Demirtaş: '19 Yaşındaki Genci Polis Panzeri Ezdi'

 > -

Demirtaş'tan Kadir İnanır'a Teşekkür | Radikal

Demirtaş'tan Kadir İnanır'a Teşekkür | Radikal

BDP lideri Selahattin Demirtaş, TBMM'de partisinin grup toplantısında barış ve diyalog sürecine destek veren sanatçı Kadir İnanır'ı kutlayarak, diğer sanatçıları da cesur olmaya çağırdı.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, dün Hatay'da meydana gelen patlamada ölenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diledi.

Demirtaş, "2011 Mart ayından bu yana Suriye'de yaşanan iç savaş başladığı günden bu yana ısrarla tekrarladığımız ve hükümete anlatmaya çalıştığımız Suriye politikasındaki yanlışlıkların ve hataların acı sonuçlarından bir tanesi dün Hatay'daki Cilvegözü Sınır Kapısı'nda yaşanmıştır. Aslanda Suriye'de yaşanan savaşın Türkiye 'ye çoktan sıçradığını biz biliyoruz. Bu ilk olay değil. Belki Türkiye Suriye ili resmen savaşa girmiş değil ama biliyoruz ki Suriye'de devam eden savaşın önemli bir boyutu Türkiye üzerinden yürütülmektedir… Dün Hatay'da yaşanan saldırı da bütün bu olup bitenlerden bağımsız olarak değerlendirilemez" dedi.

"FIRSATLAR DEĞERLENDİRİLSEYDİ BUGÜN KÜRT SORUNU KONUŞULMAYACAKTI"

İmralı sürecine de değinen Demirtaş, "Bu süreçle ilgili özellikle 15 Şubat'ın yaklaştığı günlerde hatırlatmalara ihtiyaç var. Rahmetli Ecevit, 'Abdullah Öcalan'ın bize neden teslim edildiğini anlamış değilim' demişti. İtiraf etmişti. Türkiye resmi olarak İmralı ile görüşmelere başlamış durumda. 14 yıl gecikildiği için kaybedilmiş binlerce can var. 14 yıl öncesinde o günün fırsatları değerlendirilseydi bugün Kürt sorunu konuşulmayacaktı. Eğer o günkü hükümetler bu fırsatları değerlendirseydi savaştan söz etmiyor olacaktık. Gecikmiş olsa da bir kez daha bu konuda girişimlere başlanmış olmasını destekliyoruz. 15 Şubat'la ilgili halkımızın hassasiyeti var" dedi.

"BİZ KİMSEYLE KAPALI PAZARLIK YÜRÜTMEYİZ"

AKP ve BDP’nin yeni Anayasa konusunda anlaştığı yönündeki iddialara da değinen Demirtaş, "Uzlaşma Komisyonunda bir netice alınmıyorsa başka alternatifleri değerlendirmek partilerin kendi taktiridir. Biz hiçbir parti ile anaysa konusunu konuşmuş değiliz. Uzlaşma Komisyonu masası dışında konuşmayız. Bizim uzlaşma aradığımız yer o masadır. BDP ile uzlaşılmadan hiçbir parti özgürlükçü anayasa yapamaz. Bizim sunduğumuz tekliflerin tek maddesi bile sadece Kürtlere ait değildir. Bugün Türkiye'de Türkçe özgür değildir. Türk dilinin bile korunmadığı ortada. BDP ile uzlaşmaya çalışmak ileri anayasa arayışı ile uzlaşmaya çalışmaktır.Biz kimseyle kapalı pazarlık yürütmeyiz" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Demirtaş'tan Önemli Açıklamalar | Hürriyet

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş partisinin grup toplantısında konuştu. Demirtaş, "İktidar partisinin suçlu olduğunu göstermeye çalışmıyoruz, süreç ilerlesin istiyoruz. 1,5 aydır İmralı ziyareti gerçeklemişse bizden kaynaklanmıyor. Koster bozuktu şimdi Başbakan bozuk, Ahmet Türk’e bozuk."

