Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

“Diyarbakır Emniyet Müdürü'ne İnceleme”

 > -

Emniyet Müdürü: Dağda Ölen Teröriste Ağlayamıyorsanız...

Emniyet Müdürü: Dağda Ölen Teröriste Ağlayamıyorsanız...

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven, gazetecilerle tanışma toplantısında yaptığı konuşmada, "Dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz"dedi

"Önce vatan değil, önce insan. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İnsanı yaşatmıyorsak, hiçbir anlamı yok. Düzenimizin anlamı yok. Evet hem özeleştiri, hem eleştiri. En büyük sorun annelere ve çocuklara ulaşmak. Onlara belki ulaşamadığımız için, çok geç kaldığımız için sorun bu halde. Polis olarak yapabileceğimiz belki mevcut öğrencinin ve annenın yüzde birine ulaşmak olur. Kurum olarak tek başına becerebileceğimiz bir şey değil. Tetikleyici olabiliriz, ama topyekûn çözüme ancak bu kadar katkımız olabilir. Projeler zinciri başlatmayı düşünüyoruz."

Son Emniyet Müdürleri kararnamesiyle Siirt Emniyet Müdürlüğü'nden Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne atanan Recep Güven, bugün gazetecilerle kahvaltıda biraraya gelerek tanıştı.

Diyarbakır Polisevi'nde düzenlenen toplantıya yardımcılarıyla birlikte katılan Güven, çarpıcı açıklamalar yaptı.

1991 - 1996 yılları arasında Diyarbakır'da görev yaptığını belirten Güven, "En zor yıllar olarak bilinir. Keşke yaşanmasaydı, hiç olmazsaydı dediğimiz bir süreçte Diyarbakır'da hizmet vermeye çalıştık. Ben Polis Akademisi'nde tiyatroyu kuran insanım. Ufak tefek şiirler de yazardım. Diyarbakır'da ne tiyatroya gidebildim, ne şiir yazabildim, ne Ahmed Arif'i okuyabildim. Ancak Ankara'ya gidince Diyarbakır yavaş yavaş çıkmaya başladı. Bastrılmış duygularım, hüzünlerim, belki hafif bir travma, milör travma diyebiliriz. İnsanların çektiği acıların bizde yüreğimizde hissettik. Boşaltılan her köyün aslında geleceğimize tehdit olduğunu biliyorduk. Meçhule giden insanların herhangi bir sisteme tabi olamayacağını da biliyorduk. Belki mecburiyetti. Belki acil bir karardı. Geçmişi eleştirmek diye bir olumsuzluğa girmek istemem. Ama bugün yaşadığımız sorunun temelinde bu var" dedi.

'O ZAMANKİ SİSTEMİN HEM MAĞDURU, HEM MAHKUMU, HEM MECBURU OLMUŞTUK'

Kendisinin de aslında köyünü terk etmiş bir ailenin çocuğu olduğunu ifade eden Recep Güven, şöyle dedi:

"1958 yılında Üsküp'ten gelmek zorunda kalmışlar. 47 yıl sonra annemi Üsküp'e götürdüm. Mezarlığını bulamadı ve orada yıkıldı, oturdu ağladı. Oradan kopmak çok zor gelmişti. O'nu bizzat gördüm. Orada dedim ki empati zamanı. Bu aslında ciddi travmalara sebep olan bir sıkıntıydı. Kimimiz susarak, kimimiz uygulayarak, kimimiz kaçarak, kimisi vurarak bu sorunu karşılıklı büyüttük elbirliğiyle. Kendi insanımızla aramızda kocaman sorunlar çıkardık. Şimdi toparlanma ve normalleşmeye çalışıyoruz. Yükümüzün çok büyük olduğunu biliyorum. Sadece polisle çözülmeyecek bir sorun olduğunu da biliyorum. Güvenlikçi yaklaşımlarla bu işin çözülmeyeceğini en iyi bilenlerden biriyim. 20 yıl istihbaratta görev yaptım. Hasan Cemal'in 'Barışa emanet olun' kitabını okuduktan sonra arkasında fotoğraflar bölümüne şerh düşmüştüm. 'Haklısın, ama biz çok küçüktük. Biz o zamanki sistemin hem mağduru, hem mahkumu, hem mecburu olmuştuk. İnşallah bundan sonrası elbirliğiyle bu hale getirdiğimiz sıkıntılardan, el birliğiyle çıkmaya çalışırız."

