Efkan Ala: 'Jandarmayı Tamamen İçişleri Bakanlığı'na Bağlayacağız'

 > -

İçişleri Bakanı Ala, Jandarma'nın tamamen İçişleri Bakanlığı'na bağlanacağını açıkladı; "Yetiştirme, atama bizde olacak" dedi. Ala, darbe girişimine katılanlardan bazılarının kaçtığını, 10 bin 856 kişinin pasaportlarının iptal edildiğini söyledi.

NTV''ye konuşan İçişleri Bakanı Efkan Ala, "17-25 Aralık'tan sonra iç güvenlik paketi yaptık. Jandarma'nın önemli bir kısmını İçişleri Bakanlığı'na bağladık, keşke hepsini bağlasaydık" dedi ve şunları söyledi:

"Jandarma'yı kesinlikle tamamen İçişleri Bakanlığı'na bağlayacağız. İkincisi askeri yani bu Genelkurmay, Milli Savunma, Başbakanlık... Düzenlemeler değerlendirilecek. Bu tek başımıza verebileceğimiz bir karar değil. Güç temerküzünden kaynaklanan orayı ele geçirdiğinizde bütün Türkiye'yi ele geçirdiğiniz hissini vermeyeceğiz."

"Benim sistem sorunundan kastettiğim şey, öyle bir sistem oluşturulmalı güç öyle bir dağılmalı ki, siyaset karar verdiğinde güç öyle bir yönlendirilmeli ki, bir daha istihbarat almasanız bile öyle bir şey olmasın. Öyle demokratik ülkeler var ki, kimse darbe yapamaz"

"Ben daha önce Jandarma'nın bir kısmını İçişleri Bakanlığı'na bağlama teklifini getirdiğimde inanılmaz bir tepki almıştık. Emniyet Genel Müdürlüğü nasıl, Jandarma da öyle olacak. Yetiştirme, atama bizde olacak. Yeniden yapılanma ihtiyacı var yeni kurumlar da olabilir"

"10 bin 856 kişinin pasaportu iptal"

Bakan Ala, bugün 10 bin 856 kişinin pasaportunu iptal ettiklerini de belirtti.

"Ben buraya gelirken Genelkurmay'la görüştüm. Kayıp askerler değil de kaçaklar var. Soruşma açılmış, gözaltına alınması gerekirken kaçmış. Muğla'da Sayın Cumhurbaşkanımızın otelini basmaya gidenlerin 17'si yakalanmamış, aranıyor. Bugün 10 bin 856 kişinin pasaportunu iptal ettik. Şu an itibariyle Allah rahmet eylesin, onların haklarını ne yapsak ödeyemeyiz, 246 şehidimiz var. Yaralımız 2 bin 185, gözaltı 10 bin 607, tutuklu 4 bin 496, durum bu."

Bakan Ala'nın açıklamalarından diğer satır başları şöyle:

"O gece Erzurum'dan akşam uçağıyla Ankara'ya geliyordum. Esenboğa'ya indikten sonra yakın korumam efendim darbe oluyor dedi. O arada Hakan Fidan aradı telefonda "Efendim darbe oluyor, bizi bombalıyorlar" dedi. Uçaktan indik havaalanına geçtik. Oraya geçtikten sonra çok çeşitli haberler vardı. Benim Jandarma yaverim yanımdaydı tanklar geliyor diye belirtti. Sayın Cumhurbaşkanı'nı aradım, ulaşamadım. Ben Emniyet'e sahada olun talimatını, geri çekilmeyecekleri emrini verdim. Ardından size bağlandım. Bunun bir paralel çetenin darbe teşebbüsü olduğunu ve halkımızın sokaklara inmesini istirham ettim."

"Havaalanında bir karargâh oluşturduk ve oradan olayları yönettim. Malatya'dan Diyarbakır'a mesaj iletmişler; Efkan Ala Van'dan geliyor, F-16'ları Malatya'ya indirin diye talimat vermişler."

