'Erdal'ın, Berkin'in Yanında Benimki Büyütülecek Bir Şey Değil'

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiasıyla hakkında dava açılan lise öğrencisi M.E.A., “Berkin Elvan 15 yaşında öldürüldü, Erdal Eren 17 yaşında asıldı. Aşağı yukarı ben de o yaşlardayım. Onlarınkinin yanında benim durumum pek büyütülecek bir şey değil” dedi.

16 yaşındaki M.E.A sınıfından alınıp tutuklandığı 24 Aralık’tan bu yana Türkiye’nin gündeminde. Konyalı lise öğrencisi, iki gün sonra salıverilmişti. Ancak dün Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın jet onayıyla hakkında dava açıldığı ortaya çıktı.

Kendisine dava açıldığını ilkokul öğrencilerine kitap dağıtmak için Beyşehir’in bir köyünde olduğu sırada öğrendiğini söyleyen M.E.A., tutuklanmasının ardından gazetecilikten vazgeçip hukuk okumaya karar verdiğini anlattı.

M.E.A Konya’da Diken’in sorularını yanıtladı.

Arasaydınız ben gelirdim ifade vermeye

Sen tutuklanmana kamuoyunun yoğun ilgisi ve tepkisi oldu, dışarı çıktığında öğrendin muhtemelen. Ne hissettin polis seni almaya geldiğinde?

İlk önce eve gitmişler, komşumuz söyledi. Daha sonra okula geldiler. Dersteydim ben geldiklerinde. Müdür yardımcısının çağırdığı söylendiğinde geldiklerini anladım zaten. Polislere,“Siz gelmeseydiniz, arasaydınız ben gelirdim ifade vermeye” dedim.

Çünkü kaçma durumum yok, okuldayım ve lise öğrencisiyim. Polisler geldiğinde çok fazla korku olmadı aslında; daha önce ağabeylerimle konuştum, onlar ‘ifadeye çağırırlar’ dedi. Ben de ifademi verir çıkarım diye bekliyordum. Sonrası malum.

Gözaltına alındıktan sonra polislerin sana tavrı nasıldı? Sert davrandılar mı?

Aksine nasihat verdiler. ‘Liseyi bitir, mesleğini eline al, ondan sonra siyaset yap’ gibi şeyler söylediler.

Hakimin yüzünü görmedim

Seni tutuklayan hakimin tavrı nasıldı?

Önce biz savcının yanına girdik. Savcının yanında beş dakika kadar kaldım, tutuklama talebiyle beni nöbetçi mahkemeye sevk etti. Hakim geldi, avukatım kısa bir savunma yaptı. Hakim ‘savcılıktaki ifadenizi doğruluyor musunuz’ gibi sorular sordu. Yüzünü de pek görmedim zaten hakimin çünkü vakit kalmadı.'Tutuklanmasına' kelimesini duyduktan sonra zaten bende olay koptu.

Hangi cezaevine gönderdiler seni?

Konya E Tipi Kapalı Cezaevi’ne.

Cumhurbaşkanına küfür ettiğimi sandılar

İçeridekilerin sana yaklaşımı nasıldı?

İçeriye ilk girdiğimde kimse bilmiyordu. Sadece çevremdeki insanlar, büyüklerim ve ailem biliyordu. İlk başta gardiyanlar adliyeden gelen kağıda baktı. Cumhurbaşkanına hakaret olduğunu görünce onlar da şaşırdı.

Cumhurbaşkanına küfür ettiğimi sandılar. Gerçi hala küfür ettiğimi zannedenler var. Olay biraz daha yayıldı tabi konu ‘cumhurbaşkanına hakaret’ olunca. İlk başta koğuş bulamadılar bana. Birisi ‘hücreye koyalım’ gibi bir çıkış yapınca hücreye koymaya karar verdiler beni. Daha sonra yanlış hatırlamıyorsam ‘Baş Memur’ geldi, gözlem koğuşuna aldılar beni. Dolayısıyla içerideki tutuklu ve hükümlülerle hiç yüz yüze gelmedim.

Konya’daki yerel kurumlar, örgütler sana yeterince destek oldu mu?

