Erdoğan Akil İnsanlara Seslendi

 > -

Erdoğan 'Akil İnsanlar' ile Görüşecek

Başbakan Erdoğan, çözüm sürecinde rol alacak 'Akil İnsanlar' ile bugün bir araya geliyor

İsimleri dün açıklanan 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti, bu akşam saat 18.00'de Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde Başbakan Erdoğan ile görüşecek.

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Nevruz'da yaptığı silah bırakma çağrısının ardından çözüm sürecine katkı sağlamaları amacıyla oluşturulan 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti dün belirlenmişti.

Akil İnsanlar Heyeti dokuzar kişilik yedi bölgesel gruba ayrılarak çalışmalarını sürdürecek.

Zete

Haberin Tamamı İçin:

Akil İnsanlar Heyeti İle İlk Buluşma

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm süreci kapsamında oluşturulan Akil İnsanlar Heyeti ile bir araya geldi.

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde gerçekleşen "Çözüm Süreci Akil İnsanlar Heyeti İstişare Toplantısı", saat 18.10'da başladı

Akil İnsanlar Heyeti'ne davet edilen isimler, kimlik kontrolünün ardından Başbakanlık Ofisi'ne kabul edildi.

Heyet üyeleri, toplantı saati öncesinde fuaye alanında bekledi. Burada katılımcılara çay ikramında bulunuldu. Heyet üyeleri burada birbirleriyle ve bakanlarla sohbet etti.

Toplantıya, Başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Bekir Bozdağ ve Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da katıldı.

Başbakan Erdoğan, salona girişinde konuklarıyla tek tek tokalaştı ve kısa süre sohbet etti.

Toplantı, Başbakan Erdoğan'ın konuşmasıyla başladı.

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan: 'Siz Akil Değil, Cesur ve Korkusuzsunuz'

Başbakanlık İstanbul Ofisi'nin bulunduğu Beşiktaş ile çevre yollarda güvenlik tedbirlerini uygulamaya koyan polis, bölgede geniş önlem aldı.Çevik Kuvvet Şube Müdürülüğü'ne bağlı çok sayıda polis, Beşiktaş çarşı ve Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi önünde görev yapıyor.

Öte yandan, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İçişleri Bakanı Muammer Güler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Yılmaz Erdoğan ve Lale Mansur'un da aralarında bulunduğu “akil insanlar” da Başbakanlık İstanbul Ofisi'ne geldi.

Başbakan Erdoğan ‘Çözüm Süreci Akil İnsanlar İstişare Toplantısı’nda konuşuyor. İşte konuşmadan satırbaşları:

Kamuoyunda bu heyete 'Akil İnsanlar Heyeti' adı verildi. Bugün burada bulunan heyet, Türkiye'nin elbetteki tüm akil insanlarından oluşan heyet değildir. Bu heyeti bir özet, bir örnek, temsili bir grup olarak görmek belki daha doğru olacaktır.

Çağrımıza olumlu yanıt verdiğiniz bu işe yüreğinizi koyduğunuz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum.

2009 yılından itibaren milli birlik ve kardeşlik projesi adını vererek başlattığımız süreçte bu salonda çok değerli dostlarımızı ağırladık.

Burada işin magazin boyutundan ziyade üstlendiğimiz misyonun çok hassas bir zeminde yürütülüyor olduğunu hatırlatmak isterim.

Hayırlı bir iş için bir araya geldik. Listeden, listenin ve heyetin isminden de ziyade işin magazin boyutundan ziyade üstenmekte olduğumuz misyonun çok daha önemli olduğunu, çok daha hassas zeminde yürütülüyor olduğunu özellikle hatırlatmak durumundayım

Önerisi eleştirisi olanları hiçbir komplekse kapılmadan dinlemeye devam edeceğiz.

Haberin Tamamı İçin:

