Derdini Anlatabilecek Kadar İngilizce Biliyor musun?

-

Birçoğumuz İngilizcemizi geliştirmek için harıl harıl dil bilgisi çalışıyor, yeni kelimeler öğrenmek için türlü türlü yöntemler deniyoruz. Ancak iş pratiğe dökülünce çuvallayabiliyoruz. Bu testte derdini İngilizce anlatabiliyor musun onu göreceksin.

1. Hadi başlayalım. Diyelim ki bir turist geldi ve adres sordu. Turiste önce sola, sonra tekrar sola dönmesini hastaneyi görünce dümdüz yürümesi gerektiğini nasıl anlatırsın?

Left, left, see the hospital, go straight.
Firstly you have to turn left twice, when you see the hospital it's over there.
Turn left turn right. Everything's gonna be alright.
I am also a tourist.

2. Diyelim ki yabancı birisinden hoşlandın ve anladın ki o da sana karşı pek boş değil. Onu bir şeyler içmeye nasıl davet edersin?

Are you cola?
Would you mind if I order you a cup of coffee?
What about having some drink?
I... You... Together... Tea drink?

3. Yurt dışında tatildesin ve cüzdanını çaldırdın. Polise durumu nasıl anlatırsın?

My wallet is lost!
My wallet is stolen!
No money!
My money is go.

4. Yurt dışı tatilinde gangsterler tarafından kaçırıldın. Fidye olarak büyük miktarda para istiyorlar ama bu at hırsızı tipli elemanlara para kaptırmaya niyetin yok. Ne dersin?

Please, leave me and take the money.
Who are you? Who?
My family is an aşiret. They will find you.
Do you know who I am?

5. Sevgilini seni aldattığı için terk ettin. Bitik durumdasın. Yabancı arkadaşın niye kötü olduğunu sordu. Durumu nasıl anlatırsın?

He/she left me.
I left him/her because he/she decieved me.
He/she left me then turn right then go straight. It's over there.
He/she is dead for me now...

6. Hoşlandığın biriyle Instagram'da karşılıklı takipleşmek istiyorsun. Bunu nasıl söylersin?

Like 4 like?
Can you add me on Instagram?
Follow 4 follow?
Can you block me on Instagram?

7. Bir mağazada bir kıyafeti çok beğendin ama fiyatı tuzlu geldi. Nasıl pazarlık yaparsın?

This is my all money. Please make a discount.
Put that price down you son of a bitch!
C'mon! Make a beauty.
This is a lot. Go down go!

8. Bir belge almak için resmi daireye gittin ama oradaki memur o kadar hızlı konuşuyor ki anlamıyorsun. Yavaş konuşmasını nasıl nasıl rica edersin?

Can you repeat please?
Faster! Faster!
Can you speak more slowly please?
Ok.

9. Yabancı arkadaşına Bağdat parçasını dinlettin. O da "Bağdat'ı iki gözüm kapalı bulabilirim." sözlerinin karşılığını sordu. Nasıl çevirirsin?

I close my two eyes and find Baghdad.
I can find Baghdad blindfolded.
I can find Baghdad with my two close eyes.
I can find Baghdad easily.

10. Bir arkadaşına gereksiz yere atar gider yaptığını fark ettin. Özür dileyip bir daha yapmayacağını nasıl söylersin?

I'm sorry.
I'm sorry. It won't happen again.
I'm sorry but it may happen again.
Please, forgive me.

11. Geldik son soruya. Yabancı bir arkadaşınla yaşadığın mahallede dolaşıyorsun. O da sana gördüğü dükkanın sloganının ne anlama geldiğini soruyor. Arkadaşını şoka sokmadan nasıl anlatırsın?

They say that I don't put it into my mouth but when they taste it they it löplöply.
They say that I don't take it but löp löp they eat it.
First they don't like it but they love when they taste it.
They don't take it but they eat it.

Obama kadar iyi İngilizce biliyorsun!

Verdiğin yanıtlara göre koltuğunu devretmeye hazırlanan Amerika Birleşik Devletleri başkanı Barack Obama kadar iyi İngilizce biliyorsun. Birebir çevirinin her dilde aynı şeyi ifade etmeyeceğini öğrenmiş, İngilizce'nin mantığını çözmüşsün. O yüzden kendini zorlamadan ifade edebiliyorsun.

Yabancı sevgili yapacak kadar İngilizce biliyorsun!

Verdiğin yanıtlara göre yabancı sevgili yapacak kadar İngilizce biliyorsun. Evet bazı noktalarda söylemek istediğini %100 ifade edemeyebiliyorsun ama bu ileride iyi çalışırsan %100 yapacak potansiyelinin olduğunu göstergesi. Zorunda kalınca kendini kurtarabiliyorsun. Çalışmaya devam!

Acun Ilıcalı kadar İngilizce biliyorsun!

Verdiğin yanıtlara göre Acun Ilıcalı kadar İngilizce biliyorsun. Karşı tarafa istediğin soruları sorabiliyorsun. Diyalog olağan giderse gayet güzel cevaplar verebiliyorsun ama iş rutinin dışına çıkınca sıkıntı çekebiliyorsun. Telaffuz olayını çözersen derdini anlatabilecek kadar İngilizce biliyorsun diyebiliriz.

Fatih Terim kadar İngilizce biliyorsun!

Verdiğin yanıtlara göre Fatih Terim kadar İngilizce biliyorsun. Tamam heveslisin, kullanmak istiyorsun ama olmuyor. Bir şeyler oturmuyor. Nasıl diyelim. Her şeyin birebir karşılığını çevirince karşındaki için aynı şeyi ifade etmeyebiliyor ama seni de suçlayamayız. It's the İngilizce, that's the İngilizce. What can you do? Sometimes...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
blackened8

obama kadar biliyorum

ece-dandik

My family is an aşiret nedir:D

ece-dandik

obamakadar

melisa-luleci

yabancı sevgili yaparsıjn

beyzanur-

Obama kadar iyi İngilizce biliyorsun! Obama kadar iyi İngilizce biliyorsun! Verdiğin yanıtlara göre koltuğunu devretmeye hazırlanan Amerika Birleşik Devletleri başkanı Barack Obama kadar iyi İngilizce biliyorsun. Birebir çevirinin her dilde aynı şeyi ifade etmeyeceğini öğrenmiş, İngilizce'nin mantığını çözmüşsün. O yüzden kendini zorlamadan ifade edebiliyorsun. İngilizce notumun 100 olmasının nedeni de bu herhalde

Başlıklar

Acun IlıcalıAmerika Birleşik DevletleriBarack ObamaFatih TerimInstagramdil bilgisimemur
Görüş Bildir