa eden bir topluluk var. Burada polisine, askerine sahip çıkan bir topluluk var. Bu polis bizim polisimizdir. Türk polisidir.”

“Ne dedik tek millet dedik, ne dedik tek vatan, tek bayrak dedik. Bundan sonra da yolumuza da böyle yürüyeceğiz.

Cumartesi günü Ankara'da büyük bir miting yapacağız. Ertesi gün de İstanbul mitingini yapacağız. Daha sonra sırayla diğer büyük illerimizde mitingler yapacağız.

Yedi ay sonra seçimler olacak. Biz o zaman sandıkta konuşacağız.”

Altınpark'tan sonra birkaç kilometre ilerdeki Akköprü'de Ankamall önünde halka hitap eden Erdoğan, hem ilk kez diyalog çağrısı yaptı, hem de "eyleme devam edilirse direnişçilerin anlayacağı dilden cevap vermek zorunda kalacağını" söyledi. Erdoğan'ın Akköprü'deki konuşması özetle şöyle:

"Dertleri Türkiye'yi karıştırmak ama bu oyun tutmaz. Onların tuzaklarını biliyoruz ve o tuzakları bozacak olanlar şu anda burada. Gezi Parkı'na gidenlere millet diyorlar, Gezi Parkı'na gitmeyenleri görmüyorlar. Birileri bana dedi ki, böyle bir zamanda Afrika turuna gitmeyin. Dedim ki bu Türkiye artık eski Türkiye değildir. Fas, Tunus ve Cezayir gezisi yaptım geldim. Geldiğimde İstanbul iki saatte havaalanına aktı. Adana, Mersin ve şimdi görüldüğü gibi Ankara kurulan tuzakları bozuyor. Biz her zaman konuşmaktan yana olduk. Ama karşımızdakiler bunu her zaman kabul etmediler. Onlar yaktılar, yıktılar, kamu araçlarına zarar verdiler. Belediye otobüslerimizi, sivil vatandaşlarımızı yaktılar. Ve 600'ü aşkın polisimizi yaraladılar. Ve bir polisimizi de şehit ettiler.

Bu topluluk yıkmaz, yakmaz. Bu topluluk sevginin tohumlarını eker. Kardeşlerim diyorlar ki; Başbakan gerilimden yana, Başbakan sertlikten yana. Yani AK Parti kadroları içerisinde kendilerine göre bir ayrılık tohumu ekmeye çalışıyorlar. Bakınız değerli kardeşlerim, size tarihten örnekler vereyim. Hz.Ali'yi inceleyin, Osman Gazi'yi, Fatih'i, Kanuni'yi ve Gazi Mustafa Kemal'i inceleyin. Hepsi aynı tornadan mı çıktı? Hepsinin de farklı farklı özellikleri vardı. Biz bu oyuna gelmeyeceğiz."

"Dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz. Sevgili Ankaralılar bunlar bizimle çevre yarışına çevrecilik yarışına giremezler. 10 yıl içinde bizim diktiğimiz ağa. 2 milyar 800 milyon. Bunun 2 milyarı fidanlık.800 milyonu 3 yaş fidandır. Belediye Başkanı seçildiğim zaman İstanbul çoraktı. Hemen yurtdışından 10 yaşında ağaçlar ithal ettim. TEM'de ve E-5 te bunları diktim. Şimdi oralarda gördüğünüz bütün ağaçları biz diktik.

Oraya, Gezi Parkı'na gelen gençler benim 94 teki 95 teki başkanlığımı bilmez. Belki de o zamanlar yoktular. CHP'den devraldığımız çöp yığınlarını temizledik. Habitat çevre ödülünü aldık. Hava kirliğini o zamanki İstanbullular bilir.Gazeteler maske dağıtırdı bilen bilir.Biz hepsini çözdük. Su akmıyordu biz kmlerce öteden su getirdik.

Taksim'de dürüst niyetle orada olan kardeşim siz Haliç'in nasıl koktuğunu bilir misiniz, o çamuru kaldırdık.Taş ocağını bu hale getirdik. Via Land'i açtık orada. Haliç'i Boğaz'a bağladık. Acaba Gezi Parkı'nda olanlar bundan haberi var mı ? Bence yok. Orada toplananlar siz milletsiniz de buradakiler millet değil mi ? Siz milletsiniz de Pursaklar'daki vatandaşım millet değil mi ? Mersin'deki, Adana'daki vatandaşım millet değil mi? Ümitsiz olmayın, asla yılmayın."