KAYBEDİLEN BİNLERCE CAN VAR

Keşke kaybedilmiş 14 yıl var. Keşke kaybedilen 14 yıl olsaydı. Kaybedilen binlerce can var.

Yüreği yanmış binlerce ana baba var.

Eğer o günkü hükümetler ki bunun 11 yılını AKP iktidarı kullandı, fırsatları değerlendirmiş oslaydı bugün silahtan söz ediyor olmayacaktık.

Gecikmiş olsa da müzakere girişimlerine başlanmasını başından beri destekliyoruz.

15 Şubat’la ilgili elbette ki halkımızın hassasiyeti var

3,5 milyon insan ‘Öcalan liderimdir’ diye imza verip Parlamento’ya göndermiştir.

19 YAŞINDAKİ GENÇ POLİS PANZEHİRİ EZDİĞİ İÇİN ÖLDÜ

19 yaşındaki bir genci katledebiliyorsunuz.

Bunların bu sürece ne katkısı olacağı yönünde herkesin kaygısı var.

Diyarbakır’da önceki gün yapılan gösteride polisin müdahalesi 19 yaşında bir gencin öldürülmesine neden oldu.

Polise bomba atmak isterken öldüğü şeklinde söylendi ama otopsi sonuçlarına göre polis panzeri ezdiği için ölmüştür. Üzerinde lastik geçtiği için kaburgaları ezilerek öldüğü yazıyor.

Elinde bomba yoktur.

Panzer ezdikten sonra yarım saat bekletilmiş ve yarım saat sonra hastaneye götürülmüştür.

19 yaşında bir genç ölmüş denebilir ama bir devlet katil olmuştur.

Devletin valisi ve emniyeti, kendi işledikleri cinayeti gizleme telaşına girmiştir.

Bu mudur İmralı sürecine bakışınız?

Bunu Kürtlere siz anlatacaksınız? Biz anlatamayız.

Sayın Başbakan nasıl izah ederse etsin. Açıklasın bakalım.

BAŞBAKANINIZ KIZAR MI?

Bir tek vekilin sözünden dolayı süreç tıkandı diyenler 19 yaşında genç polis panzeriyle ezildi. Süreç tıkanacak mı?

15 gündür Ahmet Türk’ün cümlesini yazıp çizenler daha Şahin Öner’in ölümünü haber bile yapmadınız?

Yoksa bunu konuştuk diye sayın Başbakanınız kızar mı? Barıştan ne anladığınızı karşılıklı görmek istiyoruz.

Biz bu kadar sıkıntı, zulüm içinde barış diye haykırabiliyoruz.

Bunun erdeminin iyi anlaşılması lazım.

Geçen hafta AP’de yürüttüğümüz çabalar bunun içindi.

İMRALI SÜRECİNİ DIŞARDAN DESTEKLEMEYE HAZIRIZ

Silahlar sussun, siyaset konuşsun. Canı gönülden katılıyoruz.

Ama siyasetin ne kadar konuşacağının rotasını belirleyemezsin.

BDP olarak süreci ilerletmek için elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz.

Süreci nasıl ilerletebiliriz perspektifiyle tartışmaları sürdürüyoruz.

BDP’den destek istemeyen olursa bunu da anlayışla karşılarız.

İmralı sürecini BDP olmadan sürdürebiliriz diye düşünen varsa süreci dışardan desteklemeye devam ederiz.

Başka yöntemleriniz varsa saygı duyarız.

Bunu işletmeniz için de sizi teşvik ederiz.

TÜRK VE AKAT HÜKÜMETİN TALEBİYLE İMRALI’YA GİTTİ ,

Bizden kaynaklı bir süreç tıkanması falan yok.

İlla da İmralı’ya gideceğiz diye bir dayatmayla Türk ve Akat gitmemiştir. Hükümetin talebiyle gitmiştir.

BDP’nin kurumsal yapısını dikkate almadan dışardan bireysel görevlendirmelerle bu süreci yürütemeyiz.

Böyle bir anlayışla BDP bu sürece katkı sunamaz.