'İşin Magazin Boyutuna Takılmayalım'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe'deki çalışma ofisinde Akil İnsanlar toplantısında konuşma yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe'deki çalışma ofisinde Akil İnsanlar toplantısında konuşma yaptı. "Gerçekleştirmekte olduğumuz bu toplantının ülkemiz, milletimiz özellikle ümitle ilerleyen çözüm sürecine hayırlara vesile olmasını Allah'tan temenni ediyorum" diye konuşmasına başlayan Erdoğan, "Çağrımıza olumlu yanıt verdiğiniz için bu sürece yüreğinizi koyduğunuz için umutlu geleceğe ilerlerken tarihin yapımında görev üstlendiğiniz için herbiriniz için ülkem ve milletim adına tek tek teşekkür ediyorum" dedi. Erdoğan, "2009 yılından itibaren milli birlik ve kardeşik projesi adını vererek başlattığımız süreçte bu salonda değerli dostlarımızı ağırladık. Sanatçı, mütefekkir, yazar, gazeteciler, spor insanları, STK temsilcileri ve rektörlerle toplantı yaptık. Burada bulunan dostlarımızdan bazıları o toplantılara da katıldı. O toplantılardan istişarelerden çok istifade ettik. Bugün bu noktada birkaç hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Bugün bu salonda bulunmuyor olmak takdir edersinizki süreçlerin dışında kalmak anlamına gelmez. Bu heyete akil insanlar heyeti adı verildi. Bugün burada bulunan heyet Türkiye'nin tüm akil insanlarından oluşan heyet değildir. Bu heyeti özet, örnek veya temsili görmek daha doğru olacaktır. Benzeri bir yapılanmayı 2005 yılındaki medeniyetler ittifaki girişiminde de uygulamıştık. O zaman 20 kişiden oluşan grup oluşturulmuş ittifak içindekilere yüksek düzeyli grup denmişti. Sonradan bu grup akil adamlar ismiyle anılmaya başlanmıştı. Grup içinde çok değerli hanımefendilerin olmasına rağmen akil adamlar ismi kullanılması haklı olarak eleştirilere maruz kaldı. Biz enerjimizi isim üzerinde harcayarak değiliz. Akil insanlar da denilebilir. Yüksek düzeyli grup, temsilcilerde denilebilir. Burada listeden, heyetin isminden ziyade magazin boyutundan ziyade üstlenmekte olduğumu misyonun çok daha önemli olduğu; hassas zeminde yürütülüyor olduğunu özellikle hatırlatmak durumundayım. Kamuoyunu, özellikle medyamıza, yazarlarımıza ve yorumcularımıza şu çağrıyı da yapmak istiyorum; Hayırlı iş için biraraya geldik. Hayırlı niyetler için biraya geldik. İşin magazin boyutuna isim boyutuna kim vardı kim yoktu boyutuna takılıp hedefin ve niyetin arka plana itilmesine sulandırılmasını lütfen müsaade etmeyelim. Ziraa geçmişte bunu çok yaşadık. Çok can alıcı çok acil bir meseleyi çözmek için istişare toplantıları yaparken niyet unutuldu, hedef unutuldu, yapılanlar konuşulanlar ne yazzıkki magazin, sulandırma hep ön palana çıktı. Hem buradaki heyetin hem dışarıdaki dost ve kardeşlerimizin zarf ve çerçeveyle ilgilenmeyi bir kenara bırakıp özle ilgilenmelerini sürecin önemi ve hassasiyeti açısından çok hayati bulduğumu ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.

"76 MİLYONUN ÖZETİ SAYILABİLECEK BİR LİSTEYİ OLUŞTURDUK, OLUŞTURMAYA GAYRET ETTİK"

"Heyeti oluştururken zorlu bir seçme süreci yaşadık" diyen Erdoğan, " Geniş bir havuz oluşturduk. Katkı verebilecek, söz söyleyebilecek, örnek teşkil edecek, temsil kabiliyeti yüksek, kanaat önderliği yapabilecek çok sayıda isim belirledik. Ancak heyetin etkinliği çalışma kolaylığı açısından sayıyı sınırlı tutmak gibi zorunluluğumuz vardı. Çok ince çok hassas bir tercih sürecinin ardından farklı kesimleri temsil etmek suretiyle 76 milyonun özeti sayılabilecek bir listeyi oluşturduk, oluşturmaya gayret ettik.

Burada bulunan insanların ortak noktası, kangren olmuş bir sorunun çözüme kavuşmasını istemeleridir. Can kaybına, kan kaybına yol açan bir meselenin sona erdirilmesini dert edinmeleridir. Bu heyetin içinde ya da dışında söyleyecek sözü olan varsa , önerisi olan varsa, eleştirisi olan varsa dikkatle dinleriz, dinliyoruz ve hiç bir komplekse kapılmadan dinlemeye devam edeceğiz. 76 milyonun tamamını ilgilendiren bir meselede tamamına kulak verebilmek için nasıl hassasiyetle çalıştıksa bundan sonrada aynı hasasiyetle aynı sabırla aynı kucaklayıcı tavarlı çalışmaya devam edeceğiz. Sessiz devrim diye nitelenen reformlar gerçekleştirdik. Büyük değişim ve dönüşümlere imza attık. Bunları yaparken miletimizin desteğini alarak yol yürüdük. Demokratik katılım kanallarını açık tuttuk. İstişareyle hareket ettik. Uzlaşı ve diyaloğa büyük önem verdik. Bugün bu salonda oluşan heyet çok farklı düşüncülerden etnik köken, ideoloji, mezhep her ne olursa olsun burada bulunan herkes bir sorunun var olduğunu ve acilen çözülmesi gerektiğini kabul ediyor. Bizim ortak paydamız da budur. Türkiye'nin can alıcı, can yakıcı bir meselesinde her ne şekilde olursa olsun çözüm arayışlarının uzağında kalmak için hiç bir bahane geçerli olmaz. Kan akmaya devam ederken her bahane teferruattır. Terörün sebepleri, sonuçları, çözüm yöntemleri ve çözüm muhtevası konusunda herkes fikir ve değer dünyasına göre farklı perspektifler ortaya koyabilir. Ama hepimizin ittifak edebileceği konu kanın durmasıdır, hakkın ve hukukun üstün tutulmasıdır, ileri demokrasinin hayat bulmasıdır. Silahı, terörü, şiddeti, çatışmayı ölümü değil, demokrasiyi, hakkı, hukuku, siyaseti, hayatı önemseyen herkesin yapması gereken taşın altına elini koymak, sorumluluk üstlenmek, yanlış gidişe dur demektir. Bu salonda bulunan insanlar sadece akil değil, aynı zamanda cesurdur, yüreklidir, idealisttir, barışseverdir. Bir kere böyle bir tablonun oluşması, en başta Türkiye'yi yüreklendirmiş, milletimizi umutlandırmıştır" diye konuştu.