Haberin Tamamı İçin:

Ben de Edi Bese Diyorum! Artık Yeter

Ben de Edi Bese Diyorum! Artık Yeter

Geçen ay yayımlanan gece yarısı kararnamesi ile Siirt Emniyet Müdürü iken Diyarbakır ’a atanan Recep Güven, dün bir grup gazeteciyle yaptığı toplantı sırasında kamuoyunda yankı uyandıran açıklamalar yaptı. “Önce vatan değil, önce insan” diyen Güven, “Benim yitik evladım dağa çıkmış. Keşke ulaşabilseydim, ona normal bir hayat sunabilseydim, onun terörize olmasına mani olabilseydim diye ağlarım” dedi. Güven arkadaşlarına örnek olması için en başta kendisinin Kürtçe kurslarına giderek Kürtçeyi öğreneceğini de söyledi.

Diyarbakır’da bir kahvede basın mensuplarıyla yaptığı toplantının ardından Radikal ’e konuşan Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven, neden böyle bir açıklama yaptığını anlattı. Güven şöyle konuştu: “Ben daha önce (2005) bir tek Bahçeşehir Üniversitesi’nde buna benzer konuştuğumda yankı bulmuştu. Zaten herkes bu gerçekliği biliyor. Bunun farkında. Herkes de aynı duyguya sahip bence. Bu ülkenin bütün insanları aynı şeyi paylaşıyordur ama söyleyemiyoruz. Ama aidiyetlerimiz bahane oluyordur ama öğrenilmiş çaresizliklerimiz vardır; sosyal çevremiz müsaade etmiyordur. Bazen kendimizi bile ikna edemiyor olabiliriz. Aynaya baktığımız kişiyle bile yabancı olduğumuz olmuştur muhakkak. Normal bunlar.”

“Çözüm nasıl gelebilir? Toplumların arasında nefret oluşmasının önüne nasıl geçilebilir?” sorumuzu ise Güven şöyle yanıtladı: “Ben kalbimin kapılarını açtım. Herkes açacak; konuşacağız. Başka türlü olmaz o kadar.”

Çabalar yansıtılmamış

Diyarbakır’da Gaffar Okkan sonrası dönemde polisle vatandaş arasındaki ilişkinin koptuğu yolundaki tespitlere katılmadığını da ifade eden Güven, “Gaffar Okkan sonrası her şey devam ediyor; ama yansıtılmamıştır. Ben yıllardır takip ediyorum Diyarbakır’ı. Binlerce öğrenciye ulaşılmış. Antalya ’ya Çanakkale ’ye götürülmüş öğrenciler. Normalleşme sürecini yaşamak ve yaşatmak için her şey yapılmış, herkes elbirliğiyle uğraşmış, Milli Eğitim’i, Emniyet’i, üniversitesi çok ciddi projeler üretmiş ve halka ulaşılmaya çalışılmış” diye konuştu. Güven, 1991-96 arasındaki görevi sırasında yaşadığı Diyarbakır’ın ise çok farklı olduğunu belirterek o günler ile bugünü şöyle karşılaştırdı: “İlk görev yaptığım dönemde şehrin algısı iyi değildi. O zaman bilmiyorum. Herkes ezberini yaşamıştı. Vatandaş da devlet de kendi ezberini yaşıyordu. Kimse hazır değildi. Avrupa Birliği uyumlanma sürecini henüz tatmamıştık. İnsan odaklı anlayışı henüz tam olarak yerleştirememiştik. Mutlaka devlet de istiyordu. Ama istenen gelişmeler olmamıştı. Belki o zaman için topyekûn hazır değildik. Ama artık yeter. Edi bese diyoruz. Yeniden başlayacağız.”