"Genelkurmay 16.00'da haberdar edilmiş, önlemler alınmış. Ama bunun daha erken haber alınması gerekiyordu, böyle bir durum var Fakat şöyle de bir durum var, sistem zaafiyeti var. Bu yapıyı öyle bir kurgulamalıyız ki bir daha Türkiye'de darbe olmamalı. Biz çok şey yaptık, 17-25 Aralık girişimini önlememiz, 27 Nisan'daki bildiren hemen sonra aldığımız önlemler..."

İstihbarat neden Emniyet ile paylaşılmadı?

"Bu yapı darbe üretiyor, çünkü güç dağılmamış. Silahlı Kuvvetler'de güç tek yerde toplanmış. Demokratik ülkelere bakın darbe yapılmıyor çünkü nereyi ele geçirecekler. Biz uzun zamandır terörle mücadele ettiğimiz için çok fazla istihbarat geliyor. Normal bir ülkede bir senede gelecek raporlar bizim ülkemizde bir günde geliyor. İstihbarat Emniyet'e verilmeliydi. Tekrarlanmaması için gereken işler yapılacak."

"Tehlike tamamen ortadan kalkmadı. Hızlı kararlar alıyoruz. İnşallah bu kararları uyguladıktan sonra ortadan kalkar. 2002'den ber inanılmaz projeler yapıyoruz. Türkiye'yi bundan geriye götürecek böyle bir saçmalığa kim izin verir. Bizim milletimize olan inancımız, Allah'a olan inancımız, kendi siyasetimize olan güvenimiz bize bunları söyletiyor. Az bile söylemişiz millet tankların üstüne çıktı, şehit oldu. Söyleyecek kelime bulamıyorum inanılmaz bir durum Türkiye'yi bu hâle düşürmeye kimin ne hakkı, haddi var?"

Halk OHAL'den nasıl etkilenecek?

"İlk gece daha ilân edilir edilmez ben vatandaşın hayatında hiçbir değişiklik olmayacak dedim. Eskiyle karıştırılmasın biz olağanüstü hâli devleti düzene sokmak için ilân ettik. Eskiden halkı hizaya getirmek için OHAL ilân edilirdi. OHAL ilân edilince devlet kanun üstü kararnameler çıkarma yetkisine sahip oluyor. Bir de bu darbe teşebbüsünde bulunanların gözaltı süresi. Birçok soruşturma açılmıştı. Bu soruşturmalardaki kamu görevlileri bakımından hızlandırılabilir. Bir devlete biz OHAL ilân ettik. İki OHAL hükümete bazı olanaklar veriyor ama bunlar kullanılacak diye bir şey yok. Burada hükümetin daha hızlı karar almasını sağlayacak bir imkân veriyor. Vatandaşımız müsterih olsun, zaten hepsi sokakta görüyorsunuz inşallah ona da devam edilecek. Farabi'nin bir sözü var, 'Körü körüne birine bağlanan grubun akıl seviyesi o kişinin akıl seviyesindedir'. Olup bitenler akıl seviyesinni altında. Türkiye'de birçok şeyde reform yapılmış, bu ne biçim iştir anlaşılabilir değil."

"Darbe teşebbüsünden sonra meydanlara indiğinizde, medyanın topyekûn karşı duruşuna bakın, bütün siyasi partiler, Türkiye nadiren bir işgâl tehlikesi karşısında böyle bir şeye karşı durur. Şimdi topyekûn karşı duruşun olduğunu düşün, Türkiye razı olmayacaktı böyle bir şeye. Allah muhafaza gerçekleşme durumunda bütün bu kesimler hepsi bir araya gelirdi, Türkiye müthiş bir kaotik ortama girerdi. Dilimiz varmıyor söylemeye, eğer bu alçaklar başarılı olsalardı söylenecek bir sürü şey var, söylemekten imtina ediyoruz, bu ne rezalettir."

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Başlıklar

AnkaraDarbeDiyarbakırErzurumMalatyaMuğlaOHALOlağanüstü HalŞehitVan
Görüş Bildir