Sinan BİLGİLİ-İSTANBUL DHA

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan Akil İnsanlara Seslendi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm sürecine destek vermek için oluşturulan Akil İnsanlar heyetiyle ilk kez bir araya geldi.

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde gerçekleşen ''Çözüm Süreci Akil İnsanlar Heyeti İstişare Toplantısı'' nın açılışında konuşan Erdoğan, akil insanlara "Sizler 76 milyonunun özetidir" dedi.

Yaklaşık 40 dakika süren konuşmasında Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin ise "Zaman şimdi hesaplaşma değil, helalleşme vaktidir" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Çözüm sürecinin ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Çağrımıza yanıt verdiğiniz için her birinize ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.

2009'dan itibaren başlattığımız süreçte, bu salonda çok değerli dostlarımızı ağırladık. Şu anda burada bulunan doslarımızdan bazıları da o toplantılara da katıldılar. Bugün geldiğimiz noktada bir kaç hususun altını çizmek istiyorum.

Salonda bulunmamak sürecin dışında olmak anlamında değil. Bu heyet Türkiye'nin tüm akil insanlarından oluşan bir heyet değil. Bu heyeti temsili bir yapı olarak görmek daha doğru olacaktır. Burada heyetin isminden ziyade, üstlenmekte olduğumuz misyonun daha önemli olduğunu hatırlatmak istiyorum.

HAYIRLI BİR İŞ İÇİN BİRARAYA GELDİ

Hayırlı bir iş için bir araya geldik. İşin magazin boyutuna 'kim vardı, kim yoktu' boyutuna takılıp hedefin arka plana itilmesine izin vermeyelim. Geçmişte bu acıyı çok yaşadık.

Heyeti oluştururken zorlu bir seçme süreci yaşadık. Geniş bir havuz oluşturduk. Kanaat önderliği yapabilecek bir çok isim belirledik. Çok hasas bir tercih sürecinin ardından farklı kesimleri temsil etmek amacıyla bu listeyi oluşturduk. 76 milyonun özeti sayılabilecek bir listeyi oluşturmaya gayret ettik.

Burada olan insanların ortak noktası bu kangren olmuş konuyu halletmek istemeleridir. Eleştirisi olan önerisi olan varsa dikkatle dinleyeceğiz.

Türkiye'nin can alıcı meselesinde sorunun uzağında kalmak için hiçbir geçerli olamaz. Çözümün değil sorunun parçası olanların eleştirileri kararlarımızı zayıflatmaz. Türkiye'yi birinci sınıf bir demokrasi ülkesi yapmak için çabalarımızı sürdüreceğiz.

40 BİN KİŞİYİ TOPRAĞA VERDİK

Türkiye terör nedeniyle 40 bine yakın insanını toprağa verdi. Bu sorun bugün barışımızı ve bölgesel etkinliğimizi, güven ve istikrarımızı tehlikeye atmaktadır.

Çözüme karşı olanların önerisi açıkça ölümlerin devam etmesidir, Türkiye'nin kan kaybının devam etmesini istemektir. Bu anlayış ne insanidir ne vicdanidir.

Bu süreçte her zaman yalnız bırakıldık. Bizi destekleyen milyonları kastetmiyorum ancak gücü olduğu halde, imkanı olduğu halde, bu can alıcı meselede inisiyatif almayanları mazur görmemiz mümkün değildir.

Bu ülkede teröre 'oy' endişesiyle bakanlar oldu, hala da var. Bu sürece kasasına giren paralara göre bakanlar da oldu.

