Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Cevapladığı Oruç ile İlgili En Sık Sorulan 15 Soru

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Ramazan ayı başladı. Her sene olduğu gibi bu sene de oruç konusu ile ilgili kafalara takılan sorular var. Diyanet İşleri Başkanlığı da bu soruları derleyip internet sitesi üzerinden cevaplara yer vermiş. İşte oruç ile ilgili en sık sorulan sorular:

Kaynak

1. Oruçlu iken hayız / âdet gören kadın ne yapar?

Oruçlu iken hayız olan/âdet gören kadının orucu bozulmuş olduğundan yiyip içer. Şu kadar var ki, böyle bir kadın, yiyip içebileceği gibi edeben oruçlu gibi davranmaya devam etmesi uygun olur.

2. Oruçlu kimse akupunktur yaptırabilir mi?

Akupunktur; vücutta belirli noktalara iğne batırmak suretiyle çeşitli hastalıkları tedavi etme metodudur. Akupunktur uygulanması hâlinde, vücudun beslenmesi, gıda alması söz konusu olmadığından, akupunktur yaptırmak orucu bozmaz.

3. Oruçlu kimsenin dişlerini tedavi ettirmesi orucu bozar mı?

Oruçlu bir kimsenin morfinli veya morfinsiz olarak dişlerini tedavi ettirmesi veya çektirmesi orucu bozmaz. Ancak tedavi esnasında, kan veya tedavide kullanılan maddelerden herhangi bir şeyin yutulması orucu bozar.

4. Kan aldırmak orucu bozar mı?

Kan aldırmak orucu bozmaz. Nitekim Hz. Peygamber, ihramlı iken ve oruçlu bulunduğu sırada kan aldırmıştır (Buharî, “Tıb”, 11, “Sayd”, 11, “Savm”, 22). Ayrıca Hz. Peygamber: “Üç şey vardır orucu bozmaz: Kan aldırmak, kusmak, ihtilam olmak” buyurmuşlardır. (Tirmizi, “Savm”, 24)

5. Her gün hap kullanmak zorunda olan hastaların oruç tutmaları gerekir mi?

Hastalık, Ramazan’da oruç tutmamayı mübah kılan özürlerdendir. Bir kimsenin oruç tuttuğu takdirde hastalanacağı, hasta ise hastalığının artacağı tıbben veya tecrübe ile sabit olursa oruç tutmayabilir. İyi olunca da yalnız yediği günler sayısınca kaza etmesi gerekir. Âyet-i Kerime’ de “Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde oruç tutar” buyrulmuştur (Bakara, 2/184). Ömrü boyunca bu durumda hasta olan kişiler ise, her gün için bir fidye verirler. Yoksul ve muhtaç kişilerin fidye vermeleri de gerekmez. Zira dinimizde hiç kimse, gücünün üstünde bir sorumlulukla yükümlü tutulmamıştır.

6. Burun damlası kullanmak orucu bozar mı?

Tedavî amacıyla burna damlatılan ilacın bir damlası, yaklaşık 0,06 cm3’tür. Bunun bir kısmı da burun çeperleri tarafından emilmekte olup, çok az bir kısmı ise mideye ulaşmaktadır. Bu da, dinî açıdan abdestte ağza su vermede olduğu gibi af kapsamında değerlendirildiğinden orucu bozmaz.

7. Kusmakla oruç bozulur mu?

Kendiliğinden kusmakla oruç bozulmaz. Ancak kişinin kendi isteği ve müdahalesiyle meydana gelen kusma, “ağız dolusu” olması halinde orucu bozar.

8. Diş fırçalamak orucu bozar mı?

Diş fırçalamakla oruç bozulmaz. Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur ve kazası gerekir. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsaktan önce ve iftardan sonra fırçalanması uygun olur.

9. Unutarak yemek, içmek orucu bozar mı?

Unutarak yemek, içmek orucu bozmaz. Peygamber Efendimiz, “Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allâh yedirmiş, içirmiştir” buyurmuştur (Buhari, “Savm”, 26). Unutarak yiyen içen kişi, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkar ve orucuna devam eder. Oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra yeme içmeye devam eden kişinin orucu bozulur.

10. Oruçlu iken boy abdesti almak / banyo yapmak orucu bozar mı?

Ağız veya burundan su yutulmadıkça yıkanmakla veya gusül abdesti almakla oruç bozulmaz. Nitekim Hz. Aişe ile Ümmü Seleme validelerimiz, Peygamberimiz (s.a.s.)’in Ramazanda imsaktan sonra boy abdesti almış olduğunu haber vermişlerdir (Buhârî,”Savm”, 25).

11. İhtilam olmak, cünup olarak sabahlamak oruca zarar verir mi?

Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak orucu bozmadığı gibi, gusletmeyi geciktirerek cünüp olarak sabahlamak da oruca bir zarar vermez. Ancak, zorunlu bir durum olmadıkça hemen boy abdesti alınmalıdır.

12. Cünup iken sahur yemeği yenebilir mi, oruca niyet edilebilir mi?

Cünup olan kimsenin elini, ağzını yıkamadan yiyip içmesi uygun görülmemiştir. Ancak elini, ağzını yıkadıktan sonra, boy abdesti almadan sahur yemeği yemesinde bir sakınca yoktur.

13. Akşamleyin yatmadan önce yemek yiyip oruç tutmaya niyet eden kişi gece uyandığında henüz imsak vakti girmeden yemek yiyip su içebilir mi?