Mevcut durumdaki bu yapay krizi aşmak istiyorlarsa eş başkanlar olarak parti yönetimi olarak yapay krizi aşmak için sorumluluk sahibiyiz.

BDP’yi günah keçisi olarak elde tutmak istiyorsanız izin vermeyiz.

KOSTER BOZUKTU, ŞİMDİ BAŞBAKAN BOZUK

İktidar partisinin suçlu olduğunu göstermeye çalışmıyoruz, süreç ilerlesin istiyoruz.

1,5 aydır İmralı ziyareti gerçeklemişse bizden kaynaklanmıyor.

Koster bozuktu şimdi Başbakan bozuk, Ahmet Türk’e bozuk.

Haberin Tamamı İçin:

Demirtaş: 'Türk'ün sözünü ağzından düşürmeyenler Öner'in öldürüldüğünü yazamadı'

BDP Eş Genel Başkanı Sehalattin Demirtaş, "İsim krizi nedeniyle süreç ilerleyemiyor şeklinde algı dayatmasını kabul etmiyoruz. BDP'nin resmi desteği isteniyorsa biz buna hazırız. Ama BDP'nin kurumsal yapısını dikkate almadan, dışarıdan bireysel görevlendirmeler ile yapılan anlayışla bu süreç yürütülmez. Böyle bir durumda BDP bu anlayışa katkı sunmaz" dedi. Demirtaş, Şahin Öner'in polis panzeri tarafından ezilerek öldürüldüğünü belirterek, "Ahmet Türk'ün tek kelimesinden süreç tıkandı diyenler, 19 yaşındaki genç panzer ile ezildi bu süreci tıkayacak mı? 15 gündür Ahmet Türk'ün cümlesini yazıp çizenler Öner'in öldürüldüğünü daha haber bile yapmadınız. Köşenizde yazacak mısınız merak ediyoruz" diye tepki gösterdi.

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında partililere seslendi. Hükümetin Suriye konusunda uyguladığı politikaların acı yüzünün dün Cilvegözü Sınır Kapısı'nda yaşandığını belirten Demirtaş, "Türkiye resmen Suriye ile savaşa girmiş değil; ama biliyoruz ki Suriye'de yaşanan çatışmaların önemli bir boyutu Türkiye üzerinden yapılıyor. Ceylanpınar'da silahlandırılmış çeteler istihbarat kontrolünde Suriye'ye giriş-çıkış yapıyorlar. Bu bilinmeyen bir şey değildir. Bölge halkı her gün bunu yaşıyor. Türkiye uzun süredir Suriye ile savaşta ama hükümet bunu ilan etmiş değil. Çıkarılan tezkere de Suriye'de var. Hatay'da yaşanan saldırı bunlardan bağımsız değerlendirilemez" dedi. Demirtaş, Türkiye'nin güney sınırlarının yok hükmünde olduğuna vurgu yaptı.

'Sınırdaki yetkililer çeteler hiçbir şey soramıyor'

Güney sınırında bulunan yetkililerin çetelere hiçbir şey sormadığına işaret eden Demirtaş, "Oralarda çetelere ait kontrol noktaları var. Bir koyacağız üç alacağız anlayışı ile hareket ettikleri için bunları yaşıyoruz. Davutoğlu şiddeti sona erdirmek adına çaba yürüttüğünü söylüyor. Ama aynı Davutoğlu, İsrail'in Şam'a saldırısının ardından savaşı nasıl gereceğinin tutumunu sergiliyor ve Esad da İsrail'e karşılık verme çağrısı yapıyor. Görünen o ki Türkiye içine girmiş olduğu bataklığın çıkardığı büyük davetiyelerin farkına varamamış" dedi. Demirtaş, Türkiye'nin Gazze'de İsrail'i kınadığını, Suriye'deki zulümden kaçıp sığınan mültecilerin ÖSO tarafından kamptan çıkarılmasına ise seyirci kaldığını kaydetti.