"Artık bu eylemlere son verilmesini özellikle rica ediyorum.Bir derdiniz varsa belediye başkanıma, valime, olmadı temsilcilerinizi seçersiniz, ben dahi kabul ederim. Ama bunların hiçbiri değil de aynı şekilde devam ederseniz, anlayacağınız dilden konuşmak zorunda kalırım. Ona göre yanıt veririz. Çünkü sabrın da bir sonu vardır. Bu ülkeyi dışarıya adeta terörün gezdiği bir yermiş gibi gösteremezsiniz. Bu duruma 'Türk baharı' diyorlar. Asıl Türk baharı bu ülkeye bizim seçildiğimiz zaman geldi. Ey faiz lobisi bizimle uğraşmaya devam edersen kaybedersin."

T24

Haberin Tamamı İçin:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Eylemcilere Seslendi

Başbakan Tayyip Erdoğan, dün Adana, Mersin ve Ankara’daki 4 noktada yaptığı konuşmalarda, Gezi Parkı eylemcilerini eleştirdi. Erdoğan, eylemcilere “Ya gelin konuşalım ya da sizin anladığınız dilden konuşuruz” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara destek eylemlerine son verilmesini isteyerek, "Ama bunların hiçbirisi değil de başka yola tevessül etmeye veya aynı şekilde devam ederseniz, kusura bakmayın anladığınız dilden konuşuruz. Çünkü sabrın da bir sonu vardır. Çünkü bu ülkeyi dünyada adeta terörün estiği bir ülke olarak gösteremezsiniz" dedi.

Erdoğan, Ankara'ya gelişinde kendisini karşılamak üzere Akköprü'de toplanan vatandaşlara hitap etti.

Ankara'nın kendisini farklı bir sürprizle karşıladığını dile getiren Erdoğan, Esenboğa Havalimanı'ndan kent merkezine geliş güzergahı boyunca bambaşka bir kent gördüğünü söyledi. Türkiye'de yaşanan olayların Taksim Gezi Parkı'nda 15 ağacın sökülmesiyle ilgili olmadığını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Peki Taksim Gezi Parkı'nda 15 tane ağaç söküldü de ona yönelik gösteri yapanlar Ankara'da niçin bu olaylar oldu? İzmir'de, diğer illerde neden oldu? Dert başkaydı. Dert, sandıkta Ak Parti'yi deviremeyenler, bu yollara başvurarak ülkeyi karıştırmak istediler. Fakat bu oyun tutmaz. Onların tuzaklarını biz biliyoruz. Bu tuzakları bozacak irade burada. Gezi Parkı'na gidenlere millet diyorlar, Gezi Parkı'na gitmeyenleri görmüyorlar.

Nitekim Kuzey Afrika seyahatine çıktım. Birileri bana, 'Böyle bir zamanda Sayın Başbakanım ayrılmasan' dedi. 'Niye' dedim. 'İşte görüyorsunuz sıkıntılar var' dediler. 'Bu Türkiye artık eski Türkiye değil' dedim. Fas, Cezayir, Tunus seyahatlerini yaptık, geldik. Ama İstanbul bambaşka karşıladı. İstanbul, gerçekten iki saatte havalimanına aktı. Şimdi Adana, Mersin, Ankara görüldüğü gibi tuzakları bozuyor."

Kendilerinin her zaman görüşme ve konuşmadan yana olduklarını, demokrasiyi istişare rejimi olarak kabul ettiklerini ifade eden Erdoğan, "Ama karşımızdakiler ne yazık ki bunu böyle kabul etmediler. Onlar yaktılar, yıktılar. Kamu binalarına, kamu araçlarına zarar verdiler. Belediye otobüslerimizi, sivil vatandaşlarımızın araçlarını yaktılar ve 600'ü aşkın polisimizi yaraladılar. Bir polisimizi, komiserimizi de şehit ettiler. Onlar bunu yaparken bu topluluğun bir farkı var. Bu topluluk yakmaz, yıkmaz. Bu topluluk inşa eder" değerlendirmesinde bulundu.

"Siz milletsiniz de burası millet değil mi"

Hitap ettiği topluluğun sevgi tohumları ektiğini belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diyorlar ki 'Başbakan gerilimden yana. Başbakan sertlikten yana ama filanca mutedil. Yani AK Parti kadroları içerisinde kendilerine göre bir ayrılık tohumu ekmek istiyorlar. Ben sizlere tarihten örnek vereyim. Ebubekir'i, Ömer'i, Osman-ı Zinnureyn'i, Hazreti Ali'yi, Osman Gazi'yi inceleyin, Fatih'i, Kanuni'yi, Gazi Mustafa Kemal'i inceleyin. Acaba bunların hepsi torna kalıbından çıkmış insan mıydı? Hepsinin de farklı farklı özellikleri vardı. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Biz ilkelerin partisiyiz. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz."