Tabii tabii. Öncelikle CHP Konya İl Gençlik Kolları. Ben haberi aldığımda önce il gençlik kolları başkanını aradım. Onu aradıktan sonra diğer gençlik kollarındaki arkadaşlarım geldi, liseli arkadaşlarım geldi.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart çocuk şubedeydi. Konya il yönetimi ve Konya il başkanı oradaydı. Ben tutuklandıktan sonra öğrendim ama ertesi gün vekiller Sezgin Tanrıkulu ve İlhan Cihaner gelmiş. Tahliye olduğumda da avukatım Efkan Bolaç kapıda karşıladı beni. İlk sarıldığım insan da Efkan Bolaç’tı. Onun aracılığıyla telefonda Hüseyin Aygün’le konuştuk.

Yarın ne olacağını kestiremiyoruz

Sonuçta iki gün de olsa tutuklu kaldın. Korktun mu bu süreçte?

Hayır korkum yoktu; çünkü korkacak bir şey yoktu. Sadece biraz endişelendim, ailemin ve arkadaşlarımın başına bir şey gelmesinden, onlara bir zarar gelmesinden korktum.

Hakkında dava açıldığı ortaya çıktı dün. Dört yıla kadar hapsin isteniyor. Buna ilişkin ne diyeceksin?

Bilgim yoktu. Biz liseli arkadaşlarla beraber ilkokul çocukları için kitap toplamıştık ve onları çocuklara vermek için Beyşehir ilçesinin bir köyüne gitmiştik. Orada olduğum sırada arkadaşım aradı, ‘sana dava açıldığına ilişkin bir haber gördük doğru mu’ diye sordu. Benim haberim yoktu dava açıldığından. Haberi okuduktan sonra avukatımı aradım. O da doğru olduğunu söyledi.

Peki Cumhurbaşkanına hakaret olarak addedilen şey neydi? Tam olarak ne çıktı senin ağzından?

O ifadeyi tekrar kullanmak istemiyorum. (Gülüyor)

Basit bir cümle kurmana rağmen tutuklanman endişelendiriyor mu seni ülkenin geleceği açısından?

Türkiye’de her şey sürekli değişiyor. Yarın ne olacağını bugünden kestiremiyoruz. O zamanın şartlarına göre değerlendiririz onu.

Durumum pek büyütülecek bir şey değil

Kendin açısından nasıl görüyorsun gidişatı? Sonuçta bir ay içerisinde politik bir özne haline geldin.

Ben yine okuluma gideceğim, yine arkadaşlarımla vakit geçireceğim, benim açımdan değişen bir şey olmayacak. Şu ana kadar da değişmedi zaten. Şunu eklemek istiyorum. Haftasonu İstanbul’da bir panel vardı. O panelde şunu söylemiştim. Berkin Elvan 15 yaşında öldürüldü, Erdal Eren 17 yaşında asıldı. Aşağı yukarı ben de o yaşlardayım. Onlarınkinin yanında benim durumum pek büyütülecek bir şey değil. Onlar canlarını verdi sonuçta. Ben sadece iki gün tutuklu kaldım.

Sen gözaltına alınırken ve çıktıktan sonra arkadaşlarının, öğretmenlerinin sana davranışları nasıldı, bir değişiklik oldu mu?

Okulda gözaltına alındığım sırada iki üç öğretmenimin haberi oldu sadece. Ama arkadaşlarım benden daha fazla endişeliydi. Ben onlar kadar korkulu değildim. Çıktıktan sonraysa normalde aramızın limoni olduğu arkadaşlar bile, ‘özledik seni, nerede kaldın’ gibi şeyler söylediler. Ters bir tepki almadım hiç kimseden.

Sokakta yürürken seni tanıyanların sayısı artmıştır. Olumsuz bir şey yaşadın mı?

Ufak tefek sataşmalar oluyor ama çok önemsemiyorum.

Üniversite okumayı düşünüyor musun?

Evet düşünüyorum. Gazeteci olmak istiyordum ben de ama sonradan hukuk okumaya karar verdim.

Tutuklanmanın tercihini değiştirmenle bir ilgisi var mı?

Etkili oldu tabii ki. Bağımsız yargıyı inşa edeceğimiz günler için hukuk fakültesine gireceğim.

Can Bursalı, Diken

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Bekir BozdağCumhuriyet Halk PartisiİstanbulKitapPolisRecep Tayyip Erdoğanmemurolaytahliye
Görüş Bildir