Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Başbakan Gözyaşlarına Hakim Olamadı

 > -

Demokratikleşme Paketini 1-2 Haftaya Açıklayacağız

Demokratikleşme Paketini 1-2 Haftaya Açıklayacağız

Ülke TV’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, Suriye kriziyle ilgili olarak ‘İran bizi anlamadı, hala anlamıyor’ dedi

T24

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ülke TV’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

"Suriye’deki süreç 2 buçuk yılı buldu. Esed denilen bu adam şu anda babasını 3-4’e katlamış vasiyette. Babası bir Humus’ta bir diktatör, bir katil olarak tarihe geçti. Oğlu bir kayıptır. Suriye’nin her tarafında havadadan tutup karaya kadar saldırı düzenleniyor.

Humus’ta 40 bin insan ölmüştü, şu anda Suriye’de 100 bin kişi öldü. Dünkü olay Humus’u unutturur gibi oldu çünkü onların resimlerini bu denli görememiştik. Dün evimizde bu çocukların halini gördüğümüzde, vicdanı olan zerre kadar insanlıktan nasibini alan şu tablodan bir şeyler çıkarması lazım.

Dünyada ben şu anda iki değerlendirmeyle karşı karşıyayım. Bunlardan biri dünyayı yönetenler ikincisi yönetilenler. Yönetenlerin tavrı nedir, yönetilenlerin tavrı nedir.

Dünkü olaylarla alakalı olarak, bu yavruların o cansız bedenlerini gördüğümüz zaman, gözyaşlarınızı dindirebilmek mümün değil. Bunu o kimyasal silahlarla, bazıları hala buna yorum getiriyor. Şöyle mi böyle mi. Çok açık net her şey ortada. BM, çeşitli uyarılardan sonra İngiltere’nin başvurusuyla toplandılar, herhangi bir açıklama ciddi manada yok. Aynı şey Mısır için de oldu. Sağdan soldan değişik yerlerden sıkıştırarak BMGK’ni bir toplantıya çağrılmasını sağlayabildik, orada da yine Mısır’la ilgili bir karar çıkmadı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kesinlikle, bir reforma tabi olmalı. Dünyada BMGK’den şikayetçi olanlar varsa, bir defa BMGK adil bir çizgiye getirilmesi gerekir.

İran bizi anlamadı, bugün hala anlamıyor. Hama, Humus katliamında merhum (İran’ın eski ruhani lideri) Humeyni aylarca Hafız Esad’a randevu vermedi. Katliamlardan dolayı vermedi. Ama şu anda aynı anlayışı göremiyoruz."

Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert' in demorkatikleşme paketindeki gelişmeleri sorması üzerine Erdoğan, "Demokratikleşme paketini bir iki hafta içinde, belki Meclis açıldıktan sonra, belki önce açıklayacağız" dedi.

Devamı geliyor...

Haberin Tamamı İçin:

Başbakan Gözyaşlarına Hakim Olamadı

Ülke TV'de 'Sıradışı Özel' programına katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mısır'da darbecilerin şehit ettiği Muhammed Biltacı'nın kızı Esma'ya yazdığı mektubun okunması esnasında gözyaşlarına engel olamadı.

Haberin Tamamı İçin:

Kimyasal Saldırı Çok Açık Net Ortada

ANKARA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Şam'daki kimyasal silah saldırısına ilişkin, "Dünkü olaylarla alakalı olarak orada bu yavruların o cansız bedenlerini gördüğümüz zaman hakikaten göz yaşlarınızı dindirebilmek mümkün değil. Bunu o kimyasal silahlarla nasıl öldürülür. Bazıları buna hala yorum getiriyor, şöyle mi, böyle mi? Nesi şöyle böyle canım burada ne mermi var, ne kan izi var, ne barut var, hiçbir şey yok. Çok açık, net her şey ortada" dedi.

Erdoğan, Ülke TV'nin canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

"Dün Suriye'de adeta balık gibi çırpına çırpına can veren çocukları, bebekleri gördük. Yeni güne başlayamayan yüzlerce çocuk gördük. Bu gerçekten hem toplumumuzu, hem dünyayı, insafı ve vicdanı olanları ciddi derecede rahatsız etti. Nereye gidiyor Suriye?" sorusu üzerine Erdoğan, öncelikle Suriye'deki bu sürecin 2,5 yılı bulduğunu ve gelişmelerin gerçekten insan havsalasının alacağı bir çerçeve içerisinde yürümediğini söyledi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Esed denilen bu adam babasının yaptığı zulmü şu anda üçe, dörde katlamış vaziyette. Hama, Humus'ta babası bir zalim olarak tarihin kayıtlarına geçti, bir diktatör olarak, bir katil olarak tarihin kayıtlarına geçti ama evladı şu anda babasını aratır hale geldi. Hama, Humus tarihte bir kayıttır. Şimdi artık Suriye'nin her tarafında havadan bombalamadan tutunuz da füzelere varıncaya kadar çok ciddi ölümler söz konusu. Hama, Humus'ta malum 40 bin insan öldürülmüştü. Burada ise şu anda 100 bini aşmış durumda. Bu 100 bini dün sabahki olay bize adeta unutturur gibi oldu. Çünkü onların bu denli resimlerini, kayıtlarını gerçekten görememiştik. Dün o çocukların halini gördüğümüzde biz evimizde nasıl perişan olduysak gerek eşim, gerek çocuğum hepberaber, aynı şekilde inanıyorum ki zerre kadar vicdanı olan, zerre kadar insanlıktan nasibini almış olanlar da herhalde bu tablodan onlar da bir şeyler çıkarması lazım."