BİR AVUÇ GÖNÜLLÜ DESTEK VERDİ

Bütün samimiyetimle söylüyorum. Bir Başbakan olarak ben sadece engelleri kaldırsaydım, açtığımız yoldan bilim insaları ilerleseydi. Ne yazık ki biz yolu açtık ama sadece milletimiz ve bir avuç gönül insanı destek verdi.

Niceleri o yola tuzaklar döşedi. Saldırılara, provokasyona uğradık ama hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık, vazgeçmedik. Bir ülkede demokrasi açığı varsa bütün sorunlar birbirini besler. Tek tipçi ve inkarcı bir devlet anlayışı varsa orada karmaşa, çatışma huzursuzluk eksik olmuyor.

Silaha teröre bölücü anlayışa sarılanlar ne kadar suçluysa, insanlık dışı muamelede bulunanlar da o kadar suçludur. Faşizim, terör örgütünün yaptığı tahribattan daha fazlasını yapmıştır. Sosyal dokuyu terörden ayırmak için herkes sorumluluk üstlenmeli.

Saldırılara inat işe yaramaz diyenlere inat doğuya hizmetler götürdük. İstanbul'da ne varsa, Diyarbakır'da da o olacak. 10 yıl önce Hakkari ve Iğdır'a havalimanı yapılacak desek inanır mıydınız?

İNKAR POLİTİKALARINA SON VERDİK

Son 10 yılda bölgeye yapılan yatırımların miktarı 40 milyar dolara yaklaştı. İktidara geldiğimiz ay OHAL'i kaldırdık. DGM'leri kaldırdık, maddi-manevi yaraları sarmanın mücadelesini verdik. Farklı lehçelerde yayınların önünü açtık. En önemlisi inkar, ret ve asimilasyon politikalarına son verdik.

Ötekileştiren anlayış bizimle birlikte yok oldu. Ama sadece hükümetin adım atması devletin kucaklaması yetmiyor. Şimdi kucaklaşmanın zamanı. Ayrılıkları değil, ortak çıkarları zaferleri öne çıkarmanın zamanı.

CUMHURİYETTEKİ ÖRNEK BİZE YETER

Şunu herkes bilmelidir ki son 29 yıla bakarak Türk-Kürt kardeşliği üzerinden yorum yapmak yanlıştır. Cumhuriyetimizin kuruluşundaki birlik örneği bize yeter.

Cumhuriyet kurulurken, birlik beraberlik ruhu üzerine inşa ediliyor. Ancak daha sonradan bu yapıyı bozmak istediler. Her türlü farklılığı inkar ettiler.

Bu ülkede hepimiz aynı zalim zihniyet tarafından aynı zulümlere uğradık. Kitaplar yasaklandı, inançlar, değerler asimilasyona tabi tutuldu. Biz 10 yıldır bu örselenmiş duyguları tamir etmenin mücadelesindeyiz.

Eksiklerimiz hatalarımız olabilir. Herkesin bir olduğu bir Türkiye inşa etme gayreti içerisindeyiz. Yasaklar kısıtlamalar olmasın. Bundan kimse tedirgin olmasın, bu birliğin ve beraberliğin pekişmesidir.

Türkiye son 10 yılda ileri demokrasiye ulaşmak için hayati adımlar attı. Bazı kesimler bu adımlara karşı çıktılar. Bunun daha fazlasını terör meselesini ülke gündeminden çıkararak yapabiliriz. Böyle bir Türkiye'de millet kazanır.

ENGEL TERÖRDÜR

Acılardan ders çıkarmalıyız. Geleceği karşılıklı güven üzerine inşa edeceğiz. Büyük Türkiye'nin, kalkınmış Türkiye'nin önündeki son engel terördür. Terörü sonlandırmak dışında başka bir gayretimiz yoktur.

Bu heyet birbirinden değerli insanlardan oluşuyor. Sizlerin seyircileriniz olarak, hayranlarınız okurlarınız olarak, eserlerinizi sizden daha iyi biliyoruz. Şiirlerinizde, yazılarınızda, filmlerinizde bizi oynadınız yazdınız. Bugüne kadar Türkiye'yi anlattınız, Türkiye'nin sorunlarına dikkat çektiniz. Şimdi sayfalarınıza taşıdığınız bu sorunlar için sizden destek bekliyoruz.

Bugüne kadar yaptıklarınız ve bundan sonra yapacaklarınız için size teşekkür ediyorum. İyi niyetle çıktığımız bu yolda yolumuz açık olsun."

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiBaşbakanBekir BozdağBeşiktaş Jimnastik KulübüBeşir AtalayBilimBülent ArınçDiyarbakırHakkariHüseyin ÇelikİstanbulMuammer GülerOlağanüstü HalÖmer ÇelikPolisRecep Tayyip ErdoğanTercihTerörYılmaz Erdoğanakil insanlarçay
Görüş Bildir