Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dünyanın Öteki Ucundan Gelen Albüm

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Dünyanın Öteki Ucundan Gelen Albüm

Dünyanın Öteki Ucundan Gelen Albüm

Dünyanın öteki ucunda bir müzik okulunda, aksansız İngilizce konuşan genç bir kadın, ‘Yarim İstanbul ’u Mesken mi Tuttun’ türküsünü söylemeye başlar ve olaylar gelişir...

Olayların öznesi Hediye Güven, Avustralya doğumlu. 70’lerde Samsun’dan Avustralya’ya göçen bir ailenin büyük kızı. Ailenin Avustralya’ya taşınma sebebini şöyle açıklıyor Güven: “Babam şarkı söylermiş gençliğinde, annem de onu groupie’lerinden, kendini de kıskançlık krizlerinden kurtarmak için babamı alıp dayımın yanına Avustralya’ya taşınmaya karar vermiş.” Baba orada yine grup kurmuş, yeni groupie’ler edinmiş, o ayrı mesele.

Avustralya’da doğan Hediye Güven’in çocukluğu, babasının evdeki enstrümanları, provalar ve performanslar arasında geçmiş. “O şarkı söylediği zaman herkes kulak kesilirdi, pırıltılı bir şey yayılırdı her yere. Ben de sanırım ‘bunu ben de yapabilirim’ duygusuyla büyüdüm” diyor.

‘Bende bir şey var...’

O 14’ündeyken, ailesi Türkiye ’ye dönmeye karar vermiş. Türkçeyi ‘anlayan ama konuşamayan’ bir öğrenci olarak başladığı Samsun Anadolu Lisesi’nden ‘hem anlayan hem de konuşan’ bir öğrenci olarak mezun olmuş. “ODTÜ İngilizce Öğretmenliği’ni kazandım ama benim için o kadar kolaydı ki, okula uğrayarak geçiyordum dersleri” diyor. Bölüm derslerinden çok Güzel Sanatlar’dan ders almış Hediye Güven. Bölümdeki hocaların çocuklarına İngilizce dersi verip karşılığında caz, şan, piyano dersleri almış. Hayatında çok önemli bir yere koyduğu Yıldız İbrahimova’yla da orada tanışmış.

Mezun olup tekrar Avustralya’ya dönmüş Güven; “Annemle babam ‘Bizim oğlanlar Hediye gibi okumaz, biz onları en iyisi Avustralya’da okutalım’ diye düşünüp dönmeye karar vermişlerdi” diyor. “Gecikmiştim, gittiğimde okullar açılmıştı. Eve yakın bir müzik okulu (Northern Melbourne Institute of TAFE) buldum, gidip koridorunda oturuyordum bazen, ses açıyordum filan. Bir gün, beni orada birkaç kez gören bir hoca, ‘Birini mi arıyorsunuz?’ diye sordu. Ben de ‘Hayır, ama bende bir şey var, size göstermek isterim’ dedim. Ve Yıldız hocanın öğrettiği her şeyi kullanarak ‘Yarim İstanbul’u Mesken mi Tuttun’u söyledim ona. Paralize oldu adam” diye hikâyesini anlatmaya devam ediyor. Paralize adam, ertesi gün arayıp derslerin yarısını alabileceğini söylüyor Hediye Güven’e, üstelik burslu!

Okulu bitirip kendi deyişiyle ‘keşfedilme hayaliyle’ İstanbul’a yerleşiyor Güven. Keşfedilmeden akıp giden zaman önce depresyona, ardından müziği bırakıp öğretmenlik yapma kararı almasına ve son olarak bir akciğer felci geçirmesine sebebiyet veriyor. (Ciğerlerimiz iki poşet içindeymiş, bu poşetler yırtılınca akciğer felci geçiriyormuşuz. Hatta atlarda iki ciğer tek bir poşet içindeymiş ve poşet yırtılınca at ölüyormuş, atın çatlayarak ölmesi aslında buymuş. Bu bilgileri buraya bırakıyorum, lazımsa alabilirsiniz.)

“Çok şükür insanoğlunun ciğerleri iki ayrı poşet içinde” diyor Güven: “Benimkilerin bir tanesi yırtılmış. Sebebini bulamadılar ama bence bu bana vücudumun ‘sevdiğin şeyi yapmıyorsan yaşama’ deme tarzıydı. Sonra iyileştim, bir daha da sevdiğim bir şeyi hiç bırakmadım, sevmediğim bir şeyin yanında da gereğinden fazla kalmadım.” Doktorlar “Sık sık tekrar eder” demişler, 14 yıl olmuş, etmemiş.

Söze, “Bu ölüm tehlikesinden sonra benim utangaçlığımdan eser kalmadı çünkü ne kadar rezil olsan da ölmezsin ya...” diye başlayan Güven, Beyoğlu’nu ‘Basçı, gitarist, davulcu ve piyanist aranıyor’ ilanlarıyla donattığını; ilanlar yoluyla toparladığı grubu Playground ile Roxy Müzik Günleri’nde birinci olduklarını anlatarak devam ediyor.

9-10 yaşında çocuklar

Yarışmanın ödülü olan albümün birtakım sorunlar nedeniyle yayımlanamayışı çok üzmüş Güven’i, “Albüm olsun diye tutturmuştum resmen, o yüzden çok vakit kaybettim. Ne zaman ki tamam bir durayım, müzik yapmaktan keyif alayım dedim o zaman albüm teklifi geldi” diyor. Hediye Güven’in nihayet çıkan ilk albümü ‘Yengeç’, hem İngilizce hem de Türkçe şarkılar içeriyor. “Çoğu 9-10 yaşında çocuklar” dediği şarkıların hepsini kendi yazmış. Tek istisna, babasının vokalde eşlik ettiği ‘Çalın Davulları’. Bu şarkıyı albüme alma nedenini, “Benim bir ev arkadaşım sabah uyanır uyanmaz, tertemiz bir sesle bütün bir Yıldız Tilbe albümünü söylerdi avaz avaz. Bu şarkı da o albümden. Şu nasıl söylüyor, bu nasıl söylüyor derken bütün versiyonlarını dinledim şarkının, sonra dedim ki bunu en güzel babam söyler” diyerek anlatıyor Güven.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulOrta Doğu Teknik ÜniversitesiSamsunmüzik
Görüş Bildir