Dilek Doğan Son Yolculuğuna Uğurlanıyor...

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

18 Ekim tarihinde Sarıyer'deki evinde polisin silahından çıkan kurşunla ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede dün gece yaşamını yitiren 25 yaşındaki Dilek Doğan için Sarıyer Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Boğaziçi Cemevi'nde tören düzenlendi. Doğan'ın cenazesi, törenin ardından defnedilmek üzere memleketi Maraş’a uğurlandı. 

Küçükarmutlu’daki evine arama gerekçesiyle giren polis tarafından vurulan ve 1 hafta süreyle yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybeden Dilek Doğan bugün son yolculuğuna uğurlandı.

Doğan'ın cenazesi gece yakınları tarafından Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak Fatih Sultan Mehmet Mahallesindeki cemevine getirildi. 

Doğan için öğlen saatlerinde cenaze töreni düzenlendi. Törene Dilek Doğanın babası Metin Doğan, annesi Aysel Doğan, ağabeyi Emrah Doğan'ın da bulunduğu aile fertleri , yakınları ve Doğan'ın arkadaşları katıldı.

Doğan'ın cenazesi düzenlenen törenin ardından memleketi Kahramanmaraş'a gönderildi.

Doğan'ın ailesi tören öncesi taziyeleri kabul etti. Törene katılanlar tarafından kısa süre slogan atıldı. Cemevi bahçesine kırmızı bez ile sarılı üstü açık bir şekilde çıkarılan Doğan'ın cenazesi başında sevenleri ve ailesi gözyaşı döktü. Yapılan tören ve saygı duruşunun ardından Doğan'ın cenazesi yeniden cem evi morguna kaldırıldı. Tören sırasında tabut başında kırmızı flamalı ve tek tip kıyafetli kadınlar nöbet tuttu.

Ne olmuştu?

25 yaşındaki Dilek Doğan, evlerinde arama yapan polis tarafından vurularak ağır yaralanmıştı. 

Dilek Doğan'ın annesi Aysel Doğan, yaşananları şöyle anlatmıştı:

"Polisler eve ayakkabı ile girdi. Kızım da 'galoş giyin, sonra girin' deyince tartışma çıktı. Silah sesi duydum ve kızım yere yığıldı. Kızımız vurulduktan sonra polislerle itiş kakış yaşadık. Sonra hastaneye getirdik kızımı. Benim kızım canlı bomba değil. Canlı bomba olsa evde mi yatar, neden vurdular?"

Baba Doğan ise "Evimize 4 polis ayakkabılarıyla girdi. Kızımı vuran polise 'galoş giyin' dedik. Onlar da 'giymeyiz' dediler. Sonra silahı bize doğrulttu. Bir anda kızımı vurdular. Kızımı öldü zannettim. Polisler panikleyip dışarı kaçmaya başladılar. Evde kesinlikle bir çatışma olmadı. Kızımız vurulduktan sonra polislerle itiş kakış yaşadık. Benim beş tane çocuğum var. Dilek benim tek kızım. Umarım sağlığına kavuşur" sözleriyle yaşananları aktarmıştı.

Emniyet kaynakları, Dilek Doğan’ın, Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nda "şüpheli" sıfatıyla kaydının olduğunu açıklamıştı. Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik'in ise bu kaydın bulunduğu soruşturmanın, Doğan vurulduktan sonra açıldığını öne sürmüştü. Timtik, “Sabah saat 4'te Dilek vuruluyor. Sonra da soruşturma başlatılıyor. Bu, polisin kendisini kurtarma operasyonu olarak görülebilir” demişti.

Dilek Doğan’ın vurulmasına ilişkin başlatılan soruşturmada, operasyona katılan polislerin ifadesinin alınmasına başlanmıştı.

DHA

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

KahramanmaraşPolisTerörkadınlar
Görüş Bildir