Edinson Cavani'nin Transfer Hikayesi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Edinson Cavani'nin Transfer Hikayesi

Edinson Cavani'nin Transfer Hikayesi

En Pahalı Transferler 2013: Napoli başkanının ısrarcı tutumu ve agresif satış politikası, kulübün yüzünü güldürdü.

Üç yıl içersinde 104 gole imza atmak sizi popüler bir isim yapar. İnanmayan Edinson Cavani'ye sorabilir. 2010 yılında 17 milyon avro karşılığında Palermo'dan Napoli'ye transfer olan Uruguaylı yıldız, yeni takımında kısa süre içersinde vazgeçilmez olurken, sergilediği performansla taraftarın gözbebeği oldu ve kulübün tarihine damga vurdu.

Napoli'de kendisine iyi bir çevre kuran yıldız futbolcunun şöhreti, attığı her golle daha da üst seviyelere çıktı. 2012'de Napoli Cavani için Zenit St Petersburg'dan 55 milyon avroluk bir teklif aldı ama bu teklif, kulübün onu elden çıkarmama kararını daha da pekiştirdi. Teklifin reddedilmesinin ardından Başkan Aurelio De Laurentiis, Uruguay Milli Takımı'nın Cardiff'teki Olimpiyat oyunları için yapılan kampına giderek, oyuncusuna 63 milyon avroluk serbest kalma maddesi bulunan bir sözleşme önerdi.

Bir yıl sonra ise De Laurentiis, nakit gelire ihtiyaç duyduklarına karar verdi. Transfer sezonu açıldığında, başkanın duruşu çok netti: Cavani satılıktı, ama onu sadece sözleşmesindeki serbest kalma maddesini karşılayan alabilecekti. Her ne kadar kulübün yıldız futbolcusunu satmak istemediği bilinse de, De Laurentiis doğru ve istediği ücreti elde eden başkan olarak hatırlanmayı tercih etti.

There was initially substantial interest from England, with Manchester City and Chelsea both wanting to add Cavani to their forward line. City identified him as one of their prime targets, but their unwillingness to pay more than €42m meant talks never got close to a satisfactory conclusion for both sides. Napoli even asked for Edin Dzeko to be included on top of a big-money deal at one point, but the respective clubs' valuations of their strikers proved divisive.

Cavani için öncelikle İngiliz devleri Manchester City ve Chelsea ile pazarlık masasına oturuldu. Özellikle City bu transferde fazlasıyla ısrarcıydı. Ancak 42 milyon avroluk son tekliflerini sunduklarında, De Laurentiis'in bu teklifi düşünmeden geri çevirdi. City'nin görüşmelerin bir bölümünde Edin Dzeko ismini takasta önermesi de, yönetimin aklını çelmedi.

Bu arada Cavani de City ve Chelsea'nin kendisine olan ilgisini avantaja çevirmeye çalıştı ve iyi bir sözleşme kapabilmek için kendisiyle ilgilenen kulüplerle ön görüşmeler yaptı. Hatta "Rüya kulübüm" dediği Real Madrid'in de aklını çelmeye çalıştı. Ancak İspanyol devi istenen ücreti karşılamaya razı değildi. Manuel Pellegrini'nin gelmesiyle birlikte City de transfer oklarını Stevan Jovetic ve Alvaro Negredo üzerine çevirdi.

Chelsea'nin oyuncuya olan ilgisi de benzer bir dönüş yaşadı. Onlar da bonserviste indirime gidebilmek için Fernando Torres'i takasta önerdiler. Ancak De Laurentiis ve yönetimi buna da ikna olmadı.

Napoli'nin Cavani transferindeki şartlarını tek sağlayan kulüp ise Paris Saint-Germain oldu. Fransız devinin sportif direktörü Leonardo, Roma'da De Laurentiis ile masaya oyurdu ve elindeki sınırsız harcama yetkisiyle De Laurentiis'in istediği 63 milyon avroluk teklifi yaptı.

Was the decision to shell out so much on Cavani justified? Uruguayan FA president Sebastian Bauza certainly believes so.

Peki Cavani için böylesine bir harcama yapmak ne kadar doğruydu? Bu soruyu, Uruguay Futbol Federasyonu Başkanı Sebastian Bauza'ya sorduk.