‘Boşaltılan her köy geleceğe tehditti’

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven dün göreve başlaması dolayısıyla yaptığı toplantıda şöyle konuştu: “‘Keşke yaşanmasaydı, hiç olmasaydı’ dediğimiz bir süreçte Diyarbakır’da hizmet vermeye çalıştık. Ben Polis Akademisi’nde tiyatroyu kuran insanım. Diyarbakır’da ne tiyatroya gidebildim, ne şiir yazabildim, ne Ahmed Arif’i okuyabildim. Ankara ’ya gidince Diyarbakır yavaş yavaş çıkmaya başladı. Bastrılmış duygu, hüzünlerim, belki hafif bir travma, minör travma diyebiliriz. İnsanların çektiği acıların biz de yüreğimizde hissettik. Boşaltılan her köyün aslında geleceğimize tehdit olduğunu, meçhule giden insanların herhangi bir sisteme tabi olamayacağını da biliyorduk. Belki mecburiyet, acil bir karardı. Geçmişi eleştirmek diye bir olumsuzluğa girmek istemem. Ama bugün yaşadığımız sorunun temelinde bu var... Kendi insanımızla aramızda kocaman sorunlar çıkardık. Şimdi normalleşmeye çalışıyoruz. Yükümüzün çok büyük olduğunu, sadece polisle çözülmeyecek bir sorun olduğunu da biliyorum. Güvenlikçi yaklaşımlarla bu işin çözülmeyeceğini en iyi bilenlerden biriyim. 20 yıl istihbaratta görev yaptım. Hasan Cemal’in ’Barışa emanet olun’ kitabını okuduktan sonra arkasında fotoğraflar bölümüne şerh düşmüştüm. ’Haklısın, ama biz çok küçüktük. Biz o zamanki sistemin hem mağduru, hem mahkûmu, hem mecburu olmuştuk. Ölenlerin her birinin hayalleri, sevgilisi, aşkı var.” {DİYARBAKIR/DHA}

Arkadaşları güveniyor

Recep Güven, teşkilatta sevilen sayılan biri. Hatta kimi emniyet mensuplarına göre, teşkilatın en iyi terör uzmanlarından birisi. Bir emniyet müdürü onunla ilgili “Bıçağı iki tarafı da keser” şeklinde yorum yapıyor. Söz konusu müdür, bu ifade ile Güven’in olaya sadece terör sorunu olarak bakmadığını genel düşündüğünü belirtiyor. Polisler, Güven’in organize suçlarla mücadele biriminde 7 yıl görev yapmasının ve yurtdışında katıldığı eğitimlerin büyük etkisi olduğunu da ifade ediyor.

Haberin Tamamı İçin:

O Emniyet Müdürü, Baydemir'e Bağlanır mı?

O Emniyet Müdürü, Baydemir'e Bağlanır mı?

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in açıklamalarına Diyarbakır'da destek veren de var mesafeli duran da... En ilgi çekici açıklama ise BDP Genel Başkanı Demirtaş'tan geldi: "Emniyet Müdürü Baydemir'e bağlanırsa bu bizi heyecanlandırır."

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in dün yaptığı açıklamalarına Diyarbakır’daki siyasetçiler ve kitle örgütlerinden genellikle destek geldi. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise, "Bizim önerdiğimiz modelde emniyet müdürleri, belediye başkanına bağlıdır. Ne zaman Diyarbakır Emniyet Müdürü Osman Baydemir ’e bağlanırsa o zaman bu bizi heyecanlandırır. Onun dışında bir şey bizi heyecanlandırmaz" dedi.

Diyarbakır’da dün gazetecilere, "Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz demiştim. Ama eline silah almış, çoluk çocuk demeden insan katleden canavarlaşmış bir teröristi de enterne edemiyorsanız devlet değilsiniz" diyen Diyarbakır’ın yeni Emniyet Müdürü Recep Güven’in açıklamaları ile ilgili değerlendirmeler şöyle:

  • Selahattin Demirtaş (BDP Genel Başkanı)

Bizim için bir emniyet müdürü veya bürokratın konuşmasından çok sistemin ve modelin çıkışları, bakışları ve pratikleri önemlidir. Bizim önerdiğimiz modelde emniyet müdürleri, belediye başkanına bağlıdır. Ne zaman Diyarbakır Emniyet Müdürü Osman Baydemir’e bağlanırsa o zaman bu bizi heyecanlandırır. Onun dışında bir şey bizi heyecanlandırmaz.

