Görüş Bildir

Dünyanın Sayılı Askerlerinden Biri Olan Atatürk Polis Teşkilatı ile İlgili Ne Düşünüyordu?

Anasayfa > Iq

Ülkesini canı gibi seven Atatürk tabii ki onun iç güvenliğini de çok önemsiyordu...

Kaynak: Atatürk Ansiklopedisi

Her ne kadar daha önce tutuklanmış olsa da kendisini zapt edenler asker olduğundan Gazi Paşa'nın polis ile ilgisi 1919'da Samsun'da başlar.

Her ne kadar daha önce tutuklanmış olsa da kendisini zapt edenler asker olduğundan Gazi Paşa'nın polis ile ilgisi 1919'da Samsun'da başlar.

20 Mayıs 1919'da Polis birliğini teftiş eden Mirliva Mustafa Kemal, ilk defa polis ile ilgili bilinen şu sözlerini sarf eder: “Vazifeniz mühim ve mukaddestir. Asayişin idame ve istikrarının ihtimamı için çok fazla gayret göstermelisiniz”

Bundan sonra Gazi'nin yakın muhafızlarına baktığımızda polisleri sıklıkla görürüz. Fotoğrafta hemen yanında elinde fötr şapkası olan Bekir Bektaş, askerken polis kadrosuna alınır.

Bundan sonra Gazi'nin yakın muhafızlarına baktığımızda polisleri sıklıkla görürüz. Fotoğrafta hemen yanında elinde fötr şapkası olan Bekir Bektaş, askerken polis kadrosuna alınır.

Bunun yanında Ömer Vasıf (Bacıoğlu), Ragıp Efendi gibi polis muhafızlar Atatürk'ün en yakını olurlar. Ayrıca yine polis kökenli olan ve Türkiye'de tekvando sporunun kurucusu kabul edilen Nazım Canca da Çankaya Köşkü'nde Gazi'nin özel hizmetinde çalışır.

Gazi'nin polisle ilgili ilk vukuatı ise yine 1919'da olur. Paşa ve kafilesi 26 Haziran 1919 sabahı Amasya'dan Sivas'a yola çıkarlar; ancak yoldayken bir çanta kaybolur.

Gazi'nin polisle ilgili ilk vukuatı ise yine 1919'da olur. Paşa ve kafilesi 26 Haziran 1919 sabahı Amasya'dan Sivas'a yola çıkarlar; ancak yoldayken bir çanta kaybolur.

Paşa'nın özel eşyaları ve bir miktar para olan çanta yolda düşmüştür. Çantanın bulunması için görevlendirilen Komiser Muavini Osman Nuri Çağan otomobilin güzergahında yaptığı incelemeler sonucu çantaya hiç açılmadan ulaşır. Ve bu gayretleri neticesinden ödüllendirilir.

Bununla birlikte Milli Mücadele döneminde Atatürk'ümüze yapılması planlanan suikastleri önlemede örneğin Mustafa Sagir'in yakalanmasından oldukça başarılı olan polisimiz cephede de savaşır.

Bununla birlikte Milli Mücadele döneminde Atatürk'ümüze yapılması planlanan suikastleri önlemede örneğin Mustafa Sagir'in yakalanmasından oldukça başarılı olan polisimiz cephede de savaşır.

Fotoğrafını gördüğünüz Ahmet Şükrü Yumak, bir emniyet müdürü olarak İstiklal Madalyası sahibidir. Yumak gibi yüzlerce polisin yanı sıra binlerce kayıp veren teşkilat hem cephede hem de cephe gerisinde görevine hiç ara vermez.

Atatürk bir an önce polisimizin modern bir kimlik kazanması gerektiğini düşünür. 1924'te ilk polis okulu Konya'da hizmet vermeye başlar.

Atatürk bir an önce polisimizin modern bir kimlik kazanması gerektiğini düşünür. 1924'te ilk polis okulu Konya'da hizmet vermeye başlar.

Ancak ekonomik sıkıntılardan ötürü 1930'lara kadar sadece İstanbul okulu açık kalır. Bu yıldan sonra Avusturya'dan hocalar gelir, yeni düzenlemeler yapılır ve 1937'de Emniyet Teşkilat Kanunu yasalaşır. Böylece polise devlet bütçesinden ödenek ayrılır ve emniyet arşivi kurulur.

Ayrıca 1937'de amir yetiştiren Polis Enstitüsü ve 1 sene sonra da polis memuru yetiştiren Polis Koleji açılır.

Ayrıca 1937'de amir yetiştiren Polis Enstitüsü ve 1 sene sonra da polis memuru yetiştiren Polis Koleji açılır.