'Türkiye şiddet değil, Kürt karşıtı politika izliyor'

Türkiye'nin Suriye'de şiddete karşı olmadığını Kürt karşıtı olduğunu belirten Demirtaş, "Bu Kürt fobisidir. Bir yandan kardeşiz dediği Kürtler orada hak elde etmesin diye ilkesiz bir politika ile Türkiye'yi adım adım Suriye bataklığına götürdüler. Erdoğan, Hatay patlamasını halen Suriye politikasının haklılığı olarak görüyor. Dünya ülkeleri Suriye'ye temkinli yaklaşırken, Türkiye bodozlama dalmıştır. Bunu yaparken amacı yeni oluşacak yönetimde söz hakkı alma isteğidir. Ama bu Türkiye'ye ağır bir fatura çıkarmıştır" diye konuştu. Esnaf ve işverenlerin yaşananlardan dolayı perişan olduğunu vurgulayan Demirtaş, Çukurova'da bulunan çiftçinin malının heder olduğunu kaydetti.

'Türkiye bugün 14 yıl önce kaçırdığı Öcalan ile resmi olarak görüşüyor'

15 Şubat'ın yaklaştığı dönemlerde bazı hatırlatmalara ihtiyaç olduğunu kaydeden Demirtaş, "Öcalan Türkiye'ye kaçırıldığında o dönem devleti yönetenler Türkiye'nin büyük bir başarıya imza attığını zannediyorlardı. Çünkü komplonun neden yapıldığını anlayamamışlardı. Ecevit bunu itiraf etmişti. Aradan 14 yıl geçti Türkiye başka bir noktada. 14 yıl önce hukuk dışı olarak kaçırdığı Sayın Öcalan ile Türkiye resmi olarak görüşmeye başladı. Arada kaybedilen 14 yıl oldu. Arada binlerce can kaybedildi" dedi. Demirtaş, 14 yıl önce hükümetlerin fırsatları değerlendirmesi durumunda bu gün Türkiye'de savaştan söz edilmiyor olacağını hatırlattı.

'Şahin Öner polis aracı tarafından ezilerek öldürüldü'

Geçmiş de olsa süreci önemsediklerini ve başından beri desteklediklerini belirten Demirtaş, Kürtlerin 15 Şubat ile ilgili hassasiyeti olduğunu söyledi. Demirtaş, "3,5 milyon insanın 'önderimdir' dediği Sayın Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü protestosunda 19 yaşındaki bir genç öldürüldü. Valiliğin Şahin Öner'in bombanın elinde patladığından dolayı öldüğünü söyledi. Ama otopsi raporları ortaya çıkardı ki Şahin Öner polis aracı tarafından ezilerek öldürüldü. Elinde patlayıcı felan yoktur. Üstelik panzer ile ezildikten sonra karakolun bahçesine götürülmüş yarım saat orda tutulduktan sonra ambulans ile hastaneye götürüldü ve bu genç yaşamını yitirdi. Bir devlet yine katil olmuştur. İçişleri Bakanı doğrudan sorumludur. Açıklama bekliyoruz. Senin valin ve emniyetin Öner'in elinde bomba patladığını belirtmesine rağmen, otopsi raporu da üzerinden araç geçmesinden dolayı kaburga kemikleri kırıldığı için öldüğünü ortaya koyuyor. Sizin barış yaklaşımınız bu mudur? İmralı ile görüşeceksiniz onun getirilişini protesto eden genci öldüreceksiniz. Bunu AKP olarak siz Kürtlere anlatacaksınız. Biz anlatamayız. Diyarbakır Valisi ve emniyeti çıkıp bunu izah etsin. Başbakan çıksın anlatsın" dedi.