Erdoğan, "Dünkü olaylarla alakalı olarak orada bu yavruların o cansız bedenlerini gördüğümüz zaman hakikaten göz yaşlarınızı dindirebilmek mümkün değil. Bunu o kimyasal silahlarla nasıl öldürülür. Bazıları buna hala yorum getiriyor, şöyle mi, böyle mi? Nesi şöyle böyle canım burada ne mermi var, ne kan izi var, ne barut var, hiç bir şey yok. Çok açık, net her şey ortada" diye konuştu.

Birleşmiş Milletler'in çeşitli uyarılardan sonra İngiltere'nin de başvurusuyla dün toplandığını anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Herhangi bir açıklama ciddi manada yok. Aynı şey Mısır için de oldu. Sağdan soldan değişik yerlerden sıkıştırarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin toplantıya çağrılmasını sağlayabildik. Orada da yine Mısır ile ilgili bir kınama dahi çıkmadı. Bu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kesinlikle bir reforma tabidir. İşe nereden başlayacak dersek, başlamamız gereken yer aslında dünyada hakikaten Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden şikayetçi olanlar varsa bunun üzerinde çok değişik kampanyalar yürütmek suretiyle bir defa Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin adil bir çizgiye getirilmesi gerekir."

"Biliyorsunuz birkaç yıldır reforme edilmesine yönelik başlattığım bir uluslararası kampanya var" diyen Erdoğan, gittiği her demokrasi konferansında bunu anlattığını, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmalarda bunu defaatle dile getirdiğini anımsattı. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Geçenlerde gazeteci arkadaşlardan iki kardeş beni ziyarete geldi. Turgay ve Yıldıray kardeşler, bir kampanya başlattıklarını söylediler, 'dünya 5'ten büyüktür' diye. Ben de gayet güzel bir slogan dedim. Şu anda dünya 5'ten değil dünya 1'den büyüktür. Çünkü bir kişi dahi bütün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini kilitleyebiliyor. Şu anda iki kişinin kilitlediği gibi. Yani Rusya ve Çin malum kilitliyor. 'Hayır' dedi mi bitti iş, yapabilecek hiçbir şey yok. Bir taraftan bakıyorsunuz dünyanın işte 5 daimi üyesinin bir tanesinin lideri diyor ki 'ben Beşşar'ın avukatı değilim, değiliz' öyle diyor. Tamam ama görüyorsunuz ortada bir gerçek var, 100 bini aşkın insan öldürülmüş vaziyette. Buna karşı bir duruş olmayacak mı? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, Birleşmiş Milletlerin görevi dünya barışına katkı değil midir, bunun için kurulmadı mı, aslolan bu değil mi? 'Savaşlara son' diyen kuruluş atılması gereken adımlar için burası öncü olmayacak mı. Hem bunu söylüyorsunuz hem bu adımları atmıyorsunuz. Bu nasıl insaftır, bu nasıl vicdandır? Doğrusu ben dün sabahtan itibaren birçok ülkenin liderlerini aradım, hala aramaya devam ediyorum aynı şekilde Dışişleri Bakanı'mı Avrupa'ya gönderdim. Bu sabahtan itibaren Almanya'dan başladı."

Afrika gidiyor. Orada fakirlik aldı başını gidiyor Somali'ye Birleşmiş Milletlerin bir dahli olabildi mi? Olamadı. Eritre'de, Etiyopya'da, nerede? Yok. Her yerde, Nijer'de bakıyorsun, Gana'da bakıyorsun, gittik, gezdik, gördük oraların halini felaket. Hiçbir yerde bunları görmek mümkün değil. Sudan'da orada da aynı şeyler oldu. Sudan'ı ikiye böldüler hala Sudan'a yaptırım uyguluyorlar ama aynı şeyi Filistin'de yapmadılar. Sudan'a uyguluyorsunuz da Filistin'e niye uygulamıyorsunuz? Gelin Filistin'de de bu adımı atın ve İsrail ile Filistin arasında adil bir tavır ortaya koyun. Koyamadılar. Filistin'de hala ayrıldığı halde, ayrılmayı kabul ettikleri halde kuzeye ambargo uygulamaya devam ediyorlar. Aynı şeyi İran için de yapıyorlar. Ama İran'ın da buradan bir şey çıkarması lazım çıkarmıyor ki başından beri İran'ın yanında olan biz olduk, dünyaya karşı biz direndik ama İran bizi anlamadı hala da anlamıyor. Şimdi Suriye meselesinde biz İran'ın böyle bir yaklaşım içinde olmasını doğrusu istemezdik. Burada enteresan bir şey söyleyeyim, Hama Humus katliamında merhum Humeyni aylarca Hafız Esad'a randevu vermedi. Çok enteresandır bu. Vermeyişinin sebebi katliamdır. Fakat şu andaki bakış aynı bakış değil."

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAnkaraBaşbakanBeşer EsadBirleşmiş MilletlerÇinFilistinİngiltereİranİsrailKatilMısırRecep Tayyip ErdoğanRusyaŞehitStar tvSuriyehumusolay
Görüş Bildir