“UYGULAMAYA YANSIMASI İYİ OLURSA…”

  • Abdullah Demirbaş (Merkez Sur İlçesi BDP’li Belediye Başkanı)

Bir devlet yetkilisinin empati kurmasını pozitif buldum. Ama, bu bir devlet politikası haline gelmedikçe çözüm olmaz. Emniyet müdürünün böyle düşünmesi önemlidir, ama devlet politikası haline gelmesi gerekir. Emniyet müdürü böyle derken bu saatte halen insanlar ölüyor. Emniyet müdürünün pozitif düşünmesi anlamlıdır ama politika haline gelmedikçe geçerliliği olmayacaktır. Bütün bunları pozitif görüyorum, devlet politikası aynı olsa sorunlar çözülecek. Bireylerin devlet politikası belirlemede çok etkisi yoktur.

  • Şahismail Bedirhanoğlu ( Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı)

    Emniyet müdürünü daha önceden tanıyorum. İyi bir insandır. Bölgede uzun yıllar görev yapmış, bölgenin karakter ve hassasiyetlerini iyi biliyor. Diyalog ve pozitiflikten yana bir tavrı var. Vatandaştan uzaklaşan devletin bürokratı gibi durmuyor. Meseleyi biliyor ve istihbarattan gelmesi nedeniyle belli bir birikime sahiptir. Bu açıklamaları spontane mi söyledi yoksa bakanlık onayı var mı onu bilmiyorum. Görüldüğü kadarıyla duygularını ifade etmiştir. Bunun uygulamaya yansıması iyi olacak diye düşünüyorum. Güvenlik güçlerinin başındaki bir müdürün göstericilere, yürüyüş yapanlara dönük tutumu ve mantığını dolayısıyla bütün ekibini etkileyecektir. Ben önümüzdeki dönemlerde Diyarbakır emniyet teşkilatının biraz daha yumuşak olabileceğini düşünüyorum.

  • Raci Bilici ( İHD Diyarbakır Şube Başkanı)

Öncelikle gerçekten çok şaşırdım. Hele bu açıklamaları yapan birinin emniyet camiasından olması beni şaşırttı. Çok önemli şeylerden, empati kurmadan bahsetti. Son derece önemlidir. Karşı tarafın acısını ve ne hissettiğini hissetmezsek sorunun bulunduğu noktada olamayız. İkincisi acılar noktasında farklılık koymamasıdır. Bütün acıların bizim için aynı olması gerekir. Bir asker ile PKK militanının acılarına ortak olsak bu meselenin çözülebileceğine inanıyorum. Bu açıklama söylemek için söylenmemişse bu yönde bölgede diğer bürokratlara örnek olacaksa çok önemlidir. İnsanların düşüncesinden dolayı telefonları dinlenmeyecekse, iddianameler hazırlanıp savcılığa teslim edilmeyecekse, düşünce özgürlüğü bakımından Türkiye ’de çok fazla şeyler yapmış olacağız. Umuyorum bu sadece kendi çıkışı olmasın. Yansımasını inşallah göreceğiz. Ama devam ve yansıması gelmezse o zaman tehlikeli olur. Eğer bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi bir PKK’lı cenazesine katıldığı için hakkında soruşturma açılmaz ise o zaman yansımasını görmüş olacağız ve çözüm sürecine girmiş olacağız diye düşünüyorum.

BARO BAŞKANI AKTAR: OLDUKÇA İNSANİ BİR ÇAĞRI

  • Emin Aktar (Diyarbakır Barosu Başkanı)

Şunu görmek gerekiyor, ölüm karşısındaki tutum ve davranış tamamen insani davranıştır. Bir insanın yaşamını yitirmesinden sevinmek, insani duygularını yitirmek demektir. İnsanların ölüm karşısında sevinç duymaması gerekir. Emniyet müdürünün çağrısı oldukça insanı bir çağrıdır. Ben geldiğinde ziyaretine gitmiştim benzer şöyler söylemişti. Bunu kamuoyu ile paylaşarak iyi bir şey yaptı. Bu açıklamalar ile ölümler karşısındaki çifte standartçı zihniyeti teşhir edilmiş olacaktır.

  • Remzi Can (Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı)
Haberin Tamamı İçin:

Ak Parti'den Destek: Edi Bese

Ak Parti'den Destek: Edi Bese

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Diyarbakır Emniyet Müdürü Hakkında Suç Duyurusu

Diyarbakır Emniyet Müdürü Hakkında Suç Duyurusu

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in, "Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz" sözünün ardından Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Güven hakkında suç duyurusunda bulundu.

Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Yılmaz Gözcü, Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in söylemlerinden üzüntü duyduklarını söyledi.

Haberin Tamamı İçin:

Demirtaş: 'Diyarbakır Emniyet Müdürü Baydemir’e bağlansın'

Demirtaş: 'Diyarbakır Emniyet Müdürü Baydemir’e bağlansın'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

'Diyarbakır Emniyet Müdürü İyi Niyetli Ama Bölücü'

'Diyarbakır Emniyet Müdürü İyi Niyetli Ama Bölücü'

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün açıklamalarıyla ilgili olarak 'Bu söylem başlangıçta insani gibi görünse de toplumu bölen bir söylemdir.' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , CNN Türk televizyonunda canlı yayımlanan “Tarafsız Bölge” programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün yaptığı açıklamaların hatırlatılması ve nasıl karşıladığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Emniyet müdürlerinin görevi nedir? Toplumun güvenliğini sağlamak. Bu söylem başlangıçta insani gibi görünse de toplumu bölen bir söylemdir. Şehit aileleri ne diyecek buna? Emniyet müdürlerinin bu tür bir açıklama yapma gereği hiç yoktur. Genelkurmay Başkanı ağlayacak, öbürü başlayacak ağlayacak. Bu ülkede bir de ağlamayan ama ülkenin sorunlarına sahip çıkan birisine ihtiyaç var. Şehit cenazeleri geliyor birisi ağlıyor, öbürü gelecek öbürü ağlayacak, bu ülkenin sorunlarını kim çözecek?” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın ülkedeki her sorunun sorumlusunu CHP olarak gördüğünü, bunun doğru olmadığını söyledi.

Türkiye 'nin yeni bir iktidara ihtiyacı olduğunu da savunan Kılıçdaroğlu, toplumun bölündüğünü, bölünmenin de her geçen gün derinleştiğini ileri sürdü.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 'ın Diyarbakır'da, “Mahkemelerde Kürtçe ifade ve savunma hakkı” konusunda açıklamalarda bulunduğunun hatırlatılması üzerine, “Bir insan, Türkçe bilmiyorsa veya yeteri kadar Türkçe'yi anlamıyorsa, ona tercüman tutulması, onun kendi dilinde derdini anlatması kadar doğal bir şey olamaz. Cumhuriyet kurulduğundan beri de böyle olmuştur, yeni bir şey değildir bu. Ben evrensel hukukun gereğini söylüyorum” dedi.

“OSLO GÖRÜŞMELERİ"

“Yeniden bir masaya oturma, yeniden Oslo sürecine yönelik bir süreci başlatmaya yönelik bir hava görülüyor, bu havaya ne diyorsunuz?” denmesi üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Öteden beri söylediğim şu; istihbarat örgütlerinin, terör örgütleri ile görüşmesi her dönemde olmuştur. Onların yasaları da buna izin veriyor zaten. Biz buna hiçbir zaman karşı çıkmadık. Ama, meşru görevlilerin, terör örgütleri ile oturup pazarlık yapmaları doğru değil. Böyle bir olay da olmamıştır. Bizde hariç. Oslo sürecini başlattılar, Sayın Başbakan'ın temsilcisi vardı. İstihbarat örgütünün mensubu değildi o zaman. Oslo süreci bir fiyaskodur. Görüşmenin temel amacı, 'seçimlerde terör olmasın, AKP Hükümeti terörsüz ortamda seçime gitsindi'. Bu sağlandı, arkasından terör başladı. Fiyaskoyla sonuçlanan bir yapıyı, 'tekrar biz devam ettireceğiz' derseniz, buradan bir sonuç elde edilmez. Sayın Başbakan tuttu çıtayı daha yukarıya koydu, ' İmralı 'yla görüşürüz' dedi. Artık Sayın Başbakan'ın muhatabı İmralı'dır...”

Başbakan Erdoğan 'ın daha önce “Siz terör örgütü ile görüşüyorsunuz” dediklerinde, kendilerini ağır bir dille suçladığını savunan Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın Kayseri'de yaptığı bir konuşmanın kasetini getirdiğini ve bunun yayınlanmasını istedi.

