Dilin Derin Devleti: 'Argo'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Dilin Derin Devleti; Argo

Argo konusunda da oldukça zengin bir coğrafyada yaşıyoruz. Gazeteci Taşkın Su, bugünlerde çıkan sözlük çalışması ‘Seks Argosu’nda günlük yaşamımızda kullandığımız 2 bin argo kelime ile deyimi derlerken, söz konusu zenginliği gözler önüne seriyor. Su’yla sözlüğünü konuştuk, argonun işlevlerine ve tarihine baktık...

“Argo dilin gizli örgütüdür” diyor Hulki Aktunç. Kendisi, ‘Tanıklarıyla Türkçenin Büyük Argo Sözlüğü’ adlı çalışmanın hazırlayıcısı. Bugün bu alanla ilgili bir konu açıldığında, bir çalışma yürütüldüğünde bu en büyük ‘bilirkişiye’ saygı göstermeden, onun adını anmadan, referans vermeden olmaz.

AKŞAM Gazetesi yazıişleri kadrosundan gazeteci Taşkın Su da, Marjinal Kitap’tan çıkan yeni çalışması ‘Seks Argosu’dan, ‘sözlükçülerin piri’ dediği Aktunç’a gönderme yaparak bahsediyor; “Argo bir gizli örgütse, bir nevi derin devletse, seks argosu bu gizli örgütün en faal hücresidir...”

GÜNLÜK YAŞAMDAN 2 BİN MADDE

Su’nun çalışması; edebi metinlerden yararlanan Aktunç’unkinden farklı olarak daha çok günlük yaşamdan derlenmiş tanıklıklara dayanıyor. Karı-kocanın yatak odası muhabbetleri, erkek ya da kadın eşcinsellerin üye olduğu partner bulma sitelerindeki yazışmalar, erotik itiraflara yer veren internet siteleri, pornografik bloglar, 900’lü hatlar, Haydar Dümen’e gelen mektuplar, gazete ve dergiler, filmler, diziler ve hatta ‘genel izleyici’ etiketli televizyon programları...

2008’den beri bu kelimeleri, cümleleri biriktiriyormuş Su. Biriktirdikçe karşısına yenilerinin çıktığını, uçsuz bucaksız bir alanla karşılaştığını söylüyor. Artık bir yerde toparlayıp sözlüğü yayınlamak gerektiğine karar verdiğinde, toplam 2 bin maddelik bir çalışma ortaya çıkmış.

Malum, argo erkek egemen bir alan. Buna karşın Su, kadınların lügatının da epey geniş olduğunu görmüş; “Kadınların ürettiği argo da zengin ve zekice. Payvondaki, genelevdeki kadının seks argosuna kattığı kelimeler de var, gün yapıp kısır yiyen teyzelerin de... Mesela ‘Çağlayken çaldırmak’ Ayşe-Fatma teyze menşeilidir. Bekaretin küçük yaşta kaybedilmesi anlamına gelir.”

ARGO, KÜFÜR DEĞİLDİR

Burada bir konuya değinmem gerekiyor. ‘Argo’ çoğunlukla ‘küfür’le karıştırılan, onunla eşdeğer görülen bir kavram. Fakat aslında ikisi çok farklı şeyler. Argo bireysel psikolojinin bir ürünü değil her şeyden önce; topulumda yaşayan bir grubun ortak yaratısı... Temelini grup ilişkileri, dil ve etkileşim meseleleri oluşturuyor. Var olabilmesi; konuşulması, anlaşılması için bir grup aideyeti gerekiyor.

Küfürse toplumun tamamı tarafından anlaşılan bir dil ürünü. Örtülü ve mecazi bir yanı yok; söylenir söylenmez etkisini gösteriyor, tepki çekiyor. Zira amaç hakaret etmek ve hakaret mesajını en anlaşılır biçimde iletmek. Oysa argonun niyeti hakaret etmek değil; grup ilişkilerini özelleştirmek, güçlendirmek, mizahı ya da kara mizahı kullanarak ifadeyi zenginleştirmek...