Eğitimden görünüşe her şey düşünülür elbette 1936'da üniformalarda köklü bir değişikliğe gidilir, kıyafetler sadeleştirilir. II. Meşrutiyet'ten beri kullanılan Avusturya modeli yerine Almaya polis üniformaları örnek alınır.

Cumhuriyetin ilk kadın polislerini de unutmayalım elbette! Soldaki hanımefendi ilk kadın polis amirimiz Fatma Hüceste Arcan, 2 Ekim 1932'de göreve başlar.

Cumhuriyetin ilk kadın polislerini de unutmayalım elbette! Soldaki hanımefendi ilk kadın polis amirimiz Fatma Hüceste Arcan, 2 Ekim 1932'de göreve başlar.

Sağdaki ilk kadın polis memuremiz Fatma Rabia Efeyurt ise 9 Şubat 1933'te görevinin başına geçer. 1937'ye kadar sivil kıyafetlerle çalışan kadın polisler, 1937'den itibaren üniforma giyerler.

Atatürk'ün dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile ilgili şu anısı ise hem Polis Enstitüsü'nün neden açıldığına hem de Atatürk'ün kafasındaki polisin nasıl olması gerektiğine dair ipuçları verir bize:

Atatürk'ün dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile ilgili şu anısı ise hem Polis Enstitüsü'nün neden açıldığına hem de Atatürk'ün kafasındaki polisin nasıl olması gerektiğine dair ipuçları verir bize:

Bir gün dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya’ya polis aday adaylarını nasıl seçtiğini sorar Gazi. Şükrü Kaya mevcut durumu izah eder ve başka bir öneride bulunmaz. Bunun üzerine Atatürk yaverini çağırtarak şu emri verir: 'İtfaiye meydanında polis olabilecek vasıfta bir şahıs al getir.' 

Paşa, getirilen şahsa adını memleketini ve askerliğini yapıp yapmadığını sorar. Gerekli cevapları aldıktan sonra tekrar yaverini çağırarak şarjörü ile birlikte bir tüfek getirmesini emreder.

Paşa, getirilen şahsa adını memleketini ve askerliğini yapıp yapmadığını sorar. Gerekli cevapları aldıktan sonra tekrar yaverini çağırarak şarjörü ile birlikte bir tüfek getirmesini emreder.

Tüfek getirildiğinde 'Tüfeği Harputlu Fikri'ye verin.' der. Fikri'ye 'tüfeği doldurmasını' emreder. Atatürk'ün kesin emri doğrultusunda tüfeği dolduran Fikri'ye, bu sefer 'Tavana ateş et!” emrini verir. Emri alan Fikri, hiç tereddüt etmeden tavana beş el ateş eder. Atatürk şaşkınlık içerisindeki Fikri'ye dışarı çıkmasını emreder.

Hemen akabinde Atatürk daha evvel bizzat yanına aldığı ve polisliğini takdir ettiği Polis Memuru Ragıp Efendi’yi çağırtır. Gazi Paşa, Harputlu Fikri’ye uyguladığı testi Ragıp Efendi’ye de uygulamak ister.

Hemen akabinde Atatürk daha evvel bizzat yanına aldığı ve polisliğini takdir ettiği Polis Memuru Ragıp Efendi’yi çağırtır. Gazi Paşa, Harputlu Fikri’ye uyguladığı testi Ragıp Efendi’ye de uygulamak ister.

Lakin Ragıp Efendi, etrafına bakındıktan sonra 'Emriniz baş üstüne Paşam ama sebebini öğrenebilir miyim?' der. Bunun üzerine Atatürk: 'Çıkabilirsin Ragıp Efendi.' diyerek onu odadan uzaklaştırır ve Şükrü Bey'e dönerek şöyle sorar: 'Şükrü Bey ilk gelen Harputlu Fikri'ye seni vurmasını söylesem vurur muydu?' Şükrü Kaya bu soruya hiç tereddüt etmeden cevap verir: Vururdu!

Aldığı cevaptan sonra bir soru daha sorar Paşa: "Peki Ragıp Efendi ne yapardı?" Şükrü Kaya az önce verdiği cevabın aksini yine aynı kararlılıkla verir.

Aldığı cevaptan sonra bir soru daha sorar Paşa: "Peki Ragıp Efendi ne yapardı?" Şükrü Kaya az önce verdiği cevabın aksini yine aynı kararlılıkla verir.

Uygulamalı bir ders veren Atatürk son olarak şöyle der İçişleri Bakanı'na: O halde kolları sıva Polis Kolejini, Polis Enstitüsünü aç. Bu müesseselere en iyi ve değerli hocaları temin et.'

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Samsung Data Code
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
67
37
6
3
3
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?