Derdini Seven Adam, Hekimoğlu İsmail

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Derdini Seven Adam, Hekimoğlu İsmail

Hekimoğlu İsmail'in bizzat kendisiyle, çocukları ve kader birliği yaptığı yakın dostlarıyla gerçekleştirilen Burç FM'deki 'Hekimoğlu İsmail Konuşmaları' isimli röportaj/ sohbet dizisinden derlenen kitap dört bölümden oluşuyor. Kitabın sonunda yer alan ve Hekimoğlu'nun kendi el yazısıyla resim altı notlarının bulunduğu albüm bölümünde ise Derdini Seven Adam'ın hayat serüvene dair ilk kez yayınlanan 24 fotoğrafa yer verilmiş.

En çok satan, en çok okunan meşhur romanların o bilindik derin ve boğucu felsefeler yapan ünlü yazarı yok Derdini Seven Adam'da. Yazıyı ve sözü, nesillere ışık tutmak için bir araç olarak gören, inanan, inandığı gibi yaşayan, yaşayıp sonuçlarını gören, hayatı ve hadiseleri okuyan, hayattan ders çıkaran çalışkan, samimi ve örnek bir insan portresi var.

Küçük yaşlarda memleketi Erzincan'da meydana gelen depremde göçük altından kurtulmasıyla adeta ikinci kez hayata gelmiş Ömer Okçu. Sonrasında Zırhlı birliklerde başlamış askerlik mesleğine... Ardından büyük bir arayış ve sonunda kendini keşfedişle devam etmiş. Hekimoğlu'nun dava serüveni de işte bu dönemde başlıyor. O kendini keşfettikçe milletinin yitik hazinesinden cümleler akmaya başlamış gönlüne. Başvurduğu her kapı, yolunu, çağın dertlisi Bediüzzaman Said Nursi ve eserlerine çıkarmış. Bediüzzaman Hazretleri'nin işaretiyle resmi görevi için gittiği Amerika'ya Risale-i Nurlar'ı götürmüş, Nurlar'ın avukatı Bekir Berk'e şoförlük yapmış.

Hekimoğlu isminin bilinir hale gelmesi ise yazarlığı sayesinde olmuş. Minyeli Abdullah gibi Türk edebiyatı klasikleri arasına giren bir romanın yazarı Hekimoğlu İsmail. İslâm'da roman var mı yok mu tartışmalarının yapıldığı bir dönemde, sıkıyönetimin en çetin yıllarında kaleme aldığı bu romanla milletinin derdine tercüman olmuş.

Askerlik mesleğinden emekli olduktan sonra da sürekli yazan, kitaplarıyla, gazete köşeleriyle ve Anadolu başta olmak üzere dünyanın değişik yerlerinde verdiği konferanslarla çağına seslenen gür bir sada Hekimoğlu.

24 saatin her anını dolu dolu yaşayan bu yazarın yazmaktan ve bıkıp usanmadan çalışmaktan muradının ne olduğunu anlamak için kendi cümlelerine müracaat etmekte fayda var:

"Ben bu romanları büyük yazar olmak için, büyük adam olmak için, çok para kazanmak için yazmadım. Bunların hepsi benim inlemelerimdir. Bu milletin feryadını yazmaya gücüm yetmiyor. Ancak inlemeleri yazabiliyorum. Umarız feryatları yazan büyük yazarlar çıkar."

Evet, Hekimoğlu, lüks bir hayat yaşama imkânına sahipti ama yapmadı. Varıyla yoğuyla milletinin imanına sahip çıktı, dünya ile milleti adına hesaplaştı. Yazdı, söyledi, yeni yazarları yetiştirdi, yolda kalanların elinden tuttu, çalışmayı, sabrı ve iyiliği tavsiye etti. İslam dünyasının batı karşısındaki durumuna dertlendi, sorunlara çare olmak için hayatını ortaya koydu.

Hekimoğlu İsmail, üzerinde konuşulmaktan ziyade örnek alınacak ve takip edilecek bir sima. Onu daha yakından tanımak isteyenler, onunla ilgili pek bilinmeyen hatıralara ilk kez tanık olmak isteyenler için 'DERDİNİ SEVEN ADAM HEKİMOĞLU İSMAİL' arşiv niteliğinde bir eser.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BurçKitap
Görüş Bildir