İmsak, sabah namazının girişini ve orucun başlama vaktini ifade eder. Oruç tutacak kişinin bu andan itibaren yeme içmeye son vermesi gerekir. Ancak, oruca niyet zaman ile oruca başlama zamanının çakışması şart olmadığı için daha önceden de niyet edilebilir. Bu itibarla, yatmadan önce yemek yiyip oruç tutmaya niyet eden kişi, geceleyin uyandığında imsak vaktine kadar yiyip içebilir.

14. Sahurda ezan bitene kadar yemek yenilebilir mi?

İmsak vakti ezan ile değil, tan yerinin ağarması ile başlar. Bu sebeple ezan okunsun okunmasın imsak vaktinin başlaması ile yeme içmeye son vermek gerekir. Ezanın imsak vaktinden önce okunması, ezanla birlikte oruca başlamayı zorunlu kılmadığı gibi, ezanın geç okunması hâlinde de imsak vaktinin girmesinden sonra yiyip içmek mübah olmaz.

15. Bozulan nafile orucun kaza edilmesi gerekir mi?

Nafile oruç, Ramazan ayının dışında tutulan oruçtur. Nafile de olsa, başlanan bir ibadetin tamamlanması gerekir. Bu nedenle diğer nafile ibadetlerde olduğu gibi, bozulan nafile orucun da, kaza edilmesi gerekir. Kaza orucu tutmakta olan kişinin de bu orucu bozması durumunda yine kaza gerekli olup, kefaret gerekmez.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nmtyldz

Gayet net ve güzel bir çalışma olmuş . Allah / tanrı / kaainatın sahibi / ''bir güç'' .... Bir yaradanın varlığına inanan herkes bir şekilde isim vermiş o yaradana , dinen veya kendince ..... Bunu yargılamak kimseye düşmez ; hele ki kutsal kitaplarla , peygamberlerle dalga geçmek , dinde kutsal olarak kabul görülen maneviyatları alay konusu etmek kimin haddinedir ? Ateis , deist vb . olabilirsin ama insan olanın her inanca saygısı olması gerekir. Aşağıdaki bazı yorumlar çok çirkin ve hadsiz. İnanmamakla terbiyesizliği , saygısızlığı karştırmayın lütfen...

dooaannn

Boş işler bunlar.. Ortaçağda düşünülmesi gereken şeyler..

aydemir_burak

gecenin 3 de zifiri karanlıkta sabah ezanı okunduğu için bu hıyarağası diyanetçileri değil tan yerini takip edin

sinan-aydin2

Erkek, istemi dışında cünüp olursa orucu bozulmuyor fakat kadın regl olunca orucu bozuluyor. Bir yanlışlık var sanki. Din bu kadar akla ve mantığa ters olamaz.

nmtyldz

erkek istemi dışında cünüp olursa orucu bozulmaz fakat gusül abdesti gerekir , abdesti alır ve orucuna devam eder ; kadınların çoğu regl olacağı günü hatta saati bile bilmektedirler ; evet istem dışı olan birşey ama her ay olacağını bildiğimiz birşey sonuçta; regl olunduğunda zaten abdest kabul görmediğinden cünüp sayılırız ve oruç bozulur.

madman1988

Allah'ın dinini tanınmaz hale getirdiler. İslamı ne helal ne haram dini haline getirdiler. 'İslam alimleri' kesinlikle hayatın içinden konuşmuyorlar. Kendilerine ayrı bir dünya kurmuşlar bu haram şu helal başka bir şey konuşmuyorlar. Oysa Allah Kuranda sakın dilinizi eğip bükerek bu helal şu haram demeyin Allah size ne helal ne haram onu açıklıyor zaten demesine rağmen. Aslında bu problem Kuranı eksik bir kitap olarak düşünmekten kaynaklanıyor. Kuran ile hayat arasında simetrik bir çizgi yok, asimetrik bir bütünlük var. Yani Kuran ile hayat arasındaki ilişki sağ el ile sol el arasındaki ilişki kadar tamamlayıcı sınırları belirsiz ve asimetrik bir bütünleyicilik içerisindedir. İnsanların kafasını karıştıran şey bu. Bunu anlamadıkları için ısrarla Kuranı kategorik hale getirmeye çalışıyorlar.

madman1988

Oysa Kuran çoğu yerde sınırlarını kırmızı çizgilerle belirlemez. Direk proje üzerinde hayat üzerinde çalışır. Zira en iyi öğrenme metodu da budur. Konular kategorik değil analitik dağıtılmıştır. Bu yüzden bilmeyen veya ilk defa okuyan biri için Kuran dağınık bir kitap gibi görünebilir. Ama Kuran bunu özellikle yapmıştır. İnşa etmeye çalıştığı zihin kategorik, sınıflara, parçalara ayırıcı değil fakat analitik ve mümeyyiz(=seçici), birleştirici ve tözel(=ilişkili) bir zihindir. Çoğu 'İslam aliminin' Herhangi bir kitap okuduğu falan da yok. Çoğu sisteme biat etmiş durumda. Eğitim sağlık politika ekonomi hakkında herhangi bir fikirleri yok. Oysa çağı okumadan adaletli olmak mümkün değil. Kuran insanı adil olmaya davet ettiği halde. Çoğu 'alimin' Kuranın ruhunu anladığını da sanmıyorum.

baris-karaturk

Yazınız çok güzel.

madman1988

teşekkür ederim;/

ohyes

çok mantıklı ve akılcı yorum, düşüncelerine sağlık.

Görüş Bildir