Goal 'e yaptığı açıklamalarda "Bir oyuncunun 63 milyon avro edip etmeyeceğini bilmek çok zordur ama son yıllarda futbol endüstrisinde bu tip harcamalar artık doğal karşılanmaya başladı." derken, sözlerine şöyle devam etti: "Yine de ne kadar iyi olursa olsun, isimsiz bir futbolcudansa dünya çapındaki bir yıldıza böylesine bir yatırım yapmak basittir.

"Cavani, her teknik direktörün takımında görmek isteyeceği komple bir oyuncu. Gol atmakla kalmıyor, aynı zamanda topu kazanmak için geri geliyor, orta sahaya yardım ediyor ve müthiş fizik gücünü sahanın her yerinde çok iyi kullanıyor."

Cavani'nin Danubio'dan Palermo'ya transfer olmasında çok önemli bir rol oynayan menajer Jorge Chijane de, Bauza ile aynı görüşte:

"Cavani, Palermo'ya yaklaşık 1.7 milyon avro karşılığında transfer oldu. Çok çabaladığım, zorlu görüşmeler oldu. Oyuncu daha sonra müthiş bir çıkış yakaladı ve Palermo'daki performansıyla 17 milyon avro karşılığında Napoli'ye transfer oldu.

"Attığı gollerle birlikte, Cavani'nin hem şöhreti, hem de değeri arttı. Bunun sonucu olarak da 63 milyon avroya Paris Saint-Germain'e transfer oldu. Bu da, Cavani'nin limitleri olmayan, futbolun seçilmiş kişilerinden birisi olduğunu gösteriyor."

De Laurentiis'in ısrarcı tutumu, kulübü zengin etti

Paris ekibi, Cavani'ye kontrat şartlarını kabul ettirmekte ise fazla zorlanmadı. Başkan Nasser El-Khelaifi, oyuncuların ödemelerinde kadrodaki statülerini de göz etse de, Uruguaylı yıldız daha fazla bonservis bedeli ödenerek alınmasına rağmen yıllık ücreti Zlatan Ibrahimovic'in altında kaldı. 5 yıllığı 50 milyon avro olan sözleşme için kulüp 26.5 milyon avroluk da bir vergi ödeyecek.

Menajerler devreye girdiğinde ise, De Laurentiis agresif satış politikasının son oyununu oynadı. Görüşmelerin odağındaki menajer her iki kulüpten de 1'er milyon avroluk komisyon bedeli istese de, De Laurentiis o bedeli de Paris Saint-Germain'e ödetmeyi kabul ettirdi.

Son görüşmelerin de tamamlanmasıyla transfer resmiyete dökülürken, anlaşmalar gereği Cavani'nin eski kulüplerinden Palermo 1.5 milyon avro, Danubio da 2.3 milyon avroyu kasasına koydu.

Takımın yıldız futbolcusunun satılmasıyla De Laurentiis Napoli taraftarına Cavani'yi unutturacak bir transfer armağan etmek için arayışlara koyuldu. Transferden elde edilen nakit gelir ise, kulübün gelecekteki maaş bütçesi politikasında kullanıldı.

Tıpkı Juventus'un 2001'de Zinedine Zidane'ı sattıktan sonra Lilian Thuram, Pavel Nedved ve Marcelo Salas gibi isimleri kadrosuna dahil etmesi, Inter'in de 2009'da Zlatan Ibrahimovic'i sattıktan sonra Lucio, Thiago Motta, Wesley Sneijder, Diego Milito ve Samuel Eto'o'yu kadrosuna katması gibi, Napoli de bu satıştan fazlasıyla faydalanacaktı.

Yaz transfer dönemini oldukça yoğun geçiren İtalyan ekibi, Gonzalo Higuain, Jose Callejon, Raul Albiol, Dries Mertens, Rafael, Duvan Zapata ve Pepe Reina gibi isimleri renklerine bağladı. Bu transferler, Cavani'nin ayrılmasına rağmen Napoli'yi ayakta tuttu. De Laurentiis, yaptığı bu hamlelerle kulüp çevresinde kahraman olarak görülmeye başladı, tıpkı umduğu gibi...

Kris Voakes | Goal

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

ChelseaDiegoİngiltereJuventusManchester CityParis Saint GermanReal MadridTercihWesley Sneijderfutboltransfervergi
Görüş Bildir