'Ahmet Türk'ün sözlerini yazanlar Şahin Öner'in öldürülmesini yazamadınız'

"Bunların hepsi bu dönemin ne kadar pamuk ipliği ile birbirine bağlı süreçler olduğunu gösteriyor" diyen Demirtaş, "Ahmet Türk'ün tek kelimesinden süreç tıkandı diyenler, 19 yaşındaki genç panzer ile ezildi bu süreci tıkayacak mı? 15 gündür Ahmet Türk'ün cümlesini yazıp çizenler daha haber bile yapmadınız. Köşenizde yazacak mısınız merak ediyoruz. Barıştan ne anladığınızı görmek istiyoruz. Bunları yakından takip edeceğiz" ifadesini kullandı. Demirtaş, kendilerinin bu yaşanan zulüm içerisinde barış diyebildiklerini söyledi. Konuşmasının devamında Avrupa'da yaptığı temaslara değinen Demirtaş, "Temaslarda barış girişimlerimizi sürdürdük. Bu sürece destek arayışındaydık. Biz ülkemize ve bölgemize barışı nasıl getirebiliriz diye çalışma yürütüyoruz. Silahlar sussun siyaset konuşsun diyorlar. İyi de siyaset senin istediğin gibi konuşacaksa buradan siyaset çıkmaz. Silahların susabilmesine giden yolun temel taşları siyasetteki özgürlük ile döşenir" diye konuştu.

'Biz dayatma içinde değiliz'

"Siyasetçileri itibarsızlaştırmak ve iradesizleştirmek istiyorlarsa buradan siyasetçi ile müzakere çıkmaz" diyen Demirtaş, "İmralı'da devam edip etmediğinden emin olmadığımız bir süreç için destek vermeye devam edeceğiz. İçerde ve dışarıda ne yaparsak süreci ilerletebiliriz noktasında olduk. BDP'nin desteğine ihtiyaç duymayan olursa da anlayışla karşılarız. İmralı sürecini BDP olmadan sürdürürüz yaklaşımı varsa biz dışarıdan desteğe hazırız. Biz dayatma içinde değiliz. BDP, İmralı'ya gitmezse her şey biter demiyoruz. Biz BDP olarak işin anayasal ve yasal boyutları ile muhataplığımızın gereği çalışmaları sürdürürüz. İmralı'da çok önemli bir aşamaya gelindi; ama isim krizi nedeniyle süreç ilerleyemiyor şeklinde algı dayatmasını kabul etmiyoruz. Bizden kaynaklı süreç tıkanması yok. Bizim illa İmralı'ya gideceğiz diye bir dayatma ile Ahmet Türk ve Ayla Akat gitmemiştir. Şimdi tekrar talep olacaksa, BDP'nin resmi desteği isteniyorsa biz buna hazırız. Ama BDP'nin kurumsal yapısını dikkate almadan, dışarıdan bireysel görevlendirmeler ile yapılan anlayışla bu süreç yürütülmez. Böyle bir durumda BDP bu anlayışa katkı sunmaz. Bunun net olarak anlaşılması lazım" dedi.

'Şimdiye kadar koster bozuktu şimdi ise Başbakan Erdoğan, Ahmet Türk'e bozuk'

Demirtaş, yaşananların yapay bir kriz olduğunu, bunu aşma noktasında kendilerinin kararlılık sahibi olduklarını belirterek, "Sürecin çökmesine binaen BDP'yi günah keçisi olarak elde tutmak istiyorlarsa buna izin vermeyiz. Süreç tıkanırsa suç BDP'nin deyip sıyrılma gibi küçük bir hesap varsa bu sürecin ciddiyeti ile bağdaşmaz. Biz sürecin ilerlemesini istiyoruz. Bütün bunlara rağmen İmralı ziyareti gerçekleşmemişse bu bizden dolayı değildi. Şimdiye kadar koster bozuktu. Şimdi ise Başbakan Erdoğan, Ahmet Türk'e bozuk. Bütün bahane budur. 'Elimizi taşın altına koyduk' diyeceksiniz sonra da isimler konusunda süreci tıkayacaksınız. Bu süreç böyle hızlı ilerlemez" dedi. Demirtaş, kendilerinin sürecin hızlı ilerlemesi taraftarı olduklarını söyledi. Demirtaş, Erdoğan'ın meseleye ciddiyetle yaklaşması gerektiğinin altını çizdi.