ARGONUN BEŞİĞİ ANADOLU

Aslında argonun bu topraklardaki zenginliğini yansıtan çalışmaların köklü bir geçmişi var. Örneğin Kaşgarlı Mahmut’un 11. yüzyılda yazdığı Divan-ı Lügatit Türk’te öğreniyoruz ki; o zamanlarda kadının cinsel organına ‘dilak’, erkeğinkine ‘yırtmaç’ deniliyormuş. ‘Sevgili’ içinse biraz ‘tuzak’, biraz ‘oyuncak’ anlamına gelen kelimeler kullanılırmış.

16. yüzyılda ‘kadınların vibratörle doyuma ulaşması’ anlamına gelen ‘ağaç urmak’ deyimi dillerde dolaşırken, mastürbasyon yaparken kullanılan tükürüğe ‘ağız yari’ denildiğini Deli Birader, ‘Kitabı-ı Dafi’ül Gumum’ adlı eserinde anlatıyor.

Osmanlı topraklarında argonun nasıl bir altın çağ yaşadığını detaylarıyla anlatan isimlerden biri de Evliya Çelebi. Seyahatname’yi okuyunca 17. yüzyıl argosunun zenginliğini görüyorsunuz.

Örneğin cinsel açıdan arzulanan kişilere ‘kasık mancası’ deniliyormuş. Gelinlik çağına gelmiş tombul kızlara ‘duledar’, yaşlı adama ‘kokonos’, genç ve cinsel açıdan aktif adama ‘küçük çük birader’ denildiğini Çelebi’den okuyoruz.

Su, özellikle içsel ve dışsal baskıların yoğunlaştığı zamanlarda argonun üretiminin canlandığını, günümüzde de böyle bir dönemden geçtiğimizi söylüyor.

Daha önce ‘Futbol Argosu’, ‘Asker Argosu’, ‘Kadın Argosu’ gibi sözlük çalışmalarına imza atan gazeteci Filiz Bingölçe’ye, ‘müstehcenlik’, ‘genel ahlâka aykırılık’ gibi gerekçelerle açılan davaları hatırlatıyoruz Su’ya; “Burası Türkiye... Her şey olabilir. Birileri beni bir şeyle suçlarsa ‘ağır tahrik’ altında olduğumu söylerim” diyor.

Argoda listebaşı; cinsel organlar, pozisyonlar ve mastürbasyon...

“Erkek ve kadın cinsel organları için üretilen argo kelimeler sayı bakımından liste başında” diyor Taşkın Su; “Cinsel pozisyonlar için üretilmiş kelimeler her iki cinste de neredeyse ortak ama zengin. Mastürbasyonla ilgili türetilen kelimeler de fazlaca yer kaplıyor. Aşk da var ama seks daha çok...”

Su, çalışmasını hazırlarken ilginç bulduğu kelimeleri, deyimleri şöyle sıralıyor;

  • Toprakla dolacağına etle dolsun: Ölmeden cinsel ilişki yaşamak gerektiğini anlatmak için söylenir. Cinsel ilişkiyi övmek için kullanılır.

  • Donu bende: Bir kimseyle daha önce cinsel ilişki kurduğunu anlatmak için söylenir.

  • Boğaz tokluğuna: Evli kadının rutin cinsel ilişki yaşamını anlatmak için kullanılır.

  • Flamingo duruşu: Genelevde çalışan kadınların müşteri çekebilmek için yaptıkları cilveli hareket.

  • Çanak anten: Erkek eşcinsel.

  • Kaçak inşaat: Kadında ya da kızda olağandan daha büyük göğüsler.

  • Sperm kenefi: Prezervatif.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınCinsellikEşcinselKitapaşkfutbol
Görüş Bildir