Kimsenin kendileriyle çevre ve çevrecilik yarışına giremeyeceğini ifade eden Başbakan Erdoğan, 10 yılda Türkiye'de ve İstanbul'da yapılan ağaçlandırma çalışmalarını anlattı. İstanbul Büyükşehir Başkanı olduğu dönemde İstanbul'un çorak olduğunu, TEM ve E-5 refüjüne 10 yaş üstü ağaç ithal ederek diktiğini kaydeden Erdoğan, "Kalkıyorsun 15 tane ağacı söken bir belediyeye, Tayyip Erdoğan'a karşı böyle bir ders vermeye çalışıyorsun. Ayıptır" dedi.

"Taksim'deki samimi kardeşlerim, dürüst niyetlerle orada olan kardeşlerim, siz Haliç'in nasıl koktuğunu bilir misiniz" diyen Erdoğan, Haliç'te yaptığı çalışmaları anlattı. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Gezi Parkı'ndaki gençlerin acaba Boğaz'ın Haliç'e bağlanması gibi bir olaydan haberi var m? İnanın yok ama şimdi bu Başbakana ve ekibine, İstanbul Belediye Başkanı'na böyle bir yanlışı yapmak reva mıdır? Ne adına ne yapıyorsunuz bunu? Orada siz 5, 10, 20 bin toplanıyorsunuz, siz milletsiniz de burası millet değil mi? Siz milletsiniz de Altınpark, Pursaklar millet değil mi? Siz milletsiniz de Ankara Esenboğa Havalimanı'nın önünde toplananlar millet değil mi? Yol boyu caddelerde toplanan yüz binler millet değil mi? Mersin'deki vatandaşım, Adana, İstanbul millet değil mi? Sizin bu heyecanınız, bu aşkınız bize farklı bir heyecan veriyor. Ümitsiz olmayın, asla yılmayın."

"Demokrasinin yolu sandıktan geçer"

Başbakan Erdoğan, "Yok Kızılay'da, yok Sıhhiye'de, yok Kuğulu Park'ta, yok şurda, yok burda... Artık bu eylemlere son verilmesini özellikle rica ediyorum" diyerek, sorunların belediye başkanı, vali, Kültür ve Turizm Bakanı ile görüşülebileceğini, seçilecek temsilcileri kendisinin de kabul edebileceğini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama bunların hiçbirisi değil de başka yola tevessül etmeye veya aynı şekilde devam ederseniz, kusura bakmayın anladığınız dilden konuşmak zorunda kalırım. Çünkü sabırın da bir sonu vardır. Çünkü bu ülkeyi dünyada adeta terörün estiği bir ülke olarak gösteremezsiniz.

Utanmadan, sıkılmadan Arap Baharı diyorlar, şimdi de Türk Baharı diyorlar. Ya bunlar ne gafil... Türk Baharı 2002'nin 3 Kasım'ında oldu. Hem de öyle oldu ki dünyada Türkiye umulmayan yerlere ulaştı. Her şeyiyle. 'Sessiz Devrim' dediler, ona sessiz devrim diyen dünya şimdi bakıyorsun Türk Baharı diye şeyler konuşuyor, neden? Çünkü kıskanıyorlar. Bu oyunların hepsi bozulacak hiç endişe etmeyin.

Ey faiz lobisi bizimle uğraşmaya devam edersen kaybedersin. Ey sermaye çevresi bu malum çevrelere el atından destek vermeye devam edersen kaybedersin. Üniversitelerimizi, liselerimizi bu oyunlara alet edenler kaybedersiniz. Çünkü biz sakin bir süreçte yürümek istiyoruz. Eğer demokrasiye inanıyorsanız eğer özgürlüklere inanıyorsanız demokrasinin yolu sandıktan geçer."

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAdalet ve Kalkınma PartisiAdanaAnkaraBaşbakanBaşbakan YardımcısıBorsaBorsa İstanbulBülent ArınçCumhuriyet Halk PartisiGezi ParkıHakkariIMFİstanbulİzmirMerkez BankasıMersinPolisRecep Tayyip ErdoğanŞehitŞırnakTunusTürk Kızılayıoyun
Görüş Bildir