Kasedin yayımlanmasının ardından söz alan Kılıçdaroğlu, “Söyleyecek bir şey var mı bilmiyorum? Bizi alçaklıkla, şerefsizlikle suçladı. Gerçekler ortaya çıktı, aynı sözleri ben Recep Tayyip Erdoğan 'a aynen iade ediyorum. Bir Başbakan çıkıp Türkiye'nin en kritik konularından birinde halkına yalan söylemez. Yalan söylediği ortaya çıkarsa o koltukta oturmaması gerekir” dedi.

DAVUTOĞLU'NUN YAPTIĞI KONUŞMAYA TANIK OLDUM”

Haberin Tamamı İçin:

Bahçeli: 'Diyarbakır Emniyet Müdürü Görevden Alınsın'

Bahçeli: 'Diyarbakır Emniyet Müdürü Görevden Alınsın'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Arınç, Erdoğan'ın Sözlerini Duyunca Dondu Kaldı

Arınç, Erdoğan'ın Sözlerini Duyunca Dondu Kaldı

Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün sözlerine destek veren Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerini duyunca adeta dondu kaldı...

AKP grup toplantısında “Ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz” diyen Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’e sert tepki gösteren Başbakan Erdoğan, “Biz evlatlarımızı katleden ve bu mücadele esnasında ölen terörist için ağlamadık, ağlamayız. Bunu da çok açık net söylüyoruz. Bu bizim hem insani hem vicdani görevimizdir. Bunu böyle bilmeye mecburuz” dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Arınç, Başbakan'la Aralarındaki Görüş Ayrılığını Değerlendirdi

Arınç, Başbakan'la Aralarındaki Görüş Ayrılığını Değerlendirdi

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne atanan Recep Güven'le ilgili olarak Başbakanla ayrı düşmesini değerlendirdi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Recep Güven’le ilgili Başbakan’la aralarında yaşanan görüş farklılığı ile ilgili olarak, “Ben gönlümden geçeni söyleyen bir insanım. Bu zaman zaman insanın başına iş açar” dedi.

ARINÇ GÜVEN’E DESTEK VERMİŞTİ

“Dağda ölen bir teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz” sözleriyle gündeme gelen Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven bir anda siyasetin gündemine oturdu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın destek verdiği Güven’i Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise sert sözler ile eleştirdi. Erdoğan’ın açıklamalarının ardından gözler Arınç’a çevrildi.

Haberin Tamamı İçin:

Diyarbakır Emniyet Müdürü Hakkında Suç Duyurusu

Diyarbakır Emniyet Müdürü Hakkında Suç Duyurusu

ANKARA - İşadamı Cihangir Tekcan, Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in sözleriyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Ankara Adalet Sarayı'na avukatı Ömer Oğur ile gelen Tekcan, suç duyurusu dilekçesini savcılığa verdi.

Dilekçede, Recep Güven'in 25 yıldır üst düzey bir emniyet görevlisi olduğu, bu kapsamda görevinin gerektirdiği sorumluluklarının bulunduğu ifade edildi.

Güven'in, çeşitli basın ve yayın organlarında yer alan konuşmasında “Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz” dediği belirtilen dilekçede, şunlar kaydedildi:

“Açıklama tarafımızda siyasi olarak asimetrik bir propaganda hissi uyandırmaktadır. Çünkü devletin basiretsizliği, güçsüzlüğü, teröristin ise tamamen devletin aczinin kurbanı olduğu vurgulanmaktadır. Asimetrik propaganda metodundan tek farkı ise PKK'lı olmayan, bu ülkeye bağlı tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını devletin sözde basiretsizliğine, güçsüzlüğüne yani suçuna ortak etmesidir.

Derinliğine inildiğinde neredeyse aynı fiziki ve sosyal şartlarda yaşayan, bölgenin terörist olmayan, dağa çıkmayan, ülkesine bağlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları dağa çıkmadığı için tenkit edilmektedir. Aynı şartlarda dağa çıkanları, asker ve vatandaşları şehit edenleri, devletin emniyet müdürü suçsuz, mazlum ve meşru görüyor ise diğer vatandaşlarımız ne düşünebilir?”