'Bingöl'deki korucu kadrosunu Orman Bakanlığı'na aktarın'

Bingöl'de bin kişilik yeni koruculuk kadrosu tahsis edildiğini söyleyen Demirtaş, "Madem barış olacak niye buna ihtiyaç duyuyorsunuz" sorusunu yöneltti. Demirtaş, "Bunlar pratikte barış söyleminin hayata geçirilmediğini gösteriyor. Bu bin kadroyu Orman Bakanlığı'na devredip onları ormancı olarak alsanız. Bu mesaj barış mesajı olmaz mı" dedi. Demirtaş, "Biz onurlu bir barış, içinde özgürlük ve demokrasi içeren bir barış için çalışıyoruz. Direnirken bize nasıl güvendiyseniz aynı güveni bize göstereceğinizden şüphe duymuyoruz. Sizin desteğiniz ile alnımız ak bir şekilde bu süreçten çıkacağız" ifadesini kullandı.

'Biz hiçbir parti ile komisyon dışında Anayasa'yı konuşmadık'

Kürt sorununda Anayasa'nın can damarı olduğuna işaret eden Demirtaş, bir yıldan fazla bir zamandır Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Demirtaş, kendileri için aslolanın 4 partinin Meclis'te diğer partilerin de dışarıdan ortaklaştığı sivil bir anayasa olduğunu belirterek, "Sayısal gücü olan da tek başına Anayasa yapmamalıdır. Ancak bir uzlaşma çıkmıyorsa başka alternatifleri değerlendirmek siyasi partilerin taktiridir. Bunu başka yere çekmeyelim. Biz hiçbir parti ile komisyon dışında Anayasa'yı konuşmadık. O masa var olduğu sürece konuşmayız. Bu o komisyona ve orada çalışan arkadaşlara hakaret oldu. Uzlaşma aradığımız yer komisyon masasıdır. Bizim sunduğumuz önerileri herkes ön yargısız bir şekilde okumalıdır. Partimizin sunduğu teklifleri dikkate almayan hiçbir parti özgürlükçü anayasa yapamaz" ifadesini kullandı.

'Anayasa konusunda kapalı veya açık pazarlık yürütmeyiz'

Demirtaş, kendilerinin Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na sunduğu tekliflerin sadece Kürtlere ilişkin olmadığını söyleyerek, "Kürtçeye olduğu kadar Çerkezceye ve Türkçeye de özgürlük vardır. Bizim teklifimiz bütün kültürleri ve inançları korumak üzeredir. İfade özgürlüğü, örgütlenme hakkı, gösteri hakkı, siyaset hakkı bunların hepsi en ileri tekliflerdir. Sadece Kürtlere özerklik istemiyoruz. BDP ve Blok ile uzlaşmaya çalışmak ileri bir Anayasa ile uzlaşmaktır. Bizimle uzlaşmaya çalışmayanlar özgürlükçü anayasayı yakalayamaz. Biz darbeci anayasanın maddelerini elbette ki destekleyecek değiliz. Uzlaşma diyenler tekliflere bir baksınlar. Kiminle olursa olsun uzlaşma arayışında ilkesel davranır ve önerilerimizin arkasında dururuz. Kimseyle Anayasa konusunda kapalı veya açık pazarlık yürütmeyiz. İnsan hakları ve demokrasinin pazarlık konusu edilemeyeceği ilkesiyle hareket ediyoruz. HDK de bu kapsamda çalışıyor. Önümüzdeki hafta Karadeniz'e gidecek. Oradaki halkın çok coşkulu karşılamasının akan kanın durması için vesile olacağını söylüyoruz. HDK'ye de başarılar diliyoruz" ifadesini kullandı.

Kadir İnanır'ın açıklamalarına değinen Demirtaş, "Kadir İnanır'ı kutluyorum. Diğer sanatçıların da bu kadar cesur yaklaşmasının önemli olduğunu biliyoruz" diye konuştu.

DİHA / Yüksekovahaber

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

'İçerde'Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBeşer EsadBingölDiyarbakırGazzeHatayİmralıİsrailKatilPolisSavaşSelahattin DemirtaşSuriyeTürkiye Büyük Millet Meclisiolay
Görüş Bildir