Recep Güven'in görevi esnasında “suçu ve suçluyu övme”, “görevi ihmal” ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına karşı “hakaret” suçlarını işlediği savunulan dilekçede, şu ifadelere yer verildi:

“Güven, devletin görevlilerini, kendisini de içine koyarak 'kontrolsüzlük, vatandaşa kötü davranmak' ile suçlamaktadır. Bu fiiller ispatlandığında suçtur ve faillerin tespiti halinde cezalandırılmalıdır. Aksi halde sadece bu ifade zan altında bırakılan bölgenin kamu görevlilerini bağlamaz. Bu ifadelerin bağladığı ve aleyhine delil oluşturduğu tek kişi vardır o da açıklamayı yapan şüphelidir. Çünkü şüpheli bu ifadesi ile görevini yaparken denetimsiz, kontrolsüz ve vatandaşa kötü davrandığını, davrananları engellemediğini ikrar etmektedir.”

Dilekçede, Güven'in görevinden el çektirilmesi için Başsavcılığın idari talep ve girişimlerde bulunması istendi.

‘LAYIKIYLA GÖREVİNİ YAPSIN’

Suç duyurusu dilekçesini verdikten sonra Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Cihangir Tekcan, 5 bin yıllık geleneğe sahip Türk devletinin basiretsizliğinin ve güçsüzlüğünün olamayacağını söyledi.

Terörle mücadelenin devletin her organınca sürdürüldüğünü ifade eden Tekcan, şunları kaydetti:

Haberin Tamamı İçin:

Arınç:'Recep Güven'in Cümlesi Sorunlu'

Arınç:'Recep Güven'in Cümlesi Sorunlu'

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in güzel çalışmaları olmuştur. Keşke o sorunlu, o herkesin yanlış anlayabileceği cümle olmasaydı" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti İl binasında yaptığı konuşma sonrasında basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Arınç Suriye politikalarının doğru olduğunu belirterek, "Bizim Suriye politikamız doğrdur. O kadar doğrudur ki Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi'nın Suriye politikası ne kadar yanlışsa o kadar doğrudur. Çünkü biz komşumuzda halkın zulüm görmesine seyirci kalmadık. Bizim Esad'la olan ilişkimizde iyi olduğu zamanlarda halkına zulüm eden bir yönetim yoktu. Hama, Humus bombalanmıyordu. İnsanlar sokaklarda öldürülmüyor, kadınlar çocuklar evlerinde öldürülmüyordu. Bunlar başladı ve biz Esed'e 'halkına zulm etme, şiddeti durdur yoksa bozuşuruz' dedik" dedi.

Arınç, "Çünkü bizim dostluğumuz senin ailenle değil, Suriye halkıyladır. Hiçbir mezhep ayrımı yapmadan Suriye'yi bir bütün kabul ederek Suriye halkı ile bizim kardeşliğimiz dostluğumuz var. Eğer sen bunları öldürsen senin elini sıkmayız ve yılman için elimizden geleni yaparız bizim politikamız bu. Bunda anlaşılmayacak birşey yok. CHP politikasında malesef Esed'e ve onun Baas rejimine destek var. Bu destek tamamen duygusal ne demek istediğimi anlarsınız. Ama bu duygusal ilişkinin Türkiye'nin dış politikasına zarar verdiği kadar CHP'ye de zarar vermektedir" diye konuştu.

"Tarihte bir ilk olduğunu düşünüyorum"

Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki heyetin güneydoğuda yaptığı ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başbakan Yardımcısı Arınç, "Bugün Dumlupınar Üniversitesi'nin (DPÜ) açılışında söyledim. Çok mutlu oldum. Kaç günden beri başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere Kuvvet ve ordu komutanlarımız bölgede dolaşıyorlar. Bizzat haraketa nezaret edip planları harita ve arazi üzerinde yönetiyorlar. Bu terörle mücadele. Bir komutanın halk arasına girip onların morallerini yüksek tutması, bir taziye evine girip onlarla birlikte dua etmesi, 'vatandaşlara biz sizlerle birliteyiz kimse evinde rahatsız olmasın biz gereken müdahaleyi en şiddetli şekilde yapacağız' demenin tarihimizde bir ilk olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden komutanlarımıza ve askerlerimize Allahtan kolaylıklar, başarılar diliyorum" diye konuştu.

"Güzel çalışmaları olmuştur"

Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Recep Güven'in, "Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz" açıklamalarının kendisine Bakanlar Kurulu çıkışında sorulduğunu hatırlatan Başbakan Yardımcısı Arınç, o gün yaptığı açıklamaların tamamen kendi fikri olduğunu söyledi.

Arınç, şunları söyledi:

"Bu konuşmanın hükümet meselesi olmadığını bakanlar kurulunda da bu konunun görüşülmediğini söyledim. Ama madem benim fikrimi sordunuz söyleyeyim. O yıllarda o bölgede yaşanan olayları Meclis'te kurulan faili meçhul cinayetleri araştıran komisyondan aldığım raporlara göre konuştum ve bu tür emniyet müdürleri bu bölgede daha faydalı hizmet yapabilir dedim. Bu konuşmanın içerisinde bir cümle aldığınız zaman bu sorunlu bir cümledir.

Yanlış bir cümledir. Nedir, 'o dağda ölen teröriste ağlamak gerekir, ağlamazsanız şöylesinizdir'. Eskiden yaptığı bir konuşmayı hatırlatıyor. Keşke o cümle olmasaydı. Çünkü yanlış anlamaya müsait bir cümle o.

Başına sonuna bakmazsanız, o konuşmanın tümünü dikkate almaz sadece çıplak bir cümle ile bakarsanız. Bugün Türkiye'de terörle mücadele eden herkesi, Türkiye'de terörden zarar görmüş herkesi de, teröristlerin ateşine maruz kalmış herkesi üzebilir.

Sayın Başbakanımızın bu cümleye yönelik eleştirileri elbette doğru ve haklıdır. Ben şahsi düşüncemi ifade ederken konuşmanın tamamını dikkate alıp yaptım. Ama Sayın Başbakanımız Başbakan sıfatıyla konuşurken bu cümlenin yanlış anlaşılabileceğini doğru olmadığını Türkiye'nin bunu böyle anlaması gerektiğini ifade etti.

Ben şahsi fikirlerimi söylerken çok özgürüm. Yanlış yaptığımı görürsem bunu ifade ederim, ama bu çileleri çeken bir insan olarak başından sonuna o konuşmanın tümünü dikkate aldığınızda bu emniyet müdürü Siirt'te başarılı olup halkla bütünleşmiştir. Siirt'te hadise olmadı mı? Oldu. 4 genç kızımızı bir takside ölü olarak buldular. Ama başarılı olmasaydı zaten Siirt'ten Diyarbakır'a gelmezdi.

Haberin Tamamı İçin:

O Emniyet Müdürüne İnceleme!

'Dağda ölen teröriste ağlamayan, insan değildir' sözlerine inceleme...

Emniyet Genel Müdürlüğü, 'Dağda ölen teröriste ağlamayan, insan değildir' diyen, Emniyet Müdürü Recep Güven hakkında inceleme başlattı.

Haberin Tamamı İçin:

Diyarbakır Emniyet Müdürü Hakkında İnceleme

İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven hakkında inceleme başlattı.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in talimatıyla Güven hakkın...

Haberin Tamamı İçin:

“Diyarbakır Emniyet Müdürü'ne İnceleme”

'Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz' sözleriyle tartışma yaratan Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven hakkında inceleme başlatıldı.

İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven hakkında inceleme başlattı. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in talimatıyla Güven hakkında incelemede bulunmak üzere mülkiye ve polis müfettişleri görevlendirildi. Güven, pazar günü Diyarbakır'daki basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelmiş, "Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz. Eline silah almış çoluk çocuk demeden insan katleden canavarlaşmış bir teröristi de enterne edemiyorsanız devlet değilsiniz" diye konuşmuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAnkaraAntalyaAvrupa BirliğiBakanlar KuruluBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBeşer EsadBülent ArınçCihangirCumhuriyet Halk PartisiDiyarbakırGenelkurmay BaşkanıHadiseİmralıKayseriKemal KılıçdaroğluPolisRecep Tayyip ErdoğanŞanlıurfaŞehitSelahattin DemirtaşSuriyeTerörhumuskadınlarolay
